The first 200 lines.
Muazzam!
WESTFORD DEVLET AKIL HASTANESİ
NETFLIX SUNAR
MAKSİMUM GÜVENLİK SADECE YETKİLİ PERSONEL
Bay Kafası Kırık'a özel teslimat.
Pekâlâ.
Biraz kestiriyorsun demek.
Uyurken çişe kalktın mı?
Tutamadığını duydum da.
Hartman?
Hey. Altına mı ediyorsun?
Etsen iyi olur. Yeni bakıcın benim.
Adım Hal L.
Artık benim dünyamdasın.
ELVEDA
Kaçak psikopat var!
SALEM'E HOŞ GELDİNİZ CADI TARİHİ ÜNLÜ ŞEHİR
Günaydın!
Cadılar Bayramı geliyor!
Merhaba cadılarım ve büyücülerim. Ben gulyabanimsi DJ'iniz Aurora.
Umarım yarın akşamki korkunçluklara hazırsınızdır.
Ben hazırım.
Iskaladın. Yumurta sana gelmiş sayılır.
Bedava kahvaltı için sağ olun.
Rocky Balboa tarzı.
Eski kafalı olduğum için folyodan çocuk kostümleri yapıyorum Teresa.
-Sağ ol! -İyi eğlenceler.
Violet Valentine.
Cadılar Bayramı'n kutlu olsun.
Sizin de Bayan Banerjee. Umarım sadece şeker almazsınız.
Pekâlâ. 59 numara. 59'u arıyorum.
Bende.
Buradayım Pipi.
Bana 250 gram rozbif ver.
Bay Landolfa.
Adım Hubie. Pipi değil.
Artık Pipi.
Pekâlâ.
Bayan Philips. Hemen bakacağım.
Bu konuştuğun ilk kız mı Pipi?
Hayır. Sevgilimle hep konuşuyorum.
-Seni sevgilinle hiç görmedim. -Kanada'da yaşıyor. Kanada vatandaşı.
Canada Dry bölgesinde.
Bay O'Doyle.
Siz ve arkadaşınızın şu an okulda olması gerekmiyor mu?
Bugün pazar, aptal herif.
Rozbiften vazgeçtim.
-Kuzu kelle ver biraz. -Kuzu kelle mi? Yok ki.
-Yok mu? O ne o zaman? -Hangisi?
Nasıl korktu!
Seninle çalışmak hep eğlenceli.
Bu güzel.
WESTFORD POLİSİ
Selam, ben Çavuş Downey.
Selam Steve. Ben Westford'dan Kenny Fonda.
-Nasılsın Kenny? -İyiyim ahbap. İyiyim.
Sana haber etmek istedim.
Buradaki akıl hastanesinden biri kaçtı.
Senin bölgeden biri.
Richard Hartman.
Hartman, Carter'ın başkanlık döneminden beri içeride.
Evet. Memleketini özleyeceği tutarsa diye haberin olsun dedim.
Ona karşı tanıklık etmemiş miydin?
Bana affedip unutacak biri gibi gelmedi.
Doğru. Ama umarım beni aramaya gelir.
Çünkü acılardan acı beğenecek.
Acı...
-Ne oldu? -Kapatmalıyım Kenny.
-Hubie, ne var? -Selam memur bey.
Andy O'Doyle'un şüphe uyandırıcı sayıda yumurta ve tuvalet kâğıdı aldığını gördüm.
Bunları almak suç değil.
Evet. Orası öyle.
Ama kötü niyeti anlamak için Sherlock olmaya gerek yok.
-Anladım. -Lambardi's Pizza yarın indirim yapıyor.
Dükkâna kostümle gelene bir dilim, bir içecek, bir dolar.
Bence bu harika bir fiyat. Ama önünde izdiham olabilir.
-İhbar hattını ara. -100 kere aradım
ama sanırım bağlantı sorununuz var.
-Salem Polisi. -Memur bey, ben Hubie Dubo...
-Hubie gel. -Tamam.
-Gel şöyle. -Ne oldu?
Cadılar Bayramı'ndayız. Salem'de.
Ve çok ciddi sorunlarla uğraşıyorum.
Biliyorum.
Kimler buradaymış.
-Hubie! -Hubie!
-Biz... -Defol!
Anlaşıldı ta...
Hadi beyler! Onu yakalayalım!
Hadi!
Bok ye!
Muhbir.
Niye?
Yedi metre falan uçtu!
Merhabalar.
Yardım lazım mı?
Çok fena düştün ahbap.
Yok, bu...
Kırık bir yerim yok. Fiziksel olarak.
O serserilerin yaptığı yanlıştı.
Böyle şeyler ara sıra olur. Çocuklar çocukluk ediyor.
-Termosun çok havalıymış. -Evet, bebeğim o.
İsviçre Ordu termosu gibi. İzcilere üyeyken yapmıştım.
Bugün yeterince bisiklet sürmüşsündür.
-Seni eve bırakayım mı? -Fazla uzağa sürmen gerekmeyecek.
Şurada yaşıyorum çünkü.
Vay canına.
Bunlara çocukların yardım etmiştir.
Çocuğum yok. Bildiğim kadarıyla.
Yok, kesin yok.
Sevgilim var. Kanada'da yaşıyor.
Kuzey bölümünde. Ontarionto'da.
Yani muhtemelen evde bulamazsın onu.
-Şu mor kasımpatlarına bak. -Annem ekmişti.
Şuradaki eski moda hayalet de harika.
Evet.
Korkunç hayalet. Evet.
Hem görünüşe göre komşuyuz.
Çünkü bu sabah şuraya taşındım.
-Buraya mı taşındın? -Ben Walter Lambert.
Hubie Dubois.
Memnun oldum Hubie. Bak.
Mutfağımı hazırladığımda annenle seni yemeğe davet edeceğim
çünkü Rocky'nin doğusunda benden iyi chili yapan yok.
Karnım ikimiz için de evet dedi.
Kıçın da biraz yer açtı.
Düştüğüm için biraz gevşemiş olmalı.
-Sorun değil. Doğal bu. -Öyle.
-Evet. -Sağ ol.
Neyse. Kendine iyi bak Hubie. Tamam mı?
-Tamam. -Cadılar Bayramı'n kutlu olsun.
Bir de Hubie.
Evimden gelen sesler duyarsan endişelenmene gerek yok.
Gelip beni kontrol etmene gerek yok.
Hatta etmemen çok önemli.
Elbette Bay Lambert.
Walter de.
Selam, ben geldim.
O kahrolası iskelet seni yine mi korkuttu Hubie?
Hayır! Bağırma provası yapıyordum anne. Her şey yolunda.
Canım oğlum ya.
Bu şehir seni çok geriyor.
Bu kalbimi kırıyor.
Ben iyiyim. O tişört yeni mi?
Bayan Banerjee ile bugün kermese gittik.
Tahmin et kaç para? 50 sent.
"Boner donor" mü? O da ne demek?
Boner'ın anlamı olan sik kafalılık bence hata anlamına da geliyor.
Mesela bugün matematik dersinde büyük sik kafalılık yaptım.
Belki sik kafalılık donörlüğü hata bağışladığım anlamına geliyordur.
Mantıklıymış.
Yandaki Andersonların evine taşınan adamla tanıştım.
Walter Lambert. İyi biri gibi.
Sevindim.
Andersonlardan sonra iyi olmuş.
Sana maytap atışlarını unutmadım.
Hayır. Epsteinlerdi o.
Anderson'ar yatak odasındaki camıma çöp atıyorlardı.
Seni tenis raketiyle bahçede kovalayan kimdi?
Babamdı.
Huzur içinde yatsın.
-Elbette. -Kurabiyeler hazır.
Süslememe yardım eder misin?
-Kaşığı yalayabilir miyim... -Olur!
Tamam.
Cadılar Bayramı'nın senin için çok özel olduğunu biliyorum oğlum.
Çocukluğundan beri en sevdiğin tatil bu.
Yahudi olduğumuz için Noel, Paskalya ve Kül Çarşambası zaten olamazdı.
Cadılar Bayramı'nı bu şehirdeki herkes için güvenli
ve eğlenceli kılmak için yaptığın her şeye minnettarım.
Büyük bir ama geliyor sanki.
-Ama... -Pekâlâ.
Bu şehir 1600'lerde olduğu gibi şimdi de zorbalarla dolu.
Kendini savunmayı öğrenmelisin.
Korkuyorum ama.
Biliyorum.
Hepimiz korkuyoruz.
Ama bu yıl, içinde yatan o cesareti bulman gerekecek.
Zamanı geldi.
SALEM LİSESİ 1984 YILLIĞI
Ne güzel günlerdi.
Şehrin zorbaları o zamanlar sadece yaban elması atardı.
EN ATLETİK STEVE DOWNEY
Memur Steve. Her konuda başarılıydı.
"Muhtemelen yastığıyla evlenecek kişi." Bunu hâlâ anlamıyorum.
"En dostane."
"En popüler."
"En güzel."
Lise hat trick'i.
Daha nazik bir kadını bulamazdı.
EN TATLI ÇİFT STEVE DOWNEY İLE VIOLET VALENTINE
Belki annemin dediği gibi tırsak biri olmasaydım
sana çıkma teklif ederdim.
O zaman en tatlı çift Violet ile Hubie olurdu.
Canavar!
Hubie, ne oldu?
Pardon anne! Ben temizlerim!
Ortalığı mı dağıttın?
Ben temizlerim dedim! Önemli bir şey değil!
Neyi temizliyorsun? Bir kaza mı oldu?
No comments yet. Be the first to leave one.