The first 200 lines.
GİŞE
Merhaba, Alice Adası için tek kişilik bilet alabilir miyim?
-Tek yön mü, gidiş dönüş mü? -Gidiş dönüş. Sağ olun.
HUYSUZ KITAPÇI FIKRY'NIN İNANILMAZ HIKAYESI
ADA KİTAPÇISI
Kitapların kokusuna bayılıyorum. Ya siz?
Hatta parfümü yapılmalı.
Munro'nun yeni kitabı! Güzel mi?
Okul için okuyorum.
Munro'ya bayılırım
ama sadece tatillerde keyif için okuyabiliyorum.
Knightley Yayınevi'nde çalışıyorum.
-Yeni satış danışmanlarıyım. -Aynen.
AJ Fikry ile görüşmek için geldim.
-Sen de kimsin yahu? -Merhaba, ben...
Adım Amelia Loman.
Pekâlâ, Bay Fikry.
Kapağı görmezden gelin.
Bu benim en sevdiğim kitap.
Sekiz yaşında yazar olan birinin biyografi kitabı.
Sizce de harika değil mi?
Leon Friedman, ilk kez 78 yaşında evlendi.
Gelini de üç yıl sonra kanserden öldü.
Bu tanıtım insanı üzüyor, evet.
Epey hassas ve nükteli olan bu kitabı
New York'tan Providence'a giden trende okurken
gözyaşlarımı tutamadığımı söyleyeyim.
Çok sıradan bir kitap gibi duruyor ama tıpkı Angela'nın Külleri
ve Morie'yle Salı Buluşmaları'nda olduğu gibi
okuyucular buna bayılabilir.
İyi misiniz?
-Benlik değil. -Ben de öyle düşünmüştüm.
Ama eğer ilk bölümü okursanız...
Benlik değil.
Öyle olsun. Belki diğer okuyucularınız sever?
Anneler Günü geldi çattı.
Olmaz.
Tabii ki.
Pekâlâ, başka bir şeyden söz edeyim.
Ne anlamı var?
Bay Fikry...
Birbirimizi pek iyi tanımıyoruz.
O yüzden size bir şey satmaya çalışmadan önce
bana ne sevdiğinizi söyleseniz, nasıl olur?
Sevdiğim mi?
Evet. Kitap zevkinizi duymak isterim.
Neyi sevmediğimi söylesem?
Öyle mi? Tabii, neden olmasın.
Post-modernizmden, kıyamet sonrası mekânlardan,
post-mortem anlatıcılar ve büyülü gerçekçiliği sevmiyorum.
Özellikle yetimli olan çocuk kitaplarını sevmiyorum.
Raflarımı genç yetişkinlerle doldurmak da istemiyorum.
Televizyon yıldızları adına başkası tarafından yazılmış romanlardan,
ünlülerin resimli kitaplarından, spor kitaplarından,
filmlerle ilişkili kitaplardan, serili kitaplardan nefret ediyorum.
Tabii cüzdanım böyle dolmuyor.
Hepsi bir kenara Bayan Loman.
Satış temsilcisi çok iyi yazıldığını iddia etse de küçük yaşlı adamın
küçük yaşlı eşinin kanserden ölümüyle ilgili edebi anıları
son derece tahammül edilemez buluyorum.
Anneler Günü'nde kaç nüsha satacağımı vaat etseniz bile.
Ada Kitapçısı kapanıyor.
Vermeyeceğiniz paralara bakmayı bırakabilirsiniz.
Bay Fikry.
İyi akşamlar Bayan Klock.
Sanırım biri tuvaleti tıkamış.
TİMUR VE DİĞER ŞİİRLER BİR BOSTONLI TARAFINDAN YAZILDI
Şerefe...
Seni boş lakırdı.
Lanet olsun!
Önümden çekil ufaklık!
ALICE ADASI POLİS MERKEZİ
Biri yardım etsin!
Soyuldum!
Pekâlâ Bay Fikry. Ne olduğunu anlatın.
Biri Timur'u çalmış.
-Timur da ne? -Şey... Kitap.
-Epey değerli bir kitap. -Peki.
Yani birisi dükkânınızdan kitap çalmış.
Alelade bir kitap değil. Kişisel koleksiyonumun parçası.
Edgar Allan Poe'nun son derece nadir bulunan bir şiir koleksiyonu.
En sevdiğiniz kitap falan mı?
Hayır, hazzetmiyorum bile. Boş lakırdı.
-Boş lakırdı ustası ama. -Olayı anlamaya çalışıyorum.
Kitabı sevmiyorsunuz ama manevi değeri var öyle mi?
Ne manevisi yahu! Maddi değeri ölçülemez!
Birkaç yıl içinde ekonomi düzeldiğinde
açık artırmayla satmayı planlıyordum.
Dükkânı kapatıp geliriyle emekli olmayı planlıyordum.
Sormamın sakıncası yoksa
o kitap neden bir bankada değildi de sizin evinizdeydi?
Şifreli bir cam içinde saklıyordum.
Yeterince güvenli diye düşündüm.
Biri camı mı kırmış yoksa?
-Hayır, ben... -Şifreyi bilen var mı?
Yok.
Dün gece zil zurna olayım dedim.
Ona bir bakayım diye kitabı yerinden çıkardım.
Kötü bir mazeret biliyorum.
-Bu kitabı bilenler var mı? -Herkes biliyor.
Herkes.
Eşimin kız kardeşi Ismay, lisede öğretmenlik yapıyor.
Tabii, Ismay'i tanıyorum.
Evet, o... Şeyden beri hakkımda endişeleniyor...
Neyse.
Ismay dükkâna koyarsam işimi artıracağını
ya da eğitici olacağını söylemişti.
O yüzden ben de...
Bu yüzden geçen yaz boyunca
kitabı cam içinde dükkâna koydum.
Dükkânın gelip gideni çok olur.
-Bay Fikry? -Galiba ölüyorum.
ALICE ADASI ACİL SAĞLIK SERVİSİ
Bay Fikry.
Bugün panik atak yaşamışsınız.
Ölecekmişim gibiydi.
Hayat öykünüzü anlatmaya ne dersiniz?
Peki...
Yaşım 39.
Alkolik dediğiniz kişilerden değilim.
Yine de haftada bir bayılana dek içerim.
Dondurulmuş yemeklerle besleniyorum.
Eskiden vasat bir maratoncuydum.
Şimdi kıçımı bile kaldırmıyorum.
Yalnız yaşıyorum. Anlamlı ilişkilerim yok.
Babam öldüğünden beri işimden nefret ediyorum.
Çok zor bir dönemden geçiyorsunuz.
Egzersiz yapın derim. İyi hissettirir.
Peki.
Sakıncası var mı?
Ne demek. Adınız nedir?
Jill. Jack ve Jill yokuşu çıktı şarkısındaki Jill gibi.
Soyadım Macy, dükkân olan gibi.
Tüm kitaplarınızı okudum ama bu en sevdiğim.
Genel görüş de bu yönde Tepedeki Jill.
Benim için öyle anlamlı ki anlatamam.
-Beni hemşire yapan şey bu. -Öyle mi?
Dan...
Karın gelecek sanıyordum.
Ismay biraz hasta gibiydi.
Nasılsın ihtiyar?
Servetimi kaybettim. Doktor da öleceğimi söyledi.
İçelim o hâlde, ne dersin?
Tamam.
Üzerindekine bayıldım. Şaka yapmıyorum!
Şunu gördün mü? Saçmalığın daniskası.
Aynen.
Poe dandik bir yazar. Timur da en kötü eseri.
Sıkıcı Lord Bryon çakması.
İyi bir şeyin
ilk baskısı olsa neyse ama... Bence ondan iyi ki kurtuldun.
Koleksiyon yapılan kitaplardan nefret ederim.
İnsanların bazı kâğıt israfları için hüzünlendiğini anlayamıyorum.
Mesele fikirler dostum. Kelimeler.
Bayım, siz aptalın önde gidesiniz.
ALICE ADASI POLİS MERKEZİ
Christie'nin Nadir Kitaplar Departmanı.
Alice Adası Polis Merkezi'nden arıyorum.
Timur'un kopyasını arıyorum.
Sadece siz değil dünyadaki tüm nadir kitap koleksiyoncuları arıyor.
Kahretsin! Bunu daha önce hiç kullanmadım.
Biri süpürge getirsin.
Eski bir kitabı kim ister ki?
Herkes elektronik kitap okumuyor mu?
Şüpheli miyim?
Hayır ama tek arkadaşı sayılırsınız.
AJ Fikry'nin ruh hâlini anlamaya çalışıyorum.
Berbat diyebilirim.
Açıkçası depresyonda.
Her gece bilincini kaybedene dek içiyor.
İnsanlar sarhoş olunca tuhaf şeyler yapar.
Mesela kitabı ateşe vermiş olabilir.
-Sizce böyle mi yaptı? -Ben bir roman yazarıyım.
Benim işim ihtimalleri düşünmek.
Muhtemeli değil.
New York Times listesindeki en çok satan kitabım
Elma Ağacındaki Çocuk'ta hemşire ...
Bir dakika! Spoiler mı bu?
Maalesef. Bir şey anlatmaya çalışıyorum.
Bir gün okumak istiyordum da...
Anlaşıldı.
KALE
Ismay Evans?
-İkinci adım. Sizi tanıyor muyum? -Aynı okuldaydık.
Farklı çevrelerimiz vardı.
Ben Polis Memuru Lambiase. Nick Lambiase. Çocuklar Nico der.
Evet.
Kocanızla AJ Fikry'yi konuşuyordum. Kitabı hakkında.
Çok şaşırdım diyemem.
-Öyle mi? -Kız kardeşim öldüğünden beri
epey umarsız.
Kasabadaki insanlara karşı da pek nazik değil.
Sizce düşmanları mı var?
Pek arkadaşı yok demek istiyorum.
Onun için endişeleniyorum. Daniel da öyle.
-Ne zaman doğuracaksın? -Ocakta.
-Çok mu belli oluyor? -Harika görünüyorsun.
Bir dakika!
Sizce kitabın başına ne geldi?
AJ içmeye başlayınca gözü görmüyor. Kendine epey zarar veren biri.
No comments yet. Be the first to leave one.