The first 200 lines.
Sekron ve Çeviri "UgurUP"
+
twitter/ugurupup
4 ay sonra, tekrardan hamile,
Biliyorsun, kliniğe geri dönüyoruz, kız ağlıyor,
"Beni seviyor musun?" ve bu tür şeyler soruyor, ona önceden sevdiğimi söyledim ama...
Sence bunun anlamı cehenneme gidiş bileti mi alıyorum?
Hayır.
Biliyorsun önceden bi erkekle buluşmuştum.
- Bunun hakkında herşeyi duyabilir miyim? - Söylenecek çok bişey yok,
Hayatımdaki en rahat haftalardan biriydi seks dışında.
Zalimce. Biliyor musun, yarak değil...
bıyık adamım, insanı ürkütüyor.
Evet, herşeyde aynı fikirdeyiz.
"Bira ister misin?" "Evet."
"Maç izlemek ister misin?" "Kesinlikle."
Biramız var ve maç izliyoruz.
Ne çok benle ilgili laf duydum be.
Bu hikayede senden hiçbişey yok, adamım, sadece tek seferlik bişeydi.
Evet.
Artık bu evde sıçamayacakmışım arkadaşım öyle söyledi.
- Oh, bu en kötüsü dimi? - Sen buna inanıyor musun?
Evet, hepsi çıldırdı çünkü, sen onların tuvaletini patlattın.
Orası sıçma yeri.
Orası... Orası bunun için yapılmış.
Oraya gidip sıçtığını farzet..
ve onlar, sıçtığın zaman şaşırmış gibi davranıyorlar.
Sanki masalarının üstüne veya başka bişeye yapmış gibi.
Evet. Masalarının üstüne yapmıştım.
Hey, adamım, ordaki geyiği görüyor musun?
Evet, gördüm.
Gördüğünü sanmıyorum.
Tamam, itiraf ediyorum. Geyiği görmedim.
Şimdi görüyorum.
Hey, arkayı kontrol et.
Arkada sorun yok.
Önü kontrol etmeye gidiyorum.
Yaşayamayacak.
Zaten hastalık taşıyorlar.
Tamam, işte gidiyoruz. Geç ve bitir işini.
+
Üzgünüm.
+
Yalancı.
- Sıçıyım. - Lanet olsun.
1 saniye.
Whoa.
Üzgünüm. Bayanlar tuvaleti dolu.
Kıpırdamayı düşünüyor musun?
Güzel, neden sen yapmıyorsun...
Sen sormadıkça hiçbişey hakkında düşünmüyorum.
Neden bu kadar uzun sürdü?
Um, tuvalet kağıdı bitmişti. Elimi kullanmak zorunda kaldım.
Bi yaprak kopardım.
ve koparılmış yaprağa oturdum.
Kopardığım yaprağın üzerine oturup üstüne sıçtım...
- Lanet olsun. - İğrençsin.
Biliyorum.
Hey, kaltak, ne dedin sen?
Doğru. Yalan yok. - Özledim.
Üzgünüm.
Biliyorsun, tamamen terbiyesizce, Jenn.
Bütün haftasonu mesajlaşma ve erkek yok.
Wow. Kulağa mütiş geliyor.
Kapa çeneni, Zoe.
Belkide bu kötü fikirdir.
Benim yüzümden kötü bi haftasonu geçirmenizi istemiyorum.
İyi, güzel, Hadi çocukları tekrar davet edelim. Bu doğru değil dimi, Gosling?
"Evet, bu doğru" dedi.
Bu hiç destekleyici değil, Zoe. Yani, Eğer Buck seni aldatırsa,
bununla ilgili her 5 dakika bi şaka yapayacağım.
İlk olarak, Buck asla beni aldatmaz.
İkinci olarak, sadece dalga geçiyorum, Jenn, sakin ol.
Bu haftasonu seninle ilgili.
Evet, işte bu yüzden çok vazgeçmeye isteklisin.
Hayır, sadece 15cm'le ilgili.
Bu çok büyük.
Evet. Başka konu, lütfen.
Mary, kuzeninin kulübesinde elektrik var mı?
Neden? Vibratörünü fişini mi takman lazım?
Bu ne cürret?
Şu müziği kapa, Mary.
Ciddi misin?
Sen değil misin?
Dinleme.
Arkadaşa olduğum kişilerin müzikten tat almamasına inanamıyorum.
İşte buradayız.
Çok güzel.
Kuzenin çöplerini bu şekilde gölün ortasına mı atıyor?
Neden bunu sordun şimdi?
Çünkü, büyük parça bi odun..
tam ortasında yüzüyor.
O sal, salak.
İnsalar kullansın diye oraya demirlenmiş.
Hadi, hadi gidelim. Nerdeyse vardık.
Meraktan ölücem.
Daha fazla gaz için burda duralım mı?
Bacağım!
Kıçım acıyor.
Evet, erkek arkadaşına teşekkürler.
Çok komik.
İğrençti.
Birim.
Cidden bi içeceğe ihtiyacım var.
Tamam.
Git bikaç sincap öldür, ahbap.
İyiliği öldür.
Ne düşünüyorsun?
Gerçekten bu bataklıkta mı yüzücez?
İlk olarak bu bi göl.
Ve evet burada yüzücez .
Hayatımda hiç gölde yüzmedim.
- Havuzda hiç yüzdün mü? - Evet.
Güzel, aralarında hiçbi farkın olmadığını anlayacaksın.
Tabiki farklı. Bu doğal.
Doğru söylüyor.
Ağzında bisürü böcekle yukarı çıkabilirsin.
Oh, çocuklar, bayan komşumuz buraya geliyor.
- Bişey olmayacak. - Oh, Tanrım...
Mary, sen misin?
Mrs. Gregorson.
Seni gördüğüme sevindim.
Oh, Tanrım, büyümüşsün.
O kadar değil.
Memeleri hala küçük.
Teşekkürler, Zoe.
Myrna, bunlar benim yurt arkadaşlarım, Jenn ve Zoe.
Oh, tamam, güzel, memnun oldum.
- Merhaba. - Naber kaltak?
Kuzeniniz yokken siz mi bakıcaksınız buraya?
Oh, hayır. Haftasonu için geldik sadece.
Oh, tamam. Sınavların arasında bi mola.
Güzel, heyecanımız var sanmıştık, seksten kaçmak için.
Ama Jenn'ninki onu aldattı, bu yüzden...
Oh, Anlıyorum.
Dalga geçiyor, Mrs. Gregorson.
Dalge geçiyorum. Hiçbirimiz seks yapmadık.
Hiçbir zaman.
Evet.
Oh, tamam, Mary.
Benim kızım tamamiyle sikilmiş bi kaltak.
Gerçek bi orospu.
Bazen problemlerini eve getiriyor,
Hiçbi zaman seksin ne anlam ifade ettiğini anlamadım.
Sadece negatif konuşmuyorum,
Ben çok çok özgür düşünceli bi kadınım,
ama benim kızım gerçekten bi işte ve o iş hiç çekici değil.
Güzel, eğer kızlar bi ihtiyacınız varsa, bizi nerde bulabileceğinizi biliyorsunuz.
Winston ve ben sizi kahvaltıda görmekten mutluluk duyarız.
Evet, bu, bu kulağa hoş geliyor.
Belkide seni buraya aldırırız.
Baskı yok, tabiki.
Tamam.
İşte burdayız.
Evim evim güzel evim.
Whoo!
Burda bişey kokuyor.
Ne o?
Tahta.
Banyo nerde?
Holün sonunda.
Diğer banyo nerde?
Burda sadece bi banyo var.
Şimdi burda gidiyorum.
Jenn'i iki dakika bekleyemez misin?
Shh. Çıkıyor.
Hadi.
Ne?
Bi banyo var. Eğlenelim mi?
Nasıl istersen.
Dur tahmin ediyim. Telefon çekmiyor.
- Ne? - Oh, Jenn, korkunç bi yalancısın.
Tamam. Mesajına döndüm.
Neden biz kızlar göt herifleri buluyoruz?
Sen değil. Tommy iyi çocuk.
Sam hakkında konuştuğumu sanma.
İşte bu gezinin tüm amacı.
Güzel, çok seçmim yok gibi görünüyor dimi?
Kesinlikle.
Nasıl mesajlarımı kontrol edicem?
Instagrama girmeden 24 saat geçiremem.
Geçirdiğim zaman Instagram yoktu.
Ve böylece başa çıkıyordum.
Eğer Zoe yapabiliyorsa, sende yaparsın.
Siktiğim telefonu burda çekmiyor.
Bunu biliyordun dimi?
Siz erkek yok demiştiniz, telefon yok değil.
Ben telefon yok demiştim.
Ama fiziksel olarak arkandayken
kullanmak imkansız demedin.
Sorun ne çocuklar?
İnsanlar binlerce yıl telefonsuz yaşamış,
sende 2 gün yaşayabilirsin.
Kendi adına konuş.
Ya acil bi durum veya başka bişey olursa?
Sabit hat var.
Ne?
Çocuklar telefonunuzu özlemiceksiniz. Söz veriyorum.
Değişebilir miyiz şimdi?
Değişmek istemiyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.