The first 200 lines.
"The Walking Dead" Önceki bölümlerde...
Arkadaşlarım tutuklanıp, Commonwealth'tan sürüldü.
Magna, Connie, Kelly, ve diğer hepsi.
Arkadaşlarımızın nerede olduğunu söyle.
Size göstereceğim.
İkmal treninin oraya ulaşmak için izlediği rotayı biliyorum.
Commonwealth'in çalışan bir treni mi var?
Bu bir planın parçası...
Commonwealth'ın erişim alanı genişletmek.
Bildiğim tek şey savaşmak.
Çok şey yaptık.
Yapacak daha çok şeyimiz de var.
Ama umut olduğuna inanmak istiyorum.
Birlikten umut doğar.
Öyle değil mi?
Anne!
Hershel! Hershel!
Hey, hey. Hey.
Hasiktir!
Çeviri: Henok İyi seyirler, sağlıklı günler.
Hey!
Hey, hey!
Hey! Hey!
Buraya, buraya.
İyi misin?
Daha iyiyim.
Sen?
Daha kötülerini de yaşadım.
41. Karakoldan asker 207 giriş yapıyor.
525'ten veya firarilerden iz yok, tamam.
Anlaşıldı, 207.
Burası 141.
Çizme izleri var.
525'e ait olabilirler gibi görünüyor.
Siktir.
Gidelim.
Herkes iyi mi?
Ezekiel.
Yaralı mısın?
Hayır.
Onlardan kaynaklı değil...
-Ne kadar süredir dışarıdayız? -Bilmiyorum.
Bize enjekte ettikleri şey yüzünden boynum hâlâ ağrıyor.
Kamyonlardan biri eksik.
Gabriel, Maggie ve Rosita'dan iz yok.
Kamyonlardan bir sürü eşya indiriyorlar.
Çocukları görebiliyor musunuz?
Hayır.
Bilincim gidip geliyordu.
Birkaç dakikalığına durduk.
Bir kaza oldu.
Sence onlar mıydı?
Öyle görünüyor.
Ya kaçtılar, ya da...
Ya da ne?
Günaydın, hoşgeldiniz.
Bugün yeni bir başlangıcın ilk günü.
Herkes yerini bildiğinde dünya yolunda gider.
Yeriniz en altta.
Eski dünyanın düzenini yeni dünyaya getirmek
ve onu sürdürebilmek için kullandığımız tüm kaynaklar
böyle yerlerde başlıyor.
Burada harcayacağınız emeğin iyi insanların yararına
olacağını bilmek sizi rahatlatacaktır.
Bu sizin kefaretiniz.
Bu sizin kurtuluşunuz.
Çocuklarınız güvende ve onlara iyi bakılıyor.
Kurallara göre oynarsanız, onları tekrar görebilirsiniz.
Bunu yapabilmek için yek vücut hâlinde çalışmalısınız.
Burada...
hiç kimsenin adı yok
çünkü adlara ihtiyacımız yok.
Ben size ismimi söylemeyeceğim,
sizler de birbirinize...
isimlerinizle hitap etmeyeceksiniz.
Size işaret ettiğimde ayağa kalkacaksınız.
Sen arka taraftan çık.
Sen.
Hadi! Hadi!
Sen.
Sen.
Sen.Sen.
Sen.
Her şey yoluna girecek.
Sen.
Ve sen.
Hadi! Kımıldayın!
Bizi buradan çıkaracağım.
Üçümüzü de.
Söz veriyorum.
Dışarı çık, sürgün.
Başka bir bölgeye naklediliyorlar.
Kalan diğerleri rayların temizliği bitene dek çalışacak.
Herkes ayağa!
İşiniz zor ama
büyük Commonwealth'ın koruması altında olacaksınız.
Her ne kadar Commonwealth'in cennetinden sürülmüş olsanız da,
burada...Çorak topraklarda...
olmanın dışarıda olmaktan
daha iyi olduğunu bilerek teselli bulun...
Pekâlâ, millet! Çalışmaya başlayın!
Haydi, Yallah!
Hadi, kımıldayın!
Anne! Anne!
Hershel!
Sola.
Bekle. Bir dakika bekle.
Bekle biraz.
Buradaki plan ne?
Konvoy nereye giderse gitsin takip edeceğiz.
Sonra ne olacak? Biz iki kişiyiz.
Ne yani, kapıyı çalıp "Kızımızı görebilir miyiz
lütfen?" mi diyeceğiz?
Daha iyi bir fikrin var mı?
Can kulağıyla dinliyorum.
Ayrılalım, daha geniş bir alanı taramış oluruz.
Asla olmaz. Seni bırakmayacağım.
O zaman soldan. Hadi.
Aah!
-Ne oldu? -Kolum çıktı.
Tekrar yerine yerleştirmeni istiyorum.
Gel buraya. Kolumu tut, ve çek.
Tamam. Bacağını buraya koyman gerekiyor.
Tam şuraya, hadi.
Tamam, üç deyince.
1, 2, 3.
Tamam.
Dinlenmemiz lazım.
Tanrım, onu buraya asla getirmemeliydim.
Hadi ama. Yapma şunu.
Ne yapıyor muşum?!
Kendine işkence ediyorsun. Bu ne işe yarar ki?
Kendime yüklendiğimde bana ne diyorsun?
Sızlanmayı bırak ve ilerle.
Sızlanmayı bırak ve ilerle.
Tamam mı?
Biraz soluklan.
Tamam.
Bu bir tren mi?
Evet, tren.
Tren olamaz.
Altı tane var.
Onlara görünmeden takip edebilir miyiz sence?
Bence yeterince mesafe koyarsak, iyi oluruz.
Connie'yi almışlar.
Adam buraya sürgünlerden birini koymam gerektiğini söylüyor.
Bu bir kargo nakliyesi ve kurallara aykırı.
Tamam.
Yukarıdan onaylandı.
O bir işçi olmayacak. O ikinci kişi.
Hasiktir.
Evet, kesinlikle.
Onu oraya güvenli bir şekilde götür.
Anlaşıldı.
"İkinci Kişi" ne demek?
Onu alamayız.
Telsizle haber verirler.
Gidip çocukları bulalım.
Hey.
Geride duracağız, diğerlerine ulaşana kadar takip edeceğiz
ve hepsini aynı anda patlatacağız.
Lanet olsun!
Önüne geç.
Tren o kavşağa girmeli.
Bu gerçekleşene kadar beklemeliyiz.
Bunu yapabileceğimi sanmıyorum.
Neyi yapamıyorsun?
Sıkı tutun.
Daryl.
Hey.
Connie'nin trene bindiğini ve kapının kapandığını
gördüğümde ben de seninle
aynı şeyi düşündüm.
Neymiş o?
Mağara.
Kelly'nin kız kardeşi gittiği anda ne dediğini hatırlıyor musun?
"Ölürsek onları kurtaramayız."
Bunu istediğin gibi oynayabiliriz.
Ancak tek başımıza devam edersek
aynı hataları tekrarlayabiliriz.
Pekâlâ.
Güzel.
141 kontrol.
Kavşak temiz. Onlardan iz yok.
Tarama için bir sonraki bölgeye geçeceğiz.
Anşalıldı 141.
İki kez kontrol edin. Onları bulmamız gerek.
Hayır!
Hayır.
Sorun yok.
141, orayı tamamla.
Onu benden koparıp aldılar.
Yeterince güçlü değildim.
Bilmiyor olmaktan nefret ediyorum.
Bu daha da beter.
Bunu yapmamalıydım....
Bunu...
Bu senin suçun değil. Sen bir kişisin.
Önemli değil.
Benim suçum.
No comments yet. Be the first to leave one.