Wounded Love

Wounded Love (Vatanım Sensin)

Download Turkish Subtitle

Season 42

Release info

vs42
A Commentary by KalbindenPiraye
EP 42

Tags

other
Published on: 2018-01-27
Downloads: 17
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 181 lines.

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

Azize'nin adını ağzın alma.

Onun hatırasını kirletme.

Başka bir şey yap. Ağla mesela.

Veya son duanı et Tevfik. Veya başka bir yalan bul.

Ama Azize'nin adını ağzına alma.

Sen beni dinlemiyor musun?

Sen, dünyadaki en kutsal şeylerin adına yalan söyleyebilecek bir hainsin çünkü.

Burada hayatta kalmak için söyleyemeyeceğin şey var mı, ha?

-Sana Azize yaşıyor diy-- -Yalan söyleme!

-Azize yaşıyor. -Kes sesini.

-Azize yaşıyor. -Yalan söyleme Tevfik.

Öldür o zaman beni hı?

Hadi öldür, bitir bu işi. Ha!

Konuşamayayım artık, artık diyemeyeyim.

Azize yaşıyor diye.

Kalk ayağa.

Kalk itiraf et. Yalan söyledim de.

Yalan söyledim, Azize öldü de. Kalk!

Cevdet, asıl bana yardım etmezsen ölecek Azize.

Ne yaptın sen? Ne yaptın?

Geç bile kaldım.

Aptallık ediyorsun Cevdet! Aptallık ediyorsun!

Canıma karşılık, sana Azize'yi teklif ediyorum.

Hangisi daha değerli ha? Hangisi?

Haklısın Tevfik. Çakaldan aslan olmuyor.

Benden günah gitti. Sana son kez söylüyorum.

Azize yaşıyor. Dağıstanlı'nın çiftliğinde.

Hani sana söylemiştim ya...

...efeler meclisine katılan bir hatun kişi var diye...

...Ayşe bacı, Azize o işte.

Gözünü üstünüzden hiç ayırmadı.

Kerim'i kim öldürdü sanıyorsun ha?

Hilal'i kim kurtardı?

Öyle tesadüfen yoldan geçen biri mi vurdu Kerim'i? Hayır, hayır.

Azize, Kerim'in Hilal'in peşine düştüğünü duydu.

Çiftlikten çıkıp İzmir'e gitti.

-Tevfik kes sesini! -Kerim'i öldürdü.

Kızını, Hilal'i kurtardı.

Ama tabii sen, Azize'nin yaşadığını bilmediğin için.

Yoksa Kerim'i öldüren, niye karşına çıkmadı ha?

Niye sana gelip, "Kerim'i öldürdüm, kızını kurtardım" demedi?

Cevdet...

...Azize sadece benim bildiğim bir yerde.

Yanında adamlarım var.

Eğer benim canımı bağışlarsan...

...İzmir'den çıkmama yardım edersen...

...seni Azize'ye götürürüm.

Peki...

...bebek?

Bebek yoktu yanında.

Neden?

Azize neden benim karşıma çıkmamış?

Niye dağlarda geziyor?

Eğer dediğimi yaparsan, seni Azize'ye götürürüm.

Kendin sorarsın sorularını.

Cevdet bak, fazla vaktimiz yok.

Adamlarıma İstanbul'a gideceğimi...

...ve onları yanıma alacağımı söyledim.

Eğer benden bir ses duymazlarsa...

...yarın akşama kadar bir ses duymazlarsa...

...Azize'yi öldürecekler.

Niye bunu hemen öldürmüyoruz, ben anlamıyorum.

Yanık Efe bekleyin dedi. Bekleyeceğiz.

-Gelince kendisi kafasına sıkmayacak mı? -Orasını artık o bilir.

Dua et, Yanık zamanında gelsin.

Yoksa tek kurşunluk canın var.

Ahh!

Efeler ölmediğine göre...

...İstanbul'la anlaşmam iptal oldu.

Oraya gidemem.

O vakit...

...İngiltere'ye gideceğim demek ki.

Senden çok bir şey istemiyorum.

İngiltere'ye giriş için bir evrak sadece.

Kolay, dostun Charles halleder.

Ee, ha bir de para, para, para.

Yeni bir hayata başlayabilmem için küçük bir kaparo.

Bunları benim için yaptığını düşünme.

Ben ölsem ne olur, ölmesem ne olur?

İzmir'e de üniformaya da...

...efeliğe de elveda diyeceğim.

Hayatından tamamen çıkacağım.

Ömrün boyunca, beni görmeyeceksin bir daha.

Yani, aynı ölmüş gibi.

Sen bunları Azize için yapıyorsun.

Öyle düşün.

Dediklerini yapacağım.

Âlâ.

Lakin dışarıda adamım var.

Ben yokken o burada senin başında duracak.

-Yok, ama ben-- -(Cevdet) Şişş!

Ben buraya geri geldiğimde eğer sen beni Azize'ye götürmezsen...

...senin için hiçbir şey değişmeyecek.

Sadece ölümünü bir gece geciktirmiş olacaksın.

Gelip seni ellerimle yavaş, yavaş boğacağım.

Her şey değişecek sen döndüğünde.

Hepimiz için yepyeni bir hayat başlayacak.

Senin için de, benim için de.

Azize için de. Cevdet!

Miralayım iyi misiniz?

Tevfik yukarıda.

Dilerseniz bir derenin kenarına atalım, yahut da--

Öldüremedim Yakup, yaşıyor.

Azize'nin yaşadığını söylüyor.

Onu kimsenin bilmediği bir yere koydum, başında adamlarım var diyor.

Miralayım yalan söylüyordur. Onun kullanmayacağı hiçbir şey yok.

Yakup ya doğruyu söylüyorsa, ya Azize gerçekten yaşıyorsa.

-Ama neden? -Bilemiyorum Yakup?

Başka şeyler de anlattı.

Canını kurtarmak için bile olsa, ya doğruyu söylüyorsa.

Yalan söylüyorsa bir şey kaybetmeyiz Yakup.

Zaten elimizde.

Ona yardım edecek kimsesi de yok.

Ankara'nın İstanbul, Ege'nin efelerine kadar herkesi kendine düşman edindi.

Bu gece değilse yarın zaten öldüreceğim bu adamı.

Ama ya doğru söylüyorsa.

O zaman kendimi bir ömür affetmem.

Miralayım siz ne lazım geliyorsa yapın.

Ben burada bekliyorum o vakit.

-(Asker) İsmin? -(Erkek) Kadir oğlu Samim.

Nüfus teskeresi? Geç.

Teskere soruyorlar beyim, isim soruyorlar.

Sorsunlar. Söyleriz bir şey.

Ya seni tanırlarsa?

Bunlar dünyadan haberi olmayan rütbesizler. Tanımazlar beni.

Bir tek Filippos bilir.

-(Asker) İsmin? -(Erkek) Mehmet oğlu Veysel.

Nüfus teskeresi ver? Geç.

E ismin?

-Gördesli Cemal oğlu Hüseyin. -Nüfus teskeresi?

-Yok. -Yol teskerende mi yok?

Ya aceleyle çıkmışım, hepsi köyde kaldı.

E nasıl çıkacaksın mahkemeye sen teskeren olmasa?

Geç hadi geç, geç.

İsmin?

-Osman oğlu Halil. -Ver teskereni.

Yok.

Geç, geç.

İsmin ne?

Geç.

İsim?

Geç.

Leon çok teşekkür ederim sana.

En azından bu gece huzurlu uyuyabileceğim.

Mehmet'in yattığı yerde huzurlu olduğunu bildiğim için.

Bunun için artık teşekkür etme bana.

Biz evlendiğimiz gün bu karanlıkta birbirimize ışık olacağız diye söz verdik.

Bu karanlık seni de benden çekip alacak diye çok korkuyorum.

Yakamozun hikayesini anlatmış mıydım ben sana?

Hayır.

Gel.

Geceyle gün birbirlerine âşık olmuşlar, lakin kavuşamamışlar.

Çünkü buluşabilecekleri bir yer bulamamışlar bir türlü.

Sonra bir gün, akıllarına deniz gelmiş, denizde buluşabiliriz diye düşünmüşler.

Güneş batıp, gecenin karanlığı denizi sarınca...

...günışığıyla beraber gizlice denizin içinden gelmiş, kavuşmuş geceyle.

En karanlık gecede bile, denizin içten içe yanmasının sebebi işte buymuş.

Birbirine dokunamayan iki aşığın buluşmasıymış yakamoz.

Ümitsizliğe düşenlerde yakamoza bakıp düşünürlermiş.

İmkânsız diye bir şey yok

Işık her daim var.

Leon dur ne yapıyorsun? Bir gören olacak.

Bak bunu ne söyle, ne ben işiteyim artık.

-Neyi? -Bir gören olacak.

Ben aslında her şeyi hazırlayıp sürpriz yapmak istemiştim. Lakin...

...şimdi anlatayım o vakit.

Biz madem evlendik.

Birbirimize eş olduk.

Kendimize ait bir evimiz olsun diye düşündüm.

Na... Nasıl yani?

Bizim, bizim bir evimiz mi olacak?

Evet, çünkü ben sevdiğim kadının artık...

...buluştuğumuz vakit yüzünde böyle en ufak bir kuşku olsun istemiyorum.

O ev aynı zamanda...

...bizim yoldaşlar buluşabileceğimiz önemli bir merkez olacak.

Yani şu hayatta sevdiğim ne varsa...

...hayalini kurduğum ne varsa hepsini sığdıracağım o küçük eve.

Leon, biz bu savaşı birlikte bitireceğiz.

Işık her daim var.

More Turkish subtitles for Wounded Love

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left