R.J. Decker

R.J. Decker

Download Turkish Subtitle

Season 1

Release info

R J Decker S01E09 1080p WEBRip x265-KONTRAST
A Commentary by chargephoton88

Tags

webdl
Published on: 2026-08-21
Downloads: 0
Hearing Impaired: No
FPS: 23.976

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

R.J. Decker'da daha önce...

Bir çocuğu mu dövdün?

Çocuk değildi. 20 yaşındaydı

ve bir eyalet senatörünün oğluydu.

O topuklular seni mahvedecek Em.

- Gerçekten neden buradasın? - Bunu konuşmaya geldim.

Burada yaptığın şeye saygı duyuyorum. Ama bu akıllıca mı?

Şartlı tahliye memurun değişti. Tek bir telefonumla

seni Apalachee'ye geri sokacak biri.

Teklifi kabul et. Geri gönderilirsen bir daha çıkamazsın.

Sanırım ne söylemek istediğimi anladım.

- Ne? - Babanın canı cehenneme.

Lucas kameralarınızı çalmaya gönderildi. Nedenini öğrenmenin vakti geldi.

- Efendim. - Evet...

Bu gece burada ne olduğunu bir kez daha anlatır mısınız?

Tabii, arabama yürüyordum. Adamın bagajı soyduğunu gördüm.

Beni gördü ve makinemi alıp gitti.

Fotoğrafçıyım, makinemi kaybedemem,

ben de onu kovaladım.

Onu yakaladım, yumruk atmaya başladı, karşılık verdim.

Polisi aradım.

Pekâlâ ama bize anlattığı hikâye bu değil.

Tamam.

Lütfen arkanızı dönüp ellerinizi uzatır mısınız?

Hey R.J.

İyi misin?

Sıradaki doğru hamle bu mu sence?

Tek hamle bu.

Geldiğiniz için sağ olun.

Mel sanırım Emi ile tanışmayan tek kişi sensin.

Evet pero... Formaliteleri atlayabiliriz, değil mi?

Bize söylemen gereken şeyler olduğunu söyledin.

Sadede gelelim.

Emi'nin babası geçen gün şartlı tahliye memurumu değiştirtti

ve beni hapse geri göndertmekle tehdit etti.

Emi ve ben Victor'u hapse göndermenin yolunu biliyor olabiliriz.

Yardım istemeye geldik.

Hikâyeyi biliyorsunuz.

Lucas Ochoa arabama girdi. Makinelerden birini alıp kaçtı.

Onu kovaladım, kavga çıktı, sonra da şaka gibi bir mahkeme

ve 18 ay hapis cezası.

Benim için şımarık bir zengin çocuğuydu. Keyfinden yaptı sandım.

Meğer değilmiş.

O gece oraya gönderilmiş. Babası tarafından.

Babam o makinenin hafıza kartında ona zarar verebilecek

fotoğraflar olduğunu sanmış.

Lucas makineyi çalıp yok edecekti.

Fotoğraflar neye aitti?

Bilmiyorum.

İşler ters gidene ve Lucas hastanelik olana kadar hiçbir şey bilmiyordum.

Eski notlarımı karıştırdım ve o tarihlere göre

fotoğraflar, gazetedeki son iki işimle alakalı olmalı.

Biri Miami'deki hayvanat bahçesinde doğan hipopotam yavrusuydu.

Babası Victor değilse

endişeleneceği fotoğraflar bunlar değildir.

Diğer muhtemel aday ise şık bir restoran olan

Il Sapore'da mafya tarzı bir silahlı saldırıydı.

Bunu hatırlıyorum. Birkaç haber yazmıştım.

Kurban, bir finans danışmanı olan Peter Bellwether'dı.

Kar maskeli bir adam onu masasında vurdu.

O gece olay yerine gelen ilk haberci bendim.

Sarı bant çekilmeden önce oraya gittim.

Açıkçası, Victor gibi birine

zarar verecek bir şey çektiğimi hatırlamıyorum

ama Emi bir bağlantı olmalı diyor.

Saldırganın babacığın olduğunu ummak fazla olur herhâlde...

Kendini asla o kadar riske atmaz.

Ama repertuvarında cinayet olduğu da malum, değil mi?

R.J. davasında oynamamı istediği rol dışında

beni suç olan her şeyden uzak tuttu.

Emin olduğum tek şey,

o fotoğrafların ortaya çıkma ihtimalinin onu çok endişelendirdiği.

Bu yüzden Lucas makinemi çalmaya gönderildi.

Bu işe yaramayınca da Victor, beni mahkemeye çıkarıp

makinemin kanıt odasında tutulmasını sağladı.

Böylece bir aile dostu, belki rüşvet verdiği bir polis

ya da savcılıktan bir yardakçı gizlice girip hafıza kartını çalabilirdi.

Yani o fotoğraflar çoktan gitti.

Aslında hayır. Hafıza kartı babamdan önce bana ulaştı.

Ona imha edildiğini söyledim ama doğrusu saklaması için birine verdim.

R.J.'in duruşmasında söylediklerim için çok kötü hissettim.

Düşündüm ki bir gün ihtiyacım olabilir, bilmiyorum işte.

Buradan çıkınca gidip alacağım.

Sen de belki Peter Bellwether cinayeti notlarına bakıp olayla

Victor arasında bir bağlantı kurmamızı sağlayacak bir şeyler bulabilirsin.

- Elbette. - Benim de merkeze gidip

eski dava dosyalarında aynısını yapmamı istiyorsun.

Sakıncası yoksa ama bekleyin. Önce, ikinizin de bilmesi gereken bir şey var.

Eve girilmesi ile ilgili.

Ev sahipliği yaptığın için sağ ol. Minnettarım.

Bunun ilk entrika buluşmam olmamasına ne diyorsun?

Birkaç hafta önce aya inişin gerçek olduğuna inanan bir grup için

küçük bir kahve ve hamur işi yaptım.

Ama bizim ayımız değildi.

Ne yapıyorsun? Bu ne? Adres defterleri mi?

Hâlâ birkaç adam tanıyan birkaç adam tanıyorum.

Hiçbiri cinayet işlerinde değil ama belli olmaz.

Belki biri restorandaki cinayetle ilgili bir şey duymuştur.

Belki kız arkadaşının babasıyla bağlantısını biliyorlardır...

O benim...

Teklifini kabul edip sicilimi sildirmem gerektiğini düşündüğünü biliyorum.

Apalachee'ye gönderilirsem öldürülmemek için

elimden geleni yapacağıma söz veriyorum.

Orada öldürülme ihtimalin zaten yok.

Sen dönersen ben de dönerim.

Victor Ochoa'nın o koca aptal suratına yumruğu basarım.

Yine arkanı kollamak için yanında olacağım.

Şu kız arkadaşın olmayan, hafıza kartını nereye saklamış, söylemedin.

Yardım lazım mı?

Aslında kendi başıma yapmam gereken bir şey.

Hey.

Peter Bellwether cinayet kazısı ne alemde?

HAYIRSEVER, MAFYA TİPİ İNFAZLA ÖLDÜRÜLDÜ.

Kötü. Yani her açıdan çok seviliyormuş.

Ama ...

Finansçıydı. Herkesle iş yapmış olabilir.

Bir kartel, bir oligark...

Belirli bir Florida eyalet senatörü...

Victor Ochoa'yla çalıştığına dair bir şeyi henüz göremedim.

Merkezden bir şey çıktı mı?

Başka bir iş çıktı ama sonra bakacağım.

- Bir şey bulursam haber veririm. - Tamam.

Çok kötü.

Dedektif Mel Abreu.

Buradan geçiyordum, arabanla uğraşan birini gördüm sandım.

- Kaçıp gitmiş olmalı. - Evet, kesin öyledir.

Bildirmek ister misin?

Hayır, gerek yok.

Kanıt. Birkaç test yapacağım.

Birini suça neyin bağlayabileceği asla bilinmez.

Daha önce tanıştık mı?

Çok tanıdık geliyorsun.

Şu suratlardan birini yapsana.

Selam, nasıl gidiyor?

Müşterilerinden biriyle konuşmak üzereyim.

Birkaç yumruk atabilir.

Bu, en az üç kişi saldırana kadar polisi aramaman için.

Ya da iki, eğer iyilerse.

Lucas.

Selam.

Beni Emi gönderdi, tamam mı? Senden bir şey alacağım.

Önce, konuşmamızın vakti geldi bence.

Emi hafıza kartını kendi almak istedi ama ben yapmak zorundaydım.

Çünkü uzun zamandır sana bir özür borçluyum Lucas.

Evet, iki yıl önce pek iyi hâlde değildim.

Birini ve işimi kaybetmiştim.

Gördüğüm onca şey.

Bunlar bahane.

Bahane bulmaya gelmedim. Üzgün olduğumu söylemeye geldim.

Özür dilerim Lucas.

Gördün mü? Ailem işte bu kadar berbat.

Kıçımı tekmeledin ama sırf seni soymaya çalıştığım için.

Sonra polise yalan söyledim. Sonra mahkemede de yalan söyledim.

Ama özür dilemeye gelen sensin.

Ama şöyle bir şey var, pişman değilim.

O gece gözlerinde gördüğüm şey şuydu, içeri girmeliydin.

Eğer girmeseydin

birini öldürecektin.

Şu hafıza kartı Lucas... Ona çok ihtiyacım var.

Sormadan söyleyeyim, içinde ne var, hiç bakmadım.

Nasıl yapacağımı bilmiyordum zaten.

Önemli olan tek şey, Emi ya da benim için elimizde babama karşı bir koz olmasıydı.

Dikkatli ol, tamam mı?

Beni dövdüğünü falan biliyorum ama ölmeni istemiyorum.

Müteşekkirim.

Zapruder'in filmi gibi bunları tarıyordum.

Anlamadım. Tüm fotoğraflar cinayetten sonrası.

Belki baban sadece bir şey yakaladığımı sandı.

Hayır, bir şey olmalı.

Geçen gece, Lucas ve makineden bahsettiğimde

sakladığım bir şey daha vardı.

Cehenneme gitmemi söyleyebilirdin ama söylemedin.

Son birkaç aydır yaptığım şeye,

eski mahkûmlar yeniden giriş diyor.

Önemli bir kısmı affetmek.

Bir kısmı kendin için, bir kısmı başkaları için.

Sana bakıyorum. Değişmeye çalıştığını görüyorum.

Farklı bir şekilde yaşamaya çalışıyorsun.

Ve bence. Ben...

Bence sen de geri dönüş sürecindesin.

Aslında, komik.

Seninle tanışmadan önce babanın sadece yozlaşmış olduğunu duymuştum.

Ama tüm bunlar...

Onun organize suçla, hatta bir kartelle bağlantılı

olabileceğini düşündürüyor.

Bu ilk kez aklına gelmiyor, değil mi?

Yine de onunla o kadar zaman geçirdikten sonra bile,

polise götürebileceğimiz hiçbir şey yok.

Evet.

Hepsi hallolur.

Her şey yoluna girecek.

Ne?

Ne yapıyorsun?

Lucas'ın sana vurmadığından emin oluyorum.

Hayır, sadece konuştuğumuzu söyledim.

- Evet. - Bu...

- Selam Cath. - Hey.

Sokağın karşısındaki Edith aradı.

Garaj yolumuzda bir şey olduğunu söyledi, orada olması mümkün olmayan bir şey,

çünkü olsaydı karımın kafası kesinlikle atardı.

More Turkish subtitles for R.J. Decker

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left