The first 200 lines.
Saçmalık bu.
Son bölümden beri nasıl hâlâ aynı sıradayız?
Çok uzun sürebilir. O yüzden harika.
Sıra hiç ilerledi mi?
Ben ilerlemedim ama Tim Burton'a rastladığımda
ses tonumu çaldığı için
onu yumruklayabileyim diye her gün hareketlerimi kısıtlıyorum.
Neyse ki daha fazla bekleyemeyiz.
Her sabah gösterdiğim, dünyanın patladığını anlatan
videoyu izlememiz gerekiyor.
Hayır kanka. Telefonuma yükledim.
Shlorp Gezegeni mükemmel bir ütopyaydı. Ta ki asteroid çarpana kadar.
Yüz yetişkine bir Pupa verildi...
Sanki ünlü 24 dizisiymişiz gibi
birbirine bağlı bölümler mi çekiyoruz?
...ve aşırı nüfuslu bir gezegende mahsur kaldık.
Hiç susmadım.
Pupa'nın sahibi benim. Adım Korvo.
Bu benim dizim. Pupa'yı ben düşürdüm.
Bunu cidden yapıyor muyuz?
Hâlâ sıradayız bebeğim.
Tanrım, düşük bütçeli bir bölüm.
Çok fazla duygu yaşıyorlar,
ruh hâli yüzüklerini huzurlu renge getirip hayatlarıyla
barışık olmaya çalışıyorlar.
Hep farklı şeyler söylüyorsun.
Öyle mi?
Lanet olsun Terry, bu rezalet.
Ne zaman ilginç bir şey yapacağız?
Sen bekle.
Harika bir şey yapmak üzereyiz.
Efsane değil miydi Chumba?
Ayak sürümeyi bir başarı olarak görmüyorum.
Anlamıyorsun. Bu sıra çok nadirdir.
Biz pro-bekleyiciler buna "Kategori 5" deriz.
Onları sınıflandırıyor musun?
Evet, teknik olarak bu sıranın adı Linda.
Çok güzel bir kadın
ve üç sıranın birleşiminden oluşuyor: iPhone,
sneaker ayakkabı
ve Supreme logolu bir sandviç.
Giderek daha aptal bir hâl alıyor.
Kategori 5'i kaçıramayız.
Tüm ünlü bekleyiciler burada.
Andrew, 2001'deki ilk Xbox sırasından beri en önde.
Sarah, Black Friday'de Ann Taylor Loft'ta
kaynak yapan birini bıçaklayıp içeri girdi.
Sivri şapkalı Kyle von Titsenburg ise
bir keresinde 72 saat çişini tutmuştu.
Ayrıca ismi harika.
Bir sürü hareketsiz ünlü.
Balmumu müzesinde gibiyim.
Proların giydiklerini sevdim.
Kendini belli eden bir kıyafetin cazibesine dayanamam.
New Balance'larımı,
avantaj sağlayan Asics eldivenlerimi,
ve lekelerim yanmasın diye şapkamı giydim.
Tamam, bir şans vereceğim.
Pupa nereye gidiyor?
Bedeni büyümeye başladı.
Harika bir şey yapacak. Gidip bakmalıyız.
Pupa saçma şeylere bayılır.
Bakalım neyin peşinde. Hikâyemiz bu olabilir.
Sırayı terk edemeyiz. Söz verdin.
Sadece niye büyüdüğünü görmek için bakıp geleceğiz.
Pis pis sırıtıyordu. Pupa'ca bir şey yapacak.
Merak etmediğini söyleme sakın.
Sırayı bir saniye bile terk edersen yerini kaybedersin.
Tüm mesele bu dürtüyle savaşmak.
Boşalmayı geciktirmek gibi düşün.
Şu diğer sıraya bakın.
Daha hızlı ilerliyor.
Acemi hatası.
Sıra ilerliyor gibiyse bu bir illüzyondur.
Kyle von Titsenburg'ün dediği gibi:
"Bekleyemeye değer sıralar ilerlemez."
Bu aptalca. Siktir git.
Hızlı sıraya girip sneakerlarımı senden önce alacağım.
Görüşürüz ezikler. Bokumu yalayın.
Senin daha zeki olduğunu biliyordum. Benimle kal.
-Jesse? -Alo?
Şu korkutucu, sessiz ergen kız şeyini mi yapıyorsun?
Ödümü patlatıyor. Yapma!
Şu adamın kafasının arkasına bakın.
Eriyen tereyağı çubuğu gibi.
Saçı, ensesini yalayıp geçiyor.
Saçları dağınık ve zincirli cüzdanı var. Bu hatun ona bayıldı.
İşte başlıyoruz. Ne zaman sırada olsak
Jesse bir adamın kafasının arkasına âşık oluyor.
Şu an o tişörtün içindeki kolların arkasında
neler olduğunu düşünüyorum.
Kendine hâkim ol Jesse.
Kıpırdayıp durma. Tam formumdayım, havamı bozuyorsun.
Odaklanmak için sürekli Kardashian'ları sayıyorum.
Sayende obez kardeşten sonra karışıyor.
Bekleyeceksek bir şey yapacağım.
Ne gibi?
Herkesi sigaraya dönüştüren ışın.
-Sonra üstlerine basarız. -Hayır!
Siktir! Justin, uzay istasyonu sigaraya dönüştü!
Fal kurabiyesinde yazdığı gibi!
Dur! Onları dönüştürmek heyecanı öldürür.
Sıra beklemenin amacı sıra beklemektir.
-Işınlar. -Işın falan yok!
Anı yaşa.
Sevdiğin hobileri deniyordum ama saçma sapan şeyler seviyorsun.
-Ben gidiyorum. -Bana ne ki.
Herkes sıra bekleyemez.
Gemide birkaç Howlin' Rays ışınımız var.
Tavuklu sandviçe karbon ışını atacağım.
Linus, n'aber kanka?
Buralarda beklersin diye umuyordum.
Ter-bear! Ter-inator! Terry ve Jets!
Bu da ne l-a-n?
Az önce onu öptün mü?
Tarzım bu. Fazla takmaya gerek yok.
Yerimi tuttuğun için sağ ol.
Yanındaki yerimi kaybetmeyeyim diye kiralık bekleyici tuttum.
Sıra kocam gibi bir şey.
Eminim beni duymuşsundur.
Korvo. Terry'nin gerçek kocası ve bekâr takım lideriyim.
Korvo?
Hayır, senden hiç bahsetmedi.
Bahsettim. Hatırlasana.
Kızdığında gözlerinin pörtlemesini sevmiyorum.
-Pörtlemiyorlar! -İşte!
Anlatsan hatırlardım.
Çok eski tanışız.
Bay Harika'nın yeni sünger setini
almak için beklerken sıra sevgilisi olduk.
Ne gündü ama.
Hatırlasana.
-Tanrım! -Tüm o süngerler.
Korvo da gitmek üzereydi. Pek sıra adamı değil.
Hayır, gitmiyordum.
-Sıra güzelleşiyor. -Sahi mi?
Evet, takım arkadaşım, iş yerindeki suç kocam,
hayat boyu Terry'm ve Lameus adındaki bu adamla
devam etmek istiyorum.
Adım Linus, "N" ile.
Ben ne dedim ki?
Peki.
Hoş geldin yoldaş.
Sadece iki paket DayQuil Blast Cheez-Its getirdim.
O yüzden paylaşmalısın.
Terry'nin favorisidir.
Ekstra malzemeli mi? Elveda şüphelerim!
Terry, Mai Tai Goldfish severdi.
O 2019'da kaldı.
Ama kaydını tutan kim?
Terry hep abur cuburlardan konuşur durur.
Beni bilirsin, ya onu Bugles'larım ya da şunu Twizzlers'larım. Fenayım.
Tanrım.
Biliyordum. En hızlı sıraya geçmek hep daha iyidir.
Pekâlâ, şimdi de koşuyoruz.
En iyi sıra benimki!
Siktir git Terry!
Dostum, birlikte çok efsane sıralarımız oldu.
Emniyete girmek için ehliyetimizi
kaybetmiş gibi yapmıştık.
Çok uzun sürdü.
Bugünlerde güzel sıra bulmak zor.
Keşke zamanda geriye gidip birlikte ekmek kuyruğu bekleyebilsek.
Fakir olup sokakta seninle aynı yöne
bakabilmek için hiç düşünmeden Büyük Buhran'ı yaşardım.
Bunu hep söylerim.
Ben de markette sıra beklemiştim.
Çok ürünüm vardı, ekspres kasaya gidemedim.
O yüzden sıra beklemem gerekti.
Harika hikâye.
Bir yerden başlamak gerek.
Sağ ol Linus.
Sırada bekleyen yalnızca siz değilsiniz.
Tenet'ın Broadway uyarlaması için sırada beklerken
evsiz bir adam sana bok torbası atmıştı.
Torbaya sıçmasını izleyip "Acaba kime atacak?" diye beklemiştik.
Ve sana atmıştı.
Evet, telefonumda fotoğrafı olacaktı.
Linus hakkında ne düşünüyorsun?
Jesse, hâlâ Ense Hıyarı yüzünden azmış ve sıkıntılı mısın?
Elimde değil.
Birlikte bir hayat düşünebiliyorum.
Bu dev ayıyı benim için kazandığına inanamıyorum.
Neredeyse senin kadar tatlı.
Pamuk şekerden alabilir miyim?
Ama zaten dünyanın en tatlı kızısın.
Bana fenalık geldi.
Dönme dolaba binelim ve en yukarıdayken bozulana kadar seks yapıp
kurtarılmayı bekleyelim.
Evet lütfen.
Ama önce sana bir şey sormam gerek.
Jessica Opposites, sırada ensemi gördüğünden beri sana âşığım.
Çok güzelsin. Çok zekisin.
Benekli kumaşı çok iyi taşıyorsun.
Benimle evlenerek beni şereflendirir misin?
Jessica Opposites dediğinde düşmüştüm zaten.
Bak, Pupa dev olmuş.
Başının üstünden fazlasını görebilseydim keşke.
Oha. Bir Godzilla mı o?
Geçen yıl tur satın almak için kasabaya gelen de o muydu?
No comments yet. Be the first to leave one.