The first 200 lines.
ÇEVİRİ: Mugo, İyi seyirler-
- Hayır! - Şşh...
Konuşalım.
Hey. Hey. Hey. Hey. Kendinize gelin.
Hey!
Siz ikiniz, oturun.
Haydi, oturun.
Sana asla sırt çevirmedim. Asla!
Çölde yalnızca senin için çalıştım.
- Her zaman senin tarafındaydım. - Şşh.
Umrumda değil.
Siz ikiniz.
Tanrım.
Siz ve çeneleriniz
Aman tanrım.
Şimdi, dinleyin.
Arabam aşağıda.
Anahtara bastığınızda onu bulursunuz.
İşte bu, gideceğin yer.
Hızlı gitme, zikzak yapma
Kimseyi sollama
Sadece, güzelce sür
Şimdi burdan, bu saatte,
Forty East otoyolunu kullan
Carlisle'da in. Üçüncü sola dön
Senin için küçük bir harita çizdim
Hemen arkasında. Zor bir şey değil.
Neyse, büyük beyaz tuğlalı, siyah; sağlam kapılı bir ev.
Görmemen mümkün değil.
T'nin sonunda, hemen sağada
Uygun bir yere park et, evin önüne değil.
Sakin bir mahalledir, yani burdan bakınca
park için bir sürü seçeneğin var
Ama, daha önemlisi, arabayı kapat tamam mı?
Torpido gözünde
Sana bir hediye bıraktım
Bir kamera
Ve bir silah
İkisine de ihtiyacın olacak.
Silah mı?
Evet, evet ama çok endişelenme
Yani, çok basit bir silah
Bir revolver. Şarjörü dolu, Güvenlik kilidi yok.
Tam anlamıyla bir aptal geçirmez.
Herneyse, bahsettiğimiz eve git,
O siyah kapıya doğru yürü.
Sakın koşma, her zamanki gibi davran, bir gezintideymişsin gibi.
Silahı kimsenin göremeyeceği şekilde arkanda tut.
Zili çal. Üçe kadar say
Birkaç adım geri at.
Kapı deliğinden bakacaklardır,
Gözükebildiğin kadar masum gözük.
Kapıyı açtıklarında,
Nişan al ve ateş et.
Tamamen boşalana kadar, tetiğe basmaya devam et.
Çok basit
S-Sen istiyorsun ki...
Biliyorum, biliyorum
sen bir avukatsın, bir katil değilsin
Ama, bak, bunu yapabilirsin, değil mi?
Bu adam... Bir ev kedisi
Siyah, orta boylu, kısa saçlı, gözlüklü.
Bir kütüphaneci gibi gözüküyor.
Ama aptal olma.
Bir ev kedisi bile tırmalayabilir.
Hepsi bu kadar.
Zor kısmı bitti.
Bundan sonra kamerayı çıkar.
Aynı silah da olduğu gibi,
nişan al ve ateş et.
Bir fotoğraf çek,
O kişinin yüzünü net bir şekilde
Görebileyim.
Ondan sonra buraya geri geliyorsun
Ben ve Bayan Goodman burada
Seni bekliyor olacağız.
Ve böylece işin tamam!
Haydi diyelim, burdan oraya gitmek 20 dakika olsun,
Geri dönmek de 20 dakika olsa,
10 dakikada işi halletsen...
Haydi, hepsini toplayıp 1 saat diyelim.
Yani bir saat içerisinde burda ol ya da...
Onu gönder.
- Ne? - O yapabilir.
Jimmy.
Neden o?
Yapma bunu.
- Yapma bunu. - Bu adam... Yani, ev kedisi olan...
Jimmy, lütfen.
Gecenin bir yarısı Kapı deliğinden baktığında
Beni gördü, diyelim
"Kim bu yavşak?
Ne arıyor burda?" Demez mi?
Hatta belki... Belki silahını alır.
Belki polisleri arar.
Hiçbir şey olmasa, kapıyı açmaz
Ama, bir kadını görürse?
- Hayır, - Zor durumda kalmış bir kadını...
Belki arabası bozulmuş...
Yani, sen olsan onun için kapıyı açardın öyle değil mi?
Kes şunu, kes şunu.
Evet, ama...
O gerçekten çok zeki.
Plana sadık kalacağını nasıl bilebilirim?
- Kalacak. - Hayır, hayır, hayır
- Hayır, hayır - Polis yok.
- Kalacağını biliyorsun. - Hayır
Bakın, bu hiç mantıklı değil
Ben, ben
Ben, daha önce hiç silah kullanmadım
- Hatta elime bile almadım. - Aynı benim gibi.
Jimmy, neden böyle yapıyorsun?
Onun en iyi seçim olduğunu biliyorsun.
Hayır, değilim! B-ben yapamam!
- Yapamam. - Yapabilir.
- Yapabileceğini biliyorsun - Hayır, Jimmy
- Kalacağım. Kes sesini. - Haklı olduğumu biliyorsun
- Kes. Kes şunu! - Dinle...
- Kapa çeneni! Kapa çeneni! -Ah, tanrım. Tamam, öyle olsun, evet, o olsun
Her neyse. Anahtarları ona ver.
Adresi de ver. Haydi hareket edelim.
Yapma. Yapma.
Gitmek zorundasın.
Hayır.
Hayır, yapma. Yapma.
Haydi.
Hey.
Haydi git.
Dur.
Ayakkabılarına ihtiyacın olacak, değil mi?
İşte şimdi oldu.
Tamam, Şimdi bir saat..
... başladı.
Süre işliyor, Bayan Goodman.
Senin gibi bir yumoş böyle bir kızı nasıl kaptı, ha?
Şimdi...
Seninle ne yapacağız?
Ellerini ver.
Otur.
Biliyorsun, seni son görüşümden sonra, eve gittim.
Memleketime.
Güzel sevgilime...
Ve ne oldu biliyor musun?
Adamlar geldi.
Gecenin bir yarısı,
eli silahlı adamlar geldi.
Benim evime.
Beni bulmaya çalıştılar.
Ve sonra ne yaptılar biliyor musun?
Değer verdiğim insanları katlettiler.
Aşçımı öldürdüler.
Bahçivanımı öldürdüler.
Bacak kadar olduğu zamanları bildiğim 17 yaşında bir çocuğu öldürdüler.
Karıncayı bile incitmezdi.
Temizlikçimi, Yolanda'yı, öldürdüler.
Yaşlı bir kadını, yavşak herif.
Sırtından vurdular onu.
Üzgünüm.
Peki bu adamlar
evime nasıl girdi?
Biliyor musun?
Bilmem, hiçbir fikrim yok.
Oh.
Ignacio Varga.
Onları içeri soktu.
Ve Ignacıo benim kimle tanıştırmıştı?
Seninle.
Ignacio? Nacho?
B-ben Ignacio'yu doğru dürüst tanımam ki
Ne yaptıysa kendi başına yaptı!
Benle bir alakası yok.
Dinle, bana inanmalısın
Yemin ederim, ben buna dahil değildim
Ben değildim... Aah!
Ignacio'ydu!
Ben değildim!
Dinle. Dinle.
Hepsini aklında tut.
Geri döneceğim.
Ve geri döndüğümde Bana tüm hikayeyi anlatacaksın
Düşündüğün kadar kötü birisi değil.
Merhaba
Merhaba, Harry. Biz de tam senden bahsediyorduk.
Öyle mi? Sana bunun için maaş vermiyorum.
O zaten yeteri kadar biliyor beni.
Ford Taurus.
Kahverengi.
Ne demek, Londra ya da İngiltere? İkisi de aynı şey.
Öyle mi?
Londra İngiltere'dir. Londra bir şehir.
İngiltere... İngiltere bütün bir ülkedir.
- Unutmuşum. - Oh, kardeşim, sana bol sabır.
- Sakinleş. - Bir insan nasıl bu kadar aptal olabilir?
Bizler her şeyi bilemeyiz, Harry.
Mesela, Tom Paine kimdir?
Onun hakkında herhangi bir şey okumadım.
Ama bir liste yaptım.
Robert Maranville kimdir?
- Kim? - Robert Maranville.
Hiç Robert tanımıyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.