முதல் 200 வரிகள்.
YALANLAR
Adın ne?
Juliette.
Juliette mi? Oyundaki gibi mi?
Evet.
- Burada da biliniyor mu o? - Evet.
Sen nerelisin?
Dışarıdan geldim, başka bir silodan.
Ne silosu?
Elli tane var.
Elli mi?
Evet, bu 17.
Yani, en yakın olanlar 15, 16 ve 18.
Ne kadar yürüdün?
- Bilmiyorum. - Güneş neredeydi?
Ben... Kim...
Sen kimsin?
Hayır, bekle!
Bak, konuşmak istiyorum
ama bana bir şey vermek zorundasın.
Benim adım Solo.
Solo mu?
Evet.
Solo ne?
Sadece Solo.
Çünkü burada tek başımayım.
Yani Solo'yum.
Ve kimse insanları çıkmaya zorlamadı.
Onlar gitmeyi seçti.
Çıktıklarında da güzel bir gündü.
Herkes gülümsüyordu ama sonra o toz tekrar esmeye başladı
ve sanırım zehir bir süreliğine uzaklaştı ama geri geldi,
hem de çok miktarda ve işte o zaman hepsi öldü.
Ama temizlik için çıkanlar üç dakika içinde ölüyor.
Onlar nasıl daha uzun süre hayatta kaldı?
Bilmiyorum. Sen nasıl kurtuldun?
Üzerimde bir kıyafet vardı ve...
Hey, sen de Ron gibi mi dışarı yollandın?
- Ron mu? Ron kim? - Ron Tucker.
Dışarı çıkıp temizlenmeyen.
Dışarının güvenli olduğunu düşündü. Dışarı çıkmak istedi.
Ama çıktığında temizlenmedi.
Lensin üzerindeki kire "yalanlar" yazdı.
Sonra da köşeyi dönüp gözden kayboldu.
İki gün sonra ekranın üzerindeki "yalanlar" yazısını boyadılar,
tam da onun yazdıklarının üzerini ve kavga o zaman başladı.
Russell beni buraya koydu.
Russell bilgi işlemin başındaydı. Ben gölgesiydim.
Ve Russell bana
"Ne olursa olsun
kimsenin kasaya girmesine asla izin verme... asla" dedi.
Peki neden herkes dışarı çıktı?
Çünkü güvenli olduğunu düşünüyorlardı.
Çünkü o adam güvenli dedi, bu yüzden onlar...
Hayır çünkü onun öldüğünü görmediler.
Öldüğünü görmediler.
Belki hâlâ hayattadır diye düşündüler.
Sonra herkes çıktı mı?
Evet.
Ne oldu?
Temizlenmedim.
Bir kıyafet. Geri dönmem gerek.
Bekle! Ne?
HUGH HOWEY'NİN SİLO KİTAP SERİSİNDEN UYARLANMIŞTIR
- Çek ellerini! - Anne...
Anne! Eve git!
Her şey düzelecek! İyi olacağım!
Teddy!
Ona tuzak kurmuşlar. Grafitiyi kendileri koymuş.
Ona tuzak kurulmadı.
O yaptı. Ve ona gurur duyduğumu söyledim.
Burası bizim evimiz.
Bunlar bizim duvarlarımız ve istersek işaretleyebiliriz.
Ama şimdi o, ellerinde.
Neden korktuğunu hepimiz biliyoruz Evelyn.
Hepimiz yapabileceklerini biliyoruz.
Mekanik'ten birini ibretlik yapmak isteyeceklerdir.
Ama buna izin vermeyeceğiz.
- Verecek miyiz? - Hayır.
- İzin verecek miyiz? - Hayır.
Oğluna olmasına izin vermeyeceğiz.
SUNUCU ODASI
Neden buradayım?
Düzen'le başlamamız gerektiğini düşündüm.
Her şeyi unutmaya çalıştım.
Özellikle de bunu.
DÜZEN
Ama bazı şeyler kaldı.
"Başarısız temizlik durumunda, savaşa hazırlanın."
Ve grafiti.
Grafitileri engellemeniz gerekiyor.
Özellikle bir isyanı destekleyebilecek her şeyi.
Ya da "temizlikte başarısız olan kişiyi
- yücelten her şeyi." - "...yücelten her şeyi."
Grafitiler için hiç tutuklama yaptınız mı?
Mekanik'ten bir kişi.
Ne yazmış?
Dün gördüğümün aynısını.
Juliette yaşıyor.
Onu kameradan mı yakaladınız?
Hayır, ihbar aldık.
120'nin altındaki kameraların çoğu devre dışı bırakılmış.
Nichols onlara söylemiş olmalı.
Kameraları nereden biliyordu?
Anlayabildiğim kadarıyla çözmüş.
O cidden ustaydı, değil mi?
Analizlerimin tamamen dışında.
Onunla sadece iki kez görüştüm.
Bana dışarı çıkmak isteyecek biri gibi gelmedi.
Kırmızı-düzey bir eski objeyle yakalandı.
İsyan öncesinden kalma bir sabit disk.
İçinde ne vardı?
Nichols'un ekrana yansıttığı 200 yıllık bir temizlenme videosu dışında,
bilmiyorum. Onu yok ettim.
Dışarı çıkmak istediğini söyledi mi?
- Ne olursa olsun dışarı çıkacaktı. - Ama söyledi mi?
Evet. Söyledi.
Bir dahaki sefere grafiti için tutuklama yaptığınızda,
Tepeden ya da Orta-Katlar'dan olduklarından emin ol.
Düzen diyor ki...
Düzen, Mekanik'i suçlayın ve Silo'nun kalanını onlara karşı birleştirin diyor.
Bunu biliyorum.
Ama Juliette...
O tekti.
Daha önce hiç kimse böyle bir şey yapmamıştı.
O yüzden, Düzen'in dışında düşünmelisin.
Kolay olacağını söylemiyorum.
Daha önce görmediğin
bir rengi düşünmeye çalışmak gibi olabilir.
Ama dene.
Ve Mekanik'ten tutukladığınız adamı serbest bırak.
Biraz merhamet göster.
Şimdi, sakıncası yoksa buradan gitmek istiyorum.
Juliette 17 numaralı siloya mı gitti?
Evet.
- Orada hayatta kalabilir mi? - Pek olası değil.
O silo uzun zaman önce öldü.
Seni gölgem yapmadan önce.
Kahretsin.
RON TUCKER YAŞIYOR
DIŞARI ÇIKMAK İSTİYORUZ
Sana tutuklattığım kişilerde ne durumdayız?
Nichols'ın, bilgisayarlarına koyduklarını görmüş olabilecekler.
Hepsine ilaç veriliyor.
Anksiyete için olduğunu söylüyorlar.
Peki ya Nichols'a yardım eden iki kişi?
Patrick Kennedy ve Danny Bly.
Adli tecritteler.
- Onlara ilaç verildi mi? - Hayır.
Neden?
Bunları neden çok sıkı bağlamak zorundalar?
İşte oldu.
Tamam mı?
Ben kimim, biliyor musun?
Herkes kim olduğunu biliyor Sims.
Aileler brokoli yemeyen çocuklarını seninle tehdit ediyor.
Çocuklar brokolilerini yemeli.
Ben kendiminkini yerim. Beni salacak mısın?
Bundan biraz daha fazlasına ihtiyacım olacak.
Ah, evet.
Sana daha ne verebilirim?
Doris'i aldınız zaten.
Karını mı?
Evet, karımı, sik kafalı.
Benden alabileceğin başka bir şey yok.
Ve ben bir şeyler gördüm.
Bazı şeyleri biliyorum.
Hepsinin yalan olduğunu biliyorum.
Gözüme bıçak sapladığın kısma geçmeye ne dersin?
Bir şeyler bilen herkes ölmek zorunda değil.
Bir saniyeliğine gizemli şeyler söylemeyi bırakıp
neden burada olduğuma gelebilir misin?
Bir ilaç var.
Unutmanı sağlıyor.
Neyi?
Unutmanı istediğimiz şeylerle başlarız.
Küçük doz son birkaç haftanın icabına bakar.
Ya büyük doz?
Seni Doris ölmeden öncesine götürebiliriz.
Bu nasıl olur?
Ne yapacağım? Nereye gittiğini merak ederek dolaşacak mıyım?
Hayır. Bu ilaç gerçekse o zaman en başa döneceğim.
Yirmi iki yıl geri gitmek istiyorum.
Onunla tanışmadan önceye.
Bunu yapmanı istiyorum çünkü böylesi daha kolay.
Bunu senin için yapabiliriz
ama önce bizim için yapman gereken bir şey var.
Çok güzel, değil mi?
Neydi o?
Bilmiyorum.
Senden uğramanı istememin sebebi,
Şerif Nichols'ın temizlik raporunu bitirdin mi?
Neredeyse.
Bir tanık ifadesi daha lazım.
Bayan Nichols dışarı çıkmak istediğini söyledi mi?
Başkana göre
Bay Sims'e ve orada bulunan beş askerin dördüne göre söylemiş.
Beşincisiyle birazdan konuşacağım.
O zaman bırakayım da devam et.
Sayın Yargıç...
No comments yet. Be the first to leave one.