The first 200 lines.
Ambalajıyla yemeye çalışma.
- Pardon, ne? - Çikolata.
Ambalajıyla yersen arkadaşıma 100 dolar borçlanırım.
Neden ambalajıyla yiyeyim?
On dakikadır ona bakıyorsun.
Açmadan direkt ağzına atıp mideye indireceksin gibi duruyorsun.
Ne yani, on dakikadır beni mi izliyordun?
Ben ve arkadaşım. Senin evsiz biri olduğunu düşünüyor.
Burası Florida. "Deli bir berduş" da diyebilirsin.
Senin o şeyi ambalajıyla yiyecek deli bir berduş olduğunu düşünüyor.
- Ama sen değil. - Hikâyen nedir bakalım?
Adliye merdivenlerinde o çikolatayı niye bakışlarınla soyuyorsun?
Bir davam var.
Birkaç ay önce bir çocuğu, bagajımdan kamera ekipmanı çalarken yakaladım.
Fotoğrafçı mısın?
Öyleydim.
- Reklam mı? Moda mı? - Haber.
Neyse, o çocuğu yakaladım ve ben... Evet, biraz...
- Kendimi kaybettim. - Kaybettin...
- Onu dövdüm. - Bir çocuğu mu dövdün?
Yani, çocuk değildi. 20 yaşındaydı ve meğer
bir senatörünün oğluymuş. Ne benden 18 kilo
ağır olması ne de ilk yumruğu onun atması fark etmedi.
Onu uyuşturucu satıcısı sanıp
bana meth satmadı diye saldırdım diye salladım.
Çikolatayı açıklamıyor.
En sevdiğim sayılır.
Bugün berat edip birkaç saate eve gidebilirim
- ya da... - Hapse girebilirsin.
Orada da tatlı kıtlığı var diye duydum.
Aslında mesele şu ki...
Yersem uğursuzluk getireceğim diye düşünüyorum.
Cezaevi hakkında çok şey bilmem ama biraz fikrim var.
Ve haklısın, tatlı bulmak zor.
Ama bence daha da zor bulunan bir şey var.
Broward İlçesi Adliyesi – Sadece Park Alanı
Sanırım bu senin.
Bugün için iyi şanslar.
Teşekkürler.
Cinayet dedektifleri Clay Gregory'i bugün bir kez daha sorguladı.
Eşinin cinayet
- soruşturması sürüyor. - Kapatsana şunu.
O adamdan bıktım.
Kardeşim, bir dahakine daha kısa kes.
Bugün jüriye gider mi sence?
- Sadece bir tanık kaldı. - O kuzen, değil mi?
Şu orada olduğunu söyleyen.
- Üvey kız kardeş kanka. - Üvey kız kardeş.
- Onun orada olmadığına emin misin? - Evet, kimse yoktu. Neden?
Dün gece ifadesini gözden geçiriyordum. Çok detaylı.
Ayağa kalkın.
Florida Eyaleti Yüksek Mahkemesi,
Broward İlçesi 342. Mahkeme'nin oturumu başlamıştır.
Yargıç Anna Yu başkanlık etmektedir.
Sıradaki tanık Bay Accosta.
Savcılık Emi Ochoa’yı çağırıyor Sayın Yargıç.
Sağ elinizi kaldırın.
Vereceğiniz ifadede yalnızca doğruyu söyleyeceğinize yemin eder misiniz?
Ederim.
Lütfen isminizi ve kurbanla olan ilişkinizi belirtin.
Evet, ben Emi Ochoa.
Lucas üvey erkek kardeşim.
Onu neredeyse öldüren adam da bu.
Sağ olun Bayan Ochoa. Gidebilirsiniz.
iki yıl sonra...
2019 model istediğimi söylemiştim.
- Dostum, yeme beni. - Parçaları farklı Darius.
Geri mi götüreyim?
Götürürüm.
Yarısını veririm.
Yarısı mı?
O pizzadan da bir dilim alırım.
Hadi ama dostum.
Tepeden tırnağa kontrol ettim.
Hiç...
Güzel köpek!
- Sağ ol. - Çok güzel.
Yemin ederim tanıdığım bir köpeğin tıpatıp aynısı.
Friday. Friday bir duygusal destek köpeği.
Sahibi Dylan sekiz yaşında. Otizmli. Friday, ona yardım edip mutlu ediyor.
Geçen gün biri onu bahçeden çalana kadar.
Sana iyi günler, tamam mı?
Dylan'ın annesi Amanda, bunları her yere asmış.
Ertesi gün biri ona e-posta atıp köpeğin onda olduğunu
ve 10.000 dolara geri alabileceğini söylemiş.
Aynen. Bir köpek için on bin istenir mi?
Ama bak, bu adamın onu çaldığı ev var ya...
Güzeldi. Çok güzeldi.
Coral Ridge'deki büyük evlerden.
Eleman Amanda’nın sadece temizlikçi olduğunu
ve çalışırken patronlarının köpeği dışarı bıraktığını bilmiyordu.
Peki beni tutuklayacak mısın şimdi?
Hayır, seni tutuklamayacağım. Ben polis değilim.
Özel dedektif ve senin gibi eski bir hükümlüyüm.
Apalachee'de 18 ay.
- Saldırı. - Marion Cezaevi, uyuşturucu bulundurma.
Onu götürmek istemedim. Planlamıyordum bile.
- Ben sadece... - Sorun yok.
Dinle, bunu al.
Onu eve getirdikten sonra aramanı istiyorum.
O benim bir arkadaşım.
Senin ve benim gibilere iş bulmaya yardım ediyor.
R.J. yönlendirdi de.
FLORIDA'YA GELİN!
Hey Tebow, nasılsın? Bugün sıcak olacak.
Susuz kalma.
Ve hayır.
Hey Arj.
Günaydın Freddie. Nasılsın?
Chester, yardım eder misin?
Tom Petty.
Gel buraya Tom Petty. İyi köpek.
Arj, sana demiştim, ödül maması taşımalısın.
Ona ödül maması verirsen seni rahat bırakır.
Ya da karavan parkında serbest dolaşmasına izin vermezsin.
- Hiç düşündün mü? - Bu sabah Tebow'u gördün mü?
Annesi onu arıyordu.
Evet, posta kutusunun yanında.
Yine korkunç palyaço şeyini yapıyor.
Ne anlamı var ki?
Annesi bunun fenomenoloji deneyi olduğunu söylüyor.
Ama bence Tebow'un zırdeli olmasıyla ilgili.
Hücre arkadaşım! Ara beni.
Chester, dün senin için bir paket teslim almıştım.
Kapının yanında.
Çıkarabilir misin?
O çukur yüzünden içeri girmek istemiyorum.
Evet, tamam, anlıyorum.
Yönetimle karavanını taşımayı konuştun mu?
Evet, iki kez.
Tereddüt etmelerinin nedeni
kirayı iki ay geciktirmem olabilir.
"Floridalı adam tutuklama sonrası kelepçeleri çiğnemeye çalıştı."
Etkileyici bir yazı efendim. Ama bunun
seninle ilgili olduğunu gösteren hiçbir şey yok.
Sana bedava içkiyi sadece
bahsi geçen Floridalı adamın sen olduğunu kanıtlarsan veririm.
Duvara bir tane daha!
Hücre arkadaşım! Her zamankinden mi?
Biraz erken.
Bana her hücre arkadaşım dediğinde
müşterilere eski mahkûm olduğumuzu ilan etmiyor musun?
Eski mahkûmlar olmasaydı R.J., hiç müşterim olmayabilirdi.
Bu doğru.
Mesaj attın, sadede gel.
Peki, korkarım ki eski dostum, o sadedin adı Clay Gregory.
Polis, bir arabanın bagajında ölü bulunan kadının,
dün kayıp olarak bildirilen öğretmen Rhoda Batista olduğunu doğruladı.
Araba dün gece polisle kısa bir kovalamacaya karışmış.
Araç bu sabah terk edilmiş bulundu, kurban da böylece ortaya çıktı.
Bu da elbette, Broward County Herald muhabiri
Maya Gregory’nin birkaç yıl önceki cinayetini andırıyor.
Tıpkı Rhoda Batista gibi o da bir arabanın bagajında boğulmuş bulundu.
Her iki vakada da cinayet silahı tel askıydı.
Maya Gregory'nin kocası Clay Gregory o zamanlar şüpheliydi
ama hiç suçlanmamıştı.
Çok tuhaf.
Seninle bir buçuk yıl altıya sekizlik hücreyi paylaştım
ama hâlâ aklını okuyamıyorum.
Clay Gregory'nin dün gece nerede olduğunu bilmek güzel olurdu.
Olurdu ama Fort Lauderdale polisi
işi çoktan ele almıştır, değil mi?
Bunu benden duymanı istedim
çünkü muhabir arkadaşına olanlarla
birkaç gün sonra arabana giren
çocuğa yaptıkların arasında çok net bir bağ var.
Wish, çocuk değildi. 20 yaşındaydı.
Senden iriydi ve ilk yumruğu o attı.
Hanginiz benimle Apalachee’ye düşmüştü?
Gerçek şu hücre arkadaşım, içinde çok fazla acı vardı
ve bunu karşına çıkan ilk uygun kişiye boşalttın.
Aynı hatayı tekrarlama, duydun mu?
POLİS
R.J. kahrolası Decker, gözlerime inanamıyorum.
- Seni şimdiden saldılar mı? - Hayır Bill, kaçtım.
Kimseye söyleme, tamam mı?
- Nasılsın? - Gazeteye mi döndün?
Aslında hayır Bill. Artık özel dedektifim.
- Ciddi misin? - Bagajdaki ölü kadın kadar.
Olayı duydun ve Clay Gregory dedin.
Şöyle ki Bill, eski iş arkadaşımı aynı şekilde öldürdü, karısını da.
Kafayı takmışsın dostum.
Maya’nın öldüğü gece mazereti yoktu.
Meğer bir ilişkisi varmış, yani...
Sigara izmaritini atlıyorsun,
arabada karısının cesedi yanında bulunan. DNA uyuşmadı.
Bill, ikimiz de biliyoruz ki bir oluktan izmarit alıp
arabaya atmış ve adli tıbbı yanıltmış olabilir.
Dedektif Ragsdale, şu an sabıkalı biriyle olduğunuzun farkında mısınız?
- Dedektif Abreu. Nasılsınız? - Tahmin edeyim.
Bunun için Clay Gregory'ye kelepçe takmamızı istiyor.
Hiç değilse bir şeyden kelepçe taksanız.
Sadece hatırlatma, benim davam, senin değil.
Bir siville bilgi paylaşmak bile kötüyken eski bir mahkûm hiç olmaz.
Karavan parkı nasıl? Yeni arkadaşlar ediniyor musun?
Hem de her gün.
Clay Gregory dün gece kimseyi öldürmedi.
Ne demek istiyorsun?
Topeka'da ailesini ziyaret ediyormuş, bu sabah uçakla gelmiş.
İki havaalanında da görüntüleri var.
No comments yet. Be the first to leave one.