The first 200 lines.
SAN NICOLA AL MONTE, İTALYA -2°C, 1.486 METRE
21 ARALIK
Öldün sen.
Öldün sen! Öldün!
Öldün!
Anne, beni normal anneler gibi bağırarak uyandırsan olmaz mı?
Normal annelerin hepsini öldürdüm.
Al sana! Al!
Babam Noel'de döner mi dersin?
Duymadın mı? Helikopterine köpek balığı saldırmış.
Bir kerecik ciddi olamaz mısın?
-Epey çatlağız, değiliz mi? -Biraz fazla.
Elia, kendin için öyle şeyler deme.
Kendim için demedim ki.
İyi, sağ ol.
Şansın var ki geç kaldım yoksa seni gıdıklayarak öldürürdüm.
Hemen dükkâna gitmeliyim.
Neden? Nihayet müşterimiz mi var?
Klasik oyuncaklar revaçta değil,
ben ne yapayım?
Olsun, ben kuklayı seviyorum.
Güzel bir gün dilerim tatlım. Unutma...
Uyanıkken bile hayal kurmaktan asla vazgeçme.
Aferin sana.
Vedalaşın!
-Görüşürüz. -Görüşürüz!
NOEL BABA'NIN FABRİKASI, KUZEY KUTBU -49°C, 2.147 METRE
Neşelenin dostlar! Noel'e günler kaldı!
Meteoroloji servisi hediye fırtınası bekliyor
ama elbette sadece uslu çocuklara, yaramazlara değil.
Unutmayın, çocuklarla iletişim kurmak kesinlikle yasaktır.
Ama Noel sihrini de koruyun.
Bu iş bende. Büyük kalemlere bayılıyor.
Umarım çok geç kalmamışımdır.
Kamu hizmeti duyurusu.
Sim tabancası kullananlar yerine koymadan önce temizlemelidirler.
Sakin olun, sessizlik!
Sizi çağıracağım. Numara alın.
Oyuncak demişken, son icatları sunmak için
bugün son gün.
Trip bu yıl yine patronun odasından atılacak mı?
Yoksa giremeden durdurulacak mı?
-Dokuz! -Burada!
Gel.
Prototipini onaylatanlar
test için toplanma alanına gelsin.
Elf Ben
Oyuncak Üstadımız, müsaade var mı?
Yaramaz çocukların sayısı
giderek artıyor.
Orada mısınız Oyuncak Üstadımız?
Kim o?
Sevgili Trip!
Bu yıl bana ne getirdin bakalım?
Yeni oyuncaklar yaptın mı?
Evet ama biraz gerginim, hatta hisliyim
çünkü bu kez kendimi aştım.
Bunu yaptım. Adı "Çok Sesli Düdük".
Çok şirin!
Burada ne işin var Trip?
Sana 60'ıncı sırayı vermiştim, dokuzu yeni çağırdılar.
Bu nasıl oluyor?
Trip.
Oyun Üstadımız, binlerce yıldır benimsediğimiz
elf nezaketini bu tavrıyla ayaklar altına alıyor.
Aptal!
Oyuncak Üstadımız, bu düdük
dilediğiniz her sesi çıkarabiliyor.
Çocuklar buna bayılacak.
Yavru kedi sesi çıkarsın bakayım. Severim, bilirsin.
Evet ama bu tersten çalışıyor. İçinize çekmelisiniz.
Şimdi korku filmi çığlığı yap. Hadi!
Tanrı aşkına.
Şimdi de 50'li yıllardan bir erkek ayakkabısı bağcığının
gramofona sürtününce çıkardığı ses.
Gramofona bayılırım.
Ama... Trip! Ama...
Aferin.
-Sağ ol. -Ne demek.
En yeni ve güzel icadımı sona bıraktım.
Belki de en büyük şaheserim.
Peki! Görelim.
İşte bu.
Bu bir top...
Top...
Top...
-Toplaç. -Evet.
Şey gibi çalışıyor, top... Top...
-Topaç gibi. -Sağ ol.
Ama bunda dönen şey topaç değil...
Oda dönüyor!
Bütün oda dönüyor!
Evet. Bütün oda dönüyor.
Ama kapatmayı biliyorsun, değil mi?
Üzerinde çalışıyorum.
Nasıl durduruluyor?
Trip!
Durdur şunu!
Trip!
Hemen durdur şunu Trip!
Nasıl acaba?
Durdur şunu!
Özür dilerim!
Trip! Seni öldüreceğim!
Sıradaki!
Bu zımbırtılar da...
REDDEDİLMİŞ PROTOTİP DEPOSU
...burada eskilerle kalacak.
Senin icatların tehlikeli.
Kafadan kontak.
Oyuncaklarım çocuklara aradıkları heyecanı veriyor.
Ne aradıklarını nereden bileceksin? Hiç çocuk gördün mü?
Sen de bilmiyorsun! Kılavuzlarda okudun.
Ev aletleriymiş gibi.
Ama ben senin aksine
hâlâ bir mucit elfim!
Seni zavallı ezik!
Haddimi aştım.
Trip, top dikecek yeni birini arıyorlardı. Şimdi izninle.
Hadi, çok uzun sürüyor! Çabuk.
-Geri ver. -Hadi. Açayım.
Kendim açmak istiyorum.
Bırak!
-Hazır mısınız? -Hadi.
FantastiKard
Wünderkammer'in kutsal çekici.
Anladık.
Trolün Oğlu!
Ama bu bir melez kartı!
Mucit Elf!
Sihirli araçlar yapma gücüne sahip!
Bende yok.
Yeteneklerini oku!
Hadi!
Selam ezikler.
Selam Giada.
Badi Badi mi o? Nereden aldın?
Ne hakla benimle konuşuyorsun?
Ben verdim. Onları sadece babam satabiliyor.
Çer çöp satan ezik annen gibi değil.
Ne saklıyorsun? Göster bakayım.
Kaçın!
Ödlekler.
Bisikletlere koşun.
Hadi, kaçıyorlar!
Hadi! Hadi!
Hadi, daha hızlı!
Bisiklete binmeyi ne zaman öğreneceksin?
Beni bırak, kendini kurtar.
Hayır! Başarabiliriz!
Yakalarsam öldüreceğim!
Giderek yaklaşıyorlar.
Güven bana, başarabiliriz!
Acıyor!
-Ver şunu! -Neden?
Vermezsem ne olur?
Hadi, hodri meydan.
Geri istiyor musun?
Yarın Şeytan Yamacı'ndaki kızak yarışına gel.
Ölmezsen bu senin olur.
Ama sende o yürek yok.
Salak.
Yürüyün, gidelim.
Boş ver onu. Melez yaratık.
Trolün evladı.
Antika oyuncaklar güzel tabii, değil mi?
Ama biraz demode.
Elia bile Badi Badi için başının etini yiyordur.
Biri o oyuncağı her sorduğunda kenara para atsaydım
şimdiye zengindim.
Sihirli sözcüğü söyledin canım.
"Zengin."
Merhaba Ivana. Nasılsın?
Ondan bir konteyner dolusu buldum.
San Nicola al Monte bile dünyanın merkezi olacak.
Ciocca, lütfen kaldır şunu.
Yoksa beni istemiyor musun Ivana?
İstemiyorum! İflas ederim daha iyi.
Her Noel aynı terane.
Herkes son moda oyuncağı ister
ama ertesi gün puf! Unutulur gider.
İstemez.
Haklısın Ivana ama bu bir arz talep meselesi.
Neyse ne.
Halka istediğini vermeliyiz sonuçta.
Kaç tane sipariş etmek istersin?
Yüz mü, iki yüz mü? Hadi.
Ivana,
zorluk çektiğini biliyorum.
Artık kocan da olmadığı için...
Kolay değildir.
Diğer tüm dükkânlar
ürünlerimi satınca işin daha da zor olacak.
Senin iyiliğin için diyorum Ivana.
Ne beni umursuyorsun,
ne Noel'i, ne oyuncakları ne de çocukları!
Geçen yıl sahte çamaşır makinesi sattın,
Luigino iflas etti. Peki ya Fırıncı Rosa?
O da iflas etti! Sattığın şu güya laboratuvarda üretilen
glütensiz buğday yüzünden. Üçkâğıtçısın!
No comments yet. Be the first to leave one.