The first 200 lines.
Shh...
Shh...
Shh...
Sorun yok...
Shh...
Biliyorum.
Çeviri/Ferhat Twitter/FourEightt
Yo. Yo. 12 kilo?
12 mi? Hayır, hayır, ben 100 kilo sipariş verdim.
12 kilo için ödeme yaptın ama.
Lu ile aranızda halledin.
Evet. evet, evet, evet. Hayır, hayır. Hayır, Luanne, çok...
...çok düşüncelisin.
Evet. Hayır, hayır, biz gerçekten...
...onca şeyden sonra hala açık olduğumuz için çok minnetarız.
Evet, şey, dinle, ben...
Ben hala bu mekanı anlamaya çalışıyorum,
yani, Michael'ın her şeyi nasıl yaptığını anlamaya çalışıyorum,
ve paranı vermek istiyorum.
Evet, evet, evet. Hayır, özledim onu.
Ben de özlüyorum. Evet.
Tamam.
Hayır, önemli değil. Evet,evet. Tamam. Yine de sağ ol. Evet, evet, evet.
Tamam. Güle güle.
Siktir!
Ball Breaker!
...kırıldı!
Sus artık! Hayır, hayır. Puta!
Fişi çekme.
Ne yazdığını görüyorum Tina.
Eğer fişi çekersen, bir daha çalışmaz.
Bonus!
Bunları en son ne zaman boşalttın?
Bilmiyorum.
Hey, ChiChi, ben Carmy. Et bağlantın hala duruyor mu?
Aynısından alayım!
Sebzeleri oğlan çocuğu gibi doğruyorsun.
Ellerini önlüğünle kurulama, Şef.
Jeff? Şef.
Sorunumuz var. Bunlar boyanmış.
Bir zahmet.
İkinci dünya savaşında bakır muhafaza ettiler.
Bu yüzden mi perçinleri yok? Bu yüzden yok.
Nasıl bilmiyorsun bunu amına koyayım? Bilmiyorum lan işte.
Bu orijinal Big E kenarları kırmızı çizgili, tamam mı?
1944'ten kalma. Bunu bu gece eBay'de satmaya kalksan 1,250 kazanırsın.
Ama hala eksik. Bunu ekle.
Bu ne lan, dilenci miyim ben?
Orada 300 var, ChiChi! 300 artı ne?
Artı 1955 battaniye örgülü tip 3.
Plili mi? Plili.
Budur.
Ball Breaker!
Hey, Sugar. Evet, evet, evet. Baksana, yardımına ihtiyacım var.
Hayır.
Hayır, hayır, hayır. Öyle bir şey değil.
Evet, Mike'ın, bana verdiği cekete ihtiyacım var.
Evet. Şey baksana, ceketi buraya getirebilir misin?
Sağ ol. Tamam. Evet, evet. Tamam. Tamam. Görüşürüz.
Merhaba.
Selam. Ben Sydney.
Şef yardımcısı pozisyonu için aramıştım Bugün staj yapacağım.
Doğru. Siktir. Pardon. Evet. Tabi. Evet.
Carmy. Şeyini verir mis... Sağ ol. Evet.
Alinea, Smoque, Avec.
Bayağı bilindik yerler. Şu ne...
UPS ne? Chicago'da mı?
Birleşik Dağıtım Servisi...
Ah siktir. O UPS. Şu kargo olan tamam...
Evet. Şey, tam olarak tam olarak ne yaptın orada? Kurye.
Aşçı okulu parasını ödemek için, öyle...
CIA mi? CIA, evet.
Peki, tamam burada ne yapıyorsun?
Bilirsin, şey...
ben çocukken burası babamın en sevdiği yerdi.
Her Pazar gelirdik.
Özel bir yer yani.
Güzel. Şey...
Tamam, kuralları biliyorsun...
...aile işi gibi yapacaksın.
Ben hariç 3 kişi daha var, 2:00 gibi yeriz.
Tamam, anladım. İyimiş. Güzel.
N'oldu?
Bir şey sorabilir miyim izin verirsen? Tabii. Buyur.
Kim olduğunu biliyoorum.
Öyle mi? Evet, yani...
...Amerika Birleşik devletlerinin...
...en mükemmel restoranının...
...en iyi aşçısıydın.
Yani, burada ne yapıyorsun?
Sandviç yapıyorum.
Tina... Ebraheim? Carmen! Et nerede?
Fırında. Tina, benim için yeni bir...
...turşu yapabilir misin lütfen, Şef? Onun için bana rezene lazım, Jeff.
Carmen. Bana etimi verin! Ebraheim...
Sonra soğanı yapacağım, sonra patatesleri. Sistemimiz var.
Anlaştık, ama sakın yumruklama, suya tutma,
dondurma ve kızartmayı etten önce yapabilirsin, değil mi?
Mekanımızı alt üst etme! Bir şeyi alt üst ettiğim yok.
Şef, Hayır! Lütfen, lütfen, ona dokunma.
Bir kez olsun beni dinle.
Lütfen ona dokunma.
12 saattir pişiyor, tamam mı?
O benim tencerem, Jeff.
Herkes bilir. Onun tenceresi.
Başka bir tencere kullan, lütfen, Şef. Tamam mı? Corner!
Hey, Marcus, bugün 2 kat ekmek istiyorum,
olur mu, Şef? Hadi ama, Carmy, iki haftadır...
...sana mikserin boku yediğini söylüyorum,
ve hepsini elimle yapmam gerek.
Artı, Tina sıcaklıkla oynayıp duruyor...
...ve hamurumun içine sıçıyor. İngilizce bilmiyorum.
Tina, İngilizce konuştuğunu biliyorum! Dinle,
Marcus, günlüğe geç kalıyoruz, tamam mı?
Bayiler bizi bırakıyor. elimde bunu...
...düzeltecek en ufak para yok,
ama yine de sana yeni mikser alacağım. Tamam mı?
Söz veriyorum. Anlaştık mı? Carmen! Alarm!
Tamam, et olmuş. Gel, yardım et.
Köşe! Bugün patates porsiyonunu kıs, Şef. Arkandayım!
Sistem böyle değil! Nedir şu sistem olayı?
Michael'ın sistemi. Carmen, burada bi kız var.
Evet, adı Sydney. Bugün bize yardımcı olacak.
Michael'ın sistemi çok saçma Burada bir şey söylüyorum!
Marcus, Ben de bir şey söylüyorum. Sen benim en sevdiğim orospumsun.
İngilizcen gelişiyor, Zeebs.
Gemi kaptanı falan mı kaçırdın?
Annenle sevişirken bana öğretiyor.
Bu hiç hoş değil. Taşşak geçiyorum.
İşte böyle olacaksın!
Yo yo yo. Hey yo, Gary!
Bugün için bana kompost ayırdın mı, Şef?
İşim bitsin sonra.
Çok açık oldu. Sağ ol.
Arkanda. Arkanda.
Hey, Şef, burada aile dolabı gibi bir şey var mı? Arkandayım!
Dolap? Üzgünüm...
Siktir git.
Gracias.
Yürümeye devam et sağ altta. Sağ ol, Şef.
Köşe... Yo, sen. Yo, aile!
Programımla mı oynuyorsun, kuzen?
Programın 4 saat önce başladı.
Çocuk bütün sabah bendeydi. Kusura bakma.
Dinle, Ballbreaker olayı ne?
Insta hesabım patlıyor.
30 takipçin falan var, adamım.
Evet, bu ne şimdi laf mı soktun?
36 takipçim var...
İşe ihtiyacımız var! İnekler Rockford'dan sırf oynamak için geliyorlar.
Evet,1987'deki gibi. Sen hala o beleşçi adamın...
...taşşaklarındaydın. Nasılsın?
İyi. Resital nasıldı?
Tanrım, fenaydı, Tina!
Anlatacağım... bekle .
Dinle, bunları önce bana sormalısın. Bir bok yapmak zorunda değilim.
Bekle. Dinle, Konuşalım bir!
Bu kim lan? Ben Sydney. Staja başladım bugün.
Neye başladın? Adı Sydney.
Bugün bize yardım edecek.
Kuzen, farklı bir mayonez mi aldın? ...muzlar?
Hayır, hepsi sende, Şef. Evet, 'Hepsi sende, Şef.' Bu amcık,
onları devasa fındıklı bi muffin yapmak için kullanacaktı Panettone...
yapacaktım. Çok güzel olacaktı...
...tabi bitirmeme izin vermiş olsaydın. Siktir! Kuzen! Siktir git!
Richie Jerimovich. Tanıştığımıza memnun oldum, tatlım.
Tatlım demeyi kes, siktiğimin ucubesi. Affedersin,
Carm, çok duyarlısın. Bir şey ima etmeye çalışmadım,
Sydney. tatlım demek...
...İtalyan kültürümüzün bir parçası.
Çok güzelmiş. Teşekkürler. Köşe!
Tamam Dinle, Seninle konuşmaya çalışıyorum, tamam mı?
Kaba olmayı ve milyon tane şeyle uğraşmayı kes...
Şu an bunun için zamanım yok. Altı aylığına...
...annene bakacak zamanım olduğunu hatırlamıyorum Sakın başlama!
Hayır, sen sakın başlama! Eve dönmek için büyük bir...
...göt olduğundan aileni toplamaya çalışırken...
...benim harcadığım zaman yüzünden...
boşanma avukatımın gönerdiği faturalar doldu taştı!
Adamlar bana mesaj atıyor.
Her şeyi terstten yapmalarını söylüyormuşsun.
Sakın karışma, Carmen!
Önce benim konuşmadan sakın onların kafalarını...
...farklı mayonezler yeni insanlar alarak karıştırma...
Burası kardeşinin evi, tamam mı? Hatırladın mı?
Sen olmadan gayet iyi yönetiyordum.
Neden sana bırakmadı o zaman?
Zeytinyağı bitiyor, Carmen. Duydum.
Bıçağım nerede?!
Şefler, bir saniyeliğine hepiniz...
...bıçaklarınızı bileyin! Sen bir...
...saniyeliğine beynini bilemelisin.
2 haftadır buradasın,
ve 2 haftadır para sıkıntıları yaşıyoruz.
1 artı 1 eşittir sen bir amcıksın, Bobby Flay.
Bana Bobby Flay deme! Sydney, benim için şu...
...tencereyi karıştır lütfen Şef. Hemen. Şef.
Cartouche ister misin? Cartouche ne?
Buradaki en iyi günümüz ne? Beş.
Tamam, Ebraheim, turşu için tencere getir!
No comments yet. Be the first to leave one.