The first 200 lines.
Şeytan Yoktur
- Teşekkür ederim. - Ne demek.
- Yardıma ihtiyacın olursa ara beni. - Çok sağ ol.
- Selam. - Naber?
İyidir. İyi günler.
Eyvallah, bagajı aç.
- Çuvalda ne var? - Pirinç istihkakım.
- Pirinç istihkakın mı? - He ya.
- Ne kadar verdiler? - Aynı her zamanki gibi.
Hadi ya. Güzelse haber et.
Ben de benimkini alırım. - Tamamdır.
- Görüşürüz. - Eyvallah.
Mahan, sabırlı ol.
Altına kaçıp sıkışır bak!
Bekle lütfen. Bekle tamam mı?
- Selam. - Selam. Naber?
- İyidir, senden? - İyilik.
- Kusura bakma... - Ne oldu ki?
Kedicik şunun altında mahsur kalmış.
Çocuklar çıkartamıyor.
Kusura bakma zahmet verdik sana da.
Olur mu öyle şey.
- Ay canım çok küçükmüş. - Tatlış ya.
Teşekkür ederiz. Çok sağ ol.
- Naber ufaklık? - Her zaman.
- Nasılsın bakalım? - Teşekkürler.
- Selam. - Selam.
- Nasılsın? - Sağ ol.
- Ne var ne yok? - Ne olsun, senden?
- Hiç. Ayakkabılarımı getirdin mi? - Burada.
Sağ ol. Onu gördün mü?
Kız öğrenciyi mi?
Evet. Fatemeh. Bugün sınıfta çok üzgündü.
Sonra neyin var diye sordum.
"Hiç" dedi.
Birazcık şakalaştım onunla.
Tam gülüşürken...
...birden ağlamaya başladı. - Yavrucak.
Çok üzüldüm, yazık ya.
"Sorun ne" dedim.
"Ne şanslısın, eşin gelip seni alıyor" dedi.
"Neden" diye sordum, "kimse gelip seni almıyor mu?"
"Hayır, annem İstanbul'da arkadaşlarıyla beraber" dedi.
"Babam da eşinin doğum gününü kutluyor".
- Bir düşünsene! - Nasıl yani?
İnanamadım! Şok oldum...
...ama belli etmedim.
"Ee ne güzel" dedim.
"O zaman bugün çok eğleneceksin."
"Bugünkü planın ne?"
"Ananemlere gideceğim" dedi.
"Seni oraya bırakalım mı? dedim.
"Hayır, teşekkürler" dedi.
Taksiye de binmek istemedi.
Galiba arkadaşıyla sinemaya gidecek.
- Arkadaşı mı? - Evet erkek arkadaşı.
Kaç yaşında ki?
Onun yaşlarında.
Okul zamanı...
Hayatını düşüneceği yerde...
Üniversite sınavları...
Annesiyle babası resmen boşanmışlar mı?
Resmi mi değil mi bilmiyorum.
Ama öğretmenler babası iki eşiyle de beraber diyor.
Adamı hiç anlamıyorum.
Kadın o kadar güzel ki.
- Annesi de başka biriyle birlikte mi? - Hiç bilmiyorum.
Belki de İstanbul'da erkek arkadaşıyladır.
Üvey anne de belli ki merhametsiz biri.
Nerden bileyim canım?
İnsanları bu kadar kolay yargılayamazsın.
Boş ver. Bu mesele canımı sıkıyor.
- Nereye gidiyoruz? - Bankaya.
Evet, maaşın. Bir de düğün hediyesi.
- Ne alacağız. - Valla bilmiyorum.
Sen karar ver.
- Yarım altın olur mu? - Bu çok fazla olur!
Yarım altın kaç para haberin var mı?
- Hediye çeki falan alırız. - Olur.
- Ya da çeyrek altın. - Tamam.
İş arkadaşlarına kıyasla çok mu az olur?
- Yok. - Emin misin?
Yürüsene aptal herif!
Alo, selam!
Nasılsın?
Sağ ol. Evet evet, eşim olur.
Ona verebilirseniz çok memnun olurum.
Teşekkürler, çok sağ ol, görüşürüz.
Maaşını almıyorum bundan sonra. Kendin al.
Gişe memuru cinlerimi tepeme çıkarıyor.
Seni aradı değil mi?
Fark etmedim sandı şerefsiz.
Senin bana söyleyeceğini idrak edemiyor mu?
Yıllardır maaşını ben çekiyorum.
Ama her defasında "Kendisi gelsin" diyor.
Vazifesini yapıyor adam.
O yüzden kimlik görmek zorunda.
Bunca yıldan sonra hâlâ eşin miyim değil miyim bilmek istiyor.
Cüzdanının ben de olduğunu her zaman görüyor.
Kimliğini alıyorum, ona uzatıyorum.
Ya geçen hafta boşanmış olsaydık?
Saçmalama!
Dolandırıcıya benziyor muyum ben?
- Taksiti ödedin mi? - O kadar da yavaş ki!
Taksiti ödedin mi?
Asabım o kadar bozuldu ki unuttum işte.
Razieh, hep aynı şey oluyor.
Beş gün daha var ödemeye.
Çok dalgınsın.
Hep şikayet edeceğine işine konsantre ol.
Para hesapta daha uzun süre kalır, ne güzel işte.
Beş gün içinde buraya gelip bunu telafi etmek zorunda kalacağız.
Trafiği, rezaleti çekiyoruz.
Okuldan sonra ben yaparım. Gel beni al, tamam mı?
Taksit için demiyorum ki...
...senin aklım beş karış havada.
Yeter ya! Zaten yeterince sinirim bozuk.
Dönelim mi?
Af edersin.
- Selam canım. - Selam tatlım.
Sizinle konuşmak istemiyorum.
Ne oldu?
Neden bu kadar geciktiniz?
Babacık neden kızını böyle geç aldın bakalım?
Babacım, önce anneni almam gerekiyordu.
Söz vermiştin önce beni alacaktın.
Evet canım ama bazen olmuyor.
Bankaya gidip maaşımı çekmemiz gerekiyordu.
Şimdi senin sevdiğin markete gidiyoruz.
Sonra da ananenlere.
Bana ne, bana yalan söyledin, cezanı çekeceksin.
Ceza mı?
Beni bu akşam Bamland'a götüreceksin, pizza yemeye.
Tamam babacım, gideriz pizza yemeye.
Neden pizza yemeye gideriz diyorsun çocuğa?
Tamam yahu yine mi?
Fast food yok demiştik.
Anne, dondurma istiyorum!
Tamam, önce bir girelim şuraya.
- Bir tane almadın mı zaten? - Bunu annene aldım.
Heshmat, bu çok koyu.
Yarın düğün var.
Röflem boşa gidecek.
Bu harika saçın için.
- Hayır, bu koyu rengi istemiyorum. - Şuna ne dersin?
Hayır, bu çok daha güzel değil mi?
Hayır...
9 numara.
- Emin misin? - Evet.
Zahra, dondurmanın paketi nerde babacım?
Çöpe attım.
Ama ödemedik henüz.
Çöpten çıkarıp alayım mı?
Af edersiniz, dondurma yemişti ama paketini atmış.
Nasıl bir şeydi?
- Çubukluydu. - Neye benziyordu?
- Heshmat, bir tane al da gel. - Gel canım.
Hepinizin istihkakı aynı mı?
Bilmiyorum ama aynıdır bence.
- Anneninkileri ayrı koy. - Tamam.
Gece vardiyasına çok gidiyorsun.
Senin diğerlerinden farklı olman gerekmez mi?
Talep dahi etmiyorsun?
Tamam. Konuşurum.
Yarın mı? Hayır, yarın gelemem.
Düğüne gidiyoruz.
Yarın zamanım yok.
Sorun nedir?
Elbiseyi üç gün önce teslim etmeniz gerekiyordu.
Prova için sadece bir gün geç kalmıştım.
Üç gün önce göndermeniz gerekiyordu.
Hayır, yarın meşgulüm.
Lütfen hazır edin, bugün gelip alırım.
Evet, teşekkür ederim.
Evet, sağ olun.
Ne sorumsuz insanlar. Beni delirtiyorlar.
Kendisi değil de yardımcıları öyle.
Sadece baskı altındayken çalışıyorlar.
Canım, bu anneninki değil.
Gir bakalım.
Yavaş!
Anane!
Ah canım, yavrum.
- Selam annecim. - Selam canım.
- İyi misin? - İyiyim, sağ ol.
- Güzel. - Selam annecim.
Çantanı al. Üstünü değiştir.
- Zahmet etmişsiniz. - Olur mu öyle şey.
- Havadis var mı? - Pek bir şey yok.
- Ayakların nasıl oldu? - Çok şükür, daha iyi.
- Fatura geldi mi? - Geldi, televizyonun yanında.
- Su borusunu tamir ettiler mi? - Senin tamirci iyiydi.
Haplarını saatinde alıyor musun?
Alıyorum, oğlum. Merak etme.
- Tansiyonuna bakalım. - Kumanda nerede?
Al canım.
- Zahra! Bana ver onu. - Anne!
- "Anne" yok, bana ver dedim. - Lütfen!
Git ödevlerini bitir.
- Anne! - "Anne" yok. Hadi!
No comments yet. Be the first to leave one.