The first 200 lines.
Fransızcadan çeviren: Amazon İngilizceden çeviren: beray
BEYNİ KALBİNDEN ÖNCE ÇÜRÜYECEK OLAN HERKESE
Her şey hazır.
Tamam.
Biraz şarap?
Olur.
Dur. Dur!
Sağ ol.
Şerefe.
Hayat bir rüya, değil mi?
Evet.
Rüyanın içinde bir rüya.
Bize.
Bize.
Biz çok çok küçüğüz
Arkadaşım gül
bu sabah bana öyle dedi.
Şafakta doğdum
şebnemle vaftiz oldum.
Çiçek açtım
mutlu ve âşık,
güneşin demetlerinde.
Kendimi kapattım gece
ve yaşlı uyandım.
Oysa ben çok güzeldim,
bahçendeki en güzel
en güzel çiçektim.
Biz çok çok küçüğüz
Arkadaşım gül
bu sabah bana öyle dedi.
Beni yaratan tanrı
başımı eğiyor
ve düşüyormuş gibi hissediyorum,
ve düşüyormuş gibi hissediyorum.
Kalbim çıplak neredeyse.
Bir ayağım mezarda.
Mâziyim şimdiden.
Dün hayrandın bana
ve toz olacağım
yarın, ebediyen.
Biz çok çok küçüğüz.
Arkadaşım gül
bu sabah öldü.
Bu gece Ay
arkadaşımı gözledi.
Rüyamda gördüm,
baş döndüren ve çıplak,
ruhunun dansını
bulutların ardında
gülümserken bana.
İnan bana kim inanıyorsa,
ümit etmem gerek
yoksa bir hiçim.
Yoksa çok çok küçüğüm,
arkadaşım gülün
dediği gibi dün.
...yas sürecini tartışacağız,
ritüellerin önemi,
dayanıklılık kavramı,
yas sonrası farkındalık
ve merhumla temasın öznel deneyimleri.
Konuklarımız;
Doktor Boris Cyrulnik, nöropsikiyatr,
deneme yazarı ve etolog.
Doktor Chris top he Fauré,
psikiyatr ve psikoterapist,
ve gazeteci Stéphane Allix,
yazar, Olağanüstü Deneyimler Enstitüsü'nün kurucusu.
Chris top he Fauré yas sürecini ele alıyor.
Yas süreci, ölümün neden olduğu şiddetli,
acımasız yaranın iyileşmesine eşlik eden, varlığımıza içkin
doğal, akıllı bir süreçtir.
Yarayı iyileştirecek ve duyabildiğimiz, görebildiğimiz,
konuşabildiğimiz ve sarılabildiğimiz kişiyle olan dışsal,
nesnel bir bağdan, onları asla kaybetmediğimiz öznel,
içsel bir bağa geçmemize izin verecektir.
Unutkanlığın tam tersidir.
Aksine, buna introjeksiyon denir.
Sevilen kişinin mevcudiyetinin sonsuza kadar içselleştirilmesi.
Yakınını kaybetmiş birinin yanındaysanız
Ve kendinizi çaresiz veya garip hissediyorsanız
Doktor Fauré, bir diyalog başlatmanın,
gidişatı konuşmadan bırakmamanın önemini vurguluyor.
Ölen kişiyle olan aralarını,
nasıl öldüklerini sormak,
isimlerini kullanmak
yas tutan kişinin etkileşimi sürdürmesine yardımcı olur ve
entegrasyon sürecine yardımcı olur.
Yas sürecine ritüeller eşlik eder.
Boris Cyrulnik:
Sevmeyi bırakmadığımız, kalbimizde,
zihnimizde yaşamaya devam eden
birini çürümeye bırakmaya razı olamayız.
Artık orada olmayan birini seviyoruz.
Mezarı icat etmeliyiz.
Neandertal dönemlerden beri yaptığımız gibi:
Vücut manidar bir pozisyonda yatırılır,
çiçek yaprakları atılır,
öbür dünyaya yolculuk için yiyecekler bırakılır.
Gözyaşları akıtılır.
Bay ve Bayan Neandertal konuşabiliyordu,
bugünkü gibi konuştuklarını tahmin ediyorum.
Birini kaybettiğimizde, sevdiğimiz birini...
isimlerini taşlara kazırız.
İsimlerini kazımak onları hayatta tutar.
Fotoğraflarını mezar taşlarına koyarız,
etrafına çiçekler bırakırız,
ölü olduklarının bilincindeyken;
onları hatırımızda yaşatırız.
Yani yas ritüeli...
Her kültürün bir yas ritüeli vardır.
Ölen kişiye...
Ve bize de saygınlık kazandırır.
Çünkü sevdiğimiz kişinin bedenini çürümeye bırakmak utanç vericidir
Bir mezar dikmeliyiz ve
sosyal bir ritüel icra etmeliyiz.
Ağlarız, ancak birlikteyizdir.
Bu ölüme anlam verir.
İlk yanıtımız
mezarın bir sanat eseri olmasıydı.
Mısırlıların ürettiği eserler için
hâlen kazılar yapıyoruz.
Ölümün temsili
insanlığın evrensel vaziyeti açısından ilginçtir.
Ölülük algıdan algıya değişir.
Ölü cesettir, ölüm manevi.
Batı toplumunda, sevilen kişinin kaybı adına
yapılan ritüellere, geleneklere ve
sosyal kodlara mesafeli davranılmıştır.
Peki neden?
Oldukça faydası görülmüş olan teknolojik
gelişimle alâkalıdır.
Ama Elliler'de ve Altmışlar'da,
ölüye refakat etme, yanında olma
evlerden uzaklaşmıştır.
Atalardan kalan uygulamalar
... ki ölüyü toplumdan uzaklaştırma oluyor bu.
Bu tıbbi bir hâle geldi.
Bu sorumluluğu tekniker ve uzmanlara yükleyip,
toplumdan uzaklaştırdık.
Hastanelerde gizlenmiştir.
Hayır! Hayır.
Sağ olasın.
Yardımcı olabilir miyim?
Oyuncaklar?
İleride, sağda.
... sonra, beyinleri tekrar çalışır.
Eğer inanmıyorlarsa, beyin taraması
artık çalışmadığını gösterir.
Yani neler olduğunu
kavrayabilmeleri için güven verilmelidir,
verildiğinde cesaretlendirilmelilerdir.
Konuşmaları lazım,
konuşmak etkilidir çünkü
duygular konuşmayla tetiklenir .
Mantıklısı:
Bu neden oldu?
Nasıl üstesinden gelirim?
Bu psikolojik ve biyolojiktir.
Travmatik ve sağlıklı hafızayı
birbirinden ayırıyorsunuz.
Nasıl oluyor?
Sağlıklı hafıza ilerleyicidir.
Ne olduğu ile ilgili hatıralarımızın
yerini sürekli değiştiririz.
Dönen şey geçmiş değil,
geçmişin temsili,
neler olduğuna getirdiğimiz kanaattir.
Zamana veya insana göre değişir.
Gördüğümüz şeyleri gördüğümüz gibi görmeyiz.
Çocukluk anılarımız, yaşlandıkça
kaçınılmaz olarak gençliğimizdeki gibi
canlı ve net olmaz.
Geçmişin temsili kayar.
Buldunuz mu?
Geçmişteki olayların anısı değişir.
Bu sağlıklı hafıza.
Sağlıklı hafıza evrimleşir.
Travmatik hafıza tıkılmıştır, ilerlemez.
Vuk?
Geldim!
Burada mısın?
Buradasın!
Karımı gördün mü?
Yok görmedim.
Burada mıydı?
Burada mıydı?
Bugün değildi.
Onu görürsen
onu aradığımı söyler misin?
Tamam.
İyi ki de geldin, çalışman için işine yarayabilecek
bir iki kitap buldum.
Bir saniye.
Neymiş?
Sembolizm ve rüyalar üzerine.
Senin çalışmayla
çok iyi örtüşüyor.
Evet kitabım.
İyi gidiyor mu?
No comments yet. Be the first to leave one.