The School for Good and Evil

The School for Good and Evil

Download Turkish Subtitle

Release info

The School for Good and Evil 2022 1080p NF WEB-DL DDP5 1 Atmos H 264-SMURF-TR
A Commentary by panzehir57
The.School.for.Good.and.Evil.2022.720p/1080p.NF.WEBRip.DDP5.1.Atmos.x264-SMURF | CMRG | EVO | GalaxyRG | ION10 | PSA | RARBG | [YTS.MX]

Tags

web-dl
web
1080
Published on: 2022-10-19
Downloads: 69
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

İYİLİK VE KÖTÜLÜK OKULU

Yıllar evvel, iki kudretli kardeş

masal diyarında iyi ve kötüyü dengede tutacak bir okul açtı.

Gücü yıllar boyunca barış içinde paylaştılar.

Ama hiçbir şey ebediyen aynı kalmaz...

Hile yaptın.

Düello Meydanı'nın kuralları belli. Büyü yasak.

Kazanırsan hile sayılmaz, yakalanırsan sayılır.

- Bir düello daha? - Hayır, vaktimiz yok.

Seninle dövüşmek bana keyif veren tek şey.

Benim de. Ama bize ihtiyaç var.

Tarihin en önemli okullarından birini yönetmenin bedeli bu.

- Ama ben sıkıldım. - Rafal, ne istiyorsun?

Bir düello daha.

İkimiz de büyü kullanalım.

Gücümüzü sakınmak yok.

Hadi ama Rhian.

Hünerlerini görelim.

Asla pes etmiyor...

Rafal, bu kadarı yeter!

Sana yetebilir ama ben aza kanaat etmekten bıktım.

Her şeyi istiyorum!

Hayır!

Rafal, sen ne yaptın? Bu...

Kan büyüsü.

Yıllar boyu araştırdıktan sonra dün gece nihayet buldum.

Rafal, bu keyfî bir yasak değil.

- Kontrolden çıkıp seni tüketecek. - Zaten ben de kaos istiyorum.

- Asırlardır kahramanlara avantaj sağladın. - Seninle birlikte dengeyi korudum!

- Artık sıra bende. - Rafal...

Kuralları ben belirleyeceğim.

- Bu dünya bambaşka bir yer olacak. - Bunu birlikte yapabiliriz.

Kötüler iş birliği yapmaz.

Kötüler paylaşmaz.

İşim bittiğinde

kötüler kaybetmeyecek.

Hayır!

Rafal...

Yıllar sonra, uzak bir diyarda yeni bir masal başladı...

Evvel zaman içinde Sophie adında bir kız yaşarmış.

Kusursuz güzelliği ve eşi görülmemiş zarafetiyle

hayranlık uyandıran bir kızmış.

Kaderinde dünyayı değiştirmek varmış.

Sana son kez söylüyorum seni tembel ve uyuşuk kız.

O nazlı kıçını kaldır ve o yataktan derhâl çık!

Sophie, beni duyduğunu biliyorum!

Biri beni kurtarsın.

Tamam, kalktım.

- Hıncını kapıdan çıkarma. - Hemen gelmezsen çıkarırım.

- Saçına başına bir saat harcamak da yok. - En azından benim saçım var.

Uslu durun çocuklar.

Günaydın sevgili ailem.

Domatesi ziyan etmesene Sophie. Onunla türlü yapacaktım.

Bu gerçek olamaz.

Bu esnada, Gavaldon'ın diğer yakasında,

köyün hemen dışında, Mezarlık Tepesi'ndeki bir kulübede

Agatha adında bir kız yaşarmış.

Lanet olsun.

Gözünü kırpmamakta üstüne yok Reaper.

Bir dakika gelir misin Aggie?

Dul Grunfeld için büyükannemin aşk iksirini yapıyorum.

Ama sanki bir şeyler eksik.

- Baldıran otu. - Tabii ya.

Agatha, annesinin gerçekten cadı olup olmadığından emin değildi.

Çünkü iksirleri asla işlemiyordu.

Ama annesinin Agatha'ya dair büyük umutları vardı.

Kızında gerçek bir cadı hamuru olduğuna inancı tamdı.

Agatha'nın akranları da böyle düşünüyordu.

- Cadı! - Cadı!

- Ateşe verin! - Cadı!

Merhaba küçük hayvan dostlarım.

- Ucubeler! - Hilkat garibeleri!

- Ne nefretlik yer. - Ne nefretlik yer.

Neyse ki kızlar birbirlerine sahipti.

Birbirinden bu kadar farklı iki kızın dost olması ihtimal dışı görünse de

aralarında çok özel bir bağ vardı.

İğrenç!

Çocuklukta kurulmuş bir bağ.

Sophie, dünyada onu en çok seven insanın, yani annesinin ölümüyle...

Ne kadar özel olduğunu asla unutma.

Bir gün dünyayı değiştireceksin ve sonsuza dek mutlu yaşayacaksın.

...kendisini annesinden bile çok seven bir dost bulmuştu.

- Kim var orada? - Bunu sana yaptım.

Başın sağ olsun.

Köyün dilek ağacının altında

ömür boyu süreceğini bildikleri bir bağ kurdular.

- Yüzüncü kez söylüyorum, hayır. - Seni aşırı süslememize gerek yok.

Gözlerine salatalık koyar, gözeneklerini temizleriz.

- Selam gudubet. - Cevap vermeyecek misin?

Ona demiyorum, sana diyorum.

- Eric'i lanetlemişsin. - Eric kim?

- Bilmem. - Sekiz yıldır aynı sınıftayız.

Ona tuhaf tuhaf bakmışsın, şimdi de kaşıntı basmış.

- Hijyen eksikliğinden olmasın? - Evet, bit olabilir mi?

Hadi oradan!

Bize üstünlük taslıyorsunuz ama biriniz uyuzsunuz, diğeriniz domuz.

Ucubeler.

Eric benim!

- Bence senden hoşlanıyor. - Kim? Eric mi?

Eric diye biri mi var?

Bayan Fisher'dan anneme baldıran otu alacağım.

Ben de çiçek alacağım.

- Deauville'de buluşuruz. - Sophie, dur...

Peki.

İyi bakalım.

Cadı.

Bu kız cadı.

Selam.

Selam ufaklık.

Hoşuna gitti mi?

Sen mezarlıkta yaşayan kızsın.

Mezarlığın yakınında yaşıyoruz, evet.

İstisnasız tüm köy ahalisi senin cadı olduğunu söylüyor.

Gavaldon'da cadılara ne yapardık, biliyor musun?

Ateşe verirdik.

- Size iyi günler dilerim. - Ama...

Bu köyde cadı istemiyoruz.

Duydun mu?

Cadıların varlığı Gavaldon'ın namuslu halkı için bir tehdit.

Gavaldon'da namuslu insan olduğundan pek emin değilim.

- Sen iyi misin? - Evet, bir şeyim yok.

Gidelim hadi.

- Belki Deauville'de yeni şeyler vardır. - Eve gitmen gerekmiyor mu?

Bakalım elinde iyi bir şey var mı?

DEAUVILLE'İN MASAL KİTABI DÜKKÂNI

En sevdiğim okurlar gelmiş!

İyi ki uğradınız. Dün büyük bir teslimat geldi.

- Korku hikâyesi var mı? - Evet, birkaçı ilginç gibi.

Peki ya masal?

Var olanların hepsini bin kez okudun Sophie.

Ama birkaç tane çok ilginç eski basım kitap gördüm.

Hadi, bakın. Karıştırın.

Çok çılgınca bir fikir olacak ama yeni şeyler denemeyi hiç düşündün mü?

- Mesela masal okumayı bırakabilirsin. - Homunkulus Kanı'nı mı okuyayım?

İstemez, sağ ol. Kül Kedisi'ni tercih ederim.

Şu elbiselere baksana.

Bulmuşsun.

- Şu kabartmalara baksana. - İ.K.O kim?

O bir isim değil. İyilik ve Kötülük Okulu.

Hiç duymadın mı?

- Bu okul nerede? - Kimse bilmiyor.

Başka bir zamanda, başka bir diyarda.

Ama efsaneye göre,

her masalın hikâyesi esasında orada başlarmış.

İyilik Okulu kahramanları, Kötülük Okulu ise kötüleri yetiştirirmiş.

- Öyle derler. - Tımarhanedekiler demiş olsa gerek.

Ondan pek emin değilim.

20 sene önce, gök kan kırmızı kesildi ve köyden Leonora diye bir kız kayboldu.

Birçoğu onu okulun aldığına inanıyor.

Peki ona ne oldu?

Orası meçhul.

Sırra kadem bastı.

Bu köyden kurtulmak için bir fırsat. Yeni öğrenci alıyorlar mı?

Şaka bu, değil mi?

Evet.

"İyilik ve Kötülük Okulu'na...

Müstakbel bir prenses olarak saygın okulunuza katılmak istiyorum.

Beni eşsiz bir aday yapan özelliklerimi müsaadenizle sayayım.

Kaderimin dünyayı değiştirmek olduğunu küçüklüğümden beri biliyorum."

Mevcut hayatından kaçabilmek adına...

Lütfen gerçek ol.

...Sophie, geleceğe dair tüm umutlarını

dilek ağacının gücüne bağlamıştı.

- Üvey annemden nefret ediyorum! - Ne? Neden?

Fabrikada biri lazımmış. Okulu bırakıp para kazanacakmışım.

- Ben de bırakırım. Bana da iş bulur mu? - Sonra ne olacak?

Hayatımızı bu köyde heba mı edeceğiz?

Aggie, annem bana önemli bir şeyler yapacağımı söylemişti.

Yani ben gidiyorum.

- Bu gece. - Sophie, dur...

Gavaldon'dan hiç ayrılmadın ki.

Köyün dışında neler olduğunu ne sen biliyorsun ne biz.

Mesele de bu, burada kaldığım sürece hiçbir şey yaşayamayacağım.

Sıradan bir hayata kanaat edemem ve etmeyeceğim.

Bak...

Bunu hatırladın mı? Geçen hafta tavan arasında buldum.

Sen zaten çok önemli bir şey yaptın.

Benim arkadaşım oldun.

Yapma, buraya sensiz katlanamam.

Annen ve babanla konuşurum, bunun haksızlık olduğunu söylerim.

Hatta sana "Gavaldon'lı Kraliçe Sophie" derim.

Beni süslemene bile izin veririm.

Lütfen gitme.

Peki.

- Söz mü? - Söz.

Yaşa!

Gavaldon'lı Kraliçe Sophie.

İşte o an, Sophie bir karar verdi.

Hayatının sihirli bir biçimde değişmesini ummaya devam edemezdi.

Kaderin iplerini eline alma vakti gelmişti.

Bunun için en yakın ve tek dostuna verdiği sözü bozması gerekse bile.

Beni affet Aggie.

Ama bazı dilekler geri alınamayacak kadar güçlüdür.

GAVALDON SINIRI

- Demek yine de kaçacaktın! - Aggie, özür dilerim.

O neydi?

Kan kırmızı gök. İşte başlıyor.

Sophie.

Buradan gitmemiz lazım.

- Aggie, bunu ben diledim. - Ne yaptın?

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left