The first 136 lines.
BİR NETFLIX DİZİSİ
Skaduş.
Po'nun öyküsü yeniden anlatılıyor.
Usta Ejderha!
Aşikâr yetenekleriyle Çin'de saygı gördü.
Öyle özgüvenli ki modası geçmesine rağmen "aşikâr" kelimesini kullanıyor.
Çin'in en tehlikeli ve kurnaz düşmanların yendi.
Başarı ve ün merdivenlerini tırmandı.
Çocuk menüsü oyuncağı bile var.
İmparator tarafından da çok seviliyor.
Bununla kalmayıp babasının erişte lokantasında
yedi yıl üst üste ayın elemanı oldu.
- Hayır. Bir defa hariç. - Bu, onun suçu değildi.
Şimdi, ülke barış içinde ve
hareketsizlik onu gevşetip soluksuz bırakmışken
ömürlük bir hayale meydan okuyacak.
Çin'de yemek turu!
Bunu hak ettin, Po.
Hadi git, hayranlarınla eğlen ve Çin'in en iyi yemeğini...
...benim yaptığımı anla.
İlk durağın neresi?
Wankun'a Pei-Pei'nin Büyük Lokma Evi.
WuGao Zırh Eldiveni'nin yuvası. O şey aşırı güçlü.
Görmek için can atıyorum.
Yaşasın!
- Usta Ejderha! - Merhaba.
Selam!
Bakın, Usta Ejderha!
Bak, bu Po.
Merhaba!
Vay canına!
Merhaba.
İnanılmaz. Parşömenimi imzalar mısın?
- Görüşürüz. - Hoşça kal!
Büyük lokmaların kokusunu alabiliyorum.
Bekleyiş bitmek üzere dostum.
Vay be. WuGao Zırh Eldiven!
Çok havalı.
Ondan önce, Pei-Pei'nin Büyük Lokma Evi.
- İşte, orada. - Usta Ejderha!
Usta Ejderha!
Merhaba dostlar evet
benim. Sizi seviyorum. Gitmeliyim.
Bay Usta Ejderha.
Bir imza alabilir miyim?
Bebeği öp!
- Bebeği öp. - Olmaz. Seni görmek güzel.
- Çocuğuma adını verdim. - Vaktim yok.
- Yaklaşalım! - Gitmeliyim.
Mınçıkamı imzalar mısın?
Tamam.
Kürküme dikkat!
- Ben! - Sınırı koruyalım.
Tamam.
Dostlar. Biraz yer açın.
Dokunmak yok. Sizi seviyorum.
İçeri girmeliyim!
- Dur. - Özür dilerim.
- Lütfen. - Kalabalık!
- Biliyorum. - Lokantam tehlikede.
Lütfen. Çok açım. Özel yemek odanız var mı?
Pekâlâ.
- Bana da! Bir imza! - Hayranınım.
Bu tarafa!
- Burada yiyebilirsin. - Yok, istemem.
Dolapta mı? Şaka mı?
Sana büyük bir lokma getireceğim.
Yapayalnız kalacağım.
Tamam, biliyorum. Ben de çok açım.
Merhaba, turp.
Durdurun onları.
- Durdurun! - Zırh eldiveni!
- Biri durdursun. - İmdat!
Herkes sürekli "Usta Ejderha nerede?" diyor.
Kimse, "Usta Ejderha nasıl?" demiyor.
Hiç böyle düşünmemiştim.
Seni bu yüzden seviyorum Turp. Anlıyorsun.
Zırh eldivenine gitti!
Zırh eldiveni?
Zırh eldiveni!
Ne söyleyeceğini unutma.
Ne oluyor?
Merhaba! Pei-Pei, orada mısın?
Galiba kapı sıkışmış. Çıkıp günü kurtarmalıyım.
- Tamam, çok açsın. - Pei Pei!
Anladık. Hemen geliyorum.
Safları sıklaştırın.
Kimse savunmamızı geçemez.
Vazgeçin. Zırh eldivenini alamayacaksınız.
Böyle planlamamıştık.
Bırakın da saldırayım!
Hepinizi haklayacağım. Hepinizi!
Sizi şiş kebap yapacağım, evirip çevireceğim.
Veruca!
Tamam.
Yemek hazır.
Usta Ejderha burada!
Amanın!
Durun.
Zırh eldivenini aldı.
Olamaz!
Geri çekilin!
Yazık. Buna vaktimiz yok, sizi gelincikler.
Gelincik biziz.
Doğru.
Usta Ejderha burada!
Bakın! Usta Ejderha.
Köyümüzü kurtaracak.
- Seni seviyoruz! - Geliyor!
İyi haber. Zırh eldivenini...
...kurtardım.
- Aferin, Panda. - Dur! Bırak şunu.
Ne? Şaka yapıyor olmalısın!
Biri daha var. Ben hallederim.
Bekle. Dur!
Ciddiyim, çocuklar durun. Ben...
Uzun zaman olmuştu.
Arkadaşların seni bıraktı demek.
Peki. Biraz zorlu olacak.
Olamaz!
Hayır, onu alamazsın!
- Yakaladım! - Ne? Nasıl yakaladı?
Aerodinamik, bebeğim!
Evet!
Panda, Zırh Eldiveni ver, yoksa Veruca'yı üstüne salarım.
Onu paramparça edeceğim. Seni küçük kuş.
- Veruca! - Tamam.
Zırh eldiveni!
Ver şunu bana.
Pandalar yüzebilir mi?
Herhalde, pandalar yüzme...
Bir fikrim var
küçük pandacık dostum.
Sana yardım elini uzatalım.
Harika olur.
O eli uzatmayın da.
No comments yet. Be the first to leave one.