The first 200 lines.
NETFLIX SUNAR
BU FİLMDEKİ YARIŞ SAHNELERİ PROFESYONEL DUBLÖR SÜRÜCÜLERLE
Tamam! Bugün parti veriyoruz
Ama fazla dağıtmayın çünkü yarın büyük gün.
Trollstigen'de düğün yarışı yapacağız.
Çünkü Roy aşkı için yarışacak!
Sylvia için!
Fotoğraf çekiliyoruz, gel.
Kızlarım, ne güzelsiniz.
Gülümse baba! Yarın evleneceksin!
Tamam, "araba anahtarı" deyin!
Araba anahtarı!
-Bir kere daha. Araba anahtarı! -Araba anahtarı!
Çok teşekkürler…
Hadi, dans edelim!
Sonra sen…
Kadeh kaldıran benim. Ben karar veririm.
Roy'la ne ara bu kadar iyi dost oldunuz?
Aramız pek yakın değildi ama bu mesele başka.
-Neymiş o mesele? -Neymiş mi?
Aşk be Boccia!
-Roy'u gördün mü? -Hayır. Shelby'yi alayım mı?
-Alabilir misin? -Tabii.
Merhaba Shelby!
Gezelim hadi.
-Shelby mi o? -Dünyadaki en harika üvey kardeş.
-Konuşmaya başladı mı? -Yakındır diye düşünüyoruz.
1948 model, 318'lik küçük blok motor.
Otobüs çarptığından beri kendinde değil.
-Beyni hasar mı gördü? -Bilmiyorum.
Bir,
beş, dört, iki,
altı, üç, yedi, sekiz.
O neydi? Piyango sayıları mı?
-Motorun ateşleme sistemi. -Ezbere mi biliyor?
Silindirlerin ateşleme sırasını duyabiliyor. Ona kulak ver.
Dalga geçtiğini sanmıştım Doffen. Cenaze arabası ne iş?
Şuna bak.
Ne düşünüyorsun? 429'luk.
Büyük blok motor.
472'lik büyük blok motor.
-Seni arıyordum. -Öyle mi? Hazırım.
Gerilmeye başladım. Çok büyük bir olay!
-Hiç bizlik değil. -Hazır mısın?
-Neye? -Hayatının kalanını benimle geçirmeye.
Hadi.
Evet, meşhur Roy Gundersen.
Evet, o benim.
Dans edebilir misin?
-Biliyor muyum anlamında mı? -Eder misin?
Elbette ederim. Dans etmeye bayılırım. Sürekli dans ederim. Ya sen?
Tamam!
Peki.
İçer misin?
Peki.
Öpüşür müsün?
Tabii öpüşürüm!
Evli değil misin Roy?
-Evet ama yarın evleneceğim. -Ne diyeyim…
Yarın için bol şans.
Bir bakalım…
İşte şimdi tarz oldun Roy.
Harika. Beni dinle.
Dün gece Alman bir kadınla konuştum.
-Sence kim olabilir? -Alman mı?
Robin olmalı.
-Robin mi? -Evet.
Sylvia seninle tanışmadan önce onunla Almanya'da yaşadı.
Sana ondan bahsetmedi mi?
-Robin bir kadın mı? -Evet.
Sylvia'yla yaşayan bir adamdan konuşmuştuk.
Robin erkek ismi. Robin Hood gibi.
Hayır. Robin kadın.
Ne hakkında konuştunuz?
Mesele de o ya. Pek emin değilim.
Biraz bulanık.
Anladım.
Pekâlâ millet!
Tepeye ilk varan
gelini kazanır!
Bir de
kadeh kaldıranın, yani benim sıralamama göre süreceğiz.
Önce Roy başlayacak.
Tamam mı? Hadi!
Seni geçmeye çalışan bir hız kasisi var.
Ne?
Hız kasisi. Bir Porsche!
Yani onu arkamda mı tutacağım?
Ne tür bir araba bu?
Porsche 991 GTS R Turbo S.
Amma da gözün dönmüş!
Benim konvoyuma bulaşma!
-Dinle… -TT, orada mısın?
-Virajda batırdım. -İyi misin?
O arabayı yen Roy!
Tepeye ilk varan sen olmalısın!
Bas gaza!
Çok güzel görünüyorsun.
Robin?
Tepeye ilk varan gelini kazanır, değil mi?
Norveççe mi öğrendin?
-Seni götürmeye geldim. -Götürmeye mi?
Ben evleniyorum. Roy'la. Şimdi hem de.
Bu adam sana layık değil.
Tamam, iyi öpüşüyor ama…
Ne dedin sen? Öpüşüyor mu?
Neden bahsediyor?
Ben…
-Neden bahsediyor Roy? -Bilmiyorum.
İkinizin arkadaş olduğunu bilmiyordum.
Sarhoştum. Hatırlamıyorum.
Seni geri zekâlı!
Sylvia?
Sylvia!
Anlamıyorum. Derdin ne senin?
Ne düşünüyordun be aptal?
Öyle bir şey değildi.
-Sylvia. -Biliyor musun?
Bıktım usandım. Düğün iptal.
Lütfen…
Nina, koltuğu ve çantayı Porsche'ye koy.
-Aşağıya kadar seninle ineceğiz. -Güzel.
Gel tatlım.
Tepeye ilk varan gelini kazanır.
Kuralları ben koymadım.
Olmaz. Dinleyin. Yeniden yarışma düzenlememiz gerek.
Gelini geri kazanmak için bir şansı hak ediyor.
Başka türlüsü sportmence olmaz.
Tamam, yeniden yarış.
Ama bizim orada.
Öyle mi? Tamam.
Orası neresi?
Nürburgring.
Üç gün sonra.
Sarı Mustang'in, kırmızı kuşuma karşı.
-Yarış pistinde mi? -Evet, Nordschleife'de.
Salı günü görüşürüz.
Hayır.
Sylvia, lütfen.
Sylvia!
Hayır!
Midem bulandı!
Porsche'ye bindi!
Amerikan arabaları üyesinin Porsche'de ne işi var?
İğrenç!
Dört yıldır seni görmedim ama şimdi böyle gelip…
Biliyorum. Üzgünüm ama o sana layık biri değil.
Nereden biliyorsun?
-Ve burada ne işin var? -Sana sürpriz yapmak istedim.
Seni özledim. Tamam mı?
-Seni öptü mü? -Evet.
Kabahat onda değil. Öpülesi biriyim.
-Ne yapacağım şimdi? -Benimle Köln'e gel.
Köln'e falan gitmiyorum. Eve gitmek istiyorum.
Ama sana ihtiyacım var.
Norveççe üzerinde çalışıyorum.
Fazla oldun ama sen!
Ben araba yarışçısıyım. Ne bekliyorsun?
Senin için sadece iyi olanı istiyorum. Tamam mı?
Güvenini hak etmiyor.
Tamam. Varım.
-Var mısın? -Varım.
-Tek şartla. -Tamam.
Nürburgring'de Roy'la mı yarışacaksın?
Bunu görmem gerek.
İlişkileri sürdürebilmek için ne gerektiği konusunda farklı görüşler…
-Orada işler nasıl? -Yağ tapasını sıkmam gerek sadece.
Güzel.
Selam.
Kebap isteyen var mı?
Hepsi hazır Nybakken!
Hadi.
-Acele etmemeliyiz. -Masaya oturalım.
Alo, benim.
Kırgın ve sinirli olduğunu biliyorum.
Ama konuşmamız gerek.
Olan şey…
Sadece…
Tek bildiğim sana deli gibi âşık olduğum. Seni seviyorum.
Tamam mı? Sonra konuşuruz umarım.
Baba?
Böyle olmaz.
Biliyorum.
Kadınlar!
Shelby ile kaçtı. Delilik resmen.
-Ve o Alman kaşarı… -Kes şunu.
Bu senin suçundu.
Üçüncü kez her şeyi mahvediyorsun.
Biliyorum.
Ne olduğunu gördün mü?
Sylvia, Shelby… Her şeyi kaybediyorsun. Tüm aileyi mahvediyorsun.
Biliyorum.
Kendine gel!
Nasıl? Ne yapabilirim?
Orada bir Porsche'yi yenemem.
Denemelisin.
Babam bana son söz söylenmeden hiçbir şeyin bitmeyeceğini öğretti.
Motorum vuruyor. Bujilere bakmam gerek.
GT86'na ne oldu?
Suda mahvoldu.
No comments yet. Be the first to leave one.