The Infernal Machine

The Infernal Machine

Download Turkish Subtitle

Release info

The Infernal Machine 2022 1080p WEB-DL DD5 1 H 264-EVO
A Commentary by panzehir57

Tags

web-dl
web
1080
Published on: 2022-09-30
Downloads: 30
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Günaydın.

Bugün 23 Haziran Salı. Saat dokuz ve hava 11 derece.

Yeni gelişmelerle karşınızdayız.

Knoxville'de trajedi.

İki gün önce, 21 Haziran Pazar günü

yalnız bir silahlı saldırgan Knoxville Baptist Üniversitesi'ne girdi,

elinde taramalı tüfek vardı.

Orada saat kulesine çıktı ve aşağıdaki kalabalığın üstüne ateş açtı.

On üç kişinin öldüğü, 26 kişinin ise durumunun kritik olduğu belirtildi.

Başkan Reagan ve eşi ölenlerin yaslı ailelerini teselli etmek için

bu öğlen Knoxville'e geldi.

Polis henüz saldırganın kimliğini açıklamadı

ama isimsiz bir kaynağa göre gözaltındaki şüpheli

On yedi yaşında bir çocuk.

Knoxville'de yaşanan acı olaylarla ilgili…

SAATLI BOMBA

GÜNEY KALİFORNİYA 25 Yil Sonra

YARDIMINIZ

AKIL HOCAM

SAYGILAR, WILLIAM DUKENT

Bu mesaj William DuKent içindir.

Bay DuKent…

Ben Bruce Cogburn.

Sizden aldığım mektuplara cevaben sizi arıyorum.

Beni nasıl bulduğunuzu bilmiyorum.

Belki eski bir iş arkadaşımdan posta adresimi almışsınızdır.

Durum buysa şunu bilin ki bu bilgi gizli bir bilgiydi.

Bay DuKent, yine de mektuplarınızdan anlaşılıyor ki

hakkımda çok şey biliyorsunuz.

Yani varsayıyorum ki

konu işlerim olunca hassas olduğumu biliyorsunuzdur.

Röportaj vermiyorum. Hiç vermedim.

Ve hiç vermeyeceğim.

Neyse, ben…

Kitabınızla ilgili size iyi şanslar.

Boş bir sayfa bazen çok korkunç bir şeye dönüşebilir,

o yüzden iyi şanslar.

SAATLI BOMBA COGBURN

SEVGİLİ BAY COGBURN

BİRİNCİ BÖLÜM

Bay DuKent, yine ben arıyorum, Bruce Cogburn.

Bu aramaları her yaptığımda

en yakında telefon kulübesi için 22 kilometre gidiyorum.

Sizin kitabınızla ilgili size tamamen nazik davrandım,

yardım etmekle ilgilenmediğimi söyledim

ama belli ki net değilmişim. O yüzden beni rahat bırakın.

Mektuplarınız istenmiyor ve taciz olarak değerlendiriliyor,

yani lütfen göndermeyi bırakın.

Bu arada posta kutumdan kurtulacağım,

yani hiç zahmet etmeyin.

Bir şey daha var.

Niye ikinci kitabımı hiç yazmadığımı sorup duruyorsunuz.

21 Haziran 1981. Knoxville. Ama siz bunu biliyorsunuz.

ÖZEL MÜLK GİRİLMEZ

Siktir.

Bi̇r mi̇lyon kopya satildi Tebri̇kler

YILIN KİTABI

Birkaç gün önce kapıma bir paket geldi.

Çok özel bir daktilo için bir kutu mürekkep vardı.

Kitabımı yazarken kullandığım türden.

Söylemeliyim ki hakkımda iddia edilen bazı şeyler gerçek.

Mesela arazime izinsiz giren birini görürsem

gördüğüm anda onu vururum.

Bu bir tehdit değil.

Sadece bir gerçek.

Bu yüzden benden ve evimden uzak durun

ve kararımın kesinliğini sınamayın.

Tanrı Amerika'yı korusun.

İki ufak şişe de alayım, teşekkürler.

Evet.

SATILDI

SATILDI

Saul.

Musevi İncil'ine göre İsrail'in ilk kralı Saul'du.

Muhtemelen haberin yoktu.

Ve Filistinliler ile savaş sırasında

Kral Saul esir düşmemek için kendi kılıcıyla intihar etti.

Bana sorarsan epey sağlam bir hareket.

Saul!

Bruce Cogburn siz misiniz?

Belki. Mektup kimden?

William DuKent.

Ya istemiyorsam?

Şubeye uğrayıp birkaç form doldurabilir misiniz?

-Üzerimde yok, yani… -Şu varile atar mısın?

Hepsini oraya atabilirsin.

-Hepsini mi? -Daha devamı gelecek.

RAPIDO EKSPRES KURYE

-Bruce? Sen misin? -Jerry?

-Çok uzun zaman oldu. -Dinle, kiminle konuştun?

-Efendim? -Yaşadığım yeri başka kim biliyor?

-Ne diyorsun sen? -Muhasebecin, sekreterin…

Senin hakkında bir şeyler bilen tek kişi benim, tamam mı?

Tıpkı anlaştığımız gibi.

-Her şey yolunda mı? -Evet.

-Evlere şenlik. -Peki, güzel.

Ne diyeceğini biliyorum ama önce beni bir dinle.

Yayımcılar kitabı yeniden yayımlamak istiyor. Özel bir yıl dönümü versiyonu.

Bir önsöz yazıp yazamayacağını merak ediyorlar.

Sadece birkaç kelime.

Dünyaya hâlâ var olduğunu kanıtlamaya yetecek kadar.

Kaç kelime? Kitap için ne kadar lazım?

Birkaç sayfayı dolduracak kadar.

Düşüneceğim.

Sen şimdiye dek tanıdığım

en lanet ısrarcı insan olabilirsin.

El ile yazılmış doksan mektup… Bu çağda bu iş

küçümsenecek bir iş değil.

Fakat bunun son bulması gerek.

Eskiden önemli biriydim. Bu yüzden birçok insan

onların kişisel fantezilerindeki kahramanı

temsil etmem gerektiğini düşünüyor. Ancak Bay DuKent…

Benim fikirlerim

bana aittir.

Tamam mı? Bu yüzden dışarıya çık…

…ve dünyayı kendin keşfet, kendi sezgilerine güven

çünkü ben burada birisinin lanet ilhamı olacak değilim.

Lanet bir oyuncak değilim.

Siktir.

Sana göre

insanlığın öne çıkan…

…karakteristik özelliği nedir?

A, dil. B, alet yapımı.

Ya da C, itaatkârlık.

Çünkü bence itaatkârlık olabilir.

Bizler lanet sosyal hayvanlarız, katılmaz mısın?

Birbirimizle anlaşmak için evrildik.

Genellikle aynı fikirde olmak için.

Ama mesele itaatkârlığımıza gelince kibir gösteren

tek yaratık bizleriz. Katılmaz mısın?

İşte bir tane daha. Düz Dünyacılar ile anlaşmak için.

Düz Dünya Topluluğu. Aklımdan geçeni söyleyeyim.

Elimizdeki bulgular Dünya'nın küre şeklinde olduğunu gösterebilir.

Ama… Ama! Bu, Dünya'nın yuvarlak olduğu anlamına gelmez. Değil mi?

Düşünsene, çoğu insan Dünya'yı

bir fotoğrafta yuvarlak olarak görmüştür.

Tamam mı? Biz dünyayı her gün düz gibi deneyimliyoruz.

Düz. Dümdüz.

Aslında tepeler de var.

Belki de Tepeli Düz Dünyacılar'a katılmam gerek.

Bence Düz Dünyacılar bu işi yeteri kadar ileriye götüremedi.

Belli ki düz,

yuvarlak, tepeli

ve tüm diğer şekiller de var.

Ben Bruce Cogburn, son aramamla ilgili arıyorum.

Yazmayı bırakmalısın… Bana artık yazma, tamam mı?

Günaydın.

Kasabada birkaç toplantı var,

isterseniz size tarif edebilirim Bay Cogburn.

Hayır mı? Tamam.

Tamam.

Sizi eve götürmek zorunda değilim, farkında mısınız?

İsterseniz merkeze gidip bu işi hallederiz.

-Neyle suçlanırdım? -Kamusal alanda sarhoşluk ve taşkınlık.

-Telefon kulübesindeydim. -Kamusal alandaydınız.

İsminizi daha önce duymuştum Bay Cogburn.

Ünlü müsünüz?

Siz Saatli Bomba'nın yazarısınız.

Ben lisedeyken Knoxville olayı yüzünden o kitabı

raflardan kaldırmışlardı.

Siz yazdınız, değil mi? Cogburn.

Benim arabamda.

Havalı.

Havalı.

Manson onca cinayet için Rolling Stones'u suçlamamış mıydı?

-The Beatles. -Ne?

Rolling Stones'u değil, The Beatles'ı.

Doğru ya. "Helter Skelter."

Tam bir manyak. Manyağın önde gideni.

Manyaklar hep manyaklık için sebep arıyor galiba, değil mi?

İster şarkı olsun, ister konuşan bir köpek.

Bir kitap.

Stok otomobil yarışı sever misiniz?

-Pek sayılmaz, hayır. -Ben de.

Benim kardeşim deli gibi sever.

On yıl önce Carson City'de bir takım için lastik kesiyordu.

Ona Toprağa Fısıldayan Adam derlerdi çünkü piste şöyle bir bakıp

lastikleri nasıl ayarlayacağını anlıyordu.

Sezonun son yarışında şampiyonluk puanı için yarışırken

pist epey çamurluydu.

Arabalar sürekli kayıyordu ve kardeşim lastik değiştirmek için

şoförü çağırdı.

On iki tur falan sonra arka teker patladı.

Şoför kontrolü kaybetti, o kadar.

Bir araca çarptı, o da diğerine çarptı. Böyle devam etti.

Sonra bir baktık ki dört şoför ölmüş.

Gerekli araştırmalar yapıldı

ve o lastikle ilgili ters bir şey çıkmadı.

Sadece patlamış.

Yarışlarda bazen bunlar olur.

-Kardeşine ne oldu? -Yarışları bıraktı.

Birkaç yılını rehabilitasyonda geçirdi.

Şimdi Walmart'ta gece şefi.

Yazık oldu çünkü yarışları çok severdi.

Kimim ben?

Gerçekten kimim ben?

Her kahramanın, hikâyenin sonuna kadar

cevaplaması gereken soru bu.

Eğer ki kahramanınız

hikâyenin son sayfasına dek kim olduğuna dair

More Turkish subtitles for The Infernal Machine

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left