The first 200 lines.
Bu gece hoştu.
-Evet. Evet, öyleydi. -Evet.
Maya iyi vakit geçirdi.
Önemli olan o.
-Evet. Geçirdi, evet. -Evet.
Tamam. Görüşürüz.
Evet, perşembe konuşuruz.
-Tamam. Evet. -Hafta sonu için.
Tamam.
-İyi uykular. -Sana da.
Buyurun Bayan Rubin.
Dükkânda küçük taneli süzme peynir yokmuş.
Umarım sorun yoktur. Bu orta taneli sanırım.
Ama küçük taneli işini çözmelerini rica ettim.
Sipariş vermeye çalışırız dediler.
Sakin ol Fidelia. Bu harika görünüyor. Ayrıca bana Sheila demeni çok istiyorum.
Buna alışmak çok zaman alacak.
Annem patronuma ilk adıyla hitap ettiğimi duysa…
-Teşekkür ederim. -Tamam.
Tamam beyler. Hadi. Her şey buraya gelecek.
Selam.
Hey. Nasıl benden önce geldin?
Otoparkta Ernie'ye rastladım, eğlenceliydi.
Ona "Evde görüşürüz canım. Vaktim yok" dedim.
-Bunlar ne? -Doğru ya.
Ernie bir şirketi alıp tasfiye etti.
Merak etme, herkes tazminatını aldı. Muhtemelen.
Neyse, bu beleş mobilya demek.
En azından bize beleş. Harika, değil mi?
Ama sorun şu ki, ben onu bu hâliyle seviyorum.
-Boş hâli mi yani? -Evet, öyle.
-Ciddi misin? -Evet.
Çok şey duruyor… Yani, bir sürü toplantımız olacak.
Bizi kim ciddiye alır?
Bana serbest geliyor. İhtimallerle dolu.
Katılıyorum.
Elbette katılıyorsun canım. Aramıza yeni katıldın.
Hayır. Ama anlıyorum.
Evet. Temiz sayfa. Yeni başlangıç.
Durun! Her şey kamyona geri gidiyor.
Toplayın beyler. Hanımefendiyi duydunuz.
Giderler düşük, bu da marjlar yüksek demek.
Peki ya sevkiyat? Çok büyük duruyor.
Piyasaya girecek olan iki parça. Ortadan geçmeli olacak.
Evet, "piyasaya" demek gerçeği demek.
Buna beta diyorlar.
O gizemli şifreyi çözdüğün için sağ ol.
Şey, beğendim. Hem de çok beğendim.
Ama bayılmadım. Ve bayılmam gerekiyor, değil mi?
Tabii ki. Onu satan sensin.
Düşündüğüm birkaç düzeltme üzerinden geçelim, tamam mı?
Gördün mü? Açılıyor.
Bakalım. Tamam.
Hayır. Bu hiç…
Bu tehlikeli. Yani…
Harika. Harika görünüyor.
Değişiklikler müthiş. Tam istediğim gibi.
Ama düşünüyordum da.
Bir sürü kadının egzersiz yapmak için ayrı alanı yok.
Ve depolama da herkes için sorun.
Dayanıklılığını bozmadan onun tamamen düz kapandığını görmek istiyorum.
Evet, çok yaklaştık Ern. Birkaç ayar daha…
Evet, bu ayarların bir yerde son bulması gerek.
Bu prototipler hiç ucuz değil.
Ucuz olduklarını sanıyordum. Tüm olayları bu sanıyordum.
Ucuz ürün. Yüksek fiyat.
En başta ilgini çekenin de bu olduğunu sanıyordum.
Bak, hayır, kimse bir basamağa 19,99 dolar harcamak istemez.
Dünyada bir sürü bedava basamak var.
Bunu pazarlama sürecinde düşünebiliriz.
Üretime geçmezsek pazarlama sürecine de geçemeyiz.
-Söz, bu… -Çok heyecan verici, değil mi?
Evet. Sağlıklı tartışma. İyi sonuç için.
Kadınların egzersiz nedenleri erkeklerden farklı.
Ve benim istediğim, kafama koyduğum
bunu kadınların egzersizden olan beklentisiyle ilgili hâle getirebilmek.
Ne kadar sürerse sürsün.
Bu çok harika. Vantilatör.
Üç.
Tanrı aşkına.
Baksana.
Şuna bak. Ellerim kan içinde. Harika, değil mi?
Boksörler o yüzden eldiven takmıyor mu?
Evet, boksörlerin eldiven taktığını biliyorum.
Benim dediğim… Havalı görünüyor, değil mi?
Neyse işte.
Pekâlâ.
Evet.
Altı. Beş, altı, yedi, hadi. Tamam.
Dağılın. Hazır mısınız?
Beş, altı, yedi, sekiz. Bir, iki, üç, dört,
beş, altı, yedi, sekiz.
Ve şimdi dönüyoruz.
Beş, altı, yedi. Başa dönün.
İki, üç, dört, beş, altı.
Çok iyiydiniz. Sağ olun.
Bravo.
Söylemem lazım, bu, eklemlerime iyi geliyor.
Mükemmel.
Ama ben esneme ve meditasyon opsiyonları da olsun istiyorum.
Çalışma kadar rahatlama kısmı da önemlidir.
Vinnie böyle diyor ve haklı.
O deli ama haklı.
Meditasyon mu? Keşişler gibi mi?
Biraz acayip olduğunu biliyorum ama terapide yaptık
ve çok faydası oldu.
Yani bu inanılmaz bir şey. Birkaç derin nefesle…
…kendinize gelebiliyorsunuz.
Evet. İşte bu.
Emin misin? 5.0 tamam mı?
Umduğumuzdan ya da Ernie'nin umduğundan pahalı, biliyorum
ama sanırım değer.
Evet. Ernie bir şey demez.
Bize iki diyet gazoz getirir misin Fidelia?
Kutlamamız gerek.
Çok zor.
Öyle görünmeyebilir ama öyle.
Bende yarattığın imajın gibi değilmişsin.
Yıllar boyunca geliştirdiğin imajı diyorum.
Belirttiğin gibi, bu imajı geliştirmem boşunaydı. Bundan pişmanım.
Öyle mi? Pişman mısın?
Pişman olunacak onca yediğin bok arasında bundan mı pişmansın?
-Küfre gerek yok. -Katılmıyorum.
Tamam. Peki. Pişmanım…
Diğer bir sürü boktan şey için çok pişmanım.
-Ve üzgünüm. -Üzülmelisin.
Senin için üzülüyorum.
Çifte üzülüyorum. Hem sadakatsizliğin
hem de Mormon inancımda sahip olduğum, kefarete giden
doğruluk yoluna sahip olmadığın için.
Şu anda suratına yumruğu çakmayı çok istiyorum.
Bu hiçbir şeyi çözmez.
Buna da katılmıyorum. Bilgin olsun.
Senden çok çok daha güçlüyüm.
Evet. Öylesin.
Başkasının karısını sikip sonra aileme kazık atıp sonra bir anda
"Hey, belki tap dans dersleri almalıyım" diyecek kadar güçlü müyüm, bilmiyorum.
Elini mi sakatladın?
Ne? Evet.
Kum torbasında biraz kendimi kaybetmişim de.
Daha önce insana yumruk attın mı?
Çok yumruk yedim.
Onun yüzünden mi? Bu tap dans saçmalığı?
Direkt olarak değil. Bu onun yüzünden mi?
Yüzde yüz.
Nasıl yaptığını bilmiyorum.
Sana verecek uygun bir cevabım yok.
Bu daha önce yaptığım hiçbir şeye benzemiyor. Bir daha da yapmayacağım.
Üzgünüm Danny.
Umarım içinde bağışlama gücü bulabilirsin.
Beni değil ama Sheila'yı.
Benim karım bu gücü buldu.
Müsaadenle.
Vay, burada tiki mi yapıyorlar? Hem de buzuna kadar.
Evet.
Ve sömürgesel ırkçı imaları unutmana yardımcı oluyor.
Acaba… İki tane daha. Bungalow 243'e.
Sağ ol.
Geceleri burada yatmak için servet ödüyorsundur ha?
Üstüne de bar adisyonu.
Yani paylaşıyoruz. Kaç çıkarsa…
-Aferin. -Evet.
Eşitlik karşılıklıdır.
Bol bol seks yapıyor musun?
Her zaman Seafarer's Village nasıldır diye merak ettim.
Ve henüz seks yapmıyorum.
Evet. O da hayal kırıklığına uğrayabileceğim başka bir konu.
Greta'ya beni görmeye geleceğini söyledin mi?
Akıllıca dostum. Çok akıllıca.
Kendine avukat buldun mu?
Şeytan gibi birini buldum. O da kendi şeytanını bulmuş.
Ve onlar da işi çözmeye çalışıyor.
Ama doğrusu onunla hayatım boyunca mücadele etmek istemiyorum.
Başka savaşlarım var. ACLU'da işe başlıyorum.
Evet, siyaset işi.
Harika aslında. Akademik ve siyasi ilgi alanlarımı birleştiriyor.
-Bu da sanırım… -Harika ama olay şu.
Sheila'nın işi uçuşa geçmek üzere.
Ve herhangi bir iyi avukat…
-Teşekkür ederim. -Sağ ol.
Herhangi bir kötü avukat senin o işin kurulmasında
önemli rolün olduğunu söyler.
Doğrudan konuya giriyorsun, değil mi Ern?
Onun işinin ortağı olarak hakların var.
Onları iddia edebilirsin ve etmelisin de.
Bu sosyal bir ziyaret değil mi yani?
Şey, Sheila ve Greta… Çok eğleniyorlar
ama tercih konusunda pek iyi değiller.
Ve yatırımcı olarak…
Endişe ediyorum.
Benim karışmamın faydası olacağını mı sanıyorsun?
Kadınlar… Kadınlar acayip yaratıcı, değil mi?
Ama kabul edelim ki karar verme konusunda çok iyi değiller.
Zihin sağlığı konusunda yardım almayanlar… bile.
Ben değil, sen öyle diyorsun.
Ama yanlış değil.
-Acele etmeyin. -Vay, evet. Onu ben alayım.
-Pekâlâ. -Senin yeterince derdin var.
Galiba orası sandığım kadar hüzünlü değil.
Evet, hayır. Bu…
No comments yet. Be the first to leave one.