Sai Tarn Hua Jai

Sai Tarn Hua Jai

Download Turkish Subtitle

Season 3

Release info

See S03E04 The Storm 720p ATVP WEB-DL DDP5 1 H 264-CasStudio
A Commentary by panzehir57
Çevirmen: Net-Rip

Tags

other
Published on: 2022-09-17
Downloads: 25
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Kahrolası kardeşimi bulmak için onu oyalamak zorundayız!

Ya şehirden kaçmayı başardı ya da çok iyi saklanıyor.

Odanda biri mi var?

Dur!

Bombalar. Onları kullanılmadan yok etmeliyiz.

Ben, Haniwa ve Kofun'la giderim. Jerlamarel'in çocuklarını kurtarırız.

Ordu mu? Sence Tormada'yla müttefik mi oldu?

Benimle gel.

Çocukluğumdan beri gizlice Trivantes'e sızarım.

Söz verdin. Çıkar beni buradan!

Bunu senin için yapmıyorum. Wolffe için yapıyorum.

Size bir hediye.

Cadı Avcıları fazla cesaretlendi.

-Cadı! -Yakaladım!

Hepsinin tutuklanmasını istiyorum.

-Ne amaçla? -Onları asacağım.

Kraliyet fermanına bir daha karşı çıkarsanız

siz ve aileleriniz bu adamlardan çok daha fazla acı çekecek.

Sibeth!

-Ona yemek mi verdin? -Lütfen onu bana ver.

-O, kehanetteki çocuk. -Göremiyor!

İşte böyle.

Bir şey buldum.

Burada.

Baksanıza.

Bu taraftan.

Ahırlarda.

Hadi. Burada at dışında bir şey yok. Gidelim.

Şuna bir bak.

Git buradan.

Sıçacak başka yer bul.

Yolu açın.

Sağ olun efendim.

Dinle, bir süre gitmem gerek

ve gelmek istediğini biliyorum

ama çok gürültü çıkarıyorsun.

Sessiz ol dediğimde bile.

Bu da öldürmem gereken insanları öldürmemi zorlaştırıyor

ama en önemlisi

bu oğlanı korumanı istiyorum.

Torunum. Wolffe.

Wolffe adlı bir çocuk ve Hayır adlı bir köpek.

Onu koruyup kollayacağını biliyorum

ve kötü annesi yine onu almaya kalkarsa

boğazını parçalayıp yüzünü yemene izin veriyorum.

Tamam mı?

Aferin.

Seni suçluyorum demiyorum. Öyle biri değilim.

Sibeth henüz yakalanmamışken Maghra'yı yalnız bırakmana

şaşırdım diyorum.

Saraya dönmesi için Sibeth'in deli olması lazım.

Sibeth deli zaten.

Bu araziyi tanımıyorum. Haritayı izlediğine emin misin?

Yol üstünde bir yere uğramam lazım.

Burası yol üstünde değil.

Baba.

Oğlum?

Özür dilerim.

Ne için?

Aklım neredeydi bilmiyorum. Ben…

Sibeth'i serbest bıraktım

ve gitti ve bu benim hatam.

Üzüldüğüm birçok şey var.

Birçok pişmanlık

ama çocuklarım için yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim.

Tamam mı?

Sibeth'i serbest bırakırken bir baba gibi düşündün, hain gibi değil.

Oğlun için yapıyordun.

Bunun için asla özür dileme.

Teşekkür ederim.

Sırtın nasıl?

Nefes alırken acıyor.

Evet. O acı iyi bir şey.

Hâlâ hayatta olduğumuzu hatırlatıyor.

-Evet. -Evet.

Hayatta kal oğlum.

Sibeth, Pennsa'ya geldiği anda sorun olacağını biliyordum.

Sadece ne büyük bir sorun olacağını fark etmedim.

Daha kararlı olurum sanıyordum.

Belki onu uyurken öldürtmeliydim.

Onun yerine Maghra'yla evlendin.

Evet.

Kendi masamda oturabilmenin en iyi yolu gibi geldi.

İşe yaradı mı peki?

Bazen iyiydi.

Maghra biliyor mu peki?

Neyi biliyor mu?

Ona âşık olduğunu.

Bilmemesi için aptal olması lazım sanırım.

Bence bilip de bir şey yapmadığı için aptal.

Evli bir aptal.

Ben de senin hakkında öyle diyorum.

En azından seni arada bir yatağa atabiliyorum.

Kraliçe'nle o kadar şanslı olamadın herhâlde.

Kim var orada?

-Adamlarını sakinleştir. Benimleler. -Çekilin.

Guntar!

Evet.

Burada senden ayrılıyorum.

Ne? Nereye gidiyorsun?

Guntar ve Pelz benim arkadaşlarım.

Yolun gerisini onlarla kat edip seninle evinde buluşacağım.

Sana düğümler verip diplomatik elçi diyebilirim.

Hayır, içeri girmenin başka, daha sessiz yollarını biliyoruz.

İlgili herkes için daha iyi.

-Bana güvenmiyorsun. -Elbette.

Senin bu tarafını seviyorum.

Evet.

Gel. Kardeşim.

Ne olmuş burada?

Tormada burada bombalarıyla bize saldırdı.

Dünya yarılmış sanki.

Okçu Aslan burada öldürüldü.

Bu, atalardan kalma bir silah.

Trivantes ordusu üretti. Adına bomba diyorlar.

Dünyanın yarıldığını hissettim.

Trivanteslilerin bunu yapabilen silahları varsa

onları kimse durduramaz.

Bombaların yerini biliyoruz. Onları yok etmeye gidiyoruz.

Ve Ranger'ı işin içine çekmeye geldin.

Bize yeterince zarar vermedin mi Baba Voss?

Sen de benim gibi Trivantes'ten kaçtın

ve işgal ettiklerinde kendini yeniden orada bulacaksın.

Belki. Belki de bulmam.

Bu dağlarda kömür yok.

Meyve yok. Sadece kurtlar ve biz varız

ve bizi her zaman rahat bıraktılar.

Aşağıyı kimin yönettiğinden bize ne?

-Şimdi böyle diyorsun. -Hep dedim.

Hiçbir ulusa ait değiliz ve hiçbir ulus için savaşmayız.

Baba, Trivanteslileri sevmediğimi bilirsin

ama Paya adına savaşmak için bir nedenim yok.

O zaman sana bir neden vereyim.

Tormada.

Kapa çeneni.

Bu silahı onun kullanması seni gerçekten şaşırtıyor mu?

Siktir git Baba Voss.

Gelecek.

Tavuk olmak zorunda mıydı?

Tavuk boku köpekleri rahatsız ediyor.

Evet, beni de biraz ediyor.

Bana plan yapacak pek vakit tanımadın.

Sen de haklısın.

Tamam, dinle.

Seni her zamanki yerde bekleyeceğiz.

Gitme vakti geldiğinde gelip beni bul.

Peki. Şimdi ne yapacaksın?

Sanırım bu kahrolası tavukları satmam lazım.

Çiftlik kokuyorsun.

Acı şekilde farkındayım. Teşekkür ederim.

Peki, bana Banka'dan bahset.

Adı Nevla.

Siyasetçi ama aynı zamanda bir vatansever.

Hükûmette asi bir hizip varsa ortaya çıkarır.

Sana inanırsa.

İnanmazsa çok kısa bir konuşma olur.

Yüksek Konsey Üyesi, Banka.

Konsey Üyesi.

Roscoe, dışarıda bekle.

Elçi Trovere.

Eski kraliçeyi bir yere sakladın herhâlde.

Küçük bir sorun çıktı.

Sorun mu?

Onun yerine beni getirdi.

Sen kimsin peki?

Adım Harlan.

Pennsa Lordu, Paya Kraliçesi Maghra'nın eşi.

Sen aklını mı kaçırdın?

Sizi temin ederim, söyleyeceği şeyi duymak istersiniz.

Her şey buna bağlı.

Lort Harlan.

Şöhretiniz sizden önce geldi.

Çok yazık ama sizi temin ederim, yardıma geldim.

Bakın…

ordunuzdan isyancı bir hizip, Tormada adlı bir bilim insanının

geliştirdiği ileri silahlarla Pennsa'ya yürümek üzere.

Bu silahların binalar, hatta şehirleri yerle bir edecek gücü var

ve evet, önce bize saldıracaklar

ama emin olun bu, hükûmetinize karşı girişilen bir darbe.

Delisiniz siz.

-Bunun konuyla ilgisi yok… -Harlan.

Yalan söylemiyor.

Son Paya kraliçesi bizi tüm bir şehri boğmakla suçladı.

Şimdi bu Paya kraliçesi de

fantastik bir silahla gizlice saldırmakla suçluyor.

Açık konuşalım. Hükûmetinizi suçlamıyorum

ama dostunuz Ordu'nun da konuyla ilgisi olabilir.

Susmalısınız.

Hemen susmalı.

Trovere, konuşalım.

Tanrım, Harlan. Hiç mi korkmuyorsun?

Yapma.

Bize ya inanacaktı ya inanmayacaktı.

İnanmış değil…

…ama inanmamış da değil.

Bir terslik olduğunun farkında.

Gerçekten mi?

Bana Tormada'nın şehirde olduğunu söyledi.

Yarın Üçgen'le konuşacakmış.

İlginç.

More Turkish subtitles for Sai Tarn Hua Jai

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left