Station 19

Station 19

Download Turkish Subtitle

Season 4

Release info

Station 19 S04 DSNP WEBRip
A Commentary by panzehir57
Çevirmen: Net-Rip S:4-B:Paket

Tags

webrip
web
BRip
Published on: 2022-08-08
Downloads: 36
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

İstasyon 19'un önceki bölümlerinde...

Çıkış yolu yok. Kapana kısıldım.

- İyileşmedin. Gidemezsin... - Evet.

O yüzden kızımın hayatını kurtaracağım.

Tía Sandra, 10-15 yaşlarındayken bana

doğum günü kartı gönderirdi.

Onları benden saklamış.

Ebeveynlerim mutlu sanıyordum.

Şimdi ise kendini öldürmüş olabilir diyorum.

- Sevgilim nerede? - Sevgilin mi var?

Sasha!

Ne yaptığını biliyordun. Seksiydi.

Bence taşınmalısın.

Ne?

Dr. Shepherd morfin ver, dedi.

İhtiyacım var!

Annem...

Andy.

Anne?

Sen ne...

Sandra.

Hey.

ÜÇ HAFTA ÖNCE

Selam.

Anma konuşması nasıl gidiyor?

Gitmiyor.

Evet.

Mekân değişikliği iyi olabilir.

Hadi. Ara verme zamanı.

ACİL SERVİS GİRİŞİ

COVID - 19 TARAMA HASTA GİRİŞİ

Vay canına, bu inanılmaz.

Tanrım, karımı çok özledim.

- Özür dilerim. Üzgünüm. - Hayır, sorun değil.

Robert'la ayrılmayı seçtik. Miranda ve sen seçmediniz.

- Selam, Roz. - Selam.

Selam.

- Ne yapıyorsunuz... - Çocuklar annelerini görmek istedi.

Roz hala, sadece annem ve sen

karantinadayken bizimle kalıyor biliyorum

- ama... - Bize taşınabilir mi?

Onları nasıl ayarttın?

Ne diyebilirim ki? Halalık yapmakta iyiyim.

19.

Selam.

Bir saat erken geldiniz, teşekkürler.

Bu benim için çok değerli.

- Anne! - Miranda!

Çocuklarım!

Siz...

Benjamin Warren, seni görünce gözlerim bayram ediyor.

Ve sırtım ile ayaklarımda da.

Seni özledim.

Seni özledim.

Rosalind, sağ ol.

Hayır, sen sağ ol.

- Zaman durumumuz nasıl? - Neredeyse geldi.

- Sağ olun, Dr. Bailey. - Seni seviyoruz.

- Sen muhteşemsin. - Millet, zaman geldi.

Tüm yaptıklarınız için teşekkürler!

Teşekkürler, Dr. Bailey!

Çok teşekkür ederiz!

Sizi seviyoruz!

Sizi seviyoruz!

Tuvalet kâğıdımızı mı veriyorsun?

Tuvalet kâğıdımız mı?

Tuvalet kâğıdını mı veriyorsun?

Asla ev bulmayacaksın, değil mi?

Araştırıyorum.

Gerçekten!

- Selam, tatlım. - Selam, anne.

Seni gördüğüme çok sevindim.

Aman Tanrım. Ne kadar çok alışveriş yapmışsınız.

- Biliyorum. - Teşekkürler.

Tuvalet kağıdı mı o?

Hey, dostum. Bir şey unutmuyor musun?

Maske takmamızdan hoşlanmıyor

çünkü o zaman dudak okuyamıyor.

Evet, kuralları ben koymuyorum.

Bana sorarsan bunların hepsi zırva.

Başta emniyet kemeri için de öyle demişlerdi.

Inara, geldi.

- Selam. - Hey. Selam.

Bir ihtiyacın var mı?

Yalnızca sen.

Yani keşke sen de bizimle vakit geçirebilsen.

Marcus, tren setini sana göstermeye can atıyor.

- Neden işaret diliyle konuşuyorum? - Bilmem.

Evet, bugün size yaban alevi eğitiminin temellerini öğretmek için buradayız.

Batı Yakası'nda bir kırsal alanda bu yangının çıkması durumunda

itfaiye şirketlerine destek vermeniz için sizi çağırırız.

Sorusu olan var mı? Evet.

Sen hangi istasyonda çalışıyorsun?

Kuzenim, Seattle İtfaiyesi'nde çalışıyor. Neydi adı? 23.

- İsmi Barnes. - Evet, kendisi iyi bir itfaiyeci.

- Onunla mı çalışıyorsun? - Mavis adlı bir şirkete çalışıyoruz.

Özel bir itfaiye şirketi.

O da ne demek lan?

Kuzeninden çok kazanıyoruz demek.

Bu, özel bir müşteri grubu mülklerini korumamız için bizi tutuyor demek.

Bugün size öğreteceğimiz şeye "demirleme,

etrafını sarma ve vurma tatbikatı" deniyor.

Bugün öğreneceğiniz en kullanışlı taktik budur.

Yüzbaşı Herrera'nın sanal anma töreninin

bu öğleden sonra gerçekleşeceğini hatırlatayım.

Şehit cenazesi olsun diye

yaşadığımız onca saçmalıktan sonra

internet mi? İnanılmaz!

Katılıyorum.

Neden kapanana dek bekleyemiyoruz?

Cesedi zaten yakıldı.

"Kapanma" ne zaman biter bilmiyoruz.

En çok birkaç hafta, değil mi?

Kendine böyle söylemeye devam et.

Üzgünüm! Geciktim!

Miller, dokunduğun yeri temizle.

Hatırlattığın için sağ ol, baba.

1,80 metre mesafe. Hadi.

Hadi. Birlikte yaşıyoruz.

- Geçici olarak. - Sinirlenme, baba.

Peki, bakın, çocuklar. O kadar da zor değil.

19 eviniz, burada maske takmanız gerekmiyor.

Ama mesafenizi korumak zorundasınız.

Harika bir geçiş yapayım.

Hughes, eşyalarını evimden ne zaman alacaksın?

Black Ball Hill dinlenme alanına Yardım Aracı isteniyor.

Şanslısınız, babanız değilim

çünkü olsaydım biraz saygı gösterirdiniz.

Larson, 1,80.

Günün güzel geçsin, baba! Seni seviyorum.

Sasha benimle kalıp Pru ile ilgili yardım etmeyi teklif etti.

Senin yanına taşınıyor da denebilir mi?

Hayır. Sadece karantinada olacağız.

- O kadar. - Pekâlâ.

- Ne var? - Hiç. Hikâye senin.

İstediğin gibi anlatırsın.

Herrera, bugün... Bir şeye ihtiyacın var mı?

Her şey tamam.

Dokunma bana.

Bu değil...

Bu gerçek değil.

Andrea, bu gerçek ve korkunç olduğunu biliyorum.

Bunu istemedim ama çağırıp durdun.

- Hayır. - Çağırdın ve

gerçeği istediğini söyledin.

Tatlım. Canım kızım.

Gerçek bu.

Onu bir dinle.

Onu bir dinle, balım.

- Çok fazla geliyor, biliyorum. - Hayır.

- Muhtemelen çok. - Hayır, hayır.

Andrea! Andrea!

Nasıl...

İnsan salgında nasıl randevuya çıkabilir ki?

Eskiden olduğu gibi.

Biri cevap vermeyi bırakana dek haftalarca mesajlaşırsınız.

Bu adamın profilinde sadece "yılanlar" yazıyor.

Sence hobi olarak yılanlarla mı ilgileniyor

yılan gibilerden mi hoşlanıyor?

Fark eder mi?

İLK YARDIM ARACI

Biriniz yanık ihbarı mı yaptı?

Evet. Birimiz yaptı.

Kusura bakma, sağlığa burnunu sokmamalısın.

- Belki de gelmemeliydin. - Bizi sen mi aradın? Yaralı mısın?

Hayır. Billie yaralı.

Pekâlâ, maskeni takabilir misin, lütfen?

Annemin evinden dönerken arabamız arıza yaptı.

Annenin evinden mi? Hepiniz mi?

Evet.

Parti yapıp karantinayı ihlal etmediniz ya?

Aileniz biliyor mu?

- Maskeleriniz nerede? - Arabada.

Arabada da takmıyordunuz ki.

Biliyor musun? Birlikte çalışıyoruz...

Evet. Bu da bizi ekip yapar.

- Senin adın ne? - Kayden.

Araba bana ait.

Tamam. Buraya gel. Ne oldu?

Araba hararet yaptı diye düşündüm,

radyatör kapağını açtım ve...

Tamam. Bir dahaki sefere araç soğuyana kadar bekle.

- Adın neydi? - Billie.

Billie. Hoşmuş. Ben Vic.

İçki içtiniz mi, oğlanlar?

Ben oğlan değilim.

Billie iki cinsiyetin dışında.

Anladım. Özür dilerim.

- Benim hatam. - Ben Travis.

Zamirlerim erkek. Bazen de dişi.

Ben... Gitsem mi... Ben arabayı kontrol edeyim.

Demirleme noktasının amacı, yangının kontrol hattının

sonuna ulaşmasını engelleyip yüksek ihtimalle

baskı ekibinin arkasından dolaşmaktır, bu ekip de sizsiniz.

Tamam mı?

İyi iş.

Beş dakika ara verelim.

Gözümün önünde olun.

Bu saçmalıktan nefret ediyorum.

- Neyden? Tatbikatlardan mı? - Hayır.

More Turkish subtitles for Station 19

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left