The first 55 lines.
Lotte Duty Free Mağazası'ndan alışveriş yaptığınız için hepinize teşekkür etmek istiyoruz.
Lotte Duty Free mağazasının çalışma saatleri sabah 9:30'dan
akşam 9'a kadar.
"Bunun için geri döneceğim mi?"
Oh! Omo! Omo!
Aman Tanrım!
Ji Chang Wook? O Ji Chang Wook, değil mi?
- Nerede? - Bu kez ne oluyor?
Ah? Bunu mu kastediyorsun?
Seni yeniden karıştırmak istemedim.
Üzgünüm.
Aman Tanrım!
Aramızda bir hain olduğunu biliyorduk.
Yani, bu sendin.
Kuruluşumuza gizlice giren gizli ajan.
Gizli bir ajan mı?
Emekli olmuş bir ajanla randevuya çıkmış olduğunu görmek,
bayağı umutsuz olmalısın.
Kim? Ben mi?
Ben de mi gizli bir ajanım?
Şimdi hepsi bitti.
Planla beraber USB'yi uzat!
Dur!
Hayır! Hayır!
Neden... Beni vurdun?
Hey... Vuruldum.
Hala yeteneklisin.
Ama üzgünüm.
Kimliğini açığa çıkardım. Şimdi güvenli bir yere gidelim.
Üzgünüm.
Seni yeniden bunlarla uğraştırdığım için.
Şimdi gideceğim.
Oh hayır!
İyi misin?
İyiyim.
İyi değilsin!
Neresi? Bir yerinden mi vuruldun?
Sanırım tuzaklarına düştüm.
En son görüştüğümüzden beri uzun zaman oldu. Üzgünüm.
Şimdi gideceğim.
- Şu anki işin nasıl gidiyor? - Neden böyle tehlikeli bir iş yapıyorsun?
Şimdiki işim iyi.
Ama neden çok tehlikeli bir şey yapıyorsun?
Bunlar ana merkezde senin takım liderinken sana söylediğim
sözlerin aynısı.
Sanırım...
Sorumluluk duyuyorum?
Bu birini koruma sorumluluğu hissi yüzünden,
Dedim ki...
Ah... Sorumlu hissettiğinden.
Ben cesur biri miydim?
Cesur?
Sen delidoluydun.
Seni işe aldığıma pişman olduğum noktaya kadar.
Öyle biri olabileceğim hakkında hiçbir fikrim yoktu.
No comments yet. Be the first to leave one.