Out of Season

Out of Season (Hors-Saison)

Download Turkish Subtitle

Release info

Hors saison (2023) Bluray TR
A Commentary by dikistutmaz

Tags

bluray
Published on: 2024-11-02
Downloads: 68
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Çeviri: Dikistutmaz iapetos | Letterboxd: moandor

Yani, iki ekstra masaj ve deniz yosunu banyosu içeren...

...6 gece, 7 günlük Wellbeing Plus paketimizi seçtiniz.

340 numaralı odada kalacaksınız.

Prestijli ve panoramik süitlerimizden “Horizon Spirit”...

...harika bir deniz manzarasına sahiptir.

Ayrıca şahsen sizi ağırlamaktan büyük onur duyduğumu da belirtmek isterim

- En sevdiğim aktörlerden birisiniz. - Teşekkür ederim.

Keyifli bir konaklama geçirmenizi dilerim.

Out of Season

Otelimiz sizi ağırlamaktan onur duyuyor.

Keyifli bir konaklama geçirmenizi dileriz. Yönetim

Aramaya vaktim yok, hayatım. Sana iyi eğlenceler!

Havlu, sıcak tutması için.

Sakıncası yoksa, hızlıca bir selfie çekebilir miyiz?

Filmlerinize bayılıyorum. Hepsini izledim.

Hızlıca bir fotoğraf çekilebilir miyiz?

- Şimdi mi? - Evet, mümkünse.

Daha sonra, başka görevliler de gelebilir.

Yani, sakıncası yoksa?

- Sonra çekilsek daha iyi olurdu. - Bir tane daha.

Çok teşekkür ederim.

Makineyi açayım.

- Seansın tadını çıkarın. - Teşekkürler.

Görüşmek üzere.

Kahretsin!

Hay sikeyim ya!

Sokayım!

- Alo? - Merhaba, aşkım.

- Sen miydin? İyi misin? - Evet, iyiyim. Telefonu açamadım.

Anladım, biraz meşgulüm de şu an...

- Rahatsız mı ediyorum? - Hayır, sorun değil...

Bekleyebilir misin? Bitirmem gereken bir şey var.

Hayır, inanmıyorum!

Pierre, telefondayım. Ne vardı?

Direkt kültür departmanına sor.

Sonra konuşuruz.

Kusura bakma.

- Eee, keyfin nasıl? - İyi.

Evet, her şey yolunda.

Şimdiden birkaç seans aldım, bu da güzel...

Bir saniye bekle, aşkım.

Morgane arıyor.

Hayır, haberi yayınlamayacağımızı söylemedim.

Haberi yayınlayacağız, yayınlayacağız...

Ama ben ana haber spikeriyim, radyo sunucusu değilim...

...o yüzden bu konuyu açmıyorum.

Neden anlamıyor? Ona defalarca söyledim.

Geri dönüp kendisine daha önce söylediğim şeyi söyleyeceksin...

...“Bunu programın ikinci bölümünde yayınlayacağız.” Anlaşıldı mı?

Geri dön ve ona söyle, eninde sonunda anlayacaktır.

- Tamamdır, sağ ol. - Seni daha sonra arayayım mı?

Bir saniye, alo?

Telefondayım, seni sonra ararım.

Hay sikeyim ya!

Kahretsin!

Başıma bela oldu amına koyduğumun aleti!

Siktir!

Kahretsin!

Nasıl duruyor lan bu soktuğumun aleti!

Öylesine aramıştım, çok da önemli bir şey yok...

Birkaç kez aradım; ama sanırım açmak istemiyorsun.

Belki fikrini değiştirmeni sağlayabilirim diye düşünmüştüm.

Pek bir anlamı olmadığını düşünsem de.

En azından...

...açılışına dört hafta kalan bir oyunu terk etmenin...

...acınası bir durum olduğunu...

...söylemek isterim.

Bundan sonrası, tüm ekip için gerçekten çok zor geçecek.

Sahneye ilk çıkışında sana eşlik etmenin hayalini kuran...

...ve bundan mutluluk duyan diğer oyuncular için zor bir durum.

Yanında olmak istediler.

Ve bu benim için de çok zor, çünkü...

bu oyunu sana göre...

...senin etrafında kurgulamıştım. Başından beri senin içindi.

Çünkü sana inandım, hepimiz inandık.

O yüzden, sana söylüyorum.

Yaptığın şey çok ezikçe.

Hatta, iğrenç.

Eziklik yaptın.

İnsanın korkmaya hakkı var, bu olur.

Bu tür durumlarda normaldir.

Ama kimse senin yaptığın gibi görevini terk etme hakkına sahip olamaz.

Yani, işte böyle...

Her şey gönlünce olsun.

- Merhaba! - Merhaba.

- İyi misin? - İyiyim, hava biraz serin.

- Rüzgârlı. - Evet.

Saatim yok ama geciktiysem, ummadığım bir şeyle karşılaştığım için.

Demin bir yağmur kuşu gördüm de.

Bir Akça cılıbıt, daha önce hiç görmüş müydün?

Küçük bir yağmur kuşu türü.

Martı ile çulluk arasında bir şey.

Nesli tükenmekte olan bir kuş türü olduğundan...

...bir tane gördüğünde durur ve tadını çıkarırsın.

Ben de durdum ve ona baktım.

Kumsalda öylece duruyordu. Genellikle çok ürkek olurlar.

Ve bir noktada, sanırım bakışlarımız buluştu...

...ve gözlerinden seyahatlerini okuyabildim.

Göçmen bir tür olduğu için.

O kuşla birlikteydim, şimdi seninleyim ve her şey iyi ve keyifli.

- Başlayalım mı? - Olur.

- Buçuktan beri buradayım. Buçuk demiştik. - Çok güzel.

Burada yedi yıldır antrenörlük yapıyorum.

İlk kariyer tercihim bu değildi.

Mezun olduktan sonra işletme eğitimi aldım.

Kurumsal bir şirkette küçük bir görev aldım.

Sonra da kendi yolumu çizdim.

Kişiliğimi sonsuzluğa yansıtacak özgür bir seçim yaptım.

“Mistik spor” adını verdiğim kendi spor tekniğimi geliştirdim.

Esasen bu, insanın içi ve dışı arasındaki...

...dayanışmayla ilgili.

Gösterilenler, gizlenenler, söylenebilenler, söylenemeyenler...

Anlıyor musun?

Ama “teknik” dediğime bakma sen....

Böyle değişken kavramlarla uğraşırken kim neyi kontrol edebilir ki?

Ve hepsinden önemlisi, bölümlere ayrılması.

Hayatta bölümlere ayırma yoktur.

Hayat yalnızca enerji akışıdır.

Değil mi? Sen ne yapıyorsun?

- Ne mi yapıyorum? - Yaşamını idame ettirmek için.

Aktörüm.

Anladım.

Harikaymış.

- Ay sonunu getirmek zor olmuyor mu? - İdare ediyorum.

- Aktör bir arkadaşım var, sürünüyor. - Doğrudur, duruma göre değişir...

Yani, gösterilen ve gizlenen, senin olayın bu mu?

Aynen.

Ne gösterdiğin, ne sakladığın, insanların gördüğü tarafın.

- Değil mi? - Aynen, evet.

Gözlerimiz ruhumuzun aynasıdır.

Pekâlâ, nefes alacağız.

- Ne yapacağız? - Nefes alacağız.

Her spor nefes almakla başlar.

Yoksa tıkanırsın.

Bana paralel dur.

Ellerini cebinden çıkar.

Rüzgârı arkamıza alalım.

Sakıncası yoksa, elimi sırtına koyacağım...

...sadece seninle temasta olabilmek için, böylece birlikte nefes alabileceğiz.

- Hazır mısın? - Hazırım.

- Nefes mi alayım? - Evet, nefes al.

Nefes aldığını gösteriyorsun ama almıyorsun.

Dışarıdaki havayı al, içine çek ve geri ver.

GÖZÜ KARA

Kısa bir süre sonra Paris'in önde gelen tiyatrolarından birinde sahneye çıkacak.

Alçakgönüllülük ve profesyonellikle dinlemenin önemi.

Tiyatro, onun yeni mücadelesi.

“Risk almadan yaşamayı hayal edemiyorum.”

Ünlü haber sunucusu: “Nereye giderse gitsin onun yanındayım.” diyor.

- Alo? - Merhaba, konuşabilir miyiz?

- Elbette, her şey yolunda mı? - Vaktin var mı?

Tabii, birkaç dakikam var.

Birkaç dakika ne demek istediğimi anlatmak için biraz kısa.

- Değil, değil, anlat sen. - Hayır, sadece...

Bunu kafamdan atamıyorum.

Tüm bu şeyleri düşünmeden edemiyorum.

Neyi düşünmeden edemiyorsun?

Oyunu.

Herkesi zor durumda bırakarak...

...apar topar gitmiş olmam gerçeğini.

Kafamdan atamıyorum.

Neyi atamıyorsun?

Verdiğim kararın doğru olduğunu biliyorum...

...aksi takdirde her şeyi berbat etmiş olurdum.

Ama...

...öte yandan da...

Yani, yönetmen hakikaten yetenekli...

...oyunun reklamı yapıldı...

...ve ben bırakıp gittim!

Eee, ne var ki bunda?

Yok bir şey, sadece kendi sorgulamamı paylaşıyorum.

Neyi sorguladığını anlamıyorum.

Soru ne tam olarak?

Ortada bir soru olup olmadığını bilmiyorum...

...ama konumuz bu değil.

Siyah ya da beyaz yok.

- Anlıyor musun? - Hayır, aslında anlamıyorum..

Olaydan sonra sorulara yol açan kapanmış bir vaka.

- Ne desem bilemedim... - Olay kapandı, tartışma yok mu yani?

Başımı ağrıtsa ve beni rahatsız etse bile mi?

Haklısın, ama hayatına devam etmenden başka...

...ne salık verebilirim ki?

Her gün bir proje yarım bırakılabiliyor, o kadar da büyütülecek bir şey değil bu.

Yoluna devam eder ve yeni bir başlangıç yaparsın.

Her şeyden önce iyileşmek, dinlenmek ve senaryoları okumak için...

...bir spa otelinde tatildesin. Okuman gereken senaryolar var...

...yönetmenler senden cevap bekliyor.

O yüzden ben hedef olarak şunu öneriyorum...

...çalış, insanlara tekrar ulaş ve iyileşmiş bir şekilde geri dön.

Ve dahası...

Üzgünüm, ama kaçma kararını sen verdin.

Ne fark edecek ki?

Bunu yapmaya en başta sen karar verdin.

Tüm bu kararlar sana aitti.

Benim için önemli olduğundan, kendimi bunu yapmak zorunda hissettim.

Sonra da kaçtım.

Belki o kadar da önemli değildi.

Gördün mü?

Artık böyle.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left