The first 200 lines.
Çeviri: IDPeaceM
Adýn ne?
Gu Ja Gyeong ben.
Telefonumu nereden aldýn?
Sizin eve gittim.
Ne zaman?
Birkaç gün önce.
Nereden çýktý birden bire?
Öylesine.
Annemin vefatýný duymuþsundur
Evet.
Babamýn yeniden evlendiðini de.
Ne oldu?
Garip geldi de.
Demek bu günler de geldi nihayet.
''Ne zaman ve nasýl karþýlaþacaðýz yeniden? Yeniden karþýlaþýr mýyýz acaba?"
"Þimdi arasa ne kadar mutlu olurdum."
Samimi þekilde bunu dilerken senden hiç haber alamadým...
...ama en beklemediðim anda geldin.
Ne yapýyordun?
Muharebe hazýrlýðý.
Bugün en þirret yanýmý göstermeye hazýrdým.
Kime karþý?
Nereye gidiyoruz bu arada?
Doðru. Hava soðuk, deðil mi?
Kapalý bir yere mi girsek? Kafeye falan?
Üþüdün mü?
Hayýr, sen?
Sayýlmaz. Yürüyelim.
Elimizde kahveyle karþýlýklý oturmak garip kaçar.
Düþündüm de...
...seninle bir kafede hiç kahve içmedik.
Oradayken nasýl kahve içecektik ki?
Lahana ve turp toplayýp arkasýndan soðuk su içmiþliðimiz var sadece.
Tabii caným.
Biz daha çok tarla insanýyýz.
Rahat.
Aðaçlar, rüzgâr ve taþlar bizi rahatsýz etmiyor.
Kalabalýk ortamda olunca bana ufunet basýyor.
Kafede yanýmdaki masaya tek baþýna biri otursa bile sinir oluyorum.
Hiçbir þey yapmýyor olsalar bile.
Belki de insanlardan nefret ettiðimizdendir sadece.
Bir tek kendimi nefret eder bilirdim.
Bu þekilde yürürken önüne biri geçse...
...seni sinir etmez mi?
Sence bize sinir mi oldu?
Bir kiþi çoðu kiþiye karþý oldu mu sinir olan bir tek o "bir kiþi" olur.
Çoðu kiþinin umurunda bile olmaz.
Ama o "bir kiþi", yalnýz olduðu için hep tetiktedir.
Seninleyken bir garipleþiyorum.
Daha önce hiç düþünmediðim þeyler çýkýyor aðzýmdan.
Biz iki kiþi miyiz? Yoksa bire karþý bir miyiz?
Aramýza çizgi mi çekiyorsun?
Daha önce araman gerekirdi.
GWANGCHANG PAZARI
Tam oldu.
Yok, ben öderdim.
- Teþekkürler. - Teþekkürler.
Benim çantaya koy.
Ýþte!
Güzel mi?
Pardon, þunu alabilir misiniz?
Tabii.
Buranýn gimbap ý çok güzel.
SAM SIK
SAMSIK
Niye arýyorsun pazar pazar.
Bugün cumartesi.
Bugün cumartesi.
Tamam, kapat sen bir.
Ne oldu?
Git sen. Geri gelirsin, deðil mi?
Gelirim.
Hemen gelirim. Hemen geleceðim. Sen git, bir yerde bekle beni.
Acele etme.
Hemen geleceðim.
- Ýnelim. - Ne?
- Koþalým. - Baþüstüne.
Ne o?
- Dur. - Seni þerefsiz.
Býrak beni, seni...
Býrak beni. Hangi hakla ya? Kovdurdunuz beni!
Hepinizi ihbar edeceðim. Býrak!
Býrakýn laf þerefsizler!
Akþamýn erken saatlerinden beri kafayý çekip kovdurdunuz beni diye baðýrýyor.
Baþýmýza bela olacaðý belliydi.
Býrakýn beni!
Lan!
Býrakýn beni! Hepinizi ihbar edeceðim!
Býrakýn! Býrakýn dedim size!
Ýhbar ediyorum sizi þerefsizler! Býrakýn beni.
Býrak!
Býrak! Býrakýn beni þerefsizler!
Býrakýn!
Dur...
Býrakýn beni adiler!
- Aman be! - Býrakýn beni it herifler!
Numaraný deðiþtirip bize parayý ödememek için izini kaybettirmiþsin.
Ýþyerine geldik diye mi bu sinirin?
Nazik nazik gelip ''Paramýzý verir misiniz lütfen?'' mi demem gerekiyordu?
Niye ha?
Sen bize en baþýndan adam muamelesi yapmamýþken ben niye sana insan muamelesi yapayým?
Niye?
Niye?
Yahu Ja-gyeong.
Ja-gyeong.
Baþkan Gu, dün gerçekten çok fazla müþteri yoktu.
Çarpýlayým ki hepsi bu!
Ýstiyorsan kamera kayýtlarýna bak oðlum!
Ya Ja-gyeong. Bekle bir!
Niye?
Yine sabaha kadar kart oynamak için mi?
Niyetim bu deðildi...
...ama önceden biriken kumar borcum...
Bugün geri ödemesem canýmý alacaklardý.
Çaptan düþüyorsun anlaþýlan.
Faça yemiþsin.
Býçak deðil þiþeden.
Her gün içiyor gibisin. Haftada birkaç gün hariç herhalde?
ACELE ETME
Nereye gidiyoruz efendim?
Acele etme.
JUNGJEONG
Boya.
Bir buçuk saat içinde...
...bambaþka bir insan olarak geldin.
Ya...
...hayat iþte.
Tam her þey güllük gülistanlýk derken...
Çok güzel geçti dediðim bir günüm olmadý.
Günde beþ dakika.
Günde beþ dakika huzur buluyorsan, çekilir.
Markette çocuða kapýyý tutarken...
...çocuk gelip "Teþekkür ederim" dedi mi yedi saniyeliðine mutlu oluyorum.
Sabah gözümü açýp da günün cumartesi olduðunu hatýrladým mý....
...on saniyeliðine mutlu oluyorum.
Böyle böyle beþ dakikayý dolduruyorum.
Bu þekilde ayakta kalýyorum.
Ee...
...hala...
...adým adým ilerleyerek...
...ittire ittire mi yaþýyorsun hayatý?
Beraber gidelim.
Adým adým...
...ittire ittire.
Bakar mýsýnýz?
Buyurun.
Bir süre önce...
...çok fazla kar yaðdýðý için millet...
...arabasýný býrakýp yürüyordu.
Hatýrlýyorum.
Ben de arabamý Yeongdong Köprüsü'nde arabamý býrakýð yürümek zorunda kalmýþtým.
Sonra birden...
"Dünya bir süreliðine bu þekilde durmuþ olsa,
...Sanpo'ya varana kadar yürürdüm."
"En kestirme yoldan gitsem, 28 kilometre."
"Þafakta orada olurdum." diye düþündüm.
Kafamda oraya doðru gidiyordum nereden dönsem diye düþünerek.
Oraya arabayla gidebilecekken...
...dünya dursa da yürüyerek gitsem diye düþünüyor olmam...
...çok komikti.
Hatýrlýyor musun?
Hani benden borç alýp sonra da eski sevgilisiyle ülkeyi terk eden herifi?
Eski sevgilisinden bahsetmemiþtin hiç.
Bugün o herifin düðünü vardý.
Hala bana altý mliyon won borcu var.
Ama bütün hazýrlýklara, açýk büfeye...
...para yetirmiþ.
Madem bu kadar paran var bana borcunu öde, dedim.
Sonra yarým saat bana baðýrdý çaðýrdý.
Onu dinlerken...
...elimdeki fincaný kýrdým.
Eski hatýrladýðý Yeom Mi Jeong olduðunu sandý.
Düðününe gidip...
...fotoðraf çekilirken gelinle damadýn arkasýnda...
...korkutucu bir ifadeyle duracaktým.
Sonra da çýkarken tebrik için getirilen paralarý alacaktým.
Böyle karar verip gitmiþtim.
Dediðin gibi, bire karþý bir sürü insandý.
Herkes onlarý tebrik ederken...
...her þeyi mahveden o kiþi olmaya karar vermiþtim.
"Yap bu iþi."
"Herkese karþý ben."
Fotoðrafçý, tüm arkadaþlar fotoðraf için toplansýn, deyince...
Dikildim...
...tam o anda sen aradýn.
Efendim?
Alo?
Uzun zaman oldu.
Ben Bay Gu.
"Bu adam...
...hiç dibe batmama müsaade etmiyor."
"Bana mani oluyor."
Alo?
Kalkmýyor bu.
Evet, istasyona gelebilir misin?
JONGNO-GU VADÝ SEYAHATÝ HANYANG'IN MANZARASI ÝLE TANIÞIN
10. YIL ÖZEL SERGÝSÝ JOSEON'DAN MANZARA TABLOLARI
Dur.
Zahmet etme hiç.
No comments yet. Be the first to leave one.