Goliath

Goliath

Download Turkish Subtitle

Season 1

Release info

Goliath - S01 - AMZN WEB-DL
A Commentary by bontoutou
Official Subtitle - Works with all WEBRip and WEB-DL - GASMASK / NTb / DEFLATE / TrollHD / SiGMA / AIDA

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
Published on: 2019-08-29
Downloads: 30
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Bu siste donuyorum.

O zaman ısınmak için bir şey yap.

Daha hızlı çalışmayı dene.

Sen benimkini ağzına almayı dene.

Bulabilseydim denerdim.

Lanet olsun, çok soğuk.

Çünkü ödleğin tekisin.

- Bu çok hoş. - Ne?

Işığı çevreleyen sis.

Bir sanat eseri gibi. Baksana!

- Esrarkeşin tekisin. - Her zaman.

- Bunu biliyorsun. - Salak.

Sıçayım!

Bu da ne?

Gabriel! Gabriel!

Sıçayım.

Gabriel. Gabriel.

Beni duyuyor musun? Hadi.

İKİ YIL SONRA

OCEAN LODGE Oteli OFİS

Gel kızım, gel.

Nasılsın güzelim? Al bakalım.

Şişko gidince kırıntıya kaldın.

Yarın daha çok getirmeye çalışırım.

Ağzına sıçayım. Kahretsin.

Yavşak herif, o gazete senin değil!

Teşekkür ederim.

Sağ ol hayatım.

- İster misin? - Evet, sağ ol tatlım.

Şişeyi bırak.

- Tamam. - Sağ ol.

ÇIKIŞ

Ne yaptığını sanıyorsun? Buraya girmemelisin.

Neden?

Ruhsatlarını falan kaybedebilirler.

Önemsiz şeyler işte.

Sadece bana alkol verirlerse ruhsatı kaybederler.

Bana yemek, kahve veya mesela kola verirlerse sorun yok.

Tamam sivri akıllı, paran var mı?

Senin var.

Hem California eyaletinde reşit olmayan birinin

barda oturması serbest.

Artık sana bir şey demeyeceğim.

Seni eğitmeye çalıştım ama hep başıma iş açıyor.

Yemin ederim.

Ne oldu tatlım?

İmzala.

Okumayacak mısın?

Hayır, önüme uzattığına göre kötü bir şey olmadığını varsayıyorum.

Neden annen imzalamadı?

Sabah onu görmedim.

Doğudaki üniversitelere düzenlenen bir gezi.

Okul düzenliyor.

Sen kaçıncı sınıftaydın şimdi?

11 baba.

- Doğru... - 11. sınıf.

- Hatırladım. - Tanrım, şaka mısın?

Evet, biliyorum, biliyorum.

11. Affedersin, saat çok erken.

Hem üniversiteye nerede gideceğin belli.

Bu sikik yerlere bakmana gerek yok.

Indiana'ya gitmeyeceğim.

- Gideceksin. - Hayır.

Konuştuk. Miami'ye gitmeyeceksin,

bu kadar.

Karayla çevrili bir okula gidersen çalışırsın. Tamam mı?

- Pitt olmasa da... - Gitmeliyim.

- Diyorum ki... - Geciktim.

Indiana'ya gidiyorsun.

- Hayır baba. - Oraya kimler gitti?

Bilinenlerin dışında.

Ernie Pyle ve Hoagy Carmichael...

- Bunlar bilinenler. - Lee Majors.

- Başka? - Böyle insanlar.

- Bobby Knight. - Güzel sohbetti.

David Ansbob. Devam edebilirim.

- Dick Enberg. - Bilmez miyim?

- Joe Buck... - Eminim edersin.

Jane Polly.

Jane Polly Indiana'ya gitmişti. İyi iş çıkardı.

Sen nerede okudun?

Northwestern'da.

Northwestern mı?

- Evet. - Peki burada ne işin var lan?

- Yürümedi. - Belli.

MARVIN BRAUDE SAN FERNANDO VALLEY SEÇMEN HİZMET MERKEZİ

Ama uyuşturucunun kendisinin olmadığını söyledi.

Hepsi öyle der. Etrafına bir bak.

Hepsi uyuşturucunun kendisinin olmadığını söylüyor.

Bana yalan söylemez. Onun olmadığını söyledi.

Oğlunun iyi bir çocuk olduğunu biliyorum, bundan eminim.

Daha genç. 20'lerinde.

Bir geleceği var ve onu korumamız gerek.

Haksız mıyım?

- Adı ne? - Anlamadım?

- Oğlumun adı ne Bay McBride? - Bak, duruşmaya çıkarsa...

...15 yıl ceza alabilir

- ve yargıç daha fazlasına... - Sana oğlumun adını sordum.

Üzgün olduğunu biliyorum, haklısın da.

- Çok doğal. - Bilmiyorsun bile.

Tebligat geldiğinden beri onunla görüşmedin bile.

Onu beş yıllığına içeri yollamak istiyorsun

ama adını hatırlama zahmetine giremiyorsun.

Seninle işim bitti.

Umursayan birini bulacağım.

Selam.

Selam. Merhaba.

Patty Solis-Papagian. Şunu versem?

- Hayır, gerek yok. - Bay McBride?

Değil mi? Billy McBride değil misin?

Meşhur Billy McBride. Tanrım.

Çok heyecanlandım. Ben Patty Solis-Papagian.

Ofisim caddenin aşağısında.

La Fagada'nın, Meksika lokantasının yukarısında.

Genellikle ceza davalarına...

Müsait misin? Bir fincan kahve içebiliriz.

Ofisim caddenin aşağısında veya...

- Bir şey içebiliriz. - İşim var, tamam mı?

Elimde bir hukuk davası var.

Arkadaşın kardeşi Borns Teknoloji çalışanıydı

ve onların teknesinde öldü.

Lafı nereye getirdiğimi anlamışsındır. Senin eski firmanın kalantor müşterisi.

Dava açmak istiyorum ama hukuk davalarına bakmıyorum.

Yardıma ihtiyacı var, bir talep yazısı gönderdim

ama geri dönmediler bile. Siktiklerim.

Eminim hemfikirsindir. Sikikler.

Neyse, ona, kardeşinin teknelerinde intihar ettiğini söylediler

ama kızın aklına yatmadı.

Tekne sigortalı olduğu için tazminat alabiliriz,

tabii dikkatlerini çekebilirsem.

Şimdiye dek çekemedim.

Tazminat ne tutar? 30 bin? 40 bin?

Bir telefon açıp

beni içeriye sokabilirsen sana beş bin veririm.

Yapabilir misin?

Yapabileceğimi sanmıyorum.

Evrak işlerini hallettim bile.

Doldursan yeter.

Kahretsin.

Hanımefendi, zaten yeterince sinirliyim ve fazla gevezesin.

Gevezelerle aram iyi değildir...

Eski firmandan öç almak istemiyor musun?

Sahi mi?

Ben isterdim.

Cooperman ve McBride ne kadar büyüse ve güçlense de

bir şey değişmedi.

Hâlâ müşterilerimize ve topluluğumuza hizmet sözümüze bağlıyız.

Tek fark topluluğumuzun büyüklüğü.

Cooperman ve McBride'da işe ilk başladığımda

yerel bir hukuk firmasıydık.

Hukuk firmalarının In-N-Out restoranıyız diye şakalaşırdık.

Harika ürünler, daha iyi hizmet ve düşük fiyatlar.

Şimdi ise ülke ve dünya çapında

1000'in üzerinde avukatımız var

ve geçen yıl 2,1 milyar dolar gelir elde ettik.

Kısa zamanda çok uzun bir yol gittik.

Gelecek hiç bu kadar parlak olmamıştı.

Hedefimiz hiç bu kadar büyük olmamıştı.

Bu hedefe Katar'daki en yeni şubemiz de dâhil.

Bu sözleri kurucumuz Donald Cooperman adına da söylüyorum...

...firmamıza hoş geldiniz. Hoş geldiniz.

Frankie, yarı insan yarı at olan şey neydi?

- Bilemedim. - Sentor.

Sentor olacak.

Selam. Dün gece gelmiş olma ihtimali var mı?

- Kimin? - Kızımızın.

16 yaşında. 1,70 boyunda. Orta yapılı.

Ukala. Hayır, gelmedi.

Dün sözde bir kızın evinde kalacaktı.

Sabah aradığımda kızın haberi yoktu.

Kayıp yani.

Okula gitmiş, yani kayıp değil.

- Seninle değil miydi? - Hayır.

Peki.

Numaramı engellemezsen, bir daha kaybolduğunda sana ulaşabilirim.

Numaranı engellediğim için ben suçlu oluyorum.

Bu ne demek şimdi?

Sıçıp batıran sensin, kızı kaybeden sensin

- ama bir şekilde... - Bıkmayacak mısın?

- Ben bıktım. - Neden bıktın?

Bundan.

Hayır, bundan değil.

Çoktan sarhoş olmuştu.

Şaka değil.

Eski kocası hakkında konuşan biri değilimdir

ama gelmiş geçmiş en iyi duruşma avukatlarındandı.

Nasıl duruyordu? İyi mi, boktan mı?

- Açıkçası korkunç değildi. - Avukat hanım.

Bir şey mi diyecektiniz?

Müvekkilime danışıyordum efendim.

Evet, ben konuşurken. Çok kabasınız..

- Kabalık etmek mi istediniz? - Hayır.

Hayır efendim.

Kahretsin!

Bunu aştığını sanıyordum.

Ben de.

Cooperman ve McBride, kiminle görüşmek istiyorsunuz?

- Selam Lucy. - Merhaba.

Merhaba.

- Merhaba. - Üzgünüm.

More Turkish subtitles for Goliath

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left