The first 200 lines.
R.J. Decker'da daha önce ...
Ambalajıyla yemeye çalışma.
Bugün son celse olabilir, beraat edip birkaç saate eve gidebilirim ya da...
Hapse girebilirsin.
Orada da tatlı kıtlığı var diye duydum.
Bence daha da zor bulunan bir şey var.
- Sıradaki tanık. - Lucas üvey erkek kardeşim,
onu neredeyse öldüren adam da bu.
Daha çok ödeştik mi diye bakmaya geldim.
Ödeşmemiz konusundaki takıntın ne?
Çok hızlı ödeşirsek seni aramam için bir sebep kalmaz.
İstediğin bu mu?
Ölümcül Umutsuzluk
- Ne? - Ne? Hayır, bu iyi.
Noktalama işaretiyle ilgili. Pat. Pat. Çok fazla var.
Uzun tire mi? Severim. Hikâyeye uyuyor.
Biraz agresifler. Virgüller akıcılığı daha iyi sağlar.
Hikâye, MS-13 ile Latin Kings ateşkesi için uğraşan
kör bir rahibi anlatıyor.
Akıcı olması gerekmiyor. Okuru yakalayıp sarsmalı.
- Ne? - Hep böyle yapıyorsun.
Yazdıklarını insanlara okutuyor sonra her şeye itiraz ediyorsun.
Sadece aptal olanlara.
Sofia, beş dakikaya çıkıyoruz.
Şuna bak, karımın makalesini benim yerime okuyup kalmayı hak ediyorsun.
- Fırçayı yedin mi? - Hem de nasıl.
Anne. Harper ve Violet mesaj attı.
Cumartesi, çocuk spa merkezine davetliyim. Manikür, pedikür, yüz bakımı.
Affedersin, "çocuk spası" mı dedin? Çocuklar için spa mı var?
- Gidebilir miyim? - Hayır, işin var.
Barınakta gönüllü çalışacaksın.
Ama bu seferlik gitmesem olur mu?
Bir söz verdin. Biz sözümüzü tutarız.
Git çantanı al.
Aman ya. Ona çok yüklenme.
İşleri kesat.
gelen arama
Tire de olur, virgül de.
- Hey, nasılsın? - Üzerinde ne var?
Efendim...
Heyecanlanma. Sana uygun bir iş olabilir.
Gömleğini değiştir, göndereceğim adreste benimle buluş.
Neden gömleğimi değiştireyim?
Çünkü bu insanlar paralı ve sofistike.
Bir yetişkini en son aloha gömleğiyle gördüklerinde
muhtemelen havuzlarını temizliyordu.
Tamam.
Gömleği değiştir diyen kim?
Wish. Bana yeni bir müvekkili olabilir, iyi görünmemi istiyor.
Wish’i en son gördüğümde üzerinde
metal dedektörlü "Kum Gibi Para" yazılı tişört vardı.
Adam sandığından daha derin.
Hey.
Carter ailesinin mütevazı evine hoş geldin.
Carter. Carter Rehab mı?
İlk seferde bildin.
Florida’daki en büyük rehabilitasyon merkezi zincirinin sahibi.
Ed Carter, Modern Sanat Enstitüsü’nde bir bölüm de yaptırdı.
Haddimi aşmak istemem ama babanın en büyük bağışçılarından da biri.
Öyle. Aile, nazik bir meselede
yardıma ihtiyaçları olduğunu anlayınca bana geldiler.
Bu işin çok güvenilir,
çok gizli bir özel dedektifin işi olduğunu söyledim.
- İyi iş çıkar. Sessizce yap. - Tamam.
Eminim daha fazlası için dönecekler.
- Tamam. - Güvenlik soruşturmaları, koruma işleri,
incelemeler... İyi para verirler.
En iyi gömleğin bu mu yani?
Şu nazik konuyu konuşalım, olur mu?
Bu Holden.
Naples'ta yaşıyor ama aile işi olunca bizde kalır.
Yani normalde burada, sadece siz ve babanız mı yaşıyor?
Bu arada selamını iletti.
Orlando’daki işlerini toparlıyor ama ikimiz de Holden için endişeliyiz.
Dün gece eve gelmedi. Aramalara ya da mesajlara cevap vermiyor.
Benim gibi birini kiralamak için erken değil mi? Neden diye sorsam?
Ne kadar çok bilirse o kadar faydalı.
Holden yıllarca uyuşturucu bağımlılığı ile mücadele etti.
Nüksetmiş olabilir diye düşünüyoruz.
Nüksetmiş demek, bir noktada bırakmıştı demek.
On sekiz ay kadar önce.
İlk altı ay İsviçre’de rehabilitasyon alıp Florida'ya döndü.
Ondan beri, Naples'taki kliniklerimizden birinde danışmanlık yapıyor.
Böyle ortadan kaybolmak ona göre değil. En azından artık ayıkken.
Senin işin Holden’ı hızlı ve sessizce bulmak.
Tekrar kullanıyorsa Bay Carter polis karışsın istemiyor.
Haberin basına sızma riski çok yüksek.
Anlıyorum ve yardım etmek istiyorum. Onu son gören kişiden başlayalım.
Holden’ı toplum merkezine on altı yüzden biraz önce bıraktım.
Destek grubu toplantısı vardı.
Bağımlılık geçmişini biliyordun...
On yıldır Carter’lar için çalışıyorum. Benden sır saklamazlar.
Şehirdeyken onu ben götürüp getiririm. Her zamanki gibi önde bekledim.
Doksan mayk sonra herkes çıktı, Holden çıkmadı.
İçeri girdim ama ondan iz yoktu.
Dün sana nasıl göründü?
Açıkçası toplantıya gitmek istemesi beni rahatlattı.
Dikkati dağınıktı, biraz keyifsizdi.
Neden keyifsizdi sence?
Ağzı sıkıydı. Endişelenmemin bir sebebi de buydu.
Ordudaydın değil mi? On altı yüz, 90 mayk. Saati asker gibi söylüyorsun.
Asker değil. Deniz piyadesi.
Peki. Bu yüzden mi Ed Carter oğluna şoför olman için seni seçti?
Zengin, tanınmış bir aile.
Bilmem gereken güvenlik tehditleri varsa...
Üzgünüm, hayır. Holden için en büyük tehlike her zaman Holden'dı.
Anladım.
Onu bıraktığın merkezin adresini alabilir miyim?
Evet, tanıdık geliyor.
Dün akşam dört civarı gelip dinlenme odasına gitmiş olmalı
ama başka bir yerden çıkmış, arka ya da yan kapıdan.
TOPLUM MERKEZİ
- Dışarıda kameralar gördüm... - Dur, dört mü? Dinlenme odası...
- Evet, Adsız Narkotik toplantısı. - Onu gördüğümü söylemedim say.
Kamera kayıtlarına bakmak istiyorsan hiç zahmet etme.
Kameralarımızın o toplantıya girerken kaydettiği herkesin
mahremiyet hakkı var, tamam mı? Konu kapandı.
- Anlıyorum. - Kız kardeşim beş yıldır ayık, tamam mı?
Anonimlik iş için hayatidir.
Onun da kız kardeşi, başının gerçekten belada olabileceğini düşünüyor.
Bak, görüntülere bakmamı istemediğini anlıyorum
- ama dün buradaydım dedin. - Evet, yani...
Yani toplantıya gelen herkesi zaten gördün.
Yan çıkışları kullanmamış.
Arka kapıya baksana.
Görünüşe göre toplantı başlamadan hemen önce arkadan çıkmış.
Telefonda. Şimdi de biriyle konuşuyor.
Kim? Kiminle konuşuyor?
Biri geldi. Göremiyorum. Kamera dışında.
Ama seninki biraz...
- Bu da ne be? - Artık dönebilir miyim lütfen?
Evet, bence iyi olur.
Bu da ne böyle?
Merak ediyorsan, 12 adımdan biri değil.
- Sence seksle mi ilgili? - Burası Florida sonuçta,
o sorunun cevabı neredeyse hep "belki"dir.
Ama hayır, kaçırılmış olmasından korkuyorum.
Kaçırılma mı?
Koca adamın kolunu nasıl Holden'a doğrulttuğuna bak.
O kostüm silah saklamak için iyi bir yol olabileceğini düşündüm.
Evet ama emin olman gerek.
Naomi’ye kardeşini bir furry’nin kaçırdığını söylemem.
Aslında sümüksü bir şey.
Biraz görsel arattım. Görünüşe göre
bu, Rio Vista Lisesi maskotu, Deniz Hıyarı Sammy’nin kostümü.
- "Ha" derken? - Holden liseyi orada okudu.
RIO VISTA LİSESİ DENİZ HIYARLARI
Kostümlü eleman şaka yapan eski bir dost olmasın?
Okulun spor bölümü programına göre
Sammy'nin bugün gösterisi var.
Ne diyeceğini sana söylerim.
Sammy, ben R.J. Decker. Ben... Ben özel dedektifim.
Mümkünse birkaç soru sormak istiyorum.
Sammy. Ben...
Acil bir konu. Kısa bir ara verebilir misin?
Sammy, dün gece bir adamın silah zoruyla kaçırıldığına eminim.
Baş şüphelim sensin!
Az önce için üzgünüm. Kostümdeyken tamamen Sammy olurum.
Gerçekten yaşıyorsun.
Bu ben değilim. Sammy dün yüzme yarışındaydı
yani dün ben de yarıştaydım.
Birinin kostümünü ödünç almış olması mümkün mü?
Dalga mı geçiyorsun? O kostüm tamamen farklı.
Aman Tanrım. Şapka yok. Videodaki Sammy’ye bak.
- O ne? Denizci şapkası mı? - Sammy’nin 2012 hâli.
O kostüm emekli edilmiş. Sonraki Sammy’ler şapkasızdı.
Şükürler olsun. Şapkayla nasıl oynarım bilmem.
2012 kostümünü birisi nereden bulmuş olabilir?
Açıkçası, bayrak direği olayından sonra yok edildi sanıyordum.
Bayrak direği olayı...
Zengin bir çocuk, Sammy'yi oyuncu içindeyken bayrak direğine asmış
ve bütün gece orada bırakmış.
Kostüm kurtarılamayacak kadar kirlenmiş.
- Ne? - Bulmaya çalıştığım adam,
o zamanlar burada okuyordu.
Kesinlikle zengin bir çocuktu.
Sence bu Sammy 2012'nin çılgın bir intikamı mıydı?
O Sammy'nin gerçek adını biliyor olabilir misin?
Ricky Strom. 2008'den 2012'ye kadar Sammy kostümünü o giydi.
- Selam. - Ne?
- Sana öğleden sonra ikramımız var. - Çocuklar!
Ne hoş sürpriz. Tutukladıklarım hiç bana boba getirmez.
Anne, tahmin et...
Harper ve Violet'la spaya gidiyorum.
Öyle mi? Bunu konuşmuştuk. Cumartesi barınağa gidiyorsun.
Artık hayır. Catherine haletti.
- Hallettin mi? - Barınağı aradım
ve Sofia’nın gününü gelecek haftaya aldırdım.
Böylece bir yerine iki gün gönüllü olacak.
Bu hafta sonu kişisel bakım. Haftaya köpek bakımı.
Harika. Harper ve Violet spa işlemlerinin ne kadar tutacağını söyledi mi?
Catherine onu da halletti.
Her şeyi konuştuk. Tek seferlik bir şey olduğunu biliyor.
Spa cumartesileri yeni ritüel olmayacak.
Evet anne, sakin ol.
Bobanın tadını çıkar.
O konuda.
- Bu üçüne de yeter mi? - Mel.
Hayır, hayır, bu adil. Sen spa günü, ben boba günü.
Bu harikaydı. Ama annenin işe dönmesi gerek.
No comments yet. Be the first to leave one.