The Caller

The Caller

Download Turkish Subtitle

Release info

The Caller 2011 1080p Blu-ray Remux AVC DTS-HD MA 5 1 - KRaLiMaRKo
A Commentary by aytug2001
alihsans'ın çevirisi geliştirildi. Çevrilmeyen bir sürü satır vardı. Onlar eklendi ve bir de arada ufak değişiklikler yapıldı.

Tags

other
Published on: 2022-09-10
Downloads: 62
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Yardım edeyim mi?

Evet, iyi olur.

Teşekkür ederim.

Şuraya koyabilirsin.

Nasılsın canım?

Merhaba Dex.

Hava da amma sıcak.

Evet.

Balığın mı var?

Hayır, yakından bak istersen.

Aferin oğluma.

Sopa çekirgesi.

- Sopa çekirgesi mi? - Aslında gayet arkadaş canlısıdırlar.

George.

Mary.

Bir şey içer miydin? Meyve suyu, bira?

Gerek yok. Ben sadece sana yardım edeyim demiştim.

Tekrar sağ ol.

Şu sopa çekirgesinin...

...arkadaş canlısı olduğunu nereden biliyorsun?

Bilmem.

Alo?

Alo?

Orası 722-5795 mi?

- Evet. - Bobby orada mı?

Yok, ben de yeni taşındım. Kendisi eski kiracı olabilir mi?

Bay Davies, eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Dediğim gibi Sayın Yargıç müvekkilim yasaklama emrinin...

...haksız yere verildiğini düşünüyor.

İlk fırsatta bu yasaklamanın kaldırılmasını talep ediyorum.

Dikkate alınacak.

Sayın Yargıç aileye ait olan evcil hayvan meselesi görüşülecekti.

O konudaki son kararımı vermiştim.

- Müvekkilim yapılabilecek bir şeyin-- - Avukat Bey, köpek bayan Kee'de kalacak.

Bay Kirkby.

Sayın Yargıç, boşanma evrakları?

Sayın Yargıç, tahmin etmediğimiz bir gecikme oldu.

En kısa sürede yollayacağım.

Buraya gelemezsin.

Evrakı bırakayım demiştim.

Hiç olmazsa bunu yapayım.

Bak sen oğluma. Evet!

Baban eve geldi.

Evet geldi.

İmzaladın mı?

Beraber güzel zamanlarımız oldu, haksız mıyım?

Ölüm bizi ayırana dek

- İş ne olacak? - Anlayışlı davrandılar.

İşe döneceksin, değil mi?

Şimdilik hayır.

Eşin tekrar aradı mı?

Artık bir dışarı çıkıp yeni kişilerle tanışmaya ne dersin?

Seni benden başkasına yar etmem demişti.

Böyle korku içinde yaşamaya devam edersen...

...o kazanmış olur.

Haydi ama.

Haydi ama!

Dokuzuncu soru.

Edinburg hangi ülkenin başkentidir?

İrlanda.

- İskoçya mı? - Ben de onu kastetmiştim.

Doğru cevap.

Alo?

Bobby ile konuşabilir miyim, lütfen?

Burada Bobby isminde biri yok.

Kim olduğunuzu öğrenebilir miyim?

Kim olduğumu mu?

Şaka falan mı bu?

Size Steven mı böyle bir şey yaptırıyor?

Bana bir iyilik yapar mısınız, lütfen?

Ona Rose'un aradığını söyleyin.

Beni görmek isterse, saat sekizde Frank'lerde olacağım.

Rose, şu bahsettiğin arkadaşın gerçekten burada değil.

Dediğim gibi, buraya taşınalı henüz bir-iki gün oldu.

Daha dün evin yanından geçtim.

Onu pencerede gördüm.

- Elinizdeki adres doğru mu? - El Falansterio, L-2.

Ona saat sekizde Frank'lerde olmasını söyleyin, olur mu?

Frank'lerde saat 8'de. Tamam.

Bobby adında biri uğrarsa söylerim.

- Hoş geldin. - Merhaba.

Bu fakültede yaş veya cinsiyet ile ilgili klişeleri...

...devam ettirmekle ilgili sıkı kurallar vardır.

Anlamadım?

Yanlışlıkla bu sınıftaki "İkinci Aşama Makine Mühendisliği için Matematik"...

...sınıfına girdiğinizi belirtmek benim için talimatların ihlali olur.

- Burası 14-A sınıfı, sizin sınıfınız... - Fransızca Konuşma sınıfı?

14-B sınıfı.

Aslına bakarsak, ben de şey için matematik kursu arıyordum. Şey...

İkinci Aşama Mühendislik.

Fakat madem Fransızca Konuşma dersi var.

- Umarım alınmazsınız. - Belki biraz hayal kırıklığı yaşarım.

İzninizle.

Ne?

Yorgun gibisin?

Alo?

Bobby seni tanımadığını söylüyor.

Bobby doğru söylemiş, dediklerine kulak ver.

Bu arada telefon numarasına tekrar bak.

Sana kızgın olduğumu düşünüyorsun, değil mi? Ama değilim.

Seni kullanıyor o. Yaptığı şey bu.

Normalde delilerle konuşmayı severim ama bugün biraz yorgunum.

Bekle, lütfen kapatma.

Lütfen.

Beni dinle.

Bir hata olmuş olmalı.

Hatlar falan karışmış olmalı.

Beni sevdiğini söylemişti.

Rose...

Yaşadıklarından dolayı üzgünüm.

Fakat arkadaşın burada değil, seni de tanımıyorum.

Çok üzgünüm.

Sorun değil.

Zararı yok.

Senin adın ne?

Mary.

Mary.

Mary ne?

Mary Kee.

Bana evlilik teklif etmişti.

Şanslısın.

Vietnam'dan döndüğü gün.

Asker üniformasıyla yanıma uğramış, dizinin üzerine çökmüştü.

Vietnam mı? Savaştan mı bahsediyorsun sen?

Gitmek istememişti. Zorunlu askere alınmıştı.

Kaç yaşındasın sen?

41.

Rose, Vietnam Savaşı yaklaşık olarak...

...35-40 yıl önceydi. Sen o zamanlar daha çocuktun.

Neden böyle yapıyorsun?

- Ne yapıyormuşum? - Ben sana ne yaptım ki?

Üzgünüz, bu numara geçersizdir.

Özür dilerim.

Özür dilerim, seni korkutmak istememiştim.

Düşünemedim, önce şey yapmalıydım...

Dur sana yardım edeyim.

- Fransızca dersi nasıl geçti? - Gitmem gerekiyor.

- Cidden niyetim-- - Gitmem gerekiyor.

İşimi elimden almaya mı çalışıyorsun genç hanım?

Buradaki yabani otları temizliyor musun?

Tabii ki.

Peki buna ne demeli?

Gözümden kaçmış.

Eşyalarınızı toparlayın bayım, kovuldunuz.

Çok katı birisin.

Seni görür görmez anlamıştım zaten.

"Eşyalarınızı toparlayın."

Müsaadenle.

Alo?

- Bugünün tarihi ne? - Bu tacize girmeye başladı.

4 Eylül 1979.

Bunu kanıtlayabilirim. Şu büyük mutfak kilerini biliyor musun?

Oraya bir şey çizeceğim.

Sağa, kapının iç tarafına, duvarın üzerine.

Ve hala orada olursa, haklı olduğumu anlayacaksın.

Bunu yapar mısın?

Bakar mısın oraya?

Olur.

Rose...

Bakacağım.

Alo?

Orada mıydı?

Oradaydı, değil mi?

Bir resim, gül resmi.

Biliyordum.

- Neler olduğunu öğrenmek istiyorum. - Nasıl yani?

Resmin orada olduğunu zaten biliyordun.

Belki birisi sana söylemiş olabilir.

Bilemiyorum ama gerçeği öğrenmek istiyorum.

Onu ben çizdim.

Dün gece yapacağımı söylediğim gibi çizdim onu, hala da orada işte.

Sana inanmıyorum.

Ama benim sana inanmam mı gerek?

Bana gelecekten geldiğini söylüyorsun, ben sana inanıyorum. Sana deli demiyorum.

Ben sana kanıt sunuyorum, sen ise bana yalancı diyorsun.

- Sana yalancı demiyorum. - Bu olanların bir sebebi olmalı.

Kapatmam gerek.

Daha kapatma, lütfen. Sana sormam gereken şeyler var.

Carter seçimleri kaybediyor, Reagan da başkan oluyor.

Günaydın.

Günaydın.

Çok güzeller.

- Teşekkür ederim. - Rica ederim.

Dairemde benden önce kalan kişileri tanıyor muydun?

İspanyol bir çiftti.

Bay ve Bayan Alvarez. Hoş insanlardı.

Bayan Alvarez...

...bir Galiçya çorbası pişirirdi ki tadından parmaklarını yerdin.

Niçin taşındılar?

Bilmem, bir gün uyandığımda çoktan gitmişlerdi.

Aileyle ilgili bir mesele sanırım, emin değilim.

Bilmiyorum.

Ya onlardan önce oturanlar?

Önce mi?

Kahvaltıda ne yediğimi sorsan zor hatırlarım. Bilmiyorum.

Kapatma, lütfen.

Lütfen?

Mary? Orada mısın?

Konuşacak birine ihtiyacım var. Çok yalnız hissediyorum.

Lütfen.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left