The first 200 lines.
BİZ, BİRLEŞİK DEVLETLER HALKI
AMERİKAN SAMOASI ÜNİVERSİTESİ
SAUL GOODMAN'A HUKUK DOKTORU UNVANI BAHŞEDİLMİŞTİR
-Evet. -Saatin farkında mısın acaba?
Başında beklenen su kaynamazmış Francesca.
Bir saat oldu.
Bir dolu insan bekliyor. Sekizde mesaim biter.
İsterse bina yanıp kül olsun, ben eve giderim.
Çalışma etiğine diyecek yok.
Vazgeçilmez olduğunu söylemiş miydim hiç?
-Söylemedim mi? -Daha ne kadar bekleteyim Saul?
Bir şey diyemeyeceğim.
En içten özürlerimi iletip çok yoğun olduğumu söyleyiverirsin.
O şeyi sektirdiğini herkes duyabiliyor.
Düşünmenin sesi o, bir ara denemelisin.
DAVACI KIMBERLY WEXLER, DAVALI JAMES MORGAN MCGILL.
EVLİLİK AKDİNİN FESHİ DİLEKÇESİ
-Evet. -Ne bekliyorsun? Yolla onu içeri.
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
-Salata ne durumda? -İyi.
Mayonez aldın mı?
Şöyle bir şey oldu…
Duke's marka yoktu ki ben onu çok severim ama ellerinde yoktu, çok kötü oldu.
Ben de…
Bilemiyorum. Sence iş görür mü?
Teknik olarak mayonez değil ama…
Evet, teknik olarak mayonez olduğunu sanmam.
Ama yakın, değil mi?
Ne dersin, bir denesek mi?
Bilmem, sen ne dersin?
Evet, bence bir deneyelim.
Aman Tanrım.
Bilemiyorum, bu kadar oldu.
-Cissy! Lal ve altın. -Bence hemen anlaşılıyor.
Ayrıca çok güzel olmuşlar Cissy.
Bilemiyorum, kırmızılara lal denilebilir ama altınlar düz sarı oldu.
Görür görmez takımın renkleri, dedim.
Ayrıca altın gıda boyası mı? Öyle bir şey var mı ki June?
Yok. Zaten pahalı olur.
Varsa da içindeki kimyasallardan parmakların birbirine yapışır.
Eh, en fazla bu kadar oldu.
-Mükemmel olmuşlar Cissy. -Teşekkür ederim.
-Her şey çok güzel. -Çok iyi görünüyor.
Leziz görünüyor.
-Size epoksiden bahsedeyim. -Epoksi sararır. Güneşte kaldığında…
-Hayır… -Doğru diyor.
-Yeterince koyu bir zemin kullanırsan… -Beyler, bu konuda uzlaşamayacağız.
Bunu haftada beş kere tartışıyorum,
-ama artık İsveç oldum. -İsviçre.
-İçki isteyen? -Kokteyl.
-Harika. Cissy? -Marvin içmemi istemiyor.
Cissy, gün gelecek sana kokteyl içireceğiz.
Rahat olsana biraz.
-Eğlendik. -Evet, eğlendik.
Evet.
Evet.
Evet.
Evet.
İşte orada. Aferin arkadaşlar.
"Büyük Petro içimde gömülü."
-Ne dedi o? -Yardımlaşacağız.
Bu programa katılmak için formda olmak gerek.
Kesinlikle.
-Sürekli koşturuyorlar. -Evet.
Sence İspanya'daki gibi boğalarla hiç koşmuşlar mıdır?
-Bize denk gelmedi, sanmıyorum. -Belki de çok tehlikelidir.
Sen ne dersin?
Belki.
Belki.
Bence patates salatası çok iyi oldu.
-Öyle mi? -Evet.
Yine yağacak galiba.
Evet, galiba.
Hey, Satellite Beach'te yeni bir Outback açılmış.
-Cuma gidelim mi? -Olur.
Anlaştık.
PALM COAST FISKİYE SİSTEMLERİ
KIM WEXLER KATALOG & BROŞÜRLER
SULAMADA YENİ UFUKLAR
1978'DEN BERİ DÜNYANIZI SULUYORUZ
212-17/H'nin flanş çapını öğrenebilir miyim?
Tamam. Peki beşlik olukla mı, yedilik olukla mı geliyor?
Harika. ABS mi, PVC mi?
Harika.
-Selam. -Selam.
-Beşte şarkıyı söyleyeceğiz. -Harika olur. Bakayım.
DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN!
KEDİ OLMASAN DA MÜKEMMELSİN!
Çok şekermiş June.
Pastayı öğle yemeğinden sonra alacağım. Tammy neli dondurma seviyordu?
-Bilemedim ki. -Evet. Peki sen ne dersin?
Vanilyalı mı, çilekli mi?
-Bence ikisi de olur. -Olur, değil mi?
-Beşte. -Tamam, harika.
Hayır, o kadar uzunu yapılmıyor.
Çünkü düşünecek olursanız…
Kamyonete sığması lazım, o kadar uzun olursa nasıl…
Evet ama o kadar uzun kamyonet yapılmadığından…
Bulamayacağınızı…
Peki, kusura bakmayın, yardımcı olamadık.
Kokaine ne oldu ki? Neden artık haberlerde hiç adı geçmiyor?
Birden bırakmaya mı karar verdiler?
İnsanı dans ettirip emzik emdiren uyuşturucu neydi?
-Ekstazi. -Ekstazi.
-Şu an o moda, galiba… -Moda olan o.
Kardeşimin en iyi arkadaşının oğlu. İnanamazsınız.
Ama emziği anlamıyorum. Neden emzik emsinler ki?
Bir dükkânınız olsa ve gencin biri dükkâna gelip
emzik almaya kalksa polisi aramaz mıydınız?
-Evet. -Ben kesin arardım.
Mutlaka. Ne yiyorsun?
Ton balıklı sandviç. Mayonez yerine Miracle Whip'le yaptım.
Fıstık ezmesi yerine…
HABERCİSİ
PEX BORU DÖŞEMEDE HEYECAN VERİCİ YENİ BİR DÖNEMİN HABERCİSİ
Sabah kalktığımda oturma odamda ne göreyim dersin?
Lanet olası bir egzersiz bisikleti.
Evet, doğum günüm için almış, inanamadım.
Bir saniye.
Palm Coast Fıskiye. 1978'den beri dünyanızı suluyoruz.
Lütfen bekleyin.
Evet.
Kim, Victor St. Clair diye biri üçüncü hatta.
Kim…
Tamam, bağla.
Ne diyorsun? Çok ayıp değil mi?
Markası mı ne? Kimin yaptığından bana ne?
İster Megatron 3000 ister dört milyon dolar olsun.
Doğruca iade edeceğim. Doğum gününde ben ona ne alacağım?
Saç çıkarıcı serum alıp sonra da güleceğim.
Evet.
-Kim Wexler. -Selam Kim. Beni tanıdın mı?
Tanıdığını varsayıyorum.
Sizin şu resepsiyonist konuşma dinleyenlerden mi?
-Hayır. -İyi.
Peki.
Ee, Florida'da hayat nasıl gidiyor? Umarım kasıp kavurmuyordur.
Kim? Orada mısın?
Ne istiyorsun?
Ben hiçbir şey istemiyorum.
Sadece…
Uzun zaman oldu sonuçta. Sadece çok uzun zaman olduğundan
arayı kapamamız iyi olur diye düşündüm.
-Arayı kapamak mı? -Evet.
Bu sabah düşüncelere dalmıştım da…
Belirli bir şey değil, rastgele düşünceler ve birden kafama dank etti.
Altı yıl olmuş.
Olacak şey değil yahu.
İnanamadım.
Hâlâ hayatta olduğumu bilmek istersin diye düşündüm.
Evet.
Hâlâ piyasadayım. Hâlâ yanıma kâr kalıyor.
Federallerin kendi götlerinden haberi yok.
-Beni aramaman gerekirdi. -Hey, uyumadın demek.
Aramaman gerekirdi.
Neden? Önemli sulama meseleleri var da hattı mı meşgul ediyorum?
Hadi Kim, bir şey söyle.
Bana "göt" de, bana bağır. Nabzının attığını bileyim, yeter.
Bir şey söyle işte.
-Bir şey mi diyeyim istiyorsun? -Evet.
Teslim olmalısın.
Efendim?
Beni duydun.
Nasıl bir hayatın var, bilmem. Pek bir şey değildir.
Dedi tencere kapağına!
Ne? Çok acayipmiş gerçekten. Sen mi bana öğüt veriyorsun?
Benim ne yapıp yapmadığıma dair hiçbir fikrin yok, tamam mı?
Hem sen niye teslim olmuyorsun?
Belli ki vicdan azabı çeken sensin, değil mi? Ne duruyorsun?
Fring nalları dikti, Mike nalları dikti. Belli ki Lalo nalları dikmiş.
Benim uğruma tutma kendini.
Verecek tek canım var. Hiç durma, dök içini!
Ateşten gömleği giy bakalım, ne olacak! Neden…
Neden bunları konuşuyoruz ki Kim?
Hayatlarımızı yok yere hiç etmeyecek kadar akıllıyız.
Ben sadece… Tek istediğim…
Kim…
Kim…
-Kim… -Hayatta olmana sevindim.
Evet.
-Şarkı söyleme vakti! -Tamam.
Mutlu yıllar sana
Mutlu yıllar sana
Mutlu yıllar sevgili Tammy
Mutlu yıllar sana
BERNALILLO COUNTY ADLİYESİ
Hâkim izin vermeden gitmek yok. Ben sana söylerim.
Sandalyede dik oturup hâkim sana hitap ettiğinde dikkatle dinle.
İlgili ol ve cevap ver.
Ne olduğunu anlamasan da sakın belli etme.
Tamam, gel bakayım.
-Gömleğini içine sok. -Olur.
Hâkimin gözüne iyi görünmelisin. Sabıka kaydın yüzünden hâkim sana biraz…
Tamam mı? Saygılı davranman gerekiyor.
"Evet efendim, hayır efendim" diyeceksin.
-Sen misin Kim? -Selam Cheryl.
Dış kapıdayım.
HOWARD HAMLIN'İN
KARAKTERİNE
SUİKAST GERÇEKLEŞTİRME ÇABASI İÇİNDE
No comments yet. Be the first to leave one.