The first 200 lines.
Nefes al.
Nefes ver.
Sağ bacağımızı esnetelim.
Kalçamız yere sağlam oturmalı.
EDEBÎ MUCİZE MADDALENA GENTILI
Bir süre güvercin duruşunda kalalım
ve omurgamızı esneterek nefes verelim.
Şimdi yavaş yavaş, sakince gözlerimizi açıyoruz.
Omurgamızın esnediğini hissederken göğsümüz açılıyor.
Nefes al.
Şimdi ayaklarımızla yere basıp aşağı bakan köpek duruşuna geçelim.
Sağ ayak parmaklarımızı tutarken
nefes veriyoruz.
GURUR VE ÖNYARGI
"Son araştırmalara göre yazar Jane Austen
"avokadoya bayılırmış."
Kolay gelsin hayatım. 21.00'de seni alırım.
Seni seviyorum. Vanni.
…Eva yapamıyordu…
DAHA DA SEKSİ
Bu benim siparişim değil.
Teşekkür ederim.
Aşkım benim! Bizim elmamız. Benim için mi yaptırdın?
İnanamıyorum. Harika görünüyor.
Ama bu gece beni değil, senin müdür olma başarını kutluyoruz.
Benim en büyük başarım seninle olmak Maddina.
"Madda."
Yaşasın.
Vay be. Leziz.
Sevgilim, onca kadın tanıdım ama…
Evlilik teklifine "onca kadın tanıdım" diye başlanır mı?
Kaç kadın mesela?
Dur, lafımı bitireyim.
Onca kadın tanıdım ama içlerinden en düz olanı sensin.
"Düz" mü? Bu nasıl teklif böyle?
Buraya gelmemizin tek bir sebebi var. Benimle evlenir misin?
Evet. Ama bu gece aksiyon bekleme.
Harika, çok güzel. Nasıl da yakışıyorlar!
-Aman Tanrım. Ciddi misin sen? -Hiç bu kadar ciddi olmamıştım.
-Benimle evlenir misin? -Tabii ki evet!
Nasıl yani? Onlar da mı?
İnanılmaz.
Pek de gençler.
-Beğendin mi? -Evet.
-Diana, benimle evlenir misin? -Evet!
Burası evlendirme dairesi mi? Ne oluyor böyle?
Evlenip de ne yapacaksınız sanki?
Her gece yatağımızda
Savaş ve Barış'ı okuyacakken
internetteki evlilik tekliflerini izlemeye dalıyorsun.
Bunu sen mi planladın?
Hem de tek başına? Delisin sen.
Senin delinim.
Maddalena Gentili,
ömrümüzün sonuna dek kitaplığını benimle paylaşır mısın?
Tabii ki evet!
Aman Tanrım!
Parmaklarım biraz şişti de. İşte oldu.
Aman Tanrım! Taşı da kocamanmış.
Tanrım!
-Geldin mi? -Evet, çok az kaldı.
Biraz daha. Ama şey diyeceğim…
-Bir şeyler mi izlesek? -Olur.
SICAK SAATLER SENİNİM
Hayır! Dur canım, olmaz!
O benim arkadaşım. Yani değil de
okuldan eski bir arkadaşıma çok benziyor.
Din okuluydu. Aklımda rahibeler varken yapamam.
-Başka film açalım mı? -Olur.
Teşekkürler.
Aman Tanrım!
Evet, Tanrım! Devam et sen.
Su getireyim.
-Hemen dönerim. -Ben buradayım.
Oldu Grazia. Şey…
Sonraki ultrason kontrolünde görüşürüz. Bir şey lazım olursa ara.
-Hoşça kal. -Tamam, sağ olun.
-Madda! -Merhaba anne.
Seni beklemiyordum kızım.
-Ne iyi ettin de geldin. Gel şöyle. -Sürpriz.
Seni iyi gördüm.
İyi ki geldin. Kardeşin beni canımdan bezdirdi.
-Tatile ihtiyacı var. -Keşke anne.
-Hoş geldin. Anneliğin tatili olmaz. -Evet.
Hele de üç çocuğun varsa. Kölelik düzeni resmen.
Amma da abarttın.
Doğum yapan benim. Tam 40 dikiş.
Farkındayım ama artık tüm işler bende.
Sana bir iş vereyim madem. Ocakta süt var.
37 dereceyi geçmesin lütfen.
Soğuk süt versen olmaz mı?
O zaman karnı ağrıyor, sonra ben uğraşıyorum.
-Tam erkek annesin. -Erkek anneymiş…
Hazır ailecek toplanmışken size bir haberim var.
…bu yüzden her gün türlü değişikliklerle yüzleşiriz…
Çatışma, gerginlik, tutku… Bu müthiş bir yolculuktur…
-Anne, biriyle mi konuşuyorsun? -Ne?
Bakmasana, çok ayıp.
Sen de şu programın bağımlısı oldun.
-Kapa şunu. Beni dinle. -Hayır, dur.
Bölüm başlıyor. Takip ettiğim bir çift var.
Ayrılacaklar mı
yoksa hata edip evlenerek çocuk mu yapacaklar diye görmem gerek.
-Seni duyabiliyorum. -Yapma ama Maddale.
Kesin sesinizi! Canım ailem, ben evleniyorum!
-Öyle mi? -Ne?
Cidden mi? Teyzeniz evleniyormuş!
Canım kızım! Bugünleri de göreceğimiz varmış.
Sağ ol anne.
-Maddalena, emin misin? -Evet.
Çocuklarla meşgulsün, biliyorum ama nedimem olur musun?
Sen ve Stefano yani.
Tabii ki! Kardeşimin nedimesi olacağım!
Tanrım! Çok mutluyum! Ben zaman yaratırım! Aman Tanrım!
-Baş nedime olurum ama ha. -Tamam.
-Basit bir nedime parçası olmaktan iyi. -Anlaştık.
Tamam, işe koyulalım. Bekârlığa veda partisi ayarlarız.
Güzel bir geziye mi çıksak ki? Çok uzaklara gideriz.
Telefonun çektiği bir yer olsun.
Tebrikler baldız.
-Ama… -Süt.
-Süt! -Yürü.
Daha planlamaya hiç başlamadım.
Ama kusursuz bir düğün olması gerek
çünkü Vanni'nin önemli konukları olacak.
Tabii ki siz de önemlisiniz. Şey…
Ama kültür ve yayın camiasından tanınmış isimler gelecek. Hataya yer yok.
Nasıl yani? Ne hatası olacak ki?
-Düğün senin düğünün, patron sensin. -Aynen.
Evet de…
Malum kişi yüzünden gerginsin.
Yok anne, hayır.
-Adelaide sıradan kaynanalara benzemez. -Arkadaşın gibi mi?
Yarın Roma'nın en meşhur düğün organizatörüyle buluşuyorum.
Merhaba, Gerçek Aşk Organizasyon. Buyurun?
Bakire taklidi mi yapıyorsun?
Hayır!
Nereden çıktın sen yine?
Sen söyle. Şu anda erkek soyunma odasında olmayı yeğlerdim.
-Ama görev çağırdı işte. -Git buradan!
Ben de seni gördüğüme sevindim.
Merhaba Vale.
Bana dokunmayı hâlâ seviyorsun.
En azından oran değişmemiş.
Spor yaptım, biraz kilo verdim.
Kendimi her hâlimle sevmeyi senden öğrendim ya.
Boşa bahane bulmaya çalışma.
Haklısın.
Kullanmayacaksan poponun güzel olmasının ne anlamı var?
Vanni'ye yaptığın o soytarılık neydi?
Ne soytarılığı?
"Evet!
"Evet!"
Kes sesini! Kafayı seksle bozmuşsun sen!
Hayatta başka önemli şeyler de var. Vanni çok iyi bir adam.
Biz birbirimiz için yaratılmışız. Bir elmanın iki yarısıyız.
Evleneceğin adama orgazm taklidi mi yapıyorsun?
Senin gibiler yüzünden erkekler üretrayla klitorisin yerini karıştırıyor.
Sanki sen hep boşalıyorsun.
Kabız olmadığım zamanlarda evet. Bir de yorgun değilsem.
Reglsem anal seksi tercih ederim. Ama hiç orgazm taklidi yapmadım.
Hele parmağıma yüzük takılsın diye, asla.
Bana hâlâ ihtiyacın var.
Kesinlikle yok.
Maddalena Gentili?
Evet. Ben oluyorum.
Hoş geldin Maddalena. Birbirinden önemli isimlerle çalışıyoruz,
-seni görmek de çok güzel. -Teşekkür ederim.
-Yardıma çok ihtiyacım var. -Doğru yere geldin.
Yeni akımlara hâkimim. Tam Instagram'lık bir düğün olacak.
Övünmek gibi olmasın, düğünlerim unutulmazdır.
Tabii sonra ayrılanlar oluyor. Boşanma partileri de düzenliyorum.
Şöyle geçelim, rahatına bak.
Canım, gecikeceğim.
Eski bir arkadaşımla karşılaştım, beni biraz tuttu da.
Sorun yok. Seni bekliyoruz.
Pastaneden bir şeyler alıp hemen geliyorum.
Boşa vakit harcama. Sen gel, yeter.
Yok yok, hemen şurada pastane var. Alıp geliyorum.
Tamam, oyalanma. Annemi biliyorsun.
-Bilmem mi? -Görüşürüz.
Görüşürüz.
-Aç şunu. -Ne zamandır zorluk yaşıyorsun?
Yine mi bu? Zorluk yaşadığım yok. Sen zorluk çıkarıyorsun. Bırak beni.
Vajinal kuruluğun var mı? Veya kaşıntın?
Vibratör kullanırken de aynı şey oluyor mu?
Vale, vaktim yok. Geç kaldım.
-Sen hâlâ burada mısın? -Seni kırk kere aradım.
-Biz ayrıldık be. -Bu minibüs kimin?
-Seninle konuşmam gerek. -Sorunlarını ben çözemem.
-Daha geçen gün yattık ya. -Sen istedin.
Öyle mi? Bana acıdın mı yani? Siktir git.
Git de şu saçını kestir aptal herif.
Bıçak mı o?
Pardon, kişisel meseleniz için bütün yolu işgal etmeye utanmıyor musunuz?
Bütün yolu mu? Yuh.
Şu kadın geçmek için dolanmak zorunda kaldı.
Hanımefendi.
Kusura bakmayın.
Oldu mu?
No comments yet. Be the first to leave one.