My Best Friend, His Girlfriend and Me

My Best Friend, His Girlfriend and Me

Mein bester Freund, seine Freundin und ich

Download Turkish Subtitle

Release info

My Best Friend His Girlfriend and Me 2026 GERMAN NF WEB H264-CUCK
A Commentary by tedi
Retail NF | 1:38:25

Tags

webdl
Published on: 2026-08-14
Downloads: 4
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Arkadaşlıklar en kolay çocukluk çağında kurulur derler.

Bu benim. Olli.

Topu bize atar mısın?

Daha sekiz yaşındayken bile çok havalı ve sempatiktim.

Gerçi bunu fark eden yoktu.

Takımlara bu yüzden hep en son seçiliyorsun!

Derken Matze sınıfıma katıldı.

Bu, yeni sınıf arkadaşınız Matthias.

Bize biraz kendinden bahsetsene. Hobilerin nelerdir?

Futbol oynamayı severim.

Yapmayın çocuklar.

Matthias, arka tarafa otur lütfen.

Cümle türleriyle devam edelim.

Örneğin…

-Benim adım Olli. -Matze.

Futbol sever misin?

Oliver, Matthias'ı rahatsız edersen onu başka yere oturtmam gerekecek.

Hayır, benim hatamdı.

Ona bir şey sormuştum.

Güzel dostluğumuzun temelleri işte böyle atıldı.

EN YAKIN ARKADAŞIM, SEVGİLİSİ VE BEN

Çok eğlendik. Şimdi yapmazsak bir daha hiç yapamayız.

Aynen öyle. Hayatımızda bir kez yapabileceğimiz bir şey.

Haberler iyi. Siz ve kediniz için bir daire buldum.

Evet, zemin katta.

Harika. Ben sizi gelip alırım.

Gelsene bir.

-Burası neresi? -Zanzibar. Tanzanya açıklarında bir ada.

-Burayı da listemize ekleyelim. -Enteresan.

Bambu baraka seçeneği sunduğumuzu bilmiyordum.

Niye çalışmıyorsun?

Ben…

Moltkestrasse'deki daireyi verdim.

Sen dünya turunu planlamaktan başka ne yaptın?

Ben…

Sana en sevdiğin atıştırmalığı getirdim.

Hangisi daha etkileyici bilmiyorum. Mükemmel zamanlaman

ve işlerini tam vaktinde bitirmen mi…

Yoksa 30'larının başında

dinlenme iznine çıkacak kadar zeki olman mı?

Bu arada Mülheim'daki yere talip var ama akşam yediden sonra müsaitlermiş.

Al, adresi burada.

Akşam yedi… Bu mesai sonrası.

Aynen öyle. İnternette harcadığın bir saati telafi etmiş oluruz.

Bir de, bunları masraf formunda görmek istemiyorum.

Kaiserin bir övgüyü bile fazla görüyor. O yeri vermek kolay değildi.

Baksana, bunu sen halledebilir misin? Benim Schmitti'ye hediye almam lazım.

Hani ona bir şişe şarap alacaktık?

Aklıma başka bir fikir geldi.

İşte. Burası olmalı.

İyi ki doğdun Schmitti!

Beyler! İki saatten fazla geç kaldınız. Yemeği yedik bile.

Önemli değil. Kızmadık sana.

Bu senin için. Yeni evinde işine yarayabilir.

Teşekkürler. Bakın, bugün uslu durun ha.

İçip sapıtmak, karakolluk olmak yok.

-Antje'yi gelmenize zor ikna ettim. -Ne? Bu senin yaş günün.

Zaten o yüzden izin…

Dur, bekle!

Bunları giyer misiniz?

Bu gri renk yeni moda. Çamur ve granit karışımı.

Bize aldırmayın.

-Dünya turuna çıkmış olmanızı umuyordum. -Ona daha iki ay var.

-Eviniz harikaymış. -Sağ ol.

-Tencere tava iyi para getiriyor demek. -Ev eşyası.

Artık satışçı değilim, müdür oldum.

-Vay be. Ne zaman? -Bir ya da iki…

-Kıç duşunuz mu var? -Evet ama henüz…

-Evi çok güzel döşemişsiniz Antje. -Teşekkürler. Her şeyi birlikte seçtik.

-Değil mi canım? -Kesinlikle.

Sen burada mı uyuyorsun Schmitti?

İnanmıyorum Antje! Hamile misin?

-Ne zamandır? -Henüz değilim.

Ama ilk biz oluruz herhâlde. Hepinizin ödü kopuyor.

Maalesef yanılıyorsun Antje.

-Olli yedinci ayına girdi bile. Benden. -Yedinci.

Yine acıktım. Artık iki kişilik yiyorum.

Biraz yemek arttı.

Kanka, ev akıllıymış da.

Bu nedir?

Bilmem.

-Ne yaptın sen? -Hiç. Birkaç tuşa bastım.

-Alarmı çalıştırdın. -Hadi ya?

-Ralf, kapatsana şunu! -Tamam.

Şifreyi bilmiyor musun? Sen kurmuştun.

-Daha belirlemedim ki. -Öyleyse kullanım kılavuzunu bul.

Hadi!

Bir şeyim yok.

Hayatım, bu hanım ve beyefendi kapıdaydı. Komşular polisi çağırmış.

-Kılavuz hani? -Aramadım.

-Git bul hadi! -Tamam.

-İyi misin? -İyiyim.

-Özür dilerim. Ben… -Deneyebilir miyim?

Tabii, buyurun.

-Teşekkürler. -Şifre 1234, çoğu fabrika ayarı gibi.

Esrar kokusu alıyorum.

Mümkün değil.

Güzel bir örnek.

Utanmanıza hiç gerek yok.

Yorucu bir gün için iki üç nefes birebirdir.

Buldum!

Ralf'e uyuşturucu vermek de nereden çıktı? Artık kullanmadığını biliyorsunuz.

Büyüyememiş sersemlersiniz siz. Bir daha Ralf'le görüşmeyeceksiniz.

Dışarı!

Gitseniz iyi olur.

Schmitti'nin partileri daha iyi olurdu.

Çok değişti. Bir yıl önceye kadar sağlam içiciydi.

Şimdi Antje sayesinde bir kasaba evi ve kıç duşu var.

Bunları kendisi de istiyor olamaz mı?

Bambaşka birine dönüştürülmeyi kim ister?

Zamanında kaçma fırsatını kaçırdı işte.

Aman, bize ne?

Zaten yakında gidiyoruz buradan.

Yolculuğumuza içelim kanka.

Hayatımızın en güzel zamanına.

Evin planı harika, değil mi?

Eski kiracı birkaç mobilya bile bırakmış. İşinize yarar belki.

-Hemen taşınabilir miyim? -Tabii ki.

Mükemmel.

-Paylaştığım evden çıkmam lazım. -Sorun mu yaşadınız?

Hayır, ev arkadaşım harika biri.

Ama erkek arkadaşı değil. Artık resmen bizimle yaşıyor.

Anladım. Klozeti ıskalar, buzdolabını silip süpürür.

Daha da beteri. İlgi istiyor.

O da bize katılmadan arkadaşımla bir şey yapamaz oldum.

Hem bu aralar ben yanlarındayken çocuktan, evlilikten bahsedip durduğu için

onlar beni kovmadan taşınayım diyorum.

Evi tutma şansım var mı?

-Hemen imzalayabilirsiniz. -Sahiden mi?

Durun.

Size

bir şey

söylemem gerek.

Nedir?

Dairede…

Bekleyin. Çocukken aynısı bende de vardı. Çok basit bir numara var.

Söyleyeceğiniz şeyi kulağıma fısıldayın, tamam mı?

Dairede küf sorunu var.

-Kurtulamıyorlar. -Öyleyse daireyi bana niye gösterdiniz?

Ben…

Sizden bu kadar hoşlanacağımı bilmiyordum.

Şansım varmış ki bunu zamanında fark ettiniz.

-Bana borcunuz oldu. -Size hemen güzel bir yer bulurum.

Aklımda bir yer var.

O ayrı.

Benim aklımda akşam yemeği vardı.

Şimdi mi?

Sabahı beklersek akşam yemeği olmaz, öyle değil mi?

Buna inanmayacaksın.

Süpermarketin yanındaki salon ikinci soğuk odayı yaptırmış.

İzlanda'ya hazırlanmamız için ideal.

Olli, bu Rebecca. Bugün ona bir daire gösterdim.

-Merhaba, memnun oldum. -Selam.

-Tuvaletiniz nerede acaba? -İleride sağda.

Tamam.

Kanka…

Müşteri ha?

Dört dörtlük bir kız.

Çok rahat, cana yakın. Üstelik başarılı. Diş hekimi olacakmış.

-Yemek yedik, çıkıp bir şeyler içeceğiz. -Tamam.

Sen de bizimle gelsene. Tanışırsınız.

Ben niye geleyim?

Birkaç haftaya yokuz zaten.

Vay canına, eviniz çok hoşmuş.

Kocaman.

Dünya turu rotamız.

-Bir yıl burada yokuz. Matze söyledi mi? -Evet, söyledi.

Ben de liseden sonra yapmıştım.

-Gerçekten mi? -Evet.

İki ay Avustralya ve Yeni Zelanda'da, bir ay da Tayland'da kaldım.

Sadece üç ay mı? Öyle dünya turu mu olur?

Ayrıca kıtaların hepsine gitmen gerek.

Tamam.

Pekâlâ, çıkalım mı?

-Olur. -Nereye gidiyoruz?

Ne var?

Gelmek ister misin diye sordun ya.

Doğru, sordum.

Gidelim o zaman! Evde afakanlar bastı.

Selam Olli.

Selam.

Selam.

Evet, koy içine.

Selam. Yer misin?

Hey! Biri duştayken musluğu açmayın!

Affedersin.

Fena değildi, değil mi? Üstelik koşmayalı uzun zaman olmuştu.

Harikaydı.

Selam!

Hadi.

Evet.

Çok iyi.

-Güzel. Bunu alalım. -Alalım.

Dur, bekle.

Bomba.

MEKSİKA VE ÖLÜLER GÜNÜ

Bize yer var mıymış?

Matze.

Rebecca.

Evet. Tabii ki…

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left