The first 200 lines.
House of the Dragon, 1. Sezon, 8. Bölüm "Dalgaların Lordu"
Çeviren: eşekherif. İyi seyirler dilerim.
Lord kocamı son görüşümden bu yana neredeyse altı yıl geçti üstat.
Söyleyin bana, yaşayacak mı?
Denizcilerini bir tuzağa doğru götürmüş.
Terk edilmiş gibi görünen bir gemiymiş.
Çatışma sırasında, bir korsan hançeri boynunu yarmış.
Devrilip denize düşmüş.
Yaraları ağırmış.
Çok kan kaybetmiş.
Asıl sıkıntı, peşine yükselen ateşi hiç düşmemiş.
Gemideki üstat içi yanıyor demiş.
- Kuzgunlar nereden gelmişti? - Akşamgüneşi prenses.
Üç gün sürüyor yani.
Dönüşü için her şey hazır edilsin Üstat Kelvyn.
Su Yılanı kuvvetlidir.
Şüphesiz. Yine de kan ateşinin yarı yaşındaki adamları devirdiğini gördüm.
Evimde karga gürültüsü duymak istemiyorum Vaemond.
Ağabeyimi seviyorum ben.
Ama kendimizi kandırmamalıyız.
Gemisini karşılarken cesedini alabiliriz.
Akıntıtaşı tahtına kim oturacak?
Babaannem yerinde gayet rahat görünüyor.
Sadece kocasının yerini dolduruyor.
Vefat ederse, koltuk el değiştirir.
Lord kocamın da istediği gibi Lucerys Velaryon'a.
Ben Su Yılanı'nın öz kardeşiyim.
Kalan en yakın kanıyım.
Dikkatli ol güzel kardeşim. Söylediklerin ihanetle karıştırılabilir.
Doğruyu söylüyorum Rhaenys.
Sen de biliyorsun.
Bu konu karara bağlandı.
Hırsı yüzünden felaket üstüne felaket yaşatan bir adam tarafından.
Abim ancak tarih kitaplarını düşünür.
Velaryon soyu ne olacak peki?
Yerini alan Strong Hanesi'nin yavrularıyla mı sonu gelecek?
Akıntıtaşı benim hakkım.
Desteğin hoşuma gidecek olsa da, hiç ihtiyacım yok.
Rüzgarın yönü değişti.
Kraliyetin beni desteklemek için iyi sebepleri var.
Kral kuzenim bu söylediklerin için dilini alırdı.
Bugünlerde Demir Tahta oturan kral değil güzel kardeşim.
Kraliçe.
Syrax taze yumurtlamış.
Üç yumurta var. Üç tane!
Sıcak odaya koyulduklarından emin olun.
Derhal prensim.
Bunu üstat verdi. Akıntıtaşı'ndan Leydi Baela göndermiş.
Fatih ile kız kardeşleri büyük bir orduyla denize açıldı.
Ve Karasu Koyu'na indi.
Dranot.
Dranot. Dranot.
Dranot. En sonda mı?
- Başta. - Başta. Yapma Jace biliyorsun bunu.
Dranot. Dranot.
- Dranot vilinio viartis. - Dranot.
Dranot. Hadi Jace.
Bu sabah için bu kadar yeterli.
Hayır, hayır devam etmek istiyorum.
- Üstat. - Guesi misenakson Aegon undas.
Aegon'un emriyle beraber ağaçlar...
- Öldürüldü. - Kesildi.
Yakın bir kelime.
Bir günde Yüksek Valyria öğrenmeni beklemiyorum Jace.
Kralın, atalarının geleneklerini onurlandırması gerekir.
Yani, anneni tahttan indirme planların yoksa...
çalışacak çok zamanın olacak.
Çıkın.
Joffrey, gel.
Luke'un meşruiyeti sorgulansın istiyor.
Dolayısıyla Jace'in ve dolayısıyla benim taht iddiamın.
Vaemond sadece Akıntıtaşı'nı ve Velaryon soyunu düşünüyor.
Aramızdaki siyaseti umursamıyor.
Otto Hightower ile işbirliği yapmış mı?
Ben de ondan endişeliyim.
Rhaenys de saraya uçmuş.
- Onu destekleyecek hali yok herhalde. - Sanmam.
Ne kadar anlaşmazlık yaşasak da, o kadar acımasız...
- veya aptal değil. - Anlaşmazlık mı?
Evlenebilelim diye oğlunu öldürdüğümüze inanıyor.
Evet ama yine de Baela'yı yanına aldı.
Evet, Laena'nın anısını yaşatıyor. Bize sevgi beslemiyor ki.
Yılanın zehri bu kadar yayıldı mı?
O yılanlar babamın adına hükmediyor.
Babamsa...
Ne seçeneğim var ki?
Kralın Şehri'ne madem.
Selam olsun, Targaryen Hanesi'nden Rhaenyra...
Ejderhakayası Prensesi ve Demir Tahtın varisi...
ve soylu eşi Prens Daemon Targaryen.
Hoş geldiniz prenses.
Lord Caswell.
Eve dönmek iyi geldi diyecektim ama tanıyamıyorum bile.
Basamaktaşı yerleşimleri sonrasında...
artan gümrük vergileri fayda sağlamaya devam ediyor.
Bunlardan ne kadar faydalanacağımız ise...
limancıbaşının makbuzlarına bağlı.
Keza rahibeler bir kez daha...
Anne Bayramı için bronz bir büste...
yarısını harcamak istiyorlarmış...
ama hiç önermiyorum tabii.
Bu teferruatlı muhasebeniz için çok teşekkürler Lord Beesbury.
Unutmayın...
Misafirleriniz geldi majesteleri.
Unvanlarına uygun bir şekilde karşılanmışlardır umuyorum.
Emrettiğiniz gibi Lord El.
Bildiğim kadarıyla Lord Corlys, Dalgaların Lordu olarak...
torunu Lucerys'in yerini almasını istiyordu.
Çocuk hayatının büyük çoğunluğunu Akıntıtaşı'ndan uzakta geçirdi.
Evet, ejderhaya binebiliyor ama bir filoyu kumanda edebilir mi?
Becerileri iddiasını değiştirmez.
İş oraya gelecekse, Su Yılanı onu resmen varisi ilan etmemişti.
Krallık için en iyisine kraliyet karar vermeli.
- Laenor'un oğlu işte. Hangi gerekçeyle... - Aynen öyle Lord Beesbury.
Hangi gerekçe acaba?
Prenses Rhaenyra ile diğer iddia sahiplerinin taleplerini yarın dinleyelim.
Müsaadenizle lordlarım.
Misafirlerimizi karşılamam gerekiyor.
İşlenmemiş yün satışlarına da vergi getirsek mi?
Majesteleri...
İlginizi gerektiren bir mesele yaşandı.
Her neyse artık bekleyecek Sör Arryk.
- Ben Erryk majesteleri. - Doğru. Özür dilerim sör.
Prens ile ilgili.
Odasında hassas bir durum yaşandı.
Baba.
- Kim o? - Baba.
Ben geldim kralım.
Rhaenyra.
Daemon da yanımda.
Daemon?
Daemon?
Daemon.
Yardım edin kalkayım.
O kadar oldu ki.
Su Yılanı, Basamaktaşı'ndaki çatışmada ağır bir yara aldı.
Ne zaman? O savaşı yıllar önce kazandık.
Hayır.
Üçlü Erk yeniden dirildi.
Savaş yeniden başladı.
Akıntıtaşı halefiyeti ve tahtının varisini belirlemek için talepler dile getirildi.
Ne talebi?
Alicent ile Otto. Artık tüm işlerle onlar ilgileniyor.
Hayır abi, beni dinle.
Lucerys'in, Corlys Velaryon'un varisi olduğunu...
yeniden tasdik etmelisin.
Lord Corlys'e bir şey mi oldu?
Baba...
Seninle tanıştırmak istediğimiz birileri var.
Daemon.
Abi.
Bu kimmiş?
Baba...
Bu Aegon.
Aegon.
Bu da Viserys.
Viserys.
Tam krallara layık bir isim.
Üzgünüm.
Çok üzgünüm.
Çok...
Çok üzgünüm.
Ne olur...
- Çayım. Çayım. - Ne çayı? Bu mu?
Evet, evet.
Hemen buraya getirdim. Başka kimseyi görmedi majesteleri.
Gel bakalım güzelim.
Adını söyle bana.
Dyana, majesteleri. Müsaade ederseniz.
Dyana. Ne güzel isim.
Duyduğum kadarıyla başın belaya girmiş.
Prense şarabını götürüyordum, masasına koydum ama arkamı döndüğümde...
Onu görmedim.
Durmasını söyledim majesteleri. Söyledim. Gerçekten.
İnanın bana.
Anlattığın için sağ ol Dyana.
Senin suçun olmadığını biliyorum.
Sana inanıyorum.
İnanıyor musunuz?
Evet.
Ama başkalarının neye inanacağı beni endişelendiriyor.
Prens ile baş başaydın, değil mi?
Evet, ben...
Aranızda yaşananları başka kimse görmedi mi?
Birisi daha duyacak olursa...
- Kimseye anlatmadım. - Sör Erryk ile Talya'ya ve bana anlattın.
Ben suçsuz olduğuna inansam da başkaları sana güvenmeyebilir.
Prense iftira atmaya çalıştığını düşünebilirler. Ya da daha kötüsü...
onu ayartacak kızlardan biri olduğunu düşünebilirler.
Öyle kızlara ne olduğunu biliyorsun.
Kimseye tek kelime dahi etmeyeceğim majesteleri.
Hayatım üzerine yemin ederim.
Biliyorum söylemezsin.
Çektiklerin için.
Çay geldi majesteleri.
Emin olalım.
Kalk!
Aegon!
Kalk!
Anne?
No comments yet. Be the first to leave one.