The Last Giant

The Last Giant (El último gigante)

Download Turkish Subtitle

Release info

[𝗖𝗼𝗳𝗳𝗲𝗲𝗣𝗿𝗶𝘀𝗼𝗻] 𝗧𝗛𝗘 𝗟𝗔𝗦𝗧 𝗚𝗜𝗔𝗡𝗧 𝗔𝗸𝗮 𝗧𝗛𝗘 𝗚𝗜𝗔𝗡𝗧 𝗙𝗔𝗟𝗟𝗦 (𝟮𝟬𝟮𝟲) 𝗡𝗙 𝗪𝗘𝗕
A Commentary by Coffee_Prison
𝗔𝗹𝘁 𝘆𝗮𝘇ı ç𝗲𝘃𝗶𝗿𝗺𝗲𝗻𝗶: 𝗗𝗲𝗻𝗶𝘇 𝗘ğ𝗶𝗻 *𝟶𝟷:𝟺𝟸:𝟶𝟺

Tags

webdl
Published on: 2026-04-01
Downloads: 14
Hearing Impaired: No
FPS: 25

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

IGUAZÚ MİLLİ PARKI YVYRÁ RETÁ ZİYARETÇİ MERKEZİ

Hadi, selfie çekelim.

YVYRÁ RETÁ ZİYARETÇİ MERKEZİ

Hadi.

Yarınki 15.00 turunda iki iptal var.

Tamam.

Şu benim zam işi vardı ya…

Bir daha sorarsan kovarım, tamam mı?

Peki. Yarın görüşürüz.

Merhaba Boris.

Gerzek. Ehliyetini nereden aldın lan?

Göt herif!

SON DEV

- İyi ki doğdun bebeğim. - Sağ ol aşkım.

- Seni seviyorum. - Ben de seni.

Bakın! Şarkı söylüyorlar!

Doğum günün olduğunu unutmuşum.

- İyi ki doğdun! - Sağ ol Leti. Çok hoş olmuşsun.

Hele sen. Sen daha güzelsin.

Merhaba.

- Kızlara bakayım. - Olur.

- Sonra konuşuruz. - Tamam.

Harikasınız!

Annemden utandım deme. Benim için hâlâ çocuksun.

- Tamam, hadi. - "Hadi" de ne demek?

- Merhaba Boris. - Merhaba.

- Yeni arkadaşım Cristal. - N'aber?

Selam.

Hiç niyetlenme. Sevgilisi burada, üstelik doğum günü.

Şarkı söyleyecek misin?

Tabii ki. Kalıp anneni dinleyecek misin, yoksa fare gibi kaçacak mısın?

- Fare gibi kaçacağım. Evet. - Canım benim, ne hoş.

Telefonun çaldı.

- Biraz daha pasta ister misin? - Yok, sağ ol.

BİLİNMEYEN NUMARA

Göster onlara bebeğim!

BİLİNMEYEN NUMARA

ÇAĞRI SONLANDI

BEN JULIAN. SENİ GÖRMEM LAZIM.

İyi misin?

Yorgunum. Çok içtim.

Bugün için teşekkür ederim.

- İyisin, değil mi? - Evet.

Tamam. Ben yatıyorum. Görüşürüz.

BEN JULIAN. SENİ GÖRMEM LAZIM.

Hani yarın gelecektiniz?

Yarın işim var.

Yeter Cuma. O senin abin!

Merhaba Leti.

Merhaba Cuma!

Lanet köpek.

- Kolajen! - Olmaz.

Bana yarar bu! Cari bile alıyor. Daha 26'sında.

Ama bu Bebe için.

Eklem ağrısı çekiyor.

- Eklem mi kaldı onda? - Bırak şunu.

- Çay ister misin? - Bir şey istemem.

Nane çayım var. Nereye gidiyorsun?

- Tuvalete. - Banyodaki şey çalışıyor mu bilmiyorum.

Yıkanmayacağım, işeyeceğim.

Tamam o zaman.

Başın mı döndü?

Hayır.

Kapıya yaslanmışsın da.

Tansiyonun mu düştü?

- İçeride bir adam mı var? - Olabilir.

Varsa da sana ne?

Tamam ama biliyoruz ki

eski maceraların bizim için pek iyi sonuçlanmadı.

"Bizim için" mi? Bak sen.

Oğlumla ensest üçlü yapıyormuşum da haberim yokmuş!

Bırak ya. Hep âşık oluyorsun.

Sonra adamlar seni dolandırıyor.

Milo öyle biri değil, tamam mı?

Kendi işletmesi var bir kere.

Küçük bir işletme.

İşleri iyi.

- Ne tür bir küçük işletmeymiş bu? - Zanaatkâr.

Kuvarsla çalışıyor.

Birçok yere tedarik ediyor.

Ayrıca sesini alçalt.

Milo çok yorgun.

Eve döndükten sonra tüm gece çalıştı.

Kesin öyledir.

Banyodaki oyuncaklar öyle demiyor ama.

Sen ne ara böyle meraklı turşucu oldun?

Benden böyle mi gördün?

- Bu adamı ne zamandır tanıyorsun? - Uzun zamandır.

İki aydır.

Bu kadar sorgu yeter, tamam mı?

Benim hayatım ayrı, seninki ayrı.

Günaydın Bebe.

Selam çocuklar. Nasılsınız?

İyidir. Tavuklara yem verdin mi?

- Hayır. Seni bekliyorlar. - Peki.

Fraga seni aramış, öyle mi?

Evet.

Ama telefonumla ilgili küçük bir sorun yaşadım.

Tuvalete düşürdüm. Islandı ve bir türlü kurumuyor.

- Onu sonra ararım. - Merak etme, ben konuştum.

Ek sipariş varmış. Mühim bir şey değil.

- Gidip civcivlere bakayım. - Tamam.

Bir sorun mu var?

İyi misin?

Evet.

İyi misin?

Babam gelmiş.

Şaka yapıyorsun.

Bu çok önemli bir şey.

- Konuştunuz mu? - Hayır.

- Neden? - Olmaz.

Burada ne işi var onun?

İşte bu çok önemli bir soru.

Cevabı bilen tek kişi de baban.

Canımı sıkma.

Canımı sıkma.

Bu sefer kim geldi?

Yeter Cuma!

Kim o?

Kim o?

Julian.

Kim?

Julian Araya.

Kes şunu Cuma! Öf be!

Neden?

Neden mi?

Evet, bilmem. Neden geldin?

Sizi görmeye geldim.

Üzgünüm ama ben…

Biraz kafam karıştı.

Yeter Cuma!

Annenin arkadaşı o! Sus!

Sessiz ol!

Yeter!

Erkeklerden nefret ediyor. Kokuyu alınca deliriyor.

Adı Cuma mı?

Evet, onu 10 yıl önce bir cuma günü Boris'le birlikte yolda bulduk.

Kör ve bayağı deli. Orada kalıyor.

Kim o?

Hah, köpek bu yüzden havlıyormuş.

Milo, çıplaksın.

Kötü zamanda geldim, sonra uğrarım.

Hayır.

Evet, kötü bir zaman ama erkek arkadaşım çıplak diye değil.

30 yıl sonra birdenbire çıkıp geldin diye.

Beklenmedik bir anda.

Telefon diye bir şey var.

Başlarım ama!

Kahrolası köpek.

Cuma!

Cuma!

Sus!

Bu eve erkek misafirlerim geldiğinde

psikopat gibi davranmamalısın.

Kes artık!

Şimdi görürsün asıl deli kimmiş!

Yeter!

Yeter dedim.

Paha biçilemez.

Sabah uyanıp bu manzarayı görmek,

paha biçilemez.

Harika bir gezegenimiz var, değil mi?

Evet.

Gerçi diğer gezegenleri görmedim.

Yani…

- Gidelim mi? - Gidelim.

Kim bilir oradan neler görüyorlardır.

Rüyamda hep kuş olduğumu görüyorum. Çok garip bir duygu.

Sen uçtuğunu gördün mü hiç?

Bunu daha önce de çok sordun.

- Gerçekten mi? - Evet.

Hayır. Uçtuğumu hiç görmedim.

Belki bu yüzden pilot olmuşumdur.

Boris'le devcilik oynardın, hatırlıyor musun?

Tabii ki hatırlıyorum.

Gördün mü?

Orada.

Evet, gördün. Aferin sana.

Çok güzel, değil mi?

Baksana. Gel buraya.

Şişko.

Şişko'yu hatırlıyorsun ya?

Tabii. Onu nasıl unuturum?

- Kaç yaşındaydı? - 16 yıl yaşadı.

Bir gece uyudu ve uyanmadı.

Bilge yaşlı kız. Sonunda biraz da artrit oldu zavallı.

Ama hepsiyle başa çıktı. Canım benim.

Şüphem yok.

Şimdi evde erkek düşmanı bir canavar var.

Neden geldin Julian?

Hayatımın bu bölümünü kapatmak istiyorum.

Açık mıydı? Benim için çoktan kapandı.

Benim için kapanmadı.

Boris için de kapanmadı.

Benden kaçıyor.

Görünüşe göre ikimiz için de yarım kalan şeyler var.

Bir zamanlar çok mutluyduk.

Birlikteyken.

Ailenle de mutluydun.

Hâlâ kendini mi suçluyorsun?

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left