The first 200 lines.
Giuseppe!
Memleketine dönebilirsin.
Burada yalnızsın.
Torunların var.
Torunlarınla vakit geçirebilirsin baba.
Annemle bizim için yaptıklarınıza minnettarız.
Değil mi?
Neden çalışmaya devam ediyorsun?
-Burası Forno Antico, günaydın. -Bir silah.
Genelde biri bana "günaydın" dediğinde "günaydın" derim.
-Burada ne işi var? -Luigi koydu.
Anneme zor zamanlar için vermiş. Annem istememiş ama…
Neden böyle bir şey yaptınız?
Baba, bu ülke artık tehlikeli bir yer.
-Etrafta çok kötü insanlar var. -Al götür onu.
-Kaç mekânı soydular biliyor musun? -Götür dedim.
Buradaki mekânlar…
İyi geceler amca.
Oraya sen koydun. Öyleyse ondan sen kurtul.
Hayır dedim!
Bağırmayın!
Anne geldi.
Bar annemindi. Satıp paylaşacağız.
-Elinde bir tek o kaldı. -Benim elimde ne kaldı?
Sorunlarım olduğunu bilmiyor musun?
Acaba senden…
Geri vereceğim.
Fırında bana yardım et.
Birkaç saat.
Demek tekrar açıyorsun.
Bana söyleyebilirdin.
Peppì, benimki duble olsun. Sabaha kadar araba kullanacağım.
Peppì, bence sana da duble lazım!
Oğulların sana yardım etmiyor mu Peppì?
-Sen niye yardım etmiyorsun? -Temiz para çünkü.
Ben dayanamam. Giuseppe'nin fiyatları bocce kulüplerinden bile düşük.
Giuseppe burayı biraz temizlese iyi olur.
Bütün Afrika'nın İtalya'ya sığamayacağını anlamadılar.
Niye kovmuyorsun şunları?
Karın onları çok savunurdu.
Artık gerek var mı? Gönder gitsin. Haksız mıyım?
Ben gönderirim öyleyse.
Atacaksan at hadi!
-Bar Giuseppe. -Barmenlik işi için arıyordum.
Sıra beş numarada.
Referanslarım.
-Evet? -İş ilanını gördüm.
Güzel. İstediğin zaman gel. Bugün bile görüşebiliriz.
-Altı numara! -O gitti.
-Yedi numara burada mı? -Evet.
Kaç kişi olduğunu gördün mü? Peppì hepsiyle görüşecekmiş.
Mezun olduğumdan beri iş bulamadım. Şu an bana ailem bakıyor.
Ders çalışmayı sevmiyorum. Motosiklet istiyorum.
Burada çalışarak alabilirim. Ne kadar veriyorsunuz?
Kaçtıktan sonra bir sürü iş yaptık.
Buraya kocamın kız kardeşinin yanına geldik.
Çağırabilir miyim?
O bir gazeteci ve sizin dilinizi konuşuyor.
Ordu bütün çalışmalarını yaktı.
Gerçekleri yazmamı engellemek istediler ama ben devam ettim.
Beni tutuklayıp işkence ettiler.
Kaçarak kızımıza daha iyi bir gelecek sunmak istedik.
Çağırabilir miyim?
Kızım bir yetim. Hükûmet ailesini öldürdü.
Bebekliğinden beri bizimle.
-Bikira. -Günaydın.
Bizi işe alırsanız birlikte veya vardiyalı çalışabiliriz.
Bir yardımcı aradığını duydum.
Baba, muhasebeni iyi yaptın mı? Bunun maaşı var, sigortası var.
Annemin idaresi olmadan zor durumda kalabilirsin.
-Tek başıma idare edemem. -Kesinlikle.
Luigi'ye sormayı denedin mi?
Sana o mu söyledi?
-Burada çalışmayı düşünebilir. -Bir ara geldi.
Gördün mü? Bana dedi ki…
Durmadı bile.
Bugün görüştüğün kişilerden beğendiğin oldu mu?
Bir sürü insan geldi. Beğendiğin biri vardır.
Kim?
-Hepsi. -Ne?
Hepsini sevdim.
İşleri olmadan nasıl yaşıyorlar?
Zavallı insanlar.
Büyük zorluklarla barda kimin çalışacağına karar verdim.
Vardiyalı çalışılmayacak.
Portakal suyu ve kahve lütfen.
Tek bir sözleşme hazırlayacağım
ama arada sırada birbirinizin yerine geçerseniz
ya da birbirinize eşlik ederseniz sorun olmaz.
Kimin daha uygun olduğuna siz karar verin.
Beni Giuseppe yolladı.
Sen bu işe uygun değilsin.
Nicola, Giuseppe'nin oğlu.
Bikira! Bana kahve yapar mısın?
-Oğlu olduğunu… -Evet. Babam pek konuşmaz.
Mekânı nasıl buldun?
Hiç barda çalışmamıştım.
Ama işi sevdim.
Fiyatlar hâlâ düşük mü?
Sonunda geldin! Gündüz hayat daha canlı!
Anneni görmeye gittim.
Kahvaltı mı ediyorsun?
Hayır. Fırını açacağım.
İster misin?
İster misin?
-Ne o? -Aloco.
-Yani? -Plantin.
Dilimlenmiş. Ayçiçek yağında kızarmış.
Beğendin mi?
İster misin?
-O ne? -Gnocchi.
-Yani? -Unlu, patatesli.
Makarna gibi.
Kımıldama yoksa kalbini deşerim. Para nerede?
Orada dur yoksa suratını dağıtırım sürtük!
Para nerede sürtük?
Nerede?
Para nerede? Nerede?
Salon!
Anahtar! Anahtar nerede?
Bende değil.
Adamın elinde yarı otomatik tabanca vardı.
Ruhsatsız, 8 kalibre, 92 model bir tabanca.
Benim olduğunu söyle.
İstersen.
Bu silahı nereden aldığını söyler misin?
İş birliği yaparsan… Kimin verdiğini söylersen
cezanı azaltabilirsin.
Söyleyecek misin, söylemeyecek misin?
Satın aldım.
Kimden?
Adam silahın kaynağını söylemek istemedi.
Dolayısıyla, kanunlara göre, tutuklanması gerekiyordu.
1967 tarihli 895 sayılı kanunun
7 ve 9'uncu maddeleri uyarınca mahkemeye sevk edildi.
Bahsi geçen silaha el konuldu.
Mahkeme tutuklamayı onayladı ve sabıka kaydı olmadığı için
en az üç ay geçerli olacak
ihtiyati ev hapsi tedbiri uygulanacaktır.
Bunu sen istedin.
Bugün sebzeli tart,
köfte
ve meyveli pasta var.
Daha önce hiç yapmadım. Nasıl oldu bilmiyorum.
Beğenmezsen plastik gnocchi yapabilirsin.
-Güzel mi? -Hayır.
-Bar nasıl? -Her şey yolunda.
Annemle babam bana yardım ediyor.
Diğer günler ne yiyorsun?
Sadece pazar günü değil,
diğer günlerde de sana sıcak yemek getireyim mi?
İyi olur.
-Yardım edeyim mi? -Teşekkürler. Ben hallettim.
Hadi ama. O şişeler çok ağırdır!
Yürümek istiyorum.
Odun kokusunu seviyorum.
Ne dedin?
Sen dürüst bir adamsın.
Kim bu?
Burada ne işi var?
-Merhaba. İçecek bir şey ister misiniz? -Bir bira daha.
Peki.
-Benzin lazımsa kapalıyız. -Seni bırakayım mı?
Yorulmuşsundur.
Korkma, seni yemem.
Kahvaltı mı getirdin?
Teşekkürler.
-Kusura bakma. Seni beklemiyordum. -Sorun değil.
Al.
Fırından. Taze taze.
Dün gelmedin.
Oğlun burada sanıyordum. Rahatsız etmek istemedim.
Burada mı peki?
Kahve yaptım. İster misin?
Bu sabah normalden erken çıktın.
-Giuseppe'ye gittim. -Erkenden mi?
-Bikira! -Affedersin.
-Her şey yolunda mı? -Evet. Gayet iyi.
Rahatsız ettiğimiz için üzgünüz.
Buyurun.
Oturun.
-Size ne ikram edeyim? -Teşekkür ederiz. Barınızdan geliyoruz.
Niye geldiğimizi merak ediyorsunuzdur.
Pek hoş değil.
Bizim kültürümüz böyle.
Bikira gibi genç bir kız
bir evde, bir erkekle tek başına fazla vakit geçiriyor.
Bay Giuseppe, bir yardımcıya
ihtiyacınız olduğunu biliyoruz ama açıkçası…
Ben idare ederim.
Fark etmediğim için özür dilerim.
Lütfen özür dilemeyin.
Asıl siz bizi affedin. Ama kendinizi bizim yerimize koyun.
Lütfen bizi anlayın.
Teşekkürler.
Bikira, bir baksana.
Adının Svahili dilinde bakire anlamına geldiği doğru mu?
-Nereden biliyorsun? -İnternetten baktım.
İsteyince ben de bir şeyler öğreniyorum.
İstersen çıkınca seni bırakayım.
No comments yet. Be the first to leave one.