The first 149 lines.
Hadi, kollarını kaldır, Sora.
Gıdıklandırıyor, Aki-nee-çan!
Memelerin yine mi büyüdü, Aki-nee-çan?
Evet.
Dokunmak ister misin?
Olur.
Ben bebek değilim.
Büyüyüp yetişkin olsan da, memeleri yalayıp dokunabilirsin.
O zamanlar bu benim için bir oyundu.
Aki-nee-çan, beni seviyor musun?
Seni çok seviyorum.
Ben de seni çok seviyorum, Aki-nee-çan!
Osırada söylediğim o sözleri, bir daha söyleyemeyeceğim günün geleceğini hiç düşünmemiştim.
Aki-nee-çan.
Dün temizlediğini söylemiştin!
Ama kiraladığım birkaç DVD'yi izlemediğimi hatırladım.
Toplamda üç taneymiş.
Korkutucu.
Fark etmemiş olsaydım, gecikme nedeniyle 750 yen ödeyecektim.
İnsanları böyle kullanmaları doğru değil, değil mi?
Bu kadar pasaklı olmasana, Onee-çan.
Ne yapsam?
İzleyip gecikme ücretini mi ödesem,
yoksa izlemeden geri mi iade etsem?
Hey, yerimde olsan sen ne yapardın, Sora?
İkisi de fark etmez.
İki durumda da bir kaybım olacak, değil mi?
Bunu temizleyeceğim, Aki-nee-çan, sen de...
Hey.
Sence ne yapmalıyım?
Bilmiyorum!
Sora-nii!
Neredesin?
Yine mi Aki-nee'nin yanındasın?
Kahvaltı. Acıktım.
Ama Aki-nee-çan'ın odasını temizlemeliyim, kendin hazırlasan, Nami.
Olmaz.
Ben hazırlayayım mı?
Hayır, teşekkürler.
Çok kabasın!
Yemek yapamayacağımdan değil.
Hayatında hiç doğru dürüst bir şey yapmadın ki.
Yaptım!
Bardak erişte gibi.
Tamam.
Odayı temizler temizlemez kahvaltıyı hazırlayacağım, biraz bekle.
Acele et.
Teşekkür ederim.
Seni çok seviyorum!
Sora-kun, bugün nöbetçi misin?
Sumiya-san.
Hayır, Nami'nin sırası.
Ama unutmuş ve kulüp aktivitelerine gitmiş.
Nami-çan'a hep böyle göz kulak oluyor musun?
Hayır!
Biz ikiziz, ama ben ondan büyüğüm ya, ondan.
Ama garip değil mi?
Sen ve Aki-senpai oldukça güvenilirsiniz ama Nami değil.
Aki-nee-çan öyle mi?
Büyük bir ünü var.
Sınıftaki en iyi notlara sahip,
ve sporda da olağandışı biri.
Spor kulübündeki kızlar sürekli koçluk etmesini istiyor.
Anlıyorum.
Aki-senpai gibiler senin ideal tipin mi, Sora-kun?
Neden sordun?
Eee...
Eğer bu doğruysa, ona karşı kazanacağımı sanmıyorum.
Kazanmak?
Nami?
Çok aptalsın ya.
Beni kızdırıyorsun!
Aptal mı?
Kana, gidelim!
Onunla konuşmak vakit kaybı.
Sora.
Çok teşekkür ederim!
Özür dilerim. Cüzdanımı unuttuğuma inanamıyorum.
Kendine çekidüzen vermelisin.
Sumiya-san bile herkesin sana saygı duyduğunu söyledi.
Bana hiç öyle gelmiyor ama.
Aslında çok pasaklısın, değil mi?
Off, çok kabasın.
Ah, tamam.
Biraz oynamak ister misin?
Eh?
Çok utanıyorum.
Endişelenme. Kız gibi görünüyorsun.
Gerçekten mi?
Belden aşağım havadar oldu.
Raketi sallamayı dene.
Böyle mi?
Raketi sıkıca kavra.
Güzel. Şimdi böyle dur.
Böyle...
Böyle mi?
Doğru.
Bir kez daha.
Yaz kokusu yaklaşıyor.
Aki-nee-çan'ın terinin kokusu da yaklaşıyor.
O anın sonsuza kadar sürmesini istedim.
Düşündüğüm buydu.
Senpai?
Off. Kimse gelmez demiştin.
Özür dilerim.
Ama tatlı göründüğünü söyledi.
Bu sadece beni daha fazla utandırıyor.
Yerinde olsaydım, mutlu olurdum.
Yok artık-
Duş alacaksan, haber vermelisin!
Neden?
Bu birilerini şaşırtır da ondan ya?
Sora.
Ne?
Benimle birlikte yıkanmak ister misin?
Ne dedin sen?
Eskiden beraber yıkanırdık.
O zamanlarda...
İstemiyor musun?
İstemediğimden değil...
Bir süredir birlikte yıkanmamıştık, değil mi?
Kocaman olmuş ha?
Sırtın yani.
Erkek oluyorsun, Sora.
Evet, öyle.
Sırtını yıkayayım.
Gerek yok.
Eskiden sırtını yıkamak çok zaman almıyordu.
Birden kocaman oldun.
Hey, Sora.
Tenis oynamak seni azdırdı mı?
Yok öyle bir şey!
O zaman bu neden büyüdü acaba.
Aki-nee-çan!
Tenis kulübündeki kızlar mı seni azdırdı?
H-Hayır!
O zaman, kız kıyafetleri giydiğinden mi böyle oldu?
Hayır!
O zaman seni ben mi azdırıyorum?
Çok kötüsün.
Kız kardeşinden azıyorsun.
Hayır, sebebi o değil.
Ben...
Sorun değil.
Seni iyi hissettireceğim.
Hadi, gevşe.
Her şeyi bana bırak.
Aferin.
Kendini tutmana gerek yok.
No comments yet. Be the first to leave one.