The first 200 lines.
"Geçmiş asla ölmez.
Hatta geçmiş bile değildir."
Em? Hayatım?
Deh.
Öldür beni. Öldür beni.
Merak etme kızım.
İstediğini yapacağım.
Hayır!
Sık sık sadakatinin derinliğini sorguluyorum.
Bana haksız olduğumu kanıtla.
Adını söyle kızım.
Adını söyle.
Bunu yapmak bana hiç keyif vermiyor.
Sessizlik!
Sadece ben konuş dediğimde konuşacaksın.
Artık senden ben sorumluyum ve senin yabani taraflarını terbiye edeceğim.
-Şimdi, ayağa kalk. -Hayır, hayır!
Haydi.
Adını söyle kızım.
İtaat et!
Bana seçme şansı bırakmadın.
Şimdi lütfen benim için ayağa kalk.
Hayır, hayır, hayır!
Haydi, haydi, haydi.
Arkadaşların senin yüzünden öldü. Bunu biliyorsun değil mi?
Bir daha kaçmaya kalkarsan...
seni alev barakasına kendim götürürüm.
Şimdi, şunu bir daha deneyelim.
Adını söyle kızım.
Eden.
Eden.
Adını gururla ve inanarak söyle!
Eden. Adım Eden.
Güzel Eden. Çok güzel.
Artık her şey yoluna girecek...
ağlamanı kesebilirsin.
Belki artık akşam yemeği için tüyebilirim.
Bize tavuk hazırlayabilirsin.
6 hafta sonra
Dikkatiniz çok çabuk dağılıyor gibi.
Haydi şu tekdüze hali dağıtalım da tekrar odaklanmanızı sağlayalım.
Haydi, bize bir şarkı söyleyin.
Belki şu eski zenci melodilerinden biri falan.
Harekete geçmemiz gerek Bu s.kikler kafayı yemiş.
Bir dahaki sefere bu kadar cömert olmayacağım.
İşe dönün. Hepiniz!
Müttefiklerin zafer sesleri işinize neşe katsın.
Süt, tavuk.
Tekrar denemeliyiz.
-Yere yatın. Yere yatın! -İnin şuradan. Haydi!
-Vagondan inin. -Harekete geçin! Çıkın şuradan.
Neye bakıyorsunuz? Sıraya geçin. Haydi!
Acele edin!
Sıraya geçin! Buraya gelin.
Eden! Kıçını kaldır kızım!
Öne çık.
Dön.
Saçına bak.
Bu ne güzellik.
Ona ad verelim mi çocuğum?
Adı Julia olsun.
Duydun mu?
Bunlar işçi elleri.
Gidebilirsin.
Pekala...
eve hoşgeldiniz, hepiniz.
Şimdi dinleyin! Her biriniz!
Burası yenilikçi bir tarla.
9. Piyade Bölüğü'nün önderliğinde 13 Eyaletin Konfederasyon Ordusu.
Daha önce her nerede idiyseniz,
ne tür küçük özgürlüklerin tadına baktıysanız,
size bunların bittiğini söylemek için buradayım.
Siz alt tabakanın karşılık vermesi gibi şeyleri tolere etmem.
Hatta, bu tarlada...
sadece size izin verildiğinde konuşabilirsiniz.
Bu da demek oluyor ki,
aranızda konuşmanız kesinlikle yasak,
sadece bu mülkteki beyazlardan biri...
size izin verirse konuşabilirsiniz.
Eğer aranızda konuşursanız,
bunu öğreniriz.
Şu tarafta kulübelerinizi bulabilirsiniz.
Ayrıca çavuşlardan biri, itaatkar ve yüzünüzde bir gülümsemeyle...
uymanız gereken günlük görevlerinizle ilgili...
size bilgi verecek.
Burada, çalışırken ıslık çalarız.
Doğru değil mi Eli?
Onbaşı, bayrağı yükseltin. General bu akşam eve dönüyor.
Dağılabilirsiniz.
Haydi.
Haydi. Yürümeye başla.
Haydi. Gidelim, kımılda.
-Bu da nedir? -Sessiz ol!
Hareket et, şimdi!
Erken başlamışsın.
Ne zaman?
Kaç kişi...
Buraya gel.
Sen Virginia'dansın değil mi?
Ben Kuzey Carolina'danım.
Bak, ben bunu yapamam.
Sen her ne yapıyorsan, ben yapamam.
Ben dinle.
Buradan önce nereden gelmişsen, bunu unutman lazım.
Bu benim için mümkün değil.
Ne yapıyoruz?
Plan nedir?
Sence denemedim mi?
Kaçacağımız anı dikkatlice seçmemiz gerek.
Ama o zamana kadar...
başımızı eğip çenemizi kapamamız lazım.
Beni anlıyor musun?
Seni tanıyorum.
Ve buradan tek çıkış yolumun sen olduğunu biliyorum.
Hamileyim.
Beni dinlemen gerek.
Susman lazım. Bu beyazlar seni öldürür.
Susmanın güçlü olmak olduğunu sanıyorsun öyle mi?
Susmak ne zaman işimize yaradı ki?
Sen lider falan değilsin.
Sadece ağzın laf yapıyor.
Bu doğru değil mi?
Hey!
Ne yani, dağlanmış omurgasız bir zenci köleden başka bir şey değil misin?
Kan ve toprak. Kan ve toprak. Kan ve toprak.
Kaldığınız yerden devam edin.
Öncelikle,
Sizi Milliken'de yankileri yendiğiniz için tebrik etmek istiyorum.
İşte zafer buna benzer!
O korkak Birlik pezevenklerinin geri çekilmesini sağladık.
Washington artık yakınımızda.
Ama asla merhamet göstermemeliyiz.
Biz tanrıların soyundan geliyoruz...
ve de onlarla aynı, ölçülemez cesaretimiz ve gücümüzle savaşacağız.
Kanımızı feda edip...
ana yurdumuzun topraklarını bereketlendireceğiz.
Bu mirasımızı, hayat şeklimizi...
korumak için tek umudumuz.
Bu topraklar hep bizimdi.
Biz buranın haklı varisleriyiz.
Ve de hiç endişeniz olmasın, ulusçu devletimiz...
Amerika'ya ihanet edenler tarafından elimizden alınmayacak.
Buna inanıyorum, çünkü size inanıyorum.
Siz hepiniz geleceğimizsiniz.
Ve bizi,
nihai zafere erdirecek olanlar sizlersiniz.
Ama bu akşam için, dertlerimizi bir kenara bırakalım.
İçin ve keyfinize bakın. Bunu hak ettiniz. Her biriniz.
Ve bu arada,
bu yabani zenci kadınlar her türlü ihtiyacınızı karşılamak için burada,
artık o ihtiyaçlarınız her neyse.
-İnanç! Aile! Halk! -İnanç! Aile! Halk!
Kaldığınız yerden devam edin.
-Bu kızlardan hangisini beğendin peki? -Ne?
Bu kızlardan hangisini beğendin?
Selam meleğim.
Evet, sen.
Buraya gel. Isırmam.
Haydi.
Dostum tam da bana seni çok güzel bulduğunu söylüyordu.
Hayır dostum. Hayır.
Ne, sence güzel değil mi?
Hayır, yani...
Tabii ki güzel buluyorum.
Tamam öyleyse. Hayır diyecek değil.
Konuş onunla.
Burada kontrol senin elinde.
Ben...
Şey, ben...
Haydi ama, sikeyim...
Yemek servisinden hemen sonra seninle kulübende buluşacak.
Şu esnadan itibaren yanımızdan ayrılabilirsin.
Şimdi git de kendini onbaşı için hazırla.
O neydi kızım?
Evet...
efendim.
İşte böyle.
Haydi şimdi. Git.
Eh tadını çıkar, tamam mı?
Ben de kırbaçlama direğine döneyim.
İzninizle?
Adınızı öğrenemedim.
Daniel.
Adım Daniel.
Şey, teşekkürler Daniel.
Az önce için.
Güzel olduğumu söyledin.
Tabii ki öylesin. Bunu herkes görebilir.
Bir erkeğin bana en son nazik davranmasının...
üzerinden o kadar zaman geçti ki.
İltifat için minettarım.
Sen nasıl bu kadar tatlı olabildin?
Bak, sen...
Bunu yapmana gerek yok.
Senin özel biri olduğunu görebiliyorum.
Sen diğerleri gibi değilsin. O canavarlar gibi.
Benimle neden konuşuyorsun?
Yani arkadaşın beni yanınıza çağırdığında mı diyorsun?
Hayır. Şimdi odaya girdiğimde benimle neden konuşmaya başladın?
Ben sadece düzgün bir şekilde tanışmamız gerek diye düşündüm.
No comments yet. Be the first to leave one.