The first 200 lines.
Dik oturmalısın.
Bu ne zaman başladı?
- Kapıdan... - Kapıdan geçerken mi?
Ben hiç hapse girmedim!
- Hoşuma gitmedi! - Peki, başını geriye yasla.
İstersen bayılabilirsin.
Fark etmez, yine de hapiste olacaksın.
HAPİSHANEDE, HAYATINIZI SONSUZA DEK DEĞİŞTİRECEK İKİ GÜN VARDIR
Dön, sırtını panoya yasla. Birinci kameraya bak.
İLK GÜN...
Adamım...
O kapılardan ilk kez geçerken korkmuştum.
Sanki az gelişmiş bir bok çukurundaymışsın gibi.
Hapiste ne olur, biliyor musun? Duygusuzlaşırsın. Bir hayvana dönüşürsün.
Lütfen gitmeme izin verin. Oğlumun yanına gideyim.
VE SON GÜN...
Dışarı çıkmak üzereyim!
Günlerdir geri sayıyorum.
Buradan dışarı çıkmak,
dünyanın en iyi hissi.
- Kendine iyi bak. - Bakacağım, tatlım.
Ön kapıdan çık ve bir daha geri dönme.
Bunları arkanda bırak.
Bu anın asla gelmeyeceğini düşünmüştüm!
Hapse girmek seni değiştirir.
Tam anlamıyla değişirsin. Tüm dünyaya bakışın değişir.
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
Alexander, buraya hiç geldin mi?
- Hayır efendim. - Karşıya bak. Bana dön.
Gözünün üstünde ne yazıyor?
Annemin adı. LaShonda.
Bileklik alana kadar kimliğin bu. Sayım yapılırken, bu kağıdı göster.
Diğer tarafa git.
Sağa doğru.
Saçmalık. Lanet olsun!
30 DAKİKA ÖNCE TUTUKLANDI
31 DAKİKA ÖNCE TUTUKLANDI
Ne yapacağım?
İlk düşündüğüm buydu. Ne yapacağım?
İlk işlediğim suç olsun ya da olmasın, bu iyi değil.
Cidden kötü görünüyor. Arabada üç siyahi,
iki silah, uyuşturucular, birçok şey vardı. İyi görünmüyor.
Sadece saçımı yaptırıp, eve gelecektim.
Dontrell benim evime geldi,
evine gidecektim, karısı saç yapıyor.
Rastalarımı falan düzelttirecektim,
ama hızlıca bir arkadaşını alacağını söyledi.
Az saçı olan diğer adamı.
Hiç düşünmedim. Arabaya bindim, paramı alacaktım.
Dükkanın olduğu sokakta oturuyorum.
Arabamdaki cam filmi çok koyu olduğu için
polis bizi durdurdu.
Arabayı iyice aramaya başlayınca bir sırt çantası buldular
ve içinden bir sürü şey çıkarmaya başladılar.
Araçta silah ve uyuşturucu buldular.
Ve herkesi suçladılar. Hiçbiri benim değildi.
Yani suçlu değilim, tamamen masumum.
Karşınızda masum bir adam var.
Masum olduğum halde, bu zor olacak.
Evet, ama dinle, şimdi tek şansımız mahkemeye gitmek.
Sadece durumu bilmeni istiyorum, kardeşim.
Trell, ben buraya gelmiştim.
Gwinnett'de olanları zaten biliyorum. Anladın mı?
Gwinnett İl Hapishanesi Gwinnett ili, Georgia’dadır.
Lawrenceville şehir sınırının hemen dışında,
Atlanta şehrinin yaklaşık 50 km kuzeyinde.
GWINNETT İL HAPİSHANESİ
Burası, ülkedeki en büyük hapishanelerden biridir.
Bu tesis, yaklaşık 95 bin metrekare büyüklükte.
Bu alanın içine, 20 adet tam ölçekli futbol sahası yerleştirebilirsiniz.
Bu tesis, duruşma öncesi gözaltı merkezi olarak sınıflandırılmış durumda.
Bir yılda bu kapılardan içeri 35 ila 37 bin arasında mahkum girer.
Bu devasa bir operasyon.
Pekala hanımlar, şu an serbest vaktiniz var.
78 gündür buradayım. Yarın 79 olacak.
Buraya altı kez geldim.
Artık burada olmak istemiyorum. Bu kesin.
Bu zor, ama aynı zamanda bana faydası da oldu.
Dışarıda olsaydım, şu an muhtemelen ölmüştüm.
TAHLİYEYE 15 SAAT
MAHKUM TAHLİYE BELGESİ
Ehliyetim yok, uyuşturucu yüzünden elimden alındı.
Askıya alınan ehliyetimle birkaç kez araba kullandım,
ve itiyadi ihlalde bulunduğumdan, suçlu konumuna düştüm.
Eve gideceğim için endişe ve korku doluyum.
Neden?
Bilmem.
Annemi özledim, biliyorum.
- Uzun süredir eve gitmemiş gibiyim. - Bu benim için yeni. Eve gideceğim.
Bu kez sokağa değil, evsiz değilim. Eve gidiyorum.
- Eve. Gerçek bir eve. - Bu harika.
Gerçekten umursayan birine.
- Hayatımda uzun zamandır böyle biri yoktu. - Senin için sevindim.
Her şeyi nasıl kaybettim, anlamaya çalışıyorum.
Erkekleri ve uyuşturucuyu aileme tercih ettiğimi söylüyorlar, doğru.
Ne zaman gitmeliyiz?
Annem 27 yıldır kullanmıyor. Çıkınca yanında kalmak için izin istedim.
"Harika olur." dedi.
Hayatımın bir dönemini kaçırdığı için baştan başlamak istiyor.
Telafi etmeye çalışıyor.
Ailemle tekrar beraber olmak
harika bir deneyim olacak.
Tekrar normal bir yaşamım olması için
gerçekten yardım etmeye çalışıyorlar, ki bu zor olacak.
Mücadele gerektirecek.
Mücadele, hep mücadele.
Gerginim. Eve gitmeye korkuyorum.
Tekrar çuvallamaktan korkuyorum.
Bay Russom, gelin.
Bay Russom, gelin. Sarı karede durun.
Neden bu işe bulaşıyorsun? Bunun için çok gençsin.
- Yanlış zamanda yanlış yerdeydim. - Öyle mi?
- Evet efendim. - Öyle umarım.
2 SAAT ÖNCE TUTUKLANDI
Bu pislik için çok gençsin. Okula gidip, eğitim almalısın.
Dünyaya faydan olmalı.
- Gelecek ay üniversiteye gidiyorum. - Öyle mi? Pekala.
Tamam, sana yöneltilen iki suçlama bulunuyor.
Dağıtmak amacıyla esrar bulundurma, bunlardan biri.
Diğeri ise bir silah bulundurmak. Niye silahın var?
- Dedim ya, yanlış zaman ve yer. - Biliyorum.
HAPİSHANE KAYIT RAPORU
Toplam kefaletin 11.400 dolar.
Kefaletle çıkmak için nakit ödeme yapılabilir.
Bu tutarın tamamı.
Bir kefalet şirketinden faydalanabilirsin. %12 ila %15 arasında ücret alırlar.
Bunun %12 ila 15'i ne kadar ediyor?
%15'i 1710 dolar eder. Bu daha yüksek olan miktar.
Şirkete yaklaşık 1700 dolar ya da daha az ödemen gerekir.
- Tamam mı? - Evet.
- Başka sorun var mı? - Hayır, efendim.
Ufaklıkla ne yapıyorlar?
Onu nedense ayrı tutuyorlar, kardeşim.
Birimiz sorumluluğu üstlenmeli, aynı şeyle suçlanıyoruz.
Şu an tek düşündüğüm, kahrolası çocuğum.
Karım bu halttan bıktı, kardeşim.
Onun böyle dertleri yok, değil mi?
Kaybedecek çok şeyim var, kardeşim.
Bu iş yüzünden mahvolamam.
Peki ne yapacaksın?
İtiraf etmeli.
- İlk suçu. - Üstünde mikrofon olduğunu unutma.
- Ne? - Üstünde mikrofon var, unutma.
- Ne olmuş? Yine de itiraf etmeli. - Evet, öyle.
Ve onu her gördüğünde onunla konuşmalısın.
- Onu tekrar görürsen. - Sen de.
Lanet suçunu üstlensin. Yapması gereken bu. Suçunu üstlensin.
Çünkü dağıtıcılıkla suçlanmam iyi görünmez.
Evet, sorumluluğu üstlenmeli.
Suç mahallinde birden çok fail varsa,
Bu mahkumları burada ayrı tutmaya çok dikkat ederiz.
Onları ayrı tutabilirsek, gerçeklere ulaşma olasılığımız daha yüksektir.
Anne, beni kefaletle çıkarmalısın.
- Neden, ne yaptın? - Hiçbir şey yapmadım!
Beni bu sabah bırakacakken, polis bizi durdurdu.
Hepsi üstündeydi.
- Lütfen anne. - Kefalet ne kadar?
1500 dolar.
Aman Tanrım.
- Lütfen anne. Yapamam... - Bende para yok.
Büyükanneme sor...
Büyükannenin elinde 1500 dolar yok!
Burada kalamam, anne. Delireceğim, anne.
Ben... Bu gerçek bir hapishane ve ben silah suçlamasıyla buradayım.
Etrafa sorarım ama kimse bu kadar vermez.
Lütfen, anne. Beni çıkarmalısın.
Burada kalamam. Dayanamam, anne.
Aman Tanrım.
Anne, bana yardım etmezsen burada ölürüm...
TAHLİYEYE 10 SAAT
Sanırım hapse dört kez girdim.
Ama bu sefer farklı olacak.
Sanki hep buradaymışım, 45 günden fazla kalmışım gibi.
Uykumdan uyanıp, "Sadece birkaç saat kaldı!" dedim.
Evet, çok heyecanlıyım.
Sabırsızlanıyorum.
Oma'm...
...Almanya'dan ziyarete geldi.
Oma Almanca'da büyükanne demek.
Onu altı, yedi yıldır falan görmedim.
Yani çok heyecanlıyım.
Çok anlamlı olacak. Sabırsızlanıyorum.
- İlk kez mi belaya bulaştın? - Hayır.
- Bulundurmaktan mı? - Evet.
45 gün hapiste kaldım.
Şartlı tahliye ihlalinden buradayım, görüşmeyi kaçırdım.
Küçük suçlar.
Yarın kaçta çıkacaksın?
Sabah, saat birde.
- Çok heyecanlıyım! - Eve gidince ne yapacaksın?
- Kafayı bulmamaya çalışacağım. - Seni anlıyorum.
Metilenden uzak durmaya çalışacağım.
Altı yaşımdan beri bağımlıyım diyebilirim.
Beni doğurduğunda, annem...
Annem sadece 15 yaşındaymış ve anne olmaya hazır değilmiş.
Partilere gider, beni yanında götürür
ve "Bana bir shot hazırla!" derdi.
"Bana bir içki hazırla." Bir barmen gibiydim.
Ve...
Ona her içki hazırladığımda, kendime de hazırladım.
No comments yet. Be the first to leave one.