The first 196 lines.
Biliyordum.
Bekliyordum.
Çok bile dayandım.
Çünkü bizim sonumuz ta en başından belliydi.
Biz, dört kişiydik.
Kuyudibi'nin dört günahsız çocuğu.
Ecevit yani Şerif
liderimizdi.
Bilal yani Sarı, en küçüğümüz.
İbo, Iska neşelimizdi bizim.
Ben, Zeki
yani Yanık.
Bir de Ahu, hepimizin kıymetlisiydi.
O da beşincimiz.
Bir kötülük ettiler bize, biz de bir yemin ettik.
Sustuk.
Yıllar sonra bir isim verecekler bize.
"Suskunlar" diyecekler.
Şimdi kimse bilmez.
Yalnız ben biliyorum.
Aslında
bizim hikayemiz 20 yıl evvel bitmişti.
Ama bu sabah
her şey
yeniden başladı.
Ben başlattım.
Yıllarca görmedik birbirimizi.
Bambaşka yollara gittik.
İçimizden sadece biri çok şanslıydı.
İyi okullarda okudu.
Afili arabaları, fiyakalı takımları
uzun bacaklı sevgilileri, her şeyi oldu.
Kuyudibi'ni, çocukluğunu, başına gelenleri unuttu.
Ama bir daha kimseye haksızlık yapılmasına izin vermedi.
Ecevit Oran yani bizim Şerif.
Tebrikler Ecevit Bey.
Kariyerinin zirvesindeydi Ecevit.
Cümle âlemin öldürsen olmaz dediği bir davada
son celseye gelmişti.
- Zafer kapıdaydı. - Kutlarım Ecevit Bey.
Yapmayın mahcup oluyorum, bitmedi ki daha dava.
Hayır, hakikaten tarihe geçtin.
Bunun bir formülü, bir şeyi varsa bize de söylesene.
Doğru zamanda doğru yerdeydim herhâlde.
Müvekkilimin suçsuzluğunu da ekle, geriye tek bir şey kalıyor.
Siz şans deyin adına ben, sekiz aylık sıkı bir çalışma derim.
Ama her halükârda siz haklı çıkarsınız
çünkü hepsi bir arada olmadan olmaz.
Hepsini de bir araya tek bir şey getirebilir.
Dolayısıyla biliyor oluyorsunuz zaten cevabı değil mi?
Ee herhâlde.
Ecevit!
Kazandık!
- Kazandık! - Dur, kazanmadık daha.
Herkes kesin diyor ama
bu sabahı atlattıysak tamamdır diyorlar.
Gazeteler bile yazdı.
Duyan da ilk kez kazanıyorum sanacak.
Aman ukala!
Hadi yürü, kutlayacağız.
- Ya ben... - Kutlamaları sevmiyorsun, biliyorum.
- Ee senin orası şimdi... - Kalabalık da olur.
Onu da sevmiyorsun.
- Sen şimdi bir de... - Şimdi pastalar falan keserim ben.
Onu hiç sevmiyorsun.
Hem bilirim hem yaparım diyorsun ha?
Hayır yok, bir şey yapmayacağım söz.
Atraksiyon yok, sakin bir kutlama baş başa.
Ecevit, bir dakika baksana.
Hadi, sen git sonra görüşürüz.
Birsen, sen de gel.
Patron, bu çok.
Beni gıcık etmek için yapıyorsun değil mi?
Böyle patron matron ha?
Milyon dolarlık adamı kurtarıyorsun oğlum ipten.
Biz de ona göre bir şey yapacağız herhâlde.
Tabii, kazanırsan.
Tarihine bak, tarihine.
İki gün sonra hepsi senin oğlum, harca.
Uu! Ecevit, kalk, kalk, kalk çalışman lazım!
Sen dur bakalım Birsen Hanım.
Kendine ait bir oda, stajyer, bir de şirketin arabası altına tamam mı?
Bak, son teklifim ha.
Teşekkür ederim ama yokum diyor.
Birsen kızım, nedir senin böyle restoran, hakla ilişkiler falan ha?
Sen avukatsın kızım, ben seni tanıyorum.
Sonra gelirsin kapıma yalvarırsın, almam.
Sermetçiğim, şöyle özetleyeyim canım
ben bu şirketten alacağımı aldım.
Aşktan soğudum ya milleti boşandıra boşandıra.
Yani
yarın öbür gün bir evlilik teklifi alsam
nasıl kabul edeceğim bilemiyorum.
Oldu, bana müsaade.
Patron, akşam görüşürüz.
Akşam makşam yok, izinlisin duruşmaya kadar.
Ayrıca Sermet, Sermet.
Hepimiz Ecevit kadar şanslı değildik.
Bazılarımızın daha çok asılması gerekiyordu hayata.
İbrahim Kene mesela.
Bizim Iska İbo.
Yettim abi.
Canım çıktı yemin ediyorum.
Abi dediği adam da bizim Sarı, Bilal Tutkun.
Bu ne lan?
Bisiklet abi.
Abiciğim, araba su kaynattı ne yapaydım? İş var adam gelmiş.
Merhaba kardeşim. İttim ittim olmadı.
Taksiye verecek beş para yok, Bunu buldum ne yapayım?
Gel kardeşim, gel.
Birbirimizi görmemeye yemin etmiştik.
Ama Sarı'yla Iska o yemini çoktan bozmuşlardı.
Mecburlardı bir yerde.
Kuyudibi'nden hiç ayrılmadılar çünkü.
Bilal, birinci sınıfta Iska, ikinci sınıfta şutlandı liseden.
Zaten dertleri de okumak değildi.
Onların derdi, daha doğrusu Bilal'in derdi başkaydı.
Şimdi bir kere doğru yere geldin kardeşim.
Biz bir şekil senin şu parayı kurtaracağız.
Sağ olasın.
Kesme, benim lafımı kesme.
- Beni sinir etme, zıkkımlan. - Yemeyeceğim.
- Ye dedim sana, ye dedim, ye, ye, ye. - Ah! İstemiyorum.
Ye şunlardan!
İkincisi sana şu paranı ödemeyen zat kim?
Mustafa diye biri.
- Gece kulübü varmış Aksaray'da. - Eyvallah.
Yalnız böyle silah milah bir şey yapmayacaksınız değil mi?
Başıma iş almayayım sonra.
Yok kardeş, ne silahı ya?
Aman diyeyim, aman ha.
Yok, bizim olayımız bu, sakiniz biz.
Ya yoksa öyle kafa göz yarmak kolay değil mi abi?
Abi.
- Şişt, Sarı! - Ha bizim
ee bizim olayımız o.
Biz konuşarak
sev...Bir saniye.
Çocuk geldiğinde adam gibi soracaksın ne yemek istiyorsun diye.
Anladın mı?
- Anladın mı ulan? - Bilal Bey! Bilal Bey!
Ulan yürü git!
Afiyet olsun.
Ne yiyorsun?
Hamburger.
Hamburger.
İki tane hamburger söyle. Kola içecek misin lan?
Bakma lan babana, arkadaşıyım ben.
İçecek misin?
Bir tane de kola söyle, bir de patates söyle lan.
İki hamburger, bir patates, bir de kola.
Aferin.
Yüzüme bak!
Bak lan yüzüme!
- Bir daha... - Yok, bir daha...
Lafımı kesme!
Bir daha bu çocuğa dokunmayacaksın.
- Anladın mı? - Anladım.
- Anladın mı ulan? - Anladım.
Adam gibi konuşacaksın onunla.
Puşt!
Çocuk ulan o daha.
Korkma ulan sen de, korkacak bir şey yok.
Bravo abi.
Bravo, şurada tırstırdın kaçırdın herifi, tebrik ediyorum seni.
Siktirsin gitsin! Rakı içiyor musun?
Cengiz, hop!
O siktirsin, bu siktirsin kimden iş alacağız biz? Sen siktir o zaman!
Oğlum, bizim günümüz de gelecek.
Ya Cengiz yok mu lan bu dükkânda bir tane?
Hah.
Ne zaman gelecek bizim günümüz?
Şu hâlimize bak.
Zamanı gelecek kardeşim.
Zamanı gelecek.
- Bir gün öyle bir yükseleceğiz ki - Hı hı.
o zaman bir daha kimse bize dokunamayacak. Sen bekle.
- Sen bekle. - Sen bekle.
- Sen bekle. - Sen bekle, amına koyayım.
Bana gelince, altımdaki alete bakıp parayı buldum sanmayın.
Ne parayı buldum Ecevit gibi
ne de paranın peşinden koştum Bilal'le İbo gibi.
Bendeniz, Zeki Sinanlı.
Yanık Zeki.
Ne adam gibi bir evim oldu
ne bir arkadaşım, ne bir sevdiğim.
Zeki!
Ama son dediğim, bugün değişmek üzereydi.
De bakayım Zeki, senin benden bir şey istediğin görülmemiştir.
Ne iş?
Müdürüm, sakıncası yoksa bugün biraz erken çıkayım mı diyecektim.
Hayır mı?
Hayır müdürüm.
Akşam bir işim var da.
Ulan Zeki'ye bak.
Kız meselesi mi?
No comments yet. Be the first to leave one.