For All Mankind

For All Mankind

Download Turkish Subtitle

Season 3

Release info

For All Mankind S03E09 720p/1080p/2160p WEB H264-GGEZ
A Commentary by panzehir57
For.All.Mankind.S03E09.720p/1080p/2160p.WEB.H264-GGEZ | GLHF | NTb | ION10 | TORRENTGALAXY | MiNX

Tags

web
720p
720
1080
Published on: 2022-08-05
Downloads: 54
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Selam canım.

Son mesajımdan beri uzun zaman geçti pardon.

MSAM'i çıkarıp tamir için Mutlu Vadi'ye getirebilelim diye durmadan çalışıyoruz.

Aslında şu ara orada yatıyoruz.

Kulağa hoş gelmediğini biliyorum ama tuhaf bir şekilde bana yardımcı oluyor.

Olup biteni atlatalım diye hepimize yardımcı oluyor.

Sanırım bir sonraki Dünya yolculuğu zamanında Temel Reis'i

uçabilecek hâle getirebileceğiz.

Sorun şu ki kalan ekipmanla, uçmaya yetecek kadar yakıt yapmak zaman alacak.

Şey onunla birlikte bir de dokuzumuzu birden

fırlatma için oraya sokmanın bir yolunu bulmak.

TOPRAK KAYMASINDAN BEŞ AY SONRA

Bir Apollo kapsülü kadar dar olacak ama başaracağız.

Bu kayadan temelli gideceğiz.

Bu şeye lanet olsun.

Yine ne oldu?

Pardon. Sadece… Böyle giderse şu sıska yakıt jeneratörüyle

gelecek ayki fırlatma için yeterli yakıt üretebilirsek şansımız var demektir.

Daha hızlı çalışamaz mı?

Bu kadar çok metan işleyecek şekilde tasarlanmadı.

Gazoz kutusuyla jet uçağı doldurmak gibi.

Zaman alıyor.

Biliyorum ama son zamanlarda üssü kokladın mı?

O tuvaletler o kadar çok insan için yapılmamış.

Sence biz gidince bir daha Mars'a kimseyi yollayacaklar mı?

-Sanmam. En azından ben görmem. -Galiba haklısın.

Tek yapabileceğimiz bu şeyi fırlatma zamanına hazır etmek.

Anlaşıldı.

Lağıma gitme vaktim geldi.

-Bir şey yollamamı ister misin? -Bugünlük tayınımı aldım.

Erken kalkan yol alır.

Doğru diyorsun.

Çok çalışma.

Anlaşıldı.

Pekâlâ. Neyin var?

Hazır mısın? Tamam.

Bu… Evet, tamam. Tamam, pekâlâ.

Yaklaşıyorsun Lou.

-Selam kaptan. -Yakıt üretimi nasıl gidiyor?

Siz Amerikalıların dediği gibi çok yavaş.

Senin gibi.

Hey.

Nasıl?

Hey, hey, hey. Onu bitirmedim.

Evet ama ben kıdemliyim.

ORMANA HOŞ GELDİN

Al bakalım evlat.

Bunlar midemi bulandırıyor.

Erkek torunumun yemesi lazım.

Bugün de "erkek" mi oldu?

Neyse, hangisi olursa işte.

Edward ikisi için de harika bir isim.

Ben "Ariella" gibi bir şey düşünüyordum.

Ariella mı? Banyo sabunu ve silhat satmasını mı istiyorsun?

Yaşlanınca çok fazla homeopatik tedaviye ihtiyacın oluyor.

-Astronot Baldwin. -Efendim?

Beni görmezden geliyorsun. Yine.

Ve yine başarısız oluyorum.

Peşimden gel.

Gördün mü? İşte bu yüzden kimse uçuş tabiplerine güvenmiyor.

Çünkü hep kötü haber peşindeler.

Mars radyasyonunun çocuğun DNA'sına zarar verebileceği gibi kötü haberlere mi?

Ya da zayıf yer çekiminin kemik gelişimini zayıflatabileceğinin mi?

Tanrı aşkına ağır ol doktor.

Onu doğum için Phoenix'e çıkardığımızda ağır olurum.

Bu unutulmuş gezegende bebek doğurmak benim fikrim değildi.

Evet bana her gün hatırlattığın gibi.

Ağzın kapalı.

Senin yaran nasıl komutan?

-Evet, krem ağrıyı hafifletti. Sağ ol. -Güzel.

MSAM fırlatması için basınç kıyafetlerinden birinin ona olmasını

nasıl sağlayacağını buldun mu?

Sert kaplama hâlâ sorun

ama NASA'nın en iyi ve en zeki iki ekibi

durmaksızın bunun için çalışıyor.

Yani henüz bir şey bulamadılar.

NASA'nın meşhur ustalığı fos çıktı.

On üçe 8,5.

Hâlâ istediğimden yüksek.

Sovyet kıyafeti kullanmalısın. Malzemesi daha esnek.

-Evet, aslında işe yarayabilir. -Elbette.

Aktivite?

Kız içeride bir saniye durmuyor.

Duymak ister misin?

Baba.

EVE DÖNÜŞ

Kelly Baldwin iki ay sonra Amerika'nın en sevdiği Marslı bebeği doğurduğunda…

NASA BEBEK HEDİYELERİYLE DOLDU

…çocuğun hayat boyu yetecek ganimeti olacak.

Hamileliği devam ettirme kararı

gezegendeki tehlikeli şartlar yüzünden bazılarınca yanlış bulunsa da

dünyanın her yerindeki insanların hayal gücünü ele geçirmiş vaziyette.

NASA bu yüzden mi bebeğin Phoenix'te doğmasını istiyor?

Doğru. Phoenix'tekiler Dünya'daki tam yer çekimini yaşıyor…

Bu felaketi bize unutturmak için

Wilson hükûmeti medyaya Kelly Baldwin'in Mars bebeğiyle ilgili

küçük bilgiler veriyor.

Başkan Wilson bizi gerçekten bu kadar saf mı sanıyor?

Mars programının fiyasko olduğunu ikimiz de biliyoruz.

Bu tasarı Kongre'ye teşkilatın bütçesi üzerinde direkt söz hakkı vererek

bir güçler ayrılığı sistemini geri getirecek…

Sana da bazı programların finansını kesebilme yetkisi verecek.

Bu tasarıyı imzalarsam Kongre Mars programının finansını kesecek.

Belki bir daha kimse gitmeyecek ve uzay keşfi de yavaşça ölecek.

Yerinizde olsam uzayı değil, gelecek yılki seçimi düşünürdüm.

Siyasi geleceğimi bu kadar düşünmen gözlerimi yaşarttı Dick.

Büyük şehirlerimize yayılan evsizler kamplarını gördün mü?

Eski petrol, gaz ve kömür işçileriyle dolu.

Helyum-3 ve nükleer füzyon yüzünden işsiz kalan insanlar.

Uzak gezegenlerdeki maceralara

trilyonlar harcamadan önce burada, Dünya'daki sorunları çözmeliyiz.

Uzay programı Dünya'daki hayatı daha iyi yapıyor.

Ve yaptığımız ilerlemelerin altına dinamit koymayacağım.

O yüzden tasarını geçir Dick.

Ben de veto edeyim.

Bunu duyduğuma çok üzüldüm.

Sizinle özel konuşabilir miyiz Sayın Başkan?

Farkında olduğundan eminim ki birkaç ay önce

Kongre Üyesi Willie Baron'ın elemanları

kocanın bir Beyaz Saray çalışanıyla ilişkisi olduğunu keşfetti.

Karalayıcı bir dedikodu.

Kongre Üyesi Baron ortaya tek bir kanıt bile koyamadı.

Çünkü böyle bir şey olmadı.

Kocan yeminli ifadesinde öyle dedi.

Ama Bay Wilson'ın komiteye yalan söylediğini keşfedersek

yalan ifade vermekle suçlanacağının farkında mısın?

Nereye varmaya çalışıyorsun?

Sayın Başkan,

Oval Ofis'te bir kayıt sisteminiz olduğu doğru mu?

John F. Kennedy zamanında konan

bir kayıt sisteminin hâlâ kullanımda olduğunu söyleyen bir tanık var.

Bir kayıt sistemi varsa bile

o kayıtlar başkanın koruması altındadır.

Mahkeme bu konuda ne diyecek göreceğiz.

Kocanızın ifade verdiği hafta bu ofiste yapılan kayıtlar için

mahkeme celbi çıkarttıracağız.

Herhangi bir örtbas teşebbüsü varsa

kendisi sadece yalan ifadeyle suçlanmayacak

siz de adalete engel olmakla suçlanacaksınız.

Ciddi olamazsın.

Kongre bir başkanı suçlamayalı 120 yıldan fazla oldu.

Bu senin için bile alçaklık.

Bunu kendi imajı temiz kalsın diye pis işlerini Karl Rove

ve Lee Atwater'a yaptıran kadının söylemesi de çok manidar.

Bill Clinton'ın gayrimeşru çocuğu olduğu iddiasıyla yapılan otomatik aramalar

ve şimdi daha ahlaklı olduğunu mu söylüyorsun?

Amacın ne Dick? Amacın var mı?

NASA yasa tasarısını imzala.

Akıllıca olan bu.

Çünkü basın Larry'nin düşüncesizliğini öğrenecek olursa

siyasi duruşun şu ankinden de kötüye gider.

Ve ben de veto kararını kolayca iptal ettiririm.

Mecbur kalmazsam o yola girmek istemiyorum.

Ama hata yapma,

bu tasarıyı yasalaştırmak için elimde olan tüm imkânları kullanırım.

Gelebilmene sevindim.

Garajına mı?

Bir şeye bakmanı ve deli olmadığımı söylemeni istiyorum.

Vay canına.

Kozmonotların kurtarılması sırasında

nükleer motor tasarımlarının bizim eski modellerden birinin

neredeyse aynısı olduğunu fark ettim.

NASA'dan biri bunu onlara vermiş.

Margo mu?

Her şeye erişimi olan bir tek o var.

Ama Margo mu? Margo Madison mı?

O, NASA'nın başında.

Kendisi 30 yıldır Rusları geçmeye çalışıyor.

Bunu neden yapsın? Çok mantıksız.

Bilmiyorum ama bunu kafamdan atamıyorum Bill.

Gerçekten delirecekmişim gibi geliyor.

Evet, belli.

Bir Batman kötü adamının sığınağına benziyor.

Sana anlatayım.

Sonra hâlâ deli olduğumu düşünürsen…

…hepsini yakarım.

Bir bira daha alacağım.

Calypso'nun üretimine başlayacağımızı gururla bildiriyorum.

Calypso, 1999'da fırlatılmaya hazır olacak.

Phoenix'in aksine, Calypso nükleer plazma itici gücüyle çalışacak

ve neredeyse her zaman Kızıl Gezegen'e gitmeye yetecek gücü olacak.

Normal fırlatma zamanları dışında bile.

Onun gibi iki tane daha inşa ediyoruz.

Böylece Kızıl Gezegen'deki varlığımızı daha hızlı biçimde artırabileceğiz.

Önümüzdeki on yılda üssümüz birkaç maden operasyonu,

bir uzay limanı, ekinler için sera alanı

ve binlerce koloniciyi barındıracak toplu konutlarıyla yeni…

Orada dur.

Koca bir dağın başımıza yıkıldığını sana hatırlatmama gerek var mı?

Neredeyse her şeyimizi yok etti.

Ölen üç kişiyi söylemiyorum bile.

Evet.

Ama Jamestown'ı hatırlayanınız var mı?

Ay üssünü demiyorum,

Virginia'da 1607'de kurulan ilk kalıcı İngiliz yerleşkesini diyorum.

İlk üç yılda kaç yerleşimcinin öldüğünü bilen var mı?

Yüzde 80.

Hastalıktan.

Açlıktan.

Dış etkenlerden.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left