The first 200 lines.
Yıllardan 1975'ti.
İspanyol paça pantolonlar, platform topuklar ve disko yükselişteydi.
Ama Los Angeles Lisesindeki bu öğrenciler için
Anything Goes performanslarının bütün olayı tap dansıydı.
Seyirciyi son selamlamalarının üzerinden neredeyse 45 yıl geçti
ve son bir sahne çağrısı almak üzereler
çünkü LA Lisesinin Anything Goes kadrosu
son bir performans için bir araya geliyor.
BİR DAHA!
Karşınızda Bir Daha!
Los Angeles'ta 1970'ler çok ilginçti
-ve fazlasıyla eğlenceliydi. -Gideceğiniz bir parti yoksa
sokakta ilerleyip herhangi birine sorabilirdiniz:
"Parti nerede?"
Kıyafetleri hatırlıyorsun, müziği hatırlıyorsun.
Sly and the Family Stone,
The O'Jays.
Bence müziğin onur listesinin aktif olduğu yıllardı.
Etnik kökenimizi keşfediyor
ve bireyselliğimizi kutluyorduk.
Harikaydı.
LOS ANGELES, KALİFORNİYA
İNCİL
Herkesin anlatacak bir hikâyesi...
RAHİP D.T. PAREDES KIDEMLİ PAPAZ
...ve söyleyecek bir şarkısı vardır.
Tanrı'nın affettikleri öyle söylesin.
Yirmi yedi yıldır şehrin iç bölgelerinde...
DONALD PAPAZ
...ön saflarda aralıksız papazlık yapıyorum.
Bunu kanıtlayacak savaş yaralarım da var.
Evli değilim ve en iyi arkadaşım ablam.
Kendisi psikoterapist.
Benim mesleğimdeyken
yanınızda öyle birinin olması güzel.
OAKLAND, KALİFORNİYA
Lisedeyken matematikçiydim.
KAREN EMEKLİ MATEMATİK ÖĞRETMENİ VE MÜDÜR
Matematikle ilgilenenlere müzik de lazım.
Neye dikkat etmemiz gerekiyor?
Arabalara!
Bir yıl önce emekli oldum.
Hadi gidelim. Hadi.
Beş torunum var.
Büyükanne olmak çok hoşuma gidiyor çünkü eğlenceliyimdir.
Hadi. Daha çok baloncuk çıkar.
Vay be! Çok oldu.
Oyun oynayabiliyoruz,
kitap okuyoruz, şarkı söylüyoruz, dans ediyoruz.
İstediğim kadar eğlenebiliyorum.
AÇILIŞA 5 GÜN
Benim için 1970'lerin olayı diskoydu.
KENNY İNSAN KAYNAKLARI TEMSİLCİSİ
O zamanlar hayatım bundan ibaretti.
Buraya gelmeyeli uzun zaman oldu.
Afro saçım vardı ve okulda en iyi saç ödülünü kazanmıştım.
İşte geldim.
Beni geri alın. Geri alın.
Yaşlandım.
Daha çok beyaz saçım ve fazla kilom var.
Selam.
Lisedeyken oyun yapımları bence...
SHERI UZLAŞTIRMA GÖREVLİSİ
...sahip olduğumu bilmediğim özgüveni ortaya çıkardı.
Şarkı söyleme yeteneğim sayesinde çoğu başrol bendeydi.
"RENO SWEENEY" ROLÜNDE SHERI
Müzik ve dansla ilgili bir şey varsa
ben oradaydım.
İçimden bir his "Aman Tanrım!" diyordu.
-"Okula dönüyorum." -Evet.
İki genç hanım Kenny'den hoşlanıyordu.
Ben Kenny ile sevgili olunca benden nefret ettiler.
-Çift adım, art arda adım atmak lazım. -Tamam.
Kenny, kabarık Afro saçıyla ve müthiş dansıyla ünlüydü.
Lisedeyken bunlar çekici gelen şeyler.
Ben muhtemelen inek olarak görülüyordum.
Bana Kilise Çocuğu diyorlardı. Naifliğime gülerlerdi.
Büyükannem de büyükbabam da papazdı.
O yüzden din odaklı bir ailede büyüdüm.
-Don. -Don mu o?
İnanamıyorum.
Kampüsteyken muhtemelen biraz sıkıcı ve ezik olduğumu
düşünüyorlardı.
Muhtemelen gerçekten de biraz sıkıcı ve eziktim.
-İstediğim rolü kapmıştı. -Gerçekten mi?
Ana karakterlerden biri için seçmelere girmiştim
ama Donald'ın muhteşem bir İngiliz aksanı vardı.
"SIR EVELYN OAKLEIGH" ROLÜNDE DONALD
-Rolü kapmanın sebebi... -Evet. Çünkü sonra kızı da kaptım.
Bak.
Çünkü ondan hoşlanıyordum ama sen bilmiyordun.
-Aman Tanrım. -Bunu bilmiyordum.
Ama Sir Evelyn cazibemi konuşturdum ve sonra kızı kaptım.
Don ve ben bir süre çıktık.
Sanırım buna... Bir saniye, tekrar söyleyeyim.
Don'la aramızda özel bir ilişki vardı.
Tam olarak çıkmadık
ama aramızda bir şey vardı.
-Biz... Dinle, hatırlasana... -Durun biraz beyler.
-Ne? -Bakın kim geldi?
-Shevawn. -Aman Tanrım.
Lisedeyken ileride nasıl biri olacağımla ilgili...
SHEVAWN ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ
...en ufak bir fikrim yoktu sanırım.
"HOPE HARCOURT" ROLÜNDE SHEVAWN
Lisedeyken şarkıcı olmak istiyordum.
Ama aynı zamanda sesim konusunda kendime yeterince güvenmiyordum.
Sesime güvenim yoktu.
Seni hep düşünüyorum.
Gerçekten.
Shevawn'ın çok güzel bir sesi vardı.
Kendinden ve hatta yeteneğinden biraz şüphesi vardı.
Tipik bir tiyatro kızı değildi.
Buraya gelmeyeli 45 yıl oldu.
O tiyatronun hâlâ ayakta olmasına bile şaşırıyorum.
Anthony Henderson.
Zamanda geriye gitme şansı bulmam...
ANTHONY İLAÇ MÜMESSİLİ
...harika. Gerçek anlamda.
Yani gerçekten bir zaman makinesine giriyorum.
"ELISHA J. WHITNEY" ROLÜNDE ANTHONY
Anthony Henderson çok özgüvenli ve kendinden emindi.
Oynadığı rolleri becerebileceğinden şüphesi olmazdı.
"Söyleyin, hangi rolü aldım? Hallederim." derdi.
Çok eğleneceğim.
Bence çok... Tabii keşke Godspell olsaydı
çünkü oradaki rolüm daha büyüktü.
Lisedeyken matematik konusunda çok ciddiydim.
Ama başka şeylere de hep dahil oldum.
Her dönem farklı bir oyun sahnelenirdi.
Ben de "Deneyeceğim." derdim.
En sonunda Anything Goes oldu.
Beni görenler şöyle olacak mı, görmek ilginç olacak:
"Evet, tabii. Karen'ı hatırlıyorum."
Kim o? Gözlüğümü takmam lazım.
-Aman Tanrım. -Kim o?
-Karen mı o? -Evet.
-Karen. -Karen bu.
Evet, tabii. Sen!
-Teşekkür ederim. -Tabii hanımefendi.
Drama grubunda irtibatta kaldığım
tek bir kişi var, o da Jayn.
Jayn.
Tanıdık yüzleri görünce
birer ikişer kırışıklık, birkaç beyaz saç fark ettim.
JAYN PSİKOLOG
Ama yine lisede hissettim.
"VIRTUE" ROLÜNDE JAYN
Tuhaf ve sakardım.
Takma adım Safinaz'dı.
-Selam Jayn. Selam canım. -Özledim seni.
Karen Brooks, en iyi arkadaşım.
Boyumuz sayesinde bağ kurduk. En uzun olanlar bizdik.
Çok sevilirdi.
İyi bir öğrenciydi. Notları hep A veya B olurdu.
Notları C olan biriyle neden takıldığını bilmiyorum ama...
Biri daha geliyor, arkadaşlar. Biri geliyor.
Gerçekten mi? Kim var başka? Kim var?
Mark!
Olamaz.
Bana sorarsanız Mark efsanevi biriydi.
Daha liseye başlamadan önce namını duymuştum.
Ablam "Bir çocuk var, çok iyi şarkı söylüyor." demişti.
"BILLY CROCKER" ROLÜNDE MARK
Kendimi en çok sahnedeyken hayatta hissediyorum.
MARK EMEKLİ POSTACI
Tiyatro ve müzik kadar iyi olabilecek herhangi bir şey düşünemiyorum.
İkisini bir araya getirince çok güçlü bir his oluşuyor.
-Aman Tanrım. -Peki. Seni kaç kez...
-aradım? -Biliyorum, biliyorum.
Okuldaki kızların yarısı Mark'tan hoşlanıyordu.
Ben de hoşlanıyordum.
Selam.
Kusursuz biriydi, sesi gibi. Kusursuzdu.
Bence hafiften bir flört stratejisi vardı.
Rüya gibi sesini düşündüm hep.
Evet.
Kızlarla çok çıkan biri değildim bence. O yüzden buna çok şaşırdım.
"Kalpleri fethederdi." denmesine yani.
Kahretsin, kaçırdım bunu. Keşke bilseydim.
Bu harika bir şey.
-Selam. -Herkese merhaba.
Merhaba! Benim adım Coy.
COY MIDDLEBROOK YÖNETMEN
Bu hafta yönetmeninizim.
-Çok mutluyum. -Çok sabırlı yaklaşın bize.
Kesinlikle. Ekibin geri kalanıyla da tanışın.
ADAM WACHTER MÜZİK YÖNETMENİ
Ben Adam Wachter. Bu hafta müzik yönetmeninizim.
-Peki. -Evet.
BRITTANY PARKS KOREOGRAF
Selam arkadaşlar. Ben Brittany Parks. Koreografınızım.
-Nazik ve kibar olun. -Aynen öyle.
-Bu kemikler aynı değil. -Hallederiz.
-Hiç değil. -Eskisi kadar çabuk iyileşmiyorum.
Bugün birbirimizi tanımaya devam ederken
şarkı söyleme çalışması yapabiliriz.
Adam bu çalışmayı yönetecek.
Sonra biraz dans edip dans çalışması yapacağız, tamam mı?
Bu yaşta yerçekimi dostunuz olmuyor.
No comments yet. Be the first to leave one.