Dreamcatcher

Dreamcatcher

Download Turkish Subtitle

Release info

Dreamcatcher 2003 BluRay 720p 900MB-Ganool
Dreamcatcher 2003 720p BluRay x264-HD4U
Dreamcatcher 2003 1080p BluRay x264-HD4U
Dreamcatcher 2003 BRRip X264 AC3-PLAYNOW
A Commentary by bisounours
resync. UTF8

Tags

BluRay
720p
720
ganool
x264
HD
1080
brrip
AC3
Published on: 2014-09-12
Downloads: 44
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Carl's Jr. 'da 6 dolarlýk hamburgeri 3.95'e satýyorlar...

...ve insan karlý çýktýðýný sanýyor.

Ýþin aslý, en iyi hamburgeri de onlar yapýyor.

Dün oraya gidip üç hamburger söyledim.

Var ya, üç köfte beni neredeyse týkýyordu.

Eve gidince bir paket de Eggos yedim...

...ama Carl'ýn hakkýný da yememek lazým.

Yani ortalýkta Carl Junior olarak dolaþan biri var, öyle deðil mi?

Babasýnýn yani asýl Carl'ýn gölgesi olmaktan hiç sýyrýlamýyordur.

Aþýrý yemenin, anneni öldürdüðünü düþünmenle bir ilgisi var mý?

Yani ölümüne yiyerek kendini mi cezalandýrýyorsun?

Onu öldürdüðünü düþünüyorsun ama, deðil mi?

Asla öyle bir þey demedim.

O büyük, süslü meþe yataktan sana seslendi.

Göðüs aðrýsý olduðunu söyledi.

Bunlardan sana hiç bahsetmedim. nasýl bilebilirsin ki?

911 Acil'i araman için yalvardý.

Sana sürekli seslenirdi, deðil mi Barry?

Orada deðildin. Neler olduðunu nasýl bilebilirsin?

nasýl?

Önemli deðil. Önemli olan kendini suçlamaktan vazgeçmen.

Vazgeçmezsen, yok yere erkenden mezara gireceksin.

Beynimi okuyorsun! Kes þunu! Yapma.

Bunu yapmana gerek yok Barry.

Beni rahat býrak!

Senin hatan deðildi.

Jonesy?

Nasýlsýn Henry?

Ne dedin?

Saðýr mýsýn? "Nasýlsýn?" dedim.

ATAH. Ayný tas ayný hamam.

Anladým.

Henry, bu hafta sonu boþsan Duddits'i görmeye gidelim mi?

Tamam. Benim de ne zamandýr aklýmdaydý.

Uzun zaman oldu.

A cýk!

Kapatmalýyým. Biri geldi. Cumartesi görüþürüz.

Tamam.

Cumartesi görüþürüz.

Evet, Bay Defuniak...

...ikimiz de Maine'liyiz, biliyor muydun?

Sen Pittsfield'dansýn.

Kopya çeken burslu öðrencilere ne olur, biliyor musun?

O gün griptin, deðil mi David? Sýnava giremedin, deðil mi?

Hasta olduðun için sýnavý kaçýrdýðýna göre...

...bana bir deneme yazsana.

3000 kelime, Norman Ýþgali'nin kýsa vadeli etkileri hakkýnda.

- Hemen baþla. - Evet, efendim.

Pittsfield geri dönülecek kadar iyi bir yer deðil.

Teþekkür ederim efendim.

Nereden bildiniz? O gün orada bile deðildiniz?

Bazen bilirim.

Merhaba.

Bu iþe yaramayacaktýr.

Bir araba satýcýsýyla asla böyle lafa girmeyin. Zorluklarý severiz.

Bir saat içinde Fryeburg'daki bir evi göstereceðim. Büyük komisyonu var.

Ve araba anahtarlarýmý kaybettim.

Yedek yaptýrabilir misiniz?

- Bir gün sürer. - Biliyordum!

Sakin ol, Trish. Belki yardým edebilirim.

Bir þeyleri bulmakta çok iyiyimdir.

Adýmý söyledim mi? Hatýrlamýyorum da...

Tahmin ettim.

Anahtarlarý bulalým.

Selam Rachel.

Selam Pete.

Bulamadým.

Yardýmýn lazým. Elinde kahve vardý.

Aspirin aldýn, arabana gittin, anahtarlarý bulamadýn. Öyle mi?

Evet.

Bu tuhaf gelebilir ama sadece düþünmeme yardýmcý oluyor.

Aspirinden önce çikolata aldýn.

Mars.

Senin, deðil mi?

Bir soru daha.

Anahtarlarý bulursam akþam yemeði ýsmarlayabilir miyim?

Batý Ýskelesi? 6:30'da?

Eyaletin en iyi midyesini yaparlar. Dönüþ yolunda.

Tabii. Olur.

Çok hoþ olur.

Tamam.

Buraya geldin. Çantaný açtýn.

Kahve, çikolata ve aspirin birbirine karýþtý.

O anda...

...anahtarlarýný düþürdün.

Sadece þans.

Teþekkürler.

Batý Ýskelesi, tamam mý? Altý buçuk?

Tamamdýr.

Yine baltayý taþa vurduk.

Jones.

Nasýlsýn?

Selam Beaver. Ayný tas, ayný hamam.

Ayný tas, ayný hamam.

Konuþmak ister misin?

Carla ve çocuklarýn yanýna dönmeye çalýþýyorsun.

Sorun ne?

Hiçbir þey yok. Evine git.

Bekle, Jonesy?

Evet, Beav.

Dikkat et.

Neye?

Keþke bilebilseydim.

ATAH

Ne dediniz?

Hiçbir þey demedim.

Evet. Üzgünüm.

Ambulans çaðýrýn!

Faydasý yok.

Bir an kafamý çevirdim. Sonra ses duydum. Ne oldu?

Tanrým! Profesör Jones!

Onunla az önce görüþtüm. Olemez!

A cýlýn!

Faydasýz! Nabýz yok. Tekrar ver.

A cýlýn!

Ne dü sünüyorsun?

Bence iþe yaramaz. Öldü.

Ba Gay'e dikkat et.

ALTI AY SONRA

Jonesy, bunlarý kaldýrmaya çalýþma.

Büyük mont.

- Beaver, içeri giriyorum. - Az sonra yanýndayým!

Dün gece oral çektirdim.

Aferin sana.

Ýlk kez mi?

Hadi ordan.

Tombalada bir hatunla tanýþtým. Onun evine gittik. Sýký hatun çýktý.

Sýkýcý kadýnlara göre öyle.

Kesinlikle.

Bir anda sýkýcý kadýnlara dönüþen sýký kadýnlarla da birlikte oldum.

Viagra kullan.

Viagra mý? Zaten neredeyse tüm gün hazýrol'dayým.

Ben þu þey denilenlerdenim. Priazik mi?

Prizmatik? Henry biliyordur.

4. sýnýftaki halini hatýrlýyorsundur.

- Kaldýrmakta zorlanýyor musun? - Denemedin, deðil mi?

Tabii ki hayýr.

O mavi bombayý yuttuðunda 12 saat taþ gibi kalýyorsun.

12 saat mi?

Yastrzemski'nin deyiþiyle: Sevmek için ihtiyacýn olmasý gerekmez.

Tombala mý? Þu kilise bodrumlarýnda oynanan oyun mu?

Orasý fýrsat yuvasý.

Beaver!

Ben de kendimi aciz sanýyordum.

Sadece seyret. Senin görevin bu.

Ýyiyim.

Henry, Duddits hakkýnda her zamankinden çok mu düþünüyorsun?

O hafta sonu onu ziyarete gidecektik, hatýrladýn mý?

Hatýrladým.

Bana araba çarptý.

Tuhaf bir þey anlatacaðým.

Araba çarptýðý gece, o kaldýrýmda duruyordum...

...ve yolun karþýsýnda Duddits'i gördüm.

Onu Derry'de ilk gördüðümüz günkü gibi.

Yardým istiyordu ama kimse onu kaale almayýp yanýndan geçiyordu.

Sonra bana baktý. Doðrudan bana baktý.

Ona gelmem için iþaret yaptý.

Onu gördüðüme inanýyorsun, deðil mi?

Evet, inanýyorum.

Duddits beni sever, bunu biliyorum.

Hepimizi sever.

Bize zarar vermektense ölür.

Niye araba çarpmasý için beni sokaða çaðýrsýn?

Belki de bilmediðimiz bazý þeyler vardýr.

- Bir bok bildiðin yok. - Ýstediðini sor.

Kü cük bir bahisten sonra sorarým. 50 dolar diyelim.

Konu ne?

Filmlerde, insanlar sabah birlikte uyandýklarýnda...

...hemen öpüþmeye, koklaþmaya ve seviþmeye baþlar.

Asla kalkýp önce iþemez ya da diþ fýrçalamazlar.

Bu da bana yalnýz olmadýðýmý hissettiriyor.

Sürekli kalkýk halde dolaþmaya ne deniyor?

Priapizm.

Gördün mü? Ben resmen priazmikim.

Priapizmik.

Her neyse! Zor iþte.

Buna mý bahse giriyorsunuz?

Hayatýn nahoþ gerçeklerinden bahsedildiði tek filmi...

...söyleyebileceðime. Ama önce parayý görmeliyim.

Sana bir çeyrek veririm.

Senden bir çeyrek. Senden 50 dolar.

"Vaat edilen ülke."

"Vaat edilen ülke" mi? Hiç duymadým.

Meg Ryan, bir de su, adý neydi? Reefer Sutherland.

Kiefer.

1988'de çekilmiþti galiba.

Meg Ryan bir sabah uyanýyor ve "Kedi nerede?" diyor.

Adam "Hangi kedi?" diye sorunca, "Aðzýma sýçan kedi." diyor.

50 dolar alayým.

Saçma! Uydurdun.

Beaver uydurmuþ olabilir mi?

Bu paha biçilmez sinema sorusu sana bedava olsun.

Bunu aný depomdaki "kim takar" bölümüne yazýyorum.

Aný deposu ne?

Aný deposunu hatýrlamýyor musun?

Unuttum.

Aný deposunu mu unuttun?

Hatýrlat. Zýrvalamayý kes.

Kafasýnda. Hepimizde birer tane var.

Orasý mühürlenmemiþ miydi?

More Turkish subtitles for Dreamcatcher

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left