The first 200 lines.
NETFLIX SUNAR
Hey, toplanın! Anggun bir şey söyleyecek.
Vay canına millet! Çok etkilendim!
Nutkum tutuldu.
Gözlerim doluyor.
Ödül gecesi için dua edelim.
Herkes kendi inancına göre dua etsin.
Âmin. Tamam, yeter.
Mata Hari kucaklaşması!
Kazansak da kaybetsek de yarın Rama'larda parti var!
Daha çok dikkat etmeliydin.
Biri hata yapınca yardım edip düzeltirsin!
Affedersin Tariq, artık eve gidebilir miyim?
- Ailem bekliyor. - Ne?
Ailen mi?
Biz ailen değil miyiz?
Annemin bana ihtiyacı var.
Sakin ol, şaka yapıyordum. Ödülleri beklemeyecek misin?
İki saat kaldı.
O kadar bekleyemem.
Açıklandıktan sonra internet sitesini güncellerim.
Tamam. Görüşürüz. Millet!
Sur Hanım bizi bırakıp evine gidiyor.
- Hoşça kalın. - Kendine iyi bak tatlı Sur!
Güney Cakarta'ya gider!
Güney Cakarta'ya gider!
Hanımefendi.
- Patronum siparişi mesaj atmıştı. - Sipariş mi?
Telefonumu bulamıyorum.
Siparişi hatırlamıyor musun?
- Selam. - Aleykümselam.
AİLE LOKANTASI
Sur, telefonumu bulsana.
- Nereye koyduğumu unuttum. - Çaldırırım.
- Çaldırarak olmaz. Sessize aldım. - Dur.
Burada sanıyordum.
Vay canına. Ne o?
İleri teknoloji!
İyi ki bilgisayar bilimi okuyorsun.
Kim arıyor?
Yok baba. Laptoptan alarmı çalıştırdım.
- Neden geç kaldın? - Oyun yeni bitti baba.
Vaktini ziyan etme.
Ana dalın tiyatro değil.
Lokantada çok iş var.
Nasıl geçti? Kazandınız mı?
Bakmam lazım.
Anne!
Tebrikler canım!
Pekâlâ, pilav, ciğer şiş ve karalahana kavurması mı?
Evet, siparişim bu.
- Sur. - Efendim?
Onunla çok meşgul oluyorsun. Derslerin ne hâlde?
İyi gidiyor anne.
Öz geçmişim için iyi bir şey bu.
İnternet sitesi yapabildiğimi gösteriyor.
Ayrıca burs raporuma da yarayacak.
Bir dahaki rapor ne zaman?
Öbür gün.
- Ne kadar? - 28.000.
- Teşekkürler. - Ne demek.
Mata Hari!
BASTIR MATA HARI
Neden dersi astınız?
Sınıflarınıza dönün!
Medusa et Perseus adlı oyunun
Öğrenci Tiyatro Festivali'ndeki zaferinden sonra
fakültenin Mata Hari tiyatro grubuna desteği sürecek
ve Asya Öğrenci Tiyatro Festivali için gelecek ay Kyoto'ya gideceğiz!
Umarım dinamik ikilimiz,
oyun yazarımız Rama
ve yönetmenimiz Anggun,
üniversitemize daha çok başarı kazandırır!
Güneş yükseliyor doğudan
Beni dinleyin!
Herkes saat 18.00'de Rama'nın evinde olsun.
Güneş y ükseliyor doğudan
Uyanın sevgili dostlarım!
Kazandınız demek. Kutlama nerede peki?
Ben sadece site tasarladım Amin.
Tasarımı burada yaptın.
- Elektrik parasını öde madem. - Pis tefeci!
Tamam öyleyse.
Yemek ısmarlarım. Ne istersin?
Suşi.
Japonya'ya gideceksin ya.
Ben gidemem.
Sadece 15 kişi gidecek, ben kimim ki?
- Çıktı alınacak Amin. - Tamam patron.
Bir taslak daha mı?
Evet. Tercüme etmem gerekiyor.
Set enstalasyonları için de fotoğraf çekeceğim.
Her neyse…
Babam arkadaşlarıyla katılacağı
hayır galası için internet sitesi tasarımcısı arıyor.
Mata Hari'nin sitesini gösterdim,
çok beğendi.
Cidden mi?
Ona seni tavsiye ettim.
Lütfen partiye gel.
İstediğin kişiyi de getirebilirsin.
Tamam mı?
Otuz kopya.
- Bugüne yetişmez ama. - Sorun değil.
Amelia bugün çok çalıştı.
Amelia mı?
Neden öyle diyorsun?
Sebebi yok. Güzel isim, değil mi?
Anlamını bul. Zavallı hep çalışıyor.
- Üstü kalsın. - Sağ ol patron.
Duydun mu?
- Birini götürebilirim. Gelir misin? - Yok, sağ ol.
Şu yığınlara bak. Eyfel gibi.
Bedava yiyecek olacak.
Benzin parası benden.
Rama'nın evi biraz uzak.
Biliyordum. Sana taşıt lazım.
Bu işe ihtiyacım var. Daha burs parasını almadım.
Sekizde ayrılırız.
Tam sekizde, olur mu?
Şunları çoğaltmama yardım et.
Parti 1940'lar temalı. Uygun kıyafetin var mı?
Olmaz mı?
Mata Hari'de yeni misin?
Evet.
O partiye gitme.
Vakit kaybı.
Nedenmiş?
Burs raporuna odaklan.
Yarına, değil mi?
Dikkat çekmeye, popüler olmaya çalışma.
- Altı kopya sekiz bine, değil mi? - Evet.
Bunun derdi ne?
Ben çıkıyorum anne.
Elini ver.
- Selametle. Git, al o işi! - Âmin anneciğim.
Toplantıdan sonra doğruca eve gelirim.
Dokuzda evde olurum.
- Nereye böyle? - İş görüşmesine baba.
Annene kim yardım edecek peki?
Sorun değil.
Ona izin verdim.
Mesai saati dışında
iş görüşmesi mi olurmuş?
Kazandığımız ödül için küçük bir kutlama da yapacağız.
- Parti mi iş görüşmesi mi? - İş görüşmesi.
Madem iş görüşmesi…
…açık saçık giyinme.
Ama herkes böyle giyinecek.
İçine bir şey giy.
Bana söz ver. İçmek yok.
Peki.
Dükkândaki son sınıf öğrencisi kimdi? Çok kabaydı.
Farah mı?
Boş ver onu.
Eskiden Mata Hari'deydi.
Fotoğrafçı sanırım.
Ama atıldı.
Oğlanlarla karmaşık ilişkileri olmuş.
Öyle duydum.
İsim lütfen?
Suryani. Arkadaşımı da getirdim.
Suryani.
Vay! Amma büyük ev!
Öyle sahi.
Bir sürü heykel var.
Rama'nın babası heykeltıraş.
Selam sana tatlı Güney Güneşi
Amin.
Gömleğini içe sok.
- Sokayım mı? - Öyle daha iyi.
Ey Güney Güneşi Sıcak ışığın aydınlatır
Soğuk, yalnız kalplerimizi
Önce önemli bir duyurum var.
Haber şu,
Kyoto uçuşlarımıza
Bay Soemarno ile Lilis teyze sponsor oluyor!
Rama'nın annesiyle babası yani!
Amca, teyze,
Mata Hari ailesini desteklediğiniz için sağ olun.
- Helal olsun. - Ne diyoruz millet?
Teşekkürler amca ve teyze!
Gösterimize katkısı olan herkese teşekkür etmek istiyorum.
Önce yapım yönetmenimiz. Belalı Tariq!
Kendini fazla kaptırma.
Herkesin vizesini ayarlayacaksın.
Ayrıca, mükemmel performansı için Medusa'mıza teşekkürler.
Kirana!
Çok teşekkürler.
Görsel sanatlar ekibimiz ve Samsul!
Son olarak da
şahane internet sitemiz sayesinde dün salonumuz doldu.
Suryani'ye kocaman bir teşekkür!
- Baba, işte site tasarımcımız Sur. - Merhaba Sur.
- Merhaba amca. - Ne harika bir site.
Sağ olun.
Rama sana tekliften söz etmiştir.
Evet, söz etti.
- Kabul etmene sevindim. - Fırsat için teşekkürler amca.
Ah, kahpe felek
No comments yet. Be the first to leave one.