The first 139 lines.
O topraklarda deniz kaynar derler.
Şeytan'ın toprakları.
Başarılı bir yolculuğa.
- Tüm bilgeliğin ortaya döküldü Maestro! - Komutanım!
Ateşi söndürelim. Diğer gemileri uyarın.
Efendim ben bu suları avucumun içi gibi bilirim...
Sağır mısın? Güneye gidiyoruz dedim!
Tanrı'ya ve İspanyol Taç’ına hizmet etmek için buradayız.
Yani Macellan'a güvenmemeli miyiz?
Yurttaşlarım beni öldürmeye geliyorlar.
- Hadi! - Herkes görev başına!!
- Ateş! - Pislikler!
- Alın bunu, orospu çocukları! - Hadi!
Tüm donanma senin yüzünden tehlikede.
- Senin komutanınım... - Hayır!
Kaptanlar sana güvenmiyor.
- Bu işte beraberiz. - Teşekkürler.
İçeriden yapılmış.
Birileri bir şeyler görmüş olmalı.
Kalk üzerinden!
SINIRSIZ
Sessizlik! Sessizlik!
Sessizlik!
Komutanım.
Kaptanlar.
Onu sintine tulumbasına zincirleyin.
Yolun kalanında acı çeksin.
Homoseksüelliğe meyletti.
Tacize meyletti.
Bunların cezası ölüm.
Bunu biliyorsunuz Komutanım.
Hayır.
Bir çocuğu taciz eden ya da ona tecavüz etmeye
kalkışan hiç kimse aramızda yaşamayı hak etmiyor.
Onu ana direğe asın.
Bırakalım ibret olsun.
Hayır, Komutanım lütfen!
Affedin beni!
Bana bunu yapmayın!
Hayır, durun! Bırakın beni!
Bırakın beni!
Lütfen!
Kara! Kara göründü!
Kara göründü!
Bizi karşılıyorlar.
Komutanım...
Barışçıl bir şekilde yaklaşıyorlar.
Bize teşekkür ediyorlar. Yağmuru bizim getirdiğimizi düşünüyorlar.
Teşekkürler.
Sakin ol, herkese yetecek kadar var.
Herkese yetecek kadar var.
İşte. Senin için.
İç!
Aylardır yağmur yağmamış. Dualarına cevap verdiğimize inanıyorlar.
Diğer "şafağın beyaz adamları" gibi olmadığımızı söylüyor.
Topraklarında avlanmamıza
ve balık tutmamıza izin verdiler.
- Ve ticaret yapmamıza da. - Teşekkürler.
Nana; "kötü insan", "şeytani insan" anlamına gelir.
Portekizliler aylar önce buradaymış.
Ve gençlerinden bazılarını köle olarak almışlar.
Peder, yaptıkları yemeği görüyor musun? İnanılmaz...
Nereye gidiyorsun?
Bana da ver.
Hayvandan bir farkları yok.
Kutluyorlar Komutanım.
İçlerinden herhangi biri yarın bir fırtınada ya da dizanteriden ölebilir.
- Herkesi tanıyor musun? - Evet.
Senin dışında herkesi tanıyorum.
Ailen var mı?
Evet.
Bebeğim iki ay önce doğmuş olmalı.
Ya senin?
- Ailem mi? - Evet.
Var.
Hemen oradalar.
Çocuklarını kastetmiştim.
Umarım yoktur!
Bunu asla bilemeyeceğim.
Onları yeniden göreceksiniz Komutanım. Endişelenmeyin.
Siz tanıdığım en dik başlı, inatçı adamsınız.
Son derece sıkıcı olduğunuza değinmeyeceğim dahi.
Ve böyle insanlar her zaman başarıya ulaşır.
Acele edelim...
Tanrı'nın izniyle bu gemiden ceplerimiz dolu çıkacağız.
Tanrı'nın izniyle kardeşim.
Pachito...
Kalk!
Kalk! Kaptanla birlikte sahile!
Elcano! Adamlarını uyandır. Herkes sahile.
Kalkın! Gidiyoruz!
Herkes kulübeden çıksın, hemen!
Uyanın!
Sahile gidiyoruz! Kalkın!
Neler oluyor?
Sahile Kaptan.
Herkes sahile!
- Kaptan sahilde bekliyor. - Hadi, acele edin!
Arturo Ocana, Agustin Ocana.
1519 yılının 19 Aralık
gününde İspanyol tacına
ihanet suçundan
ölüm cezasına çarptırıldınız.
Bu da nedir?
Komutan, bir açıklama talep ediyorum.
Bu adamlar, bu seferi sabote etmek için Portekiz tacı
tarafından tutulduklarını itiraf ettiler.
Su varillerine zehir koymaya çalışırken yakalandılar.
Onları buraya getir.
Hayır, hayır...
Önce benimle görüşebilirdin, Macellan.
Diğer meselelerle çok meşguldün.
Bu adamlar İspanyol tacının tebaası!
Onları ben söylemeden infaz edemezsiniz!
Pekala.
Devam et. Onayını ver.
- Peder. - Efendim...
Efendim merhametinize sığınıyoruz!
Hayır! Hayır!
Amin.
Affınıza sığınıyoruz efendim!
Lütfen, merhametli olun!
Ambarlar dolu ve gemiler onarıldı.
Gelgit yükseldiğinde yelken açıyoruz.
Gidelim!
Hadi, hepiniz.
Sen de Elcano. Hadi!
Santa Maria Burnu.
Dünya'nın sonundayız.
Haritalar burada son buluyor.
Dünya ise bulmuyor.
Hiç kimse daha ileriye gitmedi.
Geçit yakınlarda olmalı.
İleride ne olduğunu gören ilk kişiler biz olacağız, Omar.
İleri, burnu döndür!
Tatlı su. Nehirdeyiz.
Geriye döndür.
O geçidi bulacağız efendim.
Onlar kuş değil.
No comments yet. Be the first to leave one.