Reacher

Reacher

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

സീസൺ 4

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

reacher s04e01 1080p web h264-cakes
കമന്ററി എഴുതിയത് desprite
Alt yazı çevirmeni: Samet Konuksal

ടാഗുകൾ

webdl
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2026-08-12
ഡൗൺലോഡുകൾ: 18
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No
FPS: 23.976

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.

Orduda büyüdüm, orduda çalıştım.

Hep emirle hareket ettim.

Şimdi kafama göre geziyorum.

Motel, nakit para, sahte isimler.

Bavulsuz seyahat. Genelde otobüs ya da otostop.

Alışırsın.

Askerî Polis 110'uncu Özel Soruşturma Birimine komuta etmişsin.

Bir şeyleri düzeltmek için ya da güçsüzü sevdiğin için yapmıyorsun.

Güçlüden nefret ediyorsun.

Yanlarına kâr kalacağını sanan kibirli pislikleri sevmiyorsun.

Bunu yeni mi anladın?

Yüz bin yıl önce

ateş başında kalanlar ve bir de gezgin insanlar vardı.

Gezginlerin soyundan geldiğime eminim.

Ben buyum işte.

Whiz Wit.

Ellerini göster.

Yanına otursam olur mu?

Rahat bırak beni.

Bırakamam.

Git başımdan.

Trende sadece birkaç kişi var.

Mesai bitiş saatini beklesen planın daha etkili olurdu.

Sadece

bir el.

Bir elini çıkar.

Olmaz.

Çıkarabilirsin.

Elindeki şey çok tehlikeli.

Ne kadar az temasta bulunursan o kadar iyi.

Sakin ol.

Geri alamayacağın bir şey yapma.

Bir elini göster.

Lütfen.

Sağ ol.

Şimdi…

O şeyi göster.

Görmem lazım.

Lütfen.

Git buradan.

Gidemem.

Neden?

Çünkü her neyin peşindeysen artık ben de buna bulaştım.

Çantadan çıkar hadi.

Bomba var sanıyordum, bu daha iyi.

Benimle bir derdin yok.

Beni tanımıyorsun bile.

Artık bitti.

Her şey bitti.

Ne o biten?

Konuş benimle.

Yardım ederim.

Ben polisim.

Polis misin?

Bana kimse yardım edemez.

Oha lan!

Bay Reacher, Dedektif Shawn Docherty.

Bu da ortağım Dedektif Tamara Green.

Size birkaç sorumuz var.

Dürüst davranıp iş birliği yaparsanız çok uzun sürmez.

Çok basit, değil mi?

Hazır mısın?

Tamam. Şimdi…

Üstünüzde pasaport vardı ama ehliyet yoktu.

Cevap yok mu?

Soru değildi ki bu.

Nerede yaşıyorsunuz?

Bu binanın adresi ne?

- Neden? - Şu an burada yaşıyorum çünkü.

- Evin neresi lan? - Evim yok.

- Evsizsin yani. - Harbi dedektifmişsin.

İt herif! Karşıma ilk kez mi çok bilmişin teki çıkıyor sanıyorsun?

Tamam! Pekâlâ.

Şöyle yapalım. Metrodan önce neredeydin Reacher?

Frankford Uptown'da müzik dinliyordum.

- Sonra direkt metroya mı gittin? - Hayır. Biftekli sandviç yedim.

- Gece ikide mi yedin? - Philadelphia'dayım ya.

- Neden? - Çünkü lezzetli.

Neden… Hay lanet olsun ya.

Neden Philadelphia'dasın? Buralı değil gibisin.

Buranın beyzbol takımında yetenekli biri var.

Sakatlanmadan önce izlemek istedim.

Ama bir kadının beynini dağıttın.

Onu ben öldürmedim. Tanımıyorum bile.

Canlı bomba olduğuna dair

birçok belirti taşıdığı için ona yaklaştım.

- Mesela? - Bilmiyor musunuz?

11 Eylül'den beri her ABD polisi bilir.

Sen nereden biliyorsun?

Kreatin kutusunun arkasında mı yazıyordu?

Askerî polistim.

Gergin ve terleyen bir kadın gördüm.

Kıpır kıpır, söyleniyor, direkt öne bakıyordu.

Öldüreceği insanı görmemek için.

Patlayıcıları saklamak için paltosu vardı.

Büyük bir çantası vardı. Listeyi karşılıyordu.

Ama sonuç olarak kadın sadece kendini öldürdü.

- Ne düşünüyorum dersin? - Aptalca şeyler mi?

Bence bu işte bir parmağın vardı.

Görgü tanıkları vardı. Sorun. Olanları gördüler.

Sorduk, görmemişler. Kimi uyuyormuş, kimi de bakmıyormuş.

- Dört tanıktan kimse bir şey görmemiş mi? - Üç.

Dört kişi vardı.

Kırklarında, kısa boylu bir Hispanik kadın ve otuzlarında siyahi erkek.

İkisi de yorgun ve mesaiden dönüyordu. Balkan göçmeni, yirmilerinde.

Onu nereden biliyorsun?

Fenotip, boy. O bölgenin insanları uzun boylu olur.

Pizzasını ketçapla yiyordu, bu Arnavutluk'ta yapılır

ve yazım hatası olan bir Colorado State tişörtü giyiyordu.

Defolu ürünler genelde bağışlanır,

o da eline ne geçtiyse onu giyiyordu. Yani Balkan ve göçmen.

Tamam Evsiz Sherlock, üç kişi oldu. Dört demiştin.

Beyaz erkek. 50'li yaşlarında. En uçtaydı. Bej pantolon, yakalı tişört.

Orada öyle biri yoktu.

O kargaşada kaçtı. Silahlar, cesetler. Kaçmak için sebep çok.

Belki eşine işte olduğunu söyledi

ama sevgilisini görmeye gidiyordu.

Orasını bilemem ama sonuçta oradaydı.

Anna Merrick'i kendi silahınla mı vurdun?

Ne bu? İyi polis, aptal polis mi?

357 kalibre Magnum'la öldürüldü.

Üstümde kan da yok, barut lekesi de.

Geldiğimde tuvalete gidip elimi yıkamama

izin verdiniz.

Benim öldürdüğümü düşünseniz izin vermezdiniz.

Parmak izimi alır, haklarımı okurdunuz.

Oyalanıyorsunuz.

Evet. Bir telefon aldığımız için seni burada tutuyoruz.

Diğerleri sana soru sormak isteyebilir.

Başkentten federaller.

Nereden biliyorsun?

FBI olsaydı çoktan sorguya çekilirdim

çünkü burada bir şubesi var.

Washington'dan birileri olmalı. CIA, DEA, Savunma Bakanlığı.

Alfabe çetesinden başka biri.

Meğer intiharcımız federal çalışanmış.

Bu da durumu biraz daha karıştırıyor.

Bu yüzden onlar gelene ve durum netleşene kadar

kalmanı rica ediyorum.

Neden intihar ettiğini biliyor olabilirler ve ben de bilmek istiyorum.

Onu tanımıyordun, neden umurunda ki?

Çaresizdi ve yardıma ihtiyacı vardı.

Ona yardım etmedim.

Tamam. Biraz bekleyeceğiz o zaman.

Polislik yapmışsın. Araştırmamız gerektiğini biliyorsun.

Olayla alakan olmadığını bilmemize rağmen.

Belki doğrudan yoktur ama…

Ama kendini vuracak kadar üstelemeden önce

bir şeyin peşindeydi.

Daha önce toplu taşıma intiharları gördüm.

İnsanlar trenin önüne atlar

ama hiç böyle kendini vuranı görmedim.

Bazen insanlar uçurumun kenarındayken

birileri gelip o kişiyi iter, belki onu sen ittin

ve burada kalacaksın çünkü ben öyle söylüyorum.

Bana bir şey yaptırabileceğini mi sanıyorsun?

Soğan, biber, ekstra peynir.

Niçin?

Biftekli sandviçim. Bir süre bekleyeceğiz.

Saat sabahın beşi.

Philadelphia'dayım.

- Fena kahvaltı değil. - Demiştim.

O ne öyle?

Gritty bu.

Flyers'ın maskotu.

Hokey sevmem.

Kaçırıyorsun. Hız, beceri ve fiziğin harika karışımı.

İki kişinin derdi mi var? Kapışırlar.

Politika ve saçmalık yok.

Yani…

Biraz saçma.

Gritty'me laf atma.

- Kimin damarına bastın? - Nasıl yani?

Zekisin. Ortağından zeki olduğun belli.

Gece vardiyasında intiharlarla uğraşıyorsun.

Tutanak tutuyorsun, polislik yapmıyorsun.

Kimi kızdırdın?

Kendi işine bak.

Anna'nın kardeşi o. Jacob.

Jersey'de polis.

Hâlâ şoktaymış gibi duruyor.

Omuzlar düşük ve önde, kambur duruyor.

Kendini korumak için ilkel içgüdü.

İşe yaramıyor.

Federaller gelmek üzere. Bitir yemeğini.

Sorgu için pek endişeli durmuyorsunuz.

Philadelphia Polisi sorguladı zaten.

Epey iyi geçti. Bence bu daha da iyi geçer.

Siz hangi kurumdansınız?

İsimleriniz ne?

Tamam.

Size Çıtırtı, Çatırtı ve Patırtı diyeceğim.

Peki sizin gibi ikinci sınıflar niye burada?

Neden öyle olduğumuzu düşündünüz?

Polis size bilgi verdiği hâlde

suçsuz olduğunu bildiğiniz birini sorgulamaya

üç saat yol geldiniz.

Patronunuz, "Anna Merrick'le son konuşan kişi sorgulandı."

yazan kutucuğa işaret atsın diye buradasınız.

Hayır deme gücünüz olsaydı hâlâ yatakta olurdunuz.

More Turkish subtitles for Reacher

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left