The first 168 lines.
Ben daha küçükken...
...nereye gitsem de yanımdan ayırmadığım o mavi bisikletimin üstündeyken...
...aklımdan şu geçti.
"Hiç geri dönmeden nereye kadar sürebilirim acaba?"
O zaman denemek istediğim neydi kim bilir...
nakushita yakusoku wa hoshi ni
Kaybettiğimiz sözlerimizi yıldızlara gönder
omoide wa tokenai
Anılarım silinip gitmeyecek
yotsuba no clover sagashinagara kimi no kao
Dört yapraklı yonca ararken senin yüzüne bir baktım
chirari nusumi mite wa me o sorasu
Ama gözlerimi kaçırdım hemen
yasashii ame wa furu watashitachi no ue ni
Üstümüze yağıyor nazik bir yağmur
surechigau hito no kazu dake dramatic ni naru no
yanımızdan geçen insan sayısı gittikçe dramatikleşiyor
kowareta taisetsu na mono to
Bozulan değerli şeylerimizle
itsuka mata aeru hi ga kurukashira
bir gün yeniden birleşebilecek miyiz acaba?
nokoshita kizuato ga kienai
Kaybolmuyor geride kalan yara izleri
sorezore no basho made
Kendi ayrı yollarımıza
mou ikanakucha
gitmenin vakti geldi
Banyosuz altı tatamilik bir oda, okuldan 10 dakika yürüme mesafesinde.
Yirmi beş yıllık bir bina, kirası 38.000 yen.
Duvarlar çok ince ve ses yalıtımı yok.
Tüm sakinleri öğrenci.
Doğu cepheli, sabahları çok aydınlık.
Geçen yıl bir sanat üniversitesine kabul edilip Tokyo'ya geldim.
Okulun çevresinin tarlalarla çevrili olmasına şaşırdım.
Kendi yaptığım yemeklerin berbat olmasına şaşırdım.
Hamama gitmenin ne kadar pahalı olduğuna şaşırdım.
Verilen ödevlerinin çokluğuna şaşırdım.
Ama şimdi bunların hepsi günlük yaşamımın bir parçası.
Mayama-senpai!
Selam, ne oldu Takemoto?
Şu an karnın aç mı? Biraz kroketim vardı da.
- Bana da var mı? - Elbette.
- Kroket mi dedin?! - Biz de gelebilir miyiz?
Çok fazla var, siz de gelin tabii.
Yaşa be!
Senpai, mayonezin var mı? Bende kalmamış.
Mayonez mi? Takemoto, yoksa krokete bile mi mayonez sıkıyorsun?
- Olmaz mı ki? - Fark etmez aslında.
- Var bende, getireyim. - Teşekkürler.
Al bakalım mayo—
Çok varmış cidden.
Bu kroket yığını nereden çıktı?
Şey, Morita senpai hep birlikte yersiniz diye söyledi.
Morita-san mı? Gelmiş demek.
Görmeyeli uzun zaman olmuştu.
Gideli neredeyse on iki gün falan olmadı mı?
On dört oldu. Neredeyse bir ayın yarısı kadar.
Bu kez gidip bir yerlerde ölmüştür artık diyordum.
Düşününce aşırı gizemli bu eleman.
Hiçbir şey demeden sürekli ortadan kayboluyor...
...bir süre sonra da canı çıkmış halde geri dönüyor.
Üstelik yanında tuhaf tuhaf şeyler getiriyor.
Ayrıca her seferinde...
...cebinde şüpheli şekilde tomarla para oluyor.
Her defasında miktarı da artıyor gibi.
Mayama-senpai, Morita-senpai ne tür bir işte çalışıyor?
- Bilmem. - Gizemli biri değil mi?
O kadar basit olsaydı keşke...
Çabuk! Şu kroketlerden verin bana!
Bir sonraki maaş günüme kadar cebimde sadece 70 yen kaldı!
- Soya sosu getirdim ben. - Ben de tuz getirdim.
Onlar benim lan!
İzinsizce nasıl alırsınız?! Gidip yerine koyun şunları!
Selam, ben de gelsem olur mu? Worcestershire sosu da var.
Ama cidden koca bir yığın var burada. On kilo civarı vardır herhalde.
Yemekten bıkacağım bu gidişle.
Bu metro istasyonunun yanındaki yerden.
Kapanış indiriminden faydalanmış anlaşılan.
Ama neden kroket, Morita-san?
O kadar parayla neden gidip kroket aldın?
Onun yerine mesela...
...et, et ya da ET alamaz mıydın?!
Fakirliğimizle dalga geçiyor resmen!
Ağlama, Hasegawa. Onun ekmeğine yağ sürüyorsun böyle.
Ama yine de anlaşılan bizi düşünüp almış.
Yarısını körili yarısını sade almış.
Hayır, bizi düşündüğü falan yoktu muhtemelen.
- Ama neden kendi odasında uyumuyor? - Şey, demin...
Al bunları. Hep birlikte yersiniz.
Bunun karşılığında, yarın saat dokuzda beni uyandır...
M-Morita-senpai!
Yarın saat ondaki dersine yetişmesi gerekiyormuş.
Öyleyse o olmalı!
Morita-san birinci sınıftayken bir dersine bir saat gecikmişti...
...o dersi verip mezun olamadığından bir yıl daha okumak zorunda kalmıştı.
O olmalı!
Morita-san umutsuz durumda.
Uyuyakaldığı için bu yılı da tekrar etmiyor muydu?
Yani yarın geç kalırsa üniversitede yedinci yılını mı okuyacak?!
Ah, yedinci sınıfım ben...
Bu büyük sorumluluk...
Yedinci sınıf...
Birinci sınıf dersleri erken başlıyor sonuçta...
Ayrıca Morita-senpai üç tane alarm kursa bile uyanamıyor.
Hayır, altı tane olsa bile uyanmaz o.
Sene tekrarı yapacak yine.
Olamaz! Elinizdeki tüm çalar saatleri verin lütfen!
Merak etme, Takemoto.
- Üniversiteyi sekiz seneye kadar uzatabiliyormuşsun. - Mesele o değil şu an!
Uyuyakalırsa bunu asla yanıma bırakmaz.
O zaman bana neler yapar kim bilir... Olamaz!
Kes sesini.
- Ne oldu şimdi? - Şerefe!
Niye böyle oldu şimdi?!
Tren duraklayacaktır.
Olamaz! Saat dokuz buçuk!
Senpai, Morita-senpai!
Uyan! Saat dokuz buçuk olmuş! Uyan lütfen Morita-senpai!
Morita-senpai! Uyandın.
Sağ ol, Takemoto-kun.
Çoktan uyanmış olduğumdan beş dakika daha yatmama izin ver.
Uyumana rağmen uyanık numarası yapma lütfen!
Bitti sanırım.
Mayama-senpai... Yardım et lütfen!
Morita-san kılını bile kıpırdatmıyor!
Morita-san işten geldikten sonra 48 saat kadar kesintisiz uyur.
Pes edip okula git artık.
Yoksa sen de onun gibi olacaksın.
Öyle yaparsam sene tekrarından önce okul hayatım cehenneme dönecek!
Morita-senpai, uyan!
Bu bir yıl boyunca Morita-san sürekli seninle uğraşıyordu.
Çok yakıştı, Takemoto! 1.000 yenini alırım!
Öleceğim! Beni kesinlikle öldürecek!
Tamamdır. Şansımızı bir deneyelim.
Öncelikle en sevdiği kahveli sütle başlayalım.
Kahveli Süt
Bu kan şekerini arttıracağından beynini de çalıştırır!
Sonra... Televizyonun önünde onu uyandırma çabalarının fotoğrafını çekeceğiz.
Bu şekilde lanetinin %30'unu savuşturabilirsin.
Bu kadar şeyle bile anca %30'u demek...
İyi işte. On beş dakika daha ona seslenmeye çalış.
Yine de uyanmıyorsa artık okula git.
- Sana tekerlekli kızağımı veririm! - Morita-san'ın verdiğini mi?
Mutlu yıllar, Mayama. Bundan istiyordun değil mi?
Senpai, bu ne?
Bilmiyor musun işte? Tekerlekli kızak!
Bununla geçen ay aldığın 10.000 yenlik borcun üstüne yatmaya çalışmıyorsun değil mi?
Aynen.
- Hayır ona gerek yok... - Ben okula gidiyorum.
Olamaz! Çok kötüsün, Mayama-senpai!
Uyandır onu! On dört dakika kaldı!
Morita-senpai, uyan lütfen!
Tren birazdan istasyona yaklaşacak.
Lütfen sarı çizginin gerisinde durun.
H-Hadi be...
Hagu!
Morita-senpai, uyan! Morita-senpai, uyan!
Morita-senpai, uyan! Uyan, uyan!
Lütfen uyan, Morita-senpai!
Morita-senpai! On beş dakika geçti çoktan...
Senpai, sene tekrarı yaparsan beni suçlama!
Sene tekrarı mı? Tekrar falan yapamam!
Sen!
ÇN: Yüzündeki kanji, "Rüzgar".
S-Senpai!
Ne bu şimdi?
Kampüste hız sınırı
Ne oldu? Acıktın mı?
No comments yet. Be the first to leave one.