Silo

Silo

Turkish வசனம் பதிவிறக்கம்

சீசன் 3

வெளியீட்டு விவரம்

silo s03e07 1080p web h264-cakes
கருத்துரை வழங்கியவர் desprite
Alt yazı çevirmeni: Orhan Cevher

குறிச்சொற்கள்

webdl
வெளியிடப்பட்ட தேதி: 2026-08-14
பதிவிறக்கங்கள்: 7
காது கேளாதோருக்கானது: No
FPS: 23.976

Turkish வசனங்களின் மாதிரிக்காட்சி

முதல் 200 வரிகள்.

- Bize neden bizim… - Dışarı çıkıyorsunuz.

Sizi şafakta göndermem gerekiyor.

Ne için?

- Diğer siloya gidiyoruz. - Evet.

Camille'e çocukları geri getirmeniz için sizi göndereceğimi söyledim ama…

Aslında zehrin geldiği yeri bulmamızı istiyorsun.

- Doğru. - Benimle dalga mı geçiyorsun?

Tek başıma gidebilirim.

- Hayır, iş için iki kişi lazım. - Tahmin edeyim.

- Birimiz ölürse diye iki kişi lazım. - Evet, aynen.

- Harika. - Kennedy, seni anlamıyorum.

Üç ay boyunca "Çıkarın bizi" diye bağırdın ve şimdi çıkmak istemiyor musun?

Hayır. Çıkmak istiyorum. Gerisi umurumda değil.

Bir fikrim var. Lukie'yi sağ salim 17'ye götürürsem istediğimi yapabilir miyim?

Ne istiyorsun?

Yerdeki diğer bir delikten başka bir yere gitmek istiyorum.

Tamam, olur.

Lukas'ı 17'ye götürürsen ne istersen yapabilirsin. Umurumda değil.

Harika. Hadi giyinelim.

ÇIKIŞ

Pekâlâ, onları gözden uzak tut.

Danny Bly'ı bulmanı istiyorum.

Kafeteryadaki ekranları kapatmasını istiyorum. Tamam mı?

- Tamam. - Tamam.

Geri geleceğim.

- Selam. - Selam.

N'aber?

Su Filtrasyonu'na gittim.

Dışarıda korumalar vardı,

bu da ilaçların çoktan suya karıştığı anlamına geliyor.

- Etki göstermeleri ne kadar sürer? - Bernard'a göre hemen.

Süt, meyve suyu, şarap… Musluktan akan hariç istediğini iç.

Her ne yapacaksan şimdi yap.

Takip ediliyorum.

Hem yürüyerek hem de kamerayla.

Yani

daha fazla temas kuramayız.

Baksana Robert.

Dikkatli ol.

İkiniz burada ne yapıyorsunuz?

Şerif yardımcısı mesaj attığında Danny'yleydik.

Neler oluyor?

- Dışarı çıkıyorum. - Dışarı çıkıyoruz.

- Evet. Dışarı çıkıyoruz. - Ne, neden?

Juliette dışarı çıktığında başka bir siloya gitmiş.

Biliyorlar.

Kasklarındaki numaralardan. On yedi numaralı siloya gitmiş.

Doğru ve 17 birkaç çocuk dışında ölüymüş

ve onları geri getireceğine söz vermiş.

Evet.

Hâlâ çıkmak istiyor musun?

Evet.

Belki sen artık istemiyorsun Kat ama…

Ama Danny ve ben temizlik videosunu gördük.

Belki de kaskının camında bir şey vardır.

Hayır.

- Bunun mümkün olduğunu söylemiştin. - Dışarısı iyi mi kötü mü bilmiyorum.

Dışarı çıkmana sevinecek birini tanıyorum.

Evet.

Kennedy'nin eşiyle tanıştınız mı?

Sizce o olsaydı ne derdi?

Sadece birkaç kadeh içmişse böyle konuşurdu.

Doris gerçekten çıkmak istediğini söylemezdi.

- O bundan daha zekiydi. - O herkesten daha zeki.

Dedi ki birini öldürseydim…

- …muhtemelen o olurmuş. - Muhtemelen.

Ve yakalanırsa…

Bu, yanına kâr kalırdı.

Temizliğe gönderilirse dışarı şarkı söyleyerek çıkacağını söyledi.

Özgür olmaktan, dışarıda olmaktan mutlu olarak.

Sadece bir dakikalığına bile olsa.

Sadece bir dakika.

Kıyafet teknisyenleri hazır.

Hadi yapalım.

Şafağa kadar vaktiniz var demiştim, hemen gitmeniz gerek. Acele edin.

Kapandı.

Pekâlâ. Telsizi her zaman açık tutacağız.

Siz beni kaskınızdan duyacaksınız, ben de sizi telsizden duyacağım

- ama şifreli konuşmayı unutmayın. - Beni duyabilecek misin?

Umarım duyamam.

- Ne? - Peki, ben kimim?

Sen merkezsin. Ben Şerif Yardımcısı Turley.

- O da Crane. - Evet.

Bunu asla hatırlamayacağım.

- Calso'dan başka bir şey olabilir miyim? - Patrick.

Sakin ol. Bunun için vaktimiz yok, tamam mı?

Walk sadece Lukas'la konuşacak. Onu 17'ye götüreceksin.

Bu kadar. Tamam mı?

O iyi olacak.

Merkezden Şerif Yardımcısı Turley'ye. Duyuyor musun?

Şey…

Durum…

Beklediğimden çok daha büyük.

Hiçbir şey yok.

Hiçbir şey yok.

Hiçbir şey yok!

Hey!

Bu da ne böyle?

Ben yardımcı Turley.

Bir sonraki seviyeye geliyoruz.

Merkez.

Hasarı görüyoruz.

Hayal ettiğimizden çok daha kötü.

Ama araştıracağız.

Anlaşıldı.

- Duyuyor musun? - Neyi?

Duyuyor musun?

Merkez. Bir vızıltı sesi duyuyoruz.

Siz de duyuyor musunuz?

Siktir. Kaç!

Şerif Yardımcısı Turley, burası merkez. Duyuyorsanız onaylayın.

Yardımcı Calso, duyuyorsanız onaylayın.

Ne oldu?

Silah sesi gibiydi.

- Dışarıda silahları mı var? - Yok.

Telsizle tekrar ara.

Hatta parazit var. Bu sadece…

Tamam…

Bilmiyorum. Danny, ekranları tekrar açabilir misin lütfen?

Bilmiyorum. Atölyeye gitsen nasıl olur?

Ben de imkânım olunca seninle buluşsam.

- Nereye gideceksin? - Bilmiyorum

ama kaçarsam beni tutuklar. O yüzden kalmak zorundayım.

Buraya geldiğinde…

Sandy, eve döndü diyebilir misin?

Jerry, kombinasyon aynı mı?

Lukas Kyle ve Patrick Kennedy etkisiz hâle getirildi.

Ne oldu?

Nichols'ın düzenlenmemiş temizlik videosunu izledin.

Ne gördün?

Cesetler.

Bütün bir silo kadar ceset.

Peki bu, ne anlama geliyor?

Bir Önlem'i engelleyebildiler.

En azından anlık olarak.

"Anlık olarak" anahtar kelime.

Silonuzun iyiliği için, Önlem'in aslında

önlenebilir olmadığını bilmeniz önemlidir.

Videoda gördükleriniz, bu gerçeğin kanıtı olsun.

Ama bu…

Nichols'ın bunu yapmak istediğini mi sanıyorsun?

Önlem'i engellemek mi?

Konuş onunla.

Bu korkunun haklı olup olmadığını anlamaya çalış.

Eğer öyleyse?

Şafakta çıkacakları konusunda anlaşmıştık.

Evet, Kennedy tedirgindi, bu yüzden onu dışarı çıkarmam gerekiyordu.

Peki.

Bunu söylemek zorunda olduğum için üzgünüm ama Silo 17'ye ulaşamadılar.

Bizim silodaki insanların 17'ye gitmesini istemenin başka bir nedeni var mıydı?

Hayır.

O çocuklar benim hayatımı kurtardı, ben de onları buraya getirmek istedim.

- Bundan daha önemli bir şey yok mu? - Yok.

Çocukların hayatını kurtarmaktan daha önemli ne olabilir Camille?

Silo 17'de ne olduğunu biliyor musun?

Hayır, sen biliyor musun?

Hiçbir fikrim yok. Bu yüzden sordum.

Orada ne oldu?

Lukas ve Kennedy'ye.

Sanırım kıyafet arızası.

- Kıyafet arızası mı? - Evet.

Acele edersen böyle olur.

Evet.

Kıyafetleri kurşungeçirmez yapmaları için onlara daha fazla zaman vermeliydik.

HUGH HOWEY'NİN SİLO KİTAP SERİSİNDEN UYARLANMIŞTIR

Charlotte?

Neler oluyor? Burada ne işin var?

Selam…

- Sana söyleyemez. - Sana sormadım, değil mi?

Tabii ki.

İyi misin?

İyiyim, evet.

Kim olduğumu biliyor musun?

Tabii ki biliyorum Daniel.

Ama sen Anna'nın dediklerini yapana kadar daha fazlasını söyleyemem.

İkiniz de

- peşimden gelin. - Tamam. Az önceki yolculuktan sonra

- kimseyle bir yere gitmiyoruz. - O kapıların ardında ne var?

Avukatlar. Gizlilik anlaşması olan birçok avukat.

İmzayı attıktan sonra uçağa bineceğiz

ve yarın bu saatlerde her şeyi öğrenmiş olacaksınız.

Ancak bunların hiçbirini kimseye anlatamayacaksınız.

Biz söyleyene kadar.

Ne, sen…

Beni dava mı edeceksin? Banka hesabımda 700 dolar var.

Gitmo. Oradaki avukatların yarısı hükûmet avukatı,

bu da sizi gerçek Guantánamo'ya gönderebilecekleri anlamına geliyor.

Şaka yapmıyorum. Oraya gittim.

Aslında oldukça güzel. Satın almayı düşünüyorum.

Adayı. Sadece üssü değil tüm adayı.

Yani…

- Ben Per Stensen. - Kim olduğunuzu biliyoruz.

Biliyorum. Sadece kibar davranıyorum. Sosyal ekibim öyle yapmamı istiyor.

Siz gazetecisiniz, değil mi?

Bana çok fazla sorunuz olduğu söylendi ama ben size bir soru sormak istiyorum.

Hangisini tercih ederdiniz,

Gizlilik sözleşmesini imzalamayıp hiçbir şey bilmeden boktan bir kiralık minivanla

buradan gitmeyi mi

yoksa adınızı birkaç kez yazıp

dünyanın en önemli sırrını öğrenmeyi mi?

More Turkish subtitles for Silo

கருத்துகள்

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left