Blackout

Blackout

Download Turkish Subtitle

Release info

Blackout 2022 1080p NF WEB-DL DDP5 1 H264
A Commentary by panzehir57
Süre: 1:21:31

Tags

other
Published on: 2022-10-13
Downloads: 46
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Sakin ol!

Sakin ol.

Rahatla. Bir şey yok.

Şükürler olsun. Endişelenmeye başlamıştım.

Bir delilik yapmıyorsun, değil mi?

Bir delilik yapacak mıyım? Bilmiyorum.

Buraya nasıl geldin?

Hatırlamıyorum.

Bir araba kazası geçirdiğini hatırlıyor musun?

Hayır.

Sana dün de aynı soruları sorduğumu hatırlıyor musun?

Travma sonrası hafıza kaybı yaşıyorsun.

Adını söyleyebilir misin?

Elbette.

Adım…

Nedir?

John.

Adın Cain. John Cain.

Endişelenme, her şeyi hatırlayacaksın. Tamam mı?

Elimizden geleni yapıyoruz.

Şu an yapabileceğin en iyi şey dinlenmek.

Ben burada olacağım.

Affedersin ama sen…

Sen kimsin?

Eşinim.

Eşim misin?

Sen dinlenmeye bak, tamam mı?

Ne yapıyorsun?

-Ne yapıyorsun? -İzotonik salin.

Kan kaybını dengelemek için.

Morfin de ağrınızı azaltacak.

Çok seveceksiniz.

Şunları çıkarabilir miyiz?

SINIRIN YAKINLARINDA BİR YER

İçerisi tam bir felaket.

Bu Cain mi?

Emin değiliz.

Çok yandığı için bilemiyoruz.

Evet.

Bu ne şimdi?

Şehrin elektrik boru tüneline çıkıyor.

Bu parti aylarca, belki yıllarca planlanmış.

-Sizin haberiniz var mıydı? -Hayır efendim.

Bravo! İyi bok yediniz!

Hepinizi kovsam yeridir!

-Ne yapmamızı istiyorsunuz? -O piç herifi bulun!

SONORA KLİNİĞİ

Üzgünüm.

Zor zamanlardan geçiyoruz. Sadece…

O sırada ne yaptığını bilsem keşke.

Ben nereden bileyim? Kim olduğumu bile bilmiyorum.

Doğum günüm ne zaman? Annem babam var mı?

Doktor Garza her şeyi hatırlayacağını söyledi.

Sen dinlenmeye çalış, olur mu?

2 Aralık 1972. Boulder, Colorado'da doğdun.

Babanın adı Ernie.

Şu an Fransa'da, nihayet Avrupa tatiline çıkabildi.

Onunla dün gece konuştum. Buraya gelmek için elinden geleni yapıyor.

Peki ya annem?

Sadece sen ve ben varız Cain.

Sadece biz.

Nasılsın dostum?

Cain, bu Eddie.

Onu hatırlıyor musun?

Hayır, hatırladığımı söyleyemem.

Anna hafıza kaybından bahsetti.

-İlerleme yok mu? -Yok.

Nereden tanışıyoruz?

Rezil herifin tekisin sen.

Bu kadar kötü olduğunu bilmiyordum.

Tamam. Ben Eddie.

Memnun oldum Cain.

Sen benim kardeşim gibisin.

İyileşmen için ne gerekirse yapacağımdan emin olabilirsin.

İyileşecek.

Buyurun?

Adam bitik.

Ben parayı bunun için vermedim.

Daha önce de söyledim. Henüz hazır değil.

Vakit tükeniyor Garza.

Fazla düşünme. Tereddüt etme. Sana söyleneni yap.

Lütfen dinle!

O çanta bana lazım.

Seni bir ziyaret edip hatırlatayım dedim,

hepimizin hayatı buna bağlı.

Şu lanet ilaçla senin yöntemini denedik ama belli ki işe yaramıyor.

Şimdi onun hafızası geri gelene kadar

ne var ne yok kullanacaksın!

Ver.

Yok, ben…

Yardım edeyim.

Çok güzelsin.

Hiçbir şey hatırlamıyor musun?

Aynen.

Hastane yemeği kötü, onu hatırlıyorum.

Vay canına.

Bunu yapmama hiç izin vermedin.

Bana yemek yedirmene mi?

Neden vereyim?

Bu ilk.

Ne olduğunu bilmek istiyorum.

Nasıl olduğunu.

Günlerce ortadan kayboldun.

Dedim ki…

Belki fikrini değiştirmişsindir, dedim.

Neden değiştireyim ki?

Yürümeye hazır mısın?

-Tamam. -Tamam.

-Hazır mısın? -Evet.

-Tamam, nefes al ve yavaş ol. -Tamam.

-Tamam. Önce ayakların. -Lanet olsun!

-Nasıl hissediyorsun? -İyi.

-Test mi yapacağız? -Hayır.

Qué pasa, doktor? Sen ne…

Kimim ben?

-Ne olduğunu anlatırsan sevinirim. -Şimdi işler daha da karışacak.

-Hangi işler? -Bunlar tehlikeli insanlar.

Endişelenmen gereken başkaları da var.

Öyle mi? Sen de dâhil misin?

Gir.

-Bunu anlaman lazım. -Gayet iyi anlıyorum.

Eşim değilsin.

Juan?

Ha siktir!

Asansördeymiş.

Kahretsin.

Durduk.

Ne yapıyorsun?

Aşağı inmeliyiz.

Ana asansör durdu. Hiçbir yere gidemezler.

Cain?

Konuşmak istiyorum.

Öyleyse önce konuşmayı denemeliydin.

Neredesin Cain?

Benden ne istiyorsun?

Sende bana ait bir şey var.

Öyle mi?

Bunu yapmak istemezsin.

İşin içinde başka kimler var bilmiyorsun.

Bu mesele düşündüğünden daha derin.

Cain?

Cain?

Siktir git Eddie.

Onu ilk bulanın maaşına çok büyük zam yapacağım.

Kamera kayıtlarını aç.

GÜVENLİK SİSTEMİ

6. KAT

-İstemesen de beni dinlemen lazım. -Otur.

-Bir saniye konuşabilir miyiz? -Otur.

Bana her şeyi anlat. En baştan başla.

-Detay bilmiyorum. -Neden buradayım?

Eddie ile yakınsınız.

Her türlü işi beraber yapıyorsunuz.

Sana ailesi gibi davrandı, bunu öyle herkese yapmaz.

Ama sonra…

-Sen yok oldun. -Eller buraya.

Şimdi de buradayız.

Peki biz neyiz?

Silah falan mı satıyoruz?

Uyuşturucu.

Uyuşturucu mu satıyorum?

Eddie ile çalışıyorsun.

Kartelde mi?

Evet, karteldesin.

Lanet olsun.

Lanet olsun.

-Evet. -Kahretsin.

Avukat, futbolcu falan olabilirdim.

Karnavalcı olabilirdim.

Karnavalda çalışıyor olabilirdim ama yok,

bir uyanıyorum, karteldeyim!

-Şaka mı bu? -Cain, düşün.

-Nerede o? -Ne nerede?

Neden bahsettiğini bilmiyorum! Hiçbir şey hatırlamıyorum!

-Sana inanmalı mıyım bilmiyorum! -Biliyorsun.

Seni kandırmıyorum!

İçgüdülerin bir şeyler söylüyor olmalı.

Sen ve Eddie için değil.

Bu…

Biz…

Bu gerçek.

Birini hatırlıyorum.

Parçaları birleştirmeye başladım ve o kişi sen değildin.

Şu an beynin çalışmıyor Cain.

-Hayır. -Kendinde değilsin.

Hatırlayacaksın.

Hatırlayınca çok kötü hissedeceksin.

Bana güvenmelisin.

Hayır.

Hayır.

Hayır, gidip kendim cevap arayacağım.

Kahretsin!

Burada bir şeyler olmalı.

JOE'S KAFE

John Cain.

Lanet olsun. Piç herif.

Tamam, gel hadi.

Hadi!

Al sana!

Olamaz, Bay Cain, neden odanızda değilsiniz?

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left