The first 200 lines.
Bütün elde edilen kanıtlara dayanarak...
...Suresh Hossein'in Raymond Cohen'i öldürdüğüne...
...ve suçunu gizlemek üzere cesedi yok ettiğine inanıyorum.
Baş dedektif Grace...
...davayla ilgili bir ayakkabıdan haberdar mısınız?
44 numara, kahverengi, timsah derisi, bağcıksız loafer.
Haberdarım.
Geçen yılın 9 Martında...
...bu ayakkabıyı kendine "Medyum" diyen...
...en kibar şekliyle kara büyü heveslisi...
...Harold Frame'e götürdünüz mü?
Üç sene önce...
...Bay Frame, bir cinayet soruşturmasında...
...ipucu bulmama yetecek kadar bilgi sağlamıştı.
Bu ipucuyla katili yakaladık ve hüküm giydi.
Bu doğrudur. Üç yıl önce.
O zaman sizin büyülere, doğaüstü güçlere inandığınızı söylemek...
...yanlış olmaz, değil mi Baş Detektif?
Bu tanık kürsüsüne ilk çıktığımda...
...benden ilk istenilen...
...yüce Tanrı önünde yemin etmek oldu.
Bir tanığın...
...doğaüstü güç önünde yemin etmesini kabul eden bir mahkemede...
...benim veya başkasının...
...doğaüstüne inanmaması garip olurdu.
Medyum mu? Geçen seferden sonra? Niye? Aklından ne geçiyordu?
Hossein'in Cohen'i öldürdüğünü biliyorduk. Ama elimizde ceset yoktu.
Hala yok. Senin voodoo'cu boş çıktı.
Domuz çiftliği dedi.
Yapma, Cohen'e ne olduğu ortada.
O ayakkabı adli tıp tarafından incelenmişti.
İmzayla aldım, imzayla geri getirdim.
Bana karşı...
...delil kirletme iddiasında bulunamazlar.
Buna ihtiyaçları yok ki. Kendi itibarını sarstın.
Hayaletler, medyumlar?
Bu polisin işi değil.
Bu şov dünyası ve sen bunu mahkemeye taşıdın.
İnsanlar sana müsamaha gösteriyor Roy.
Ben de müsamaha gösterdim, hem de birden fazla defa.
Herhalde şimdi normal göreve dönmeyi istemek için...
...pek iyi bir zaman değil.
-Zaten normal görevdesin. -Evrak işi.
Anlaman gereken şu...
...şef seni aktif görevden tamamen almayı düşünüyor.
O zaman, madem beni bu kadar sorun yarattığımı düşünüyor...
...neden benden temelli kurtulmuyor?
Çünkü kötü gözükmüş.
O söyledi, ben değil.
Marky, Mark! Jersey nasıl? Güzel mi?
Evet dostum, hayatın akışında bir kum tanesi gibi.
Kusura bakma dostum. Jersey havaalanında takıldık. Sis engeli.
-Sağdıçlığın buraya kadar demek. -Döneceğim. Robbo'yu ararım...
...ve hangi delikte içiyorsanız gelip sizi bulurum, oldu mu?
Peki.
Sen canını sıkma Mikey oğlum!
Bu geceyi unutulmaz yapacağız.
Haydi Michael, gidiyoruz.
Kontrol merkezi.
Ben baş detektif Grace.
Crow Borough'nun güneyinden Fircroft yolunda trafiğe takıldım.
-Herhangi bir bilgi var mı? -Büyük bir kaza var efendim.
Yol uzun bir süre kapalı olacak.
-Başka yoldan gitmenizi öneririm. -Tamam. Teşekkürler.
Aracı çekmek için biraz beklemek zorunda kalacaksın Phil.
İtfaiye hala enkazı kesip birini kurtarmaya çalışıyor.
Galiba bir geyiğe çarpmışlar.
Bunlar ayvayı yemiş baba.
Düzgün konuş Davey.
Tamam Phil. İşin bittiğinde haber ver.
Burada bekle, tamam mı? Arabada otur.
Francine? Roy. Çok özür dilerim.
Trafik kazası olmuş. Ben...
Abartı mı, ilk randevu...
...artık buna ne deniyorsa. Kusura bakma, pratiğimi kaybetmişim.
Davey!
Davey! Davey!
Sana arabada bekle dememiş miydim?
Ben zamanı. Bu benim için çok önemli.
Ayia Napa, 2009.
Benim uyanışım, esinlenmem oldu.
Sahilde gün doğumunu izlerken kendime...
...bu hayatta Hastings'teki bir videocudan daha fazlası olmalı dedim.
Tanrım, yine sadece kendimden bahsediyorum.
Çoktan kahvelere geçtik ve sen nerdeyse hiçbir şey anlatmadın.
Yo, çok etkileyiciydi.
Seni yağcı.
Haydi anlat, biraz kendinden bahset.
Ne zamandır polissin?
25 sene, aşağı yukarı.
Umarım alınmazsın ama söylemem lazım...
...hiç de profilindeki gibi değilsin.
O eski bir resmim.
Siteye bir arkadaşım yollamış.
Hesapta şaka yapıyorlar işte.
Neden piyasaya geri döndün? Boşandın mı?
-Hayır. -Ciddi mi?
Ben üçüncüdeyim.
Hiç evlenmediğine inanamıyorum, doğrusunu istersen.
Hala, evliyim. Biz ayrıyız.
Robbo'yu ara.
Özür dilerim Mark...
...seni şu anda bağlayamıyorum.
14 okunmamış mesajın ve yedi cevapsız çağrın var.
Oradaysan lütfen telefonu aç.
Bu mesajı alır almaz beni ara.
Tanrım. Mark Lütfen, çıldırmak üzereyim.
Bu mesajı alırsan, Lewes Victoria Hastanesi acildeyim.
Hemen buraya gel.
-Tanrı'ya şükür. Senin yanında mı? -Michael seninle mi Mark?
Yo, niye? Ben daha yeni Jersey'den döndüm.
-Ash, neler oluyor? -Bir kaza olmuş.
Tam ne olduğunu bilmiyorum ama...
...Pete, Robbo ve Luke ölmüş.
-Josh hala ameliyatta. -Michael nerede?
Ben de onu diyorum. Kimse nerede olduğunu bilmiyor.
Detektif Çavuş Branson.
Bir imzanı alabilir miyim?
Kendim için değil. Çocuklar için.
Fısıltı gazetesine göre Alison Vosper'la görüşmüşsün.
Nasıl geçti?
-Ari nasıl? -Sana selam söyledi.
-Sammy? Remi? -Bir yaş daha büyüdüler...
...çok daha yaramazlaştılar.
Her ikisi de Roy amcalarını özlüyor.
Benden bile uzaklaşmana hiç gerek yoktu dostum.
Buranın nasıl olduğunu bilirsin, yakındasın diye seni de suçlarlar.
Belki. Hey! Bak artık büyük adam elbisesindeyim.
Yani artık kendi arkadaşlarımı kendim seçebilirim.
Artık arkamı kollaman gerekmez.
Tanrım.
Gözden uzak, gönülden uzak.
Kesin buradakilerin failleri çoktan ölüp gitmişlerdir.
Evet, ama olay sadece birini kelepçelemek değil.
Hepsi birisi için önemliydi. Babalar, oğullar...
...anneler, kızlar, eşler.
-Bilememek. -Evet.
Bu beleş yemeğin bana maliyeti ne olacak?
Herif dün gece bekârlığa vedadan ayrılmış...
...eve dönmemiş.
Daha 24 saat bile olmamış.
Muhtemel Fort William treninde dımdızlak yeni kendine geliyordur.
-Kankaları ne diyor? -Pek konuşmuyorlar.
Üç tanesi morgda soğuyor...
...dördüncüsü hayat destek ünitesine bağlı...
...muhtemelen diğerlerine katılacak. Trafik kazası.
Minibüsler Fircroft yolunda pert olmuş.
-Ve damat aralarında değil miymiş? -Bak.
Henüz çok erken olduğunu biliyorum...
...ama içimden bir ses ters bir şeyler var diyor.
Peki o zaman. Kimmiş?
Michael Neward. Başarılı olmuş yerel bir çocuk.
Emlak, müteahhitlik işleri. Büyük oynuyor.
Pelicano South Emlakçılık.
Pelicano South?
Shoreham Körfezinde depoların dönüşümü.
Yaklaşık yedi sene önce miydi?
32 daire. Hepsi daha temelden satılmış.
Biraz paralıymış demek ki?
Dinle, bunun canlı araması olduğunu ve...
...senin son zamanlarda göçmüşlerle aranın daha iyi olduğunu biliyorum...
...ama...
...biraz eski Grace büyüsü işime yarayabilir.
Eğer bana ayırabilirsen.
Hem birkaç saatliğine de olsa ofisten dışarı çıkmış olursun.
Haydi. Eski günler hatırına.
Ekibin çoğunu tanıyorsun sanırım. Bella ve Nick'i hatırlarsın.
Roy, nasılsın?
-İyiyim, sağ ol. -Özledik seni.
Eminim bütün baş detektiflere böyle söylüyorsundur.
Bu da okulun yeni kızı Detektif Boutwood.
-Emma Jane. EJ. -Efendim.
Roy. Neredeyiz?
Cep telefonlarından dünkü planlarıyla ilgili bir şey çıktı mı?
Sürücünün telefonu parçalanmış.
Onu dijital bölümden John Rye'a yolladım...
...ama pek ümitli değil.
Diğer kurbanlar da sadece randevu için ayarlamalar.
-Neredeymiş? -Hispaniola. Rıhtımda.
Saat altıda başlayacaklarmış.
Bar çalışanları ile konuştum, sadece 45 dakika kadar oradaymışlar...
-...sonra çıkmışlar. -Pub gezintisi demek ki.
En son nerede sinyal almışız?
A22'deki kuleden.
Altı buçuktan dokuzdan hemen öncesine kadar beş telefon da berabermiş.
Bu kümelerin mola verdiği bütün bu noktalarda publar var.
Sonra saat 8.45'te Neward'ın telefonu kapanmış.
O zamandan beri de ses yok.
-Kapatmış mı? -Ya da çekmeyen bir yerde.
O zaman yaklaşık sekiz kilometre çapında bir yerden bahsediyoruz.
Muhtemelen Brighton'ın 25 kilometre kuzeyi.
-Kaynaklarımız nedir? -Gördüğün kadar.
Neward'ın evi için arama izni çıkartmışsınızdır herhalde.
Hayat bazılarına güzel.
Sence son dakikada bir fikir değişikliği yaşamış olamaz mı?
Sen olur muydun?
Peki o zaman, eğer kaçmadıysa nerede?
Bunu dijital bölüme yollayayım...
...belki burada hızlı bir cevap çıkar.
Polis.
No comments yet. Be the first to leave one.