The first 200 lines.
Şimdi yüzünüzü örtmem lazım.
Ne yapıyorsun?
Şimdi konuşamam,
-sen kendinden bahsetmelisin. -Ne?
Senin hikayenden.
Ben...
Ben...
Belki de canlılıklarından dolayı belgeselleri sevdim.
Akan şeyler. Canlı şeyler.
Belki de bir şeyleri olduğu gibi...
...kameraya kaydetmenin büyüleyici olduğunu düşündüm.
Neden geçmişteki halimi net hatırlamıyorum?
Bahsettiğin geçmiş ne zaman?
Ne ?
Geçmiş.
Ne zaman?
Geçmiş.
Seninle çıkarken nasıldım ?
Ben mi yaptım ?
Öyle mi?
Eskiden nasıl olduğumu...
...bilmiyorum.
Lütfen sadece beni hatırla.
Sadece kim olduğumu değil,
...seninleyken nasıl mutlu olduğumu.
Sen hatırlamazsan,
...benim mutlu biri olduğumu kim hatırlayacak?
İçinde bulunduğum boşluğun...
...vücudumdan daha büyük geldiği bir an geliyor.
Vücudumu ezip o boşluğa...
...sığacak şekilde bir araya getirmişim gibi acıtıyor.
Böylece...
...o boşlukta nefes almayı zar zor başardım.
İşte böyle devam etmem gerekiyor.
Çünkü, seni hatırlamam gerek.
Sen...
...çok rezilsin.
Ben yapacağım. Sen işe gitmelisin.
Sorun değil. Bir şeyler yemek ister misin?
Hayır, ben yapacağım .
Sorun değil.
Geç kalmıyor musun?
Hayır.
-Yönetmen Kim. -Evet,Yönetmen Son?
Sadece ismini söylemek istedim. Yönetmen olduğun için.
-Yönetmen Kim. -Yönetmen Kim.
-Yönetmen Kim Hwan Dong. -Tanrım, lütfen dur.
Güçlü bir enerji hissedebiliyorum.
Genelde "Tanrım, lütfen dur." dersin.
-Çok karizmatik. -"Tanrım, lütfen dur."
Enerjini hissedebiliyorum. Arık bir yönetmensin.
Ama...
-neden bu kadar mutlusun? -Ne? Neden?
Gitmeme izin verdikten sonra...
...neden bu kadar mutlusun?
Enerjini hissedebiliyorum.
Genelde "Gitmeme izin verdikten sonra neden bu kadar mutlusun?" dersin.
-Bu normal halin . -Çok karizmatik.
"Gitmeme izin verdikten sonra neden bu kadar mutlusun?"
Öyle değildim.
Enerjini hissedebiliyorum. Arık bir yönetmensin. Öylesin.
"Çok karizmatik. Enerjini hissedebiliyorum."
Biraz tofu alın, Yönetmen Kim.
Tanrım, TV istasyonu lanetli topraklarda inşa edilmeli.
Hey, smootie içelim. O ısmarlayacak.
Tatlıyı bıraktım.
O zaman sadece bize al. Kendine almana gerek yok.
Bunu yapmak zorunda kalacağım herhangi bir zayıf yönümü biliyor musun?
Bize her zaman yemeğini aldırdın ki bu büyük bir zayıflık.
Sanırım bize bir şeyle almanın zamanı geldi.
Farklı bir işe girmemin zamanı geldi.
Zaten kimse seni istemiyor.
Davetli olmadığım yerlere gitmekte iyiyim.
Affedersiniz, Bayan Jung'un ofisine gitmem gerek. Affedersiniz.
Ne ? Tamam. Tabii.
Yine mi? Yeni bir masaj koltuğu falan mı var ?
Neden her gün oraya gidiyorsun?
Biraz abartıyor. Uyumadığını duydum.
Senaryo incelemesi drama önerisinden daha uzun.
Bu mümkün mü ?
Asistan yazarlarından daha çok şey yazıyor.
O deli. Gerçekten kıskanıyor mu ?
-Ne? -Ne? Yok bir şey.
Onun kalp pili olmalısın.
Ya en başından yorulursa?
İlk başladığımda ben de öyleydim.
Bu öyle değil . Zaten onunla çalışması için Bay Yang var .
Bay Yang? Görüntü yönetmeni Bay Yang mı?
Evet.
Ne ? O benim!
Yolunu kesti. Yolunu kesti ve Bay Yang'ı aldı. Çok karizmatik.
Hey, Yönetmen Song.
-Hey, Bay Yang! -Vay, setimizi mi ziyaret ediyorsun?
Naber?
Biliyorsun, yakınlarda yaşıyorum .
-Sangam'da yaşamıyor musun? -Evet.
Paju, Sangam'ın yakınında bir yerde mi?
Küçük bir ülke. Eğer bir otobüsle gelebilirsem, yakın.
Evet, tabii.
Bir şeyler yemelisin. Yemeklerimiz harika.
Ah, boşver.
Sonraki projene...
-karar verdin mi? -Ne ?
Hwan Dong'a yardım ediyorum. Ne? Seninle konuştuğunu düşünmüştüm.
Ah, öyle mi? Ona senden yardım istemesini söyledim.
Evet. İlk dizisi olduğundan harika iş çıkarmalıyım.
Her neyse, sen ne zaman başlıyorsun?
Ben mi? Ben de aynı zamanlarda...
...başlayacağım.
Gerçekten mi?
Tanrım, Sanat Yönetmeni Cheon'un da seninle çalışamayacağı anlamına geliyor.
Bay Cheon? Sanat YönetmeniCheon?
-Ve Müzik Yönetmeni Kim Tae Seong. -Bay Kim Tae Seong da mı?
Bu kadar iyi bir üst olduğun hakkında hiçbir fikrim yoktu.
Harikasın.
Tanrım, Hwan Dong'un ilk dizisi olduğundan.
Çok havalısın, dostum .
-Havalı değilim. -Tanrım.
(Cheon Dae Seong, 43 yaşında, Sanat Yönetmeni)
-Ah, bu yüzden geldin. -Üzgünüm.
Üzgünüm.
Sorun değil. Yanındaki daha pahalı. Onu kır.
-Elim kaydı. -Sorun ne? Konuş benimle.
Sadece elim kaydı .
Hayır, kaymadı. Bileğinin hareket ettiğini gördüm.
-Bunu yapma. -Çoktan anlaşma imzaladın .
-Üzgünüm. -Bunu nasıl yapabilirsin ?
(Kim Tae Seong, 39 Yaşında, Müzik Yönetmeni)
Ne?
Bu Hwan Dong'un ilk dizisi, ona yardım etmeliyim .
Birlikte çalıştığım ekip üyeleri sektörün en iyileri .
Bayan Lim, onunla çalışmalarına izin vemrem sorun olur mu ?
Tabii.
Tamam, bu konuda çok sakin olup olmadığımı merak ediyordum...
...sonra senin için oldukça endişelendim, Bayan Lim.
Beni kafana takmana gerek yok.
Sen de çok cömertsin.
Birlikte çalıştığım ekip üyeleri en iyileriydi; ama ...
...şu an sahip olduklarımız da fena değil. Endişelenme.
Hayır, endişelenmiyorum.
Yine de biraz endişelenmen gerekmiyor mu?
Neden bunun için endişeleneyim?
-Çünkü, sen bir yazarsın. -Kesinlikle.
Sen senaryo yazacaksın; ama yönetmeyeceksin...
...bu yüzden ayrı çalışacaksın ve yalnızca kendi işini mi yapacaksın?
Neden bana endişelenme dedikten sonra endişelenmediğim için dırdır ediyorsun?
Bilmiyorum. Gerçekten endişelenmediğini görmek biraz garip.
Neden endişelenmiyorsun?
Çünkü, yönetmenimiz Son Bum Soo.
Gidelim. Gidip stüdyoma bakmam lazım.
-Ne? -O ekip üyelerini aldı diye...
...ruhunu kaybetme.
Hayır, bu konuda sakindim ve onları almasına izin verdim.
Tamam, o zaman. Gidelim.
Tamamen iyiyim.
Sorun ne?
Ne ?
-Ne demek istiyorsun? -Bana bakıp durdun .
-Hayır, bakmadım. -Tamam.
Her şey yolunda mı?
Evet, elimden gelenin en iyisini yapıyorum.
Çok fazla kendine yüklenme. Ağırdan al.
Tamam.
Ama, bu benim doğamda var. Elimden bir şey gelmiyor.
Elinden bir şey gelmiyor, değil mi?
Hayır.
O zaman yardım edilemez sanırım.
Aynen böyle devam .
Tamam.
Ta-da.
Tam doğru büyüklükte ,
...güzel bir manzarası var ve sessiz.
Şifresi 1004.
İstersen talimatları okuyabilir ve değiştirebilirsin.
Tamam.
Ve burası banyo .
Merhaba.
Sorun ne?
Kolların...
Farklılar.
Kalbini güçlendir. Bir arada tut.
Ayağa kalk.
Floresan lambaları sevmediğini duydum.
Neden düğmeye basmıyorsun ?
Ah az daha unutuyordum. Ventilatörün kırıldığını duydum.
Yenisiyle değiştirmemiz gerek .
Ben de aletleri getirdim.
Bugün bir teknisyensin .
Sadece herkesin yapabileceği basit bir yetenek.
Teşekkürler.
Burası yatağı koyacağımız yer.
Yatak bugün teslim edilecek.
Ayrıca daha fazla alana ihtiyacın olursa, dışarda çalışabilirsin .
Bu yüzden yemek masası olarak da kullanılabilecek bir masa sipariş ettik.
Onun da bugün gelmesi planlanıyor.
Çok fazla televizyon izlemeni istemiyorum.
Eğer burada çok uzun kalırsan,
...arkadaşımı evde göremeyeceğim .
Tanrım.
Nasıl bu kadar tatlı olabilirsin?
No comments yet. Be the first to leave one.