Ms. Marvel

Ms. Marvel

Download Turkish Subtitle

Season 1

Release info

Ms Marvel S01E06 1080p WEB h264-KOGi-ION10
A Commentary by panzehir57

Tags

web
1080
Published on: 2022-08-10
Downloads: 32
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Dizideki bazı sahneler, bazı izleyiciler

tarafından rahatsız edici bulunabilir.

Bu süper bir şeymiş. Nani'nin mi?

Ivır zıvır bu.

ÖNCEKİ BÖLÜMLERDE

-O ne? -Beni ifade eden aksesuarım.

Bruno, gerçekten güçlerim var.

Hiç böyle güçleri olan görmedim.

Sonra da üstün yetenekli şahıs seni öldürmeye çalıştı.

Öldürmeye çalışmadı, hayatımı kurtardı.

Her tapınağı, şehir kulübünü ve camiyi arayın.

O bilezik Nur'u açığa çıkarmana yardım ediyor.

Yani bileziğimi mi istiyorsun?

Eve dönmek istemiyor musun?

Elbette istiyorum.

Ama bileziği güvenli bir yere sakladım.

Yapacağım son şey bile olsa o bileziği bulacağım.

Najma, hayır!

İşe yaramaz!

"Aradığın şey seni arıyor."

Çok vaktimiz yok. Sana'yı trene bindir.

Ve o bileziği koru.

Yıldız yapamıyorum nani ama daire yapabiliyorum.

Sana.

Bendim.

Perde.

İşe yaramayacak. Her şeyi yok edecek.

Oğlun Kamran yanında.

Onu terk ettim.

Ammi.

Tek yol var.

-Ben kapatabilirim. -Hayır!

Brian?

Burada ne arıyorsun?

Nereye gitsem bilemedim.

Seni Hasar Kontrol'ün karşısında tek başına bırakmam.

Takip edilmişim. Gitmeliyiz.

Sende de mi güç var?

Güç, yanlış insanların eline geçince olan bu işte.

Yanlış insan derken?

Çocuklar, Ajan Barrie. Şehre giriş çıkışları kapatın

ve başka kimse zarar görmeden onları yakalayın.

-Güçlendirilmiş mühimmat? -Ölümcül silah kullanmayın.

Canlı yakalayın ki çocuğun ne olduğunu çözelim.

Hasar Kontrol, Penn İstasyonu'nda olabilir.

Bir sonraki durakta aktarma yapıp kuzeye gideceğiz, tamam mı?

Ne...

Güçlerini ilk aldığında Kamala da zorlamıştı.

Nasıl başa çıktı?

Kamala işte, kendini dönere verirdi.

-Bulduk. -Hasar Kontrol.

Geliyorlar. Hadi.

-Orada durun! -Pardon!

Önüne baksana.

Gitmeliyiz.

Nasıl, beğendin mi? Tabii terzi iki misli fiyat çekti

ama pazarlık becerilerim aynen duruyor.

-Pashmina şalım nerede? -Arkadaşlar.

-Bayıldım. -Arkadaşlar.

Şalımı bulamıyorum. Pashmina şalım nerede?

Bir açıklamada bulunacağım.

-Senden istediğim... -Tamam, bir dur...

-Ne oldu? -Tamam.

Öncelikle bunu daha önce açıklamadığım için özür dilerim.

Düğünde olanlar için de üzgünüm.

AvengerCon'a gizlice gittiğim için de.

-Sadede gel. -Tamam, peki.

Ben Işık Kız'ım.

Nesin?

-Night Light. -İnanmıyorum. Hiç bilmiyordum.

-Sahiden mi? -Onlara söyledin mi?

-Ama Kamala, sadece abbu'ya söyledim. -Ne demek istiyorsun?

Klasik Khan dedikodu treni işte, senden ammi'ye, ammi'den abbu'ya,

oradan da bize çünkü hep hoparlörden konuşuyor.

-Sorun hoparlör. -Ama kullanımı çok kolay.

-Mantıklı tabii. -Bu harika.

Sana sormak için can atıyordum,

güçlerin sınırsız mı yoksa şarj mı olman gerekiyor?

-Aslında... -Benim de aklımda bir soru vardı,

bayramda o çocuğu bilerek mi düşürdün yoksa olaylar spontane mi gelişti?

-Aamir. -Aamir, yeter.

-Lütfen, bu kadar espri yeter. -Yeter.

Lütfen, sessiz olalım. Kamala, bu gerçekten muhteşem.

Seninle son derece gurur duyuyorum.

İnan bana, hepimiz hayranlık içindeyiz.

Ama beta, dikkatli olduğundan emin olmalıyım.

Sırf bu muhteşem şeyleri yapabiliyorsun diye

gidip kendi kendine bela aramamalısın, öyle değil mi?

Çok endişeleniyorum beta, hem de çok.

Abbu, insanlara yardım edebilecekken kayıtsız kalmamı öğretmediniz bana.

Ona güveniyoruz, değil mi?

-Nakia niye beni görüntülü arıyor? -Ne?

Nakia, aradığına çok sevindim kanka. Havalimanından yeni geldik...

Kamala, dur. Bruno'dan haber aldın mı?

Hayır. Niye?

Ona ulaşmaya çalışıyorum, Circle Q havaya uçtu.

-Hadi Bruno, aç şu telefonu. -Çağrınız yönlendiriliyor.

-Kamala Khan, hiçbir yere gidemezsin. -Ammi.

Hele de o kıyafetle. Al bakalım. Senin için.

Bu tam sana göre.

Ekstra acı sos?

Dön, dön, dön.

Bruno? Neyse ki iyisin. Ne oldu?

Hasar Kontrol peşimizde.

Uzun hikâye ama tren kaçış planımız suya düştü.

-Polisten saklanmalıyız. -Delirdin mi? Camide saklanamazsın.

İbadethaneler kutsal sayılır.

Bu, Amerika'daki bir cami. Hasar Kontrol, Emniyet,

hatta Temizlik İşleri Müdürlüğü bile bizi gözetliyordur.

Ortalık sakinleşince liseye yönelin, ben de Kamala'yı ararım.

Niye liseye gidelim ki?

Cumartesi kesin boş olacak tek yer orası.

Anlaşıldı 201. Burası 414.

Bölgedeyim, altı dakika mesafedeyim.

Vagon yolda. Birazdan oradayım.

Anlaşıldı.

Tünaydın. Herkesin kimliklerini görebilir miyim?

-Çok hızlı... -İlk seferimiz değil ajan hanım.

Sizi temin ederim, burada bulunmamızın tek sebebi sizin güvenliğinizi sağlamak.

Son derece tehlikeli bir tehdit unsurunun peşindeyiz.

Şüpheli muhtemelen 16 ila 25 yaşlarında Pakistanlı veya Arap bir erkek.

E, buradaki herkes bu tarife uyuyor.

Bu iş biraz vakit alacak. Şansınıza Rasheed

çok lezzetli çikolata parçacıklı kurabiyelerinden getirdi.

Gizli malzemesi muskat.

Kurabiye sevmiyor gibi.

Benimkileri sever.

Lütfen bizi oyalamayın. Bu çocuk hepinizi tehlikeye atıyor.

Eğer bir şüpheliye yataklık ediyorsanız kimse yanınızda olmaz Şeyh.

Yanımda kimseye ihtiyacım yok. "Ben Tanrı'nın yanında

"olduğum sürece, Tanrı bile yanımda olmasa olur. Zira Tanrı hep haklıdır."

Bana Kur'an'dan ayet okumayın, vaktim yok. İzninizle.

Aslında bu Abraham Lincoln'ın lafı.

Tüm oda ve dolabı arayın. Kilitli olanların kilidini kırın.

Buraya giremezsiniz. Kutsal bir yer.

Dinî özgürlüklerimi ihlal etmiş olursunuz.

Lise transkriptinde sabıkan olsun istemezsin.

Burası sadece bir depo. Dezenfektan bezler, tuvalet kâğıdı...

Kapıyı kır.

Açarım. Sadece...

Lütfen canını yakmayın. Gerçekten iyi bir çocuk.

N'aber?

Biliyorum. Annem bir sevgilim olduğunu öğrenirse beni öldürür,

hele de o olduğunu öğrenirse.

Duydunuz mu? Sevgilisiyim. İkiniz de şahitsiniz.

Üstünüzde kamera var mı? Bu anı ölümsüzleştirmek...

Aramaya devam!

-Teşekkürler. -Tamam.

Clifton Caddesi'nden gidin ve kesinlikle Grant'e sapmayın.

Teşekkürler Şeyh Abdullah.

Şunu da unutma, sırf birileri sana düşmanca davranıyor diye

senin de onlara öyle davranmaya hakkın yok.

-Gitmemiz lazım. Hadi. -Durun. Tanınmamanız için bir şey lazım.

HARAM - HELAL

-Hadi, hadi. -Sağ olun.

Gel.

Tamam. Gel.

Kafanızdakiler ne?

Asıl senin üstündeki ne?

-Bruno, ödüm koptu. Sandım ki... -İyiyim. İkimiz de iyiyiz.

Kamran.

İçten dışa eziliyorum sanki.

Kaçmamız lazım. Hadi. Kalk, kalk.

Gidelim.

Bölgeyi çembere alın.

Siz gidin. Ben yetişirim.

Hemen başını belaya mı soktun?

Lütfen büyütme, gerçekten yardımın lazım.

-Neler oluyor? -Mesele Kamran.

Ne diyeceğini biliyorum.

Bir Clandestine'ın akrabası. Ben de öyleyim.

Onu gerçekten şehirden çıkarmam lazım.

Onu çıkarabilecek birini tanıyorum.

Gece yarısı onu limana getir.

Tamam. Sağ ol.

-Kamala. -Merhaba.

Dikişi pek güzel. Pakistan malı mı?

Kızgın mısın? Bana karşı öfkeli misin?

Ben sana her şeyi söylüyorum.

Bu, başına gelen en büyük şey ve bana söylemedin. O yüzden, biraz.

Ama süper kahramanlardan nefret edersin.

-Benden de nefret et istemedim. -Kamala, senden asla nefret...

Benden gerçekten nefret etmeyeceğini biliyorum.

Hata ettim.

Özür dilerim.

Arkadaşlar. Hasar Kontrol burada. Bizi nasıl buldular?

Fark etmez. İstedikleri benim. Size bir şey olmadan gidin.

Doğru. Lütfen gidin. Bizimle olmadığınızı söylerseniz sizi bırakırlar.

-Evimi havaya uçurdular. -Camiyi bastılar. İki kez.

Seni ele vermem için beni kandırmaya çalıştılar.

-Burada ne işin var? -Tiyatronun ışığı çok iyi.

TikTok videolarımı orada çekiyorum.

Ayrıca hayatımı sana borçluyum.

Tamam.

Yanındayız.

Sanırım Zoe de yanında.

Plan nedir?

Planı anlatıyorum.

HKD zaten burada, onlardan kaçmamız olanaksız.

O yüzden Kamran güvende olana dek onları oyalamaya çalışacağız.

More Turkish subtitles for Ms. Marvel

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left