The first 168 lines.
O da neydi?
Anna!
Bir gün çimenlerin arasında
hafif kırmızı renkte parlayan bir kum tanesi buldum.
Bir daemonium parçacığıydı.
Eve götürüp gözlemlemeye karar verdim.
Günde üç milimetre büyüdü, sonra kalp gibi atmaya başladı.
Yaklaşık 10 santimetre boya gelince dört bacaklı bir daemon'a dönüştü.
-Sonra da… -Bir dakika Kento.
Gerekeni yapıp o daemon'dan kurtuldun, değil mi?
-Hayır, o burada. -Ne?
Gördünüz mü? Adı Anna.
Adı çıkardığı sesten geliyor.
Anna?
-İğrenç! -O da ne?
Kento, at onu, hemen!
Tanrılar sonsuz sayıdadır ve bizi asla terk etmezler.
Her zaman bizi kurtarırlar.
Yalvarırım iyi insanlar, durup bu sözlere kulak verin.
Bu güzel dünyayı
kendi ellerimizle düzeltmeliyiz.
Yine geldi! Lanet daemon!
İnsanlar niye daemon'lardan nefret ediyor? Çok tatlılar.
Baksana Kento.
Şu daemon'u bir görelim.
Babam daemon'ları gördüğümüz yerde öldürmemizi söyledi.
Çoğalmadan onları yok etmeliyiz.
Anna'yı öldürmek mi? Bunu asla yapamam.
Onu rahat bırakın.
Bundan hoşlanmıyor.
Ama Rahibe, o bir yavru daemon büyütüyor.
Daemon mu?
Bu doğru mu?
Şey…
Anna?
İğrenç yaratık!
Ver şunu bana!
Derhâl!
Buraya gel!
Nükleer deney bölgesinde esen rüzgârlar
dünyanın her yerine daemonium parçacıkları yaymayı sürdürüyor.
Bu parçacıklardan gelişen yaratıklar daemon olarak biliniyor.
İnsan ruhunun derinliklerinde
daemon'lardan nefret etmelerine sebep olan bir şey var.
Belki de bizi insan yapan şey daemon'lara olan nefretimizdir.
BARIŞ ÖRGÜTÜ
Nefret mi? Ama oğlumun evcil bir daemon'u var.
Kento'nun daemon'u mu var?
Araştırma projesi için gözlem günlüğü tutmuş.
Ne tuhaf çocuk.
Evet, oğlum tuhaftır ama önemli değil.
Hey, siz ikiniz.
-Pardon! -Pardon!
Kento, çok bekledin mi?
Anne!
Acıkmış olmalısın.
Sunumun nasıldı? Bugündü, değil mi?
Herkes çok şaşırdı.
Şaşırmışlardır.
Anna!
O kadar tatlısın ki dayanamıyorum.
Artık sunumun bittiğine göre
Anna'yı doğaya mı salacaksın yoksa kalmasını mı istiyorsun?
Kalabilir mi?
Tabii, kalabilir.
Duydun mu Anna? Sonsuza dek birlikte olacağız!
Anna!
3 AY SONRA
Anna!
Daemon kullanıcıları.
Daemon nüfusunu kontrol altına almak için belediye görevlendirmiş olmalı.
Anna?
Daemon'ların taktığı tasmaları görüyor musun?
Kullanıcılar onları şokla dize getiriyor.
Ne yapıyorsun? Cezanı çek!
Anna!
Anna!
Kahretsin! Boynu kırıldı!
Tasması da kırıldı.
Şansıma tüküreyim. Burada kalsın.
Gidelim. Yeterince öldürdük.
Burada işimiz bitti.
Anna, bunu tak.
Anna?
Merak etme, kırık. Sana şok veremez.
Böylece seni başıboş daemon sanıp öldürmezler.
O zaman şimdi…
Ben de bazen daemon savaşı izliyorum.
Balık köftesine bayılıyorsun, değil mi?
Anna!
Herkesi ne kadar tatlı olduğuna nasıl ikna edebilirim?
Belki daemon kullanıcısı olurum.
Bazı daemon'ların tuhaf güçleri varmış, biliyor muydun?
Söylentiye göre Kyushu'da zamanı geri alabilen bir daemon varmış.
Kırık bir kahve fincanını bile eski hâline getirebiliyormuş.
Birkaç Kuzey Amerika kenti
azgın daemon sürüsü tarafından tahrip edildi.
Ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyeceği tahmin…
Anne, soya sosunu uzatsana.
Büyük bir iyileşme beklenmiyor.
Olamaz!
Ne? Ortadan kayboldu.
Tuhaf.
Anna, tatlısın diye
biz yemek yerken masaya çıkamazsın.
Anna!
Nereye saklamıştın?
Yok oldu!
Anna!
Yine geldi.
Anna, sen…
MEŞRUBAT KUTUSU KURBAĞA
SAKSI KORKUNÇ İHTİYAR - KAYA
-Başardın! -Anna!
-Vay canına! -Anna!
Anna, sana hayran kaldım!
Anna, patlıcan turşulu kızarmış noodle istiyorum.
Anna!
Hâlâ sıcak.
Neden şaşırdın?
Üç gün öncesinden! Piştikten hemen sonra yok ettirmiştim.
Hiç soğumamış!
Piştikten hemen sonra mı?
Demek zaman aşımı yok.
Buldum!
BUĞDAY UNU SÜT
Bunların son kullanma tarihi geçmek üzere. Saklayabilir misin?
Anne…
Geliyorum.
Rahibe?
Bayan Tachibana, biraz konuşabilir miyiz?
Sizin için ne yapabilirim?
Evinizde bir daemon var, değil mi?
Dört bacaklı ve tüm vücudunda gözleri var.
Daemon mu?
Daemon'lar iğrenç yaratıklar.
Onları beslemek tanrılara hakarettir.
Onu bana verin. Sizi o pislikten kurtarayım.
Ama hiç beklenmedik bir işe yarıyor.
Her şeyi, yemekleri bile günlerce bozulmadan saklayabiliyor.
İğrenç.
Şimdi anlaşıldı.
Daemonium parçacığı oğlunuzu kirletti, değil mi?
Zavallıcık fazla yaşamaz.
-Tanrıların gazabı mı ki? -Lütfen gidin!
Bekleyin!
Bu durumda ameliyatla almak mümkün değil.
Hep maske taktırdım.
Bundan sonrası kader.
Daemonium parçacığı büyüyüp er geç bir daemon'a dönüşür.
Bu olduğu zaman oğlunuz…
Ama gelişmediği olmuyor mu hiç?
Üzgünüm ama yetişkinliğe kadar yaşaması yok denecek kadar az bir ihtimal.
Hayır, olamaz.
Bir şekilde kurtulacağını biliyorum.
Alo.
Daemon kullanıcısı olmamasına rağmen daemon'u olan bir aileyi ihbar edeceğim.
Bir şey yapamaz mısınız?
Nasıl bir daemon?
Dört bacaklı ve her yerinde gözleri var.
Bir de sanırım bir şeyleri saklayabiliyormuş.
Bir şeyler saklama yeteneği mi varmış?
Ne zarar verdi?
Henüz vermedi mi?
Anladım. Adresi söyler misiniz?
Bilgi için teşekkürler.
Ne? Bu da ne?
Anlaşıldı. Nerede?
No comments yet. Be the first to leave one.